YEREL HABERLER - 14 Kasım 2013 Perşembe 11:59

İstanbul Üniversitesi Çin'de 5 Üniversite İle Anlaşma İmzaladı

A
A
A
İstanbul Üniversitesi Çin'de 5 Üniversite İle Anlaşma İmzaladı

Ziyaret programı kapsamında ilk olarak Pekin’e giden İstanbul Üniversitesi Heyeti, Pekin, Xİ’an ve Şangay’daki üniversiteler ile Mevlana Değişim Programı Anlaşmaları ve ikili anlaşmalar yaptı.
Çin’deki 2700 üniversite arasında ilk sıralarda yer alan beş üniversite ile Mevlana Değişim Programı’nı görüşen ve anlaşmalar imzalayan İstanbul Üniversitesi, tarihinde ilk defa bir heyet ile yurt dışında bu tür bir akademik işbirliği gezisi düzenledi.
İlk görüşmesini Pekin’de Remnin Üniversitesi ile yapan İstanbul Üniversitesi, Mevlana Değişim Programı konusunda prensip olarak anlaşma sağladı. İki üniversite ilk olarak öğrenci değişimini başlatma kararı aldı.
Çin’in birçok alanda ilk üç üniversitesinden biri olan Chine University Of Political Science and Law heyeti ile de Mevlana Değişim Programı anlaşması imzalandı. Değişim programı gelecek yıl faaliyete geçecek.
İstanbul Üniversitesi Heyeti, Pekin Üniversitesi ile Mevlana Değişim Programı çerçeve anlaşmasını görüştü. Mevlana Değişim Programı konusunda bilgi alan Pekin Üniversitesi Heyeti, programa dahil olmaya karar verdi. Rektörlükler arasında ön protokol yapıldıktan sonra, fakülteler arası anlaşmalar imzalanacak.
Ekonomi alanında Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’e fahri doktora unvanı veren Xi’an’daki Northwest Universitesi ile de Mevlana Değişim Programı anlaşması imzaladı.
Çin akademik işbirliği ziyaretinde Şangay Üniversitesi ve Tongji Üniversitesi ile görüşüldü. Şangay Üniversitesi ile Mevlana Değişim Programı anlaşması imzalayan İÜ Rektörü Yunus Söylet, Tongji Üniversitesi ile de Mevlana Değişim Programı anlaşması imzalamak için görüş birliğine vardı.
İÜ Rektör Prof. Dr. Söylet akademik işbirliği gezisi ile ilgili olarak önemli açıklamalarda bulundu. Mesafelerin önceden ikili ilişkiler için büyük bir sorun olduğunu günümüzde mesafelerin ortadan kalkmasıyla çok daha verimli sonuçların alındığını ifade eden İÜ Rektörü Prof. Dr. Söylet, son 20 yılda hem ekonomik hem de teknolojik bilgi birikiminde büyük bir aşama kaydeden Çin’deki üniversiteler ile işbirliği yapmanın çok önemli ve değerli olduğunu belirtti. İÜ Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet sözlerine şöyle devam etti:
“Çin ziyaretimiz bizim için çok önemliydi, çok da verimli geçti. Böyle toplu bir heyetle daha önce başka bir ülkeye ziyaret yapılmadı. Mevlana Değişim Programı’nı tanıtmak ve anlaşmalar imzalamak için ilk olarak Çin’e gittik. Hızla gelişen ekonomik işbirliğinin, eğitim alanında da öncüsü olmak istiyoruz. İstanbul Üniversitesi olarak ilk Mevlana Değişim Programı anlaşmalarımızı Çin’de imzaladık. Ama şunu belirtmek isterim ki bir çok ülke ve üniversite ile anlaşma yapmak yeterli bir uluslararasılaşma adımı değildir benim için. Önemli olan bu anlaşmaları işler hale getirmektir. Karşılıklı değişim projesini hayata geçirmektir. İnanıyorum ki Çin’deki bu anlaşmalar büyük bir hızla hayata geçecektir. Bunun için üniversite olarak hemen bir planlama yapacağız ve anlaşma yaptığımız üniversitelerin fakülteleri ile kendi fakültelerimiz arasında öğrenci ve öğretim üyesi değişim çalışmalarını başlatacağız. Öğrencileri sadece meslek insanı olarak yetiştirmenin yetmeyeceğini, uluslararasılaşma bilinciyle farklı kültürleri, insanları ve üniversiteleri tanımalarını istiyoruz. Mevlana Değişim Programı da Erasmus Programı gibi her şeyi ile ne yapılacağı belli bir program. Erasmus Programı, Avrupa ülkeleri arasında mobiliteyi başlattı. Mevlana Değişim Programı da Türkiye’ye gelecek ve Türkiye’den gidecek öğrenciler için Avrupa dışında kalan dünya ülkeleri arasında mobiliteyi sağlayacak. Bunun değeri çok büyük. Düşüncesi sağlam temellere oturtulmuş ve öğrencilerimize 'dünya insanı' olabilme kapılarını açmış olan yeni bir olanak Mevlana Değişim Programı. İki yıl önceki istatistiklere göre Türkiye’de 220, İstanbul Üniversitesi’nde de yaklaşık 100 Çinli öğrenci olduğunu öğrendim. Çin ile Türkiye arasında bu kadar yoğun ekonomik ilişkiler kurulduğu bir dönemde bu sayıyı neden arttırmadınız diye dönüp bize sorabilirler. Bunun bilinciyle eğitim alanında Türkiye’nin öncü ve en köklü üniversitesi olarak Çin’de çok büyük bir heyet ile temaslar sağlamayı amaçladık. Uzun yıllar sürecek bir iş birliğinin adımını atmaktan da çok mutluyuz.
Önümüzdeki eğitim öğretim döneminde mutlaka Çin’den çok sayıda öğrenciyi İstanbul Üniversitesi’ne getirmeyi ve kendi öğrencilerimizi de göndermeyi hedefliyoruz.
İnsana yapılan yatırım büyük değer taşımaktadır. Yetiştirilen gençlerin kendi değerlerini kaybetmeden dünya insanı olması, uluslararasılaşması çok önemli. İstanbul Üniversitesi olarak istiyoruz ki yetiştirdiğimiz gençler kendi kültürünü ve değerlerini iyi tanısınlar, onlara sahip çıksınlar bu değerleri kaybetmeyip korusunlar, ama aynı zamanda istiyoruz ki bu gençler dünya kültürlerini de tanısınlar, öğrensinler ve iş birliği yapmayı öğrensinler.
Çin’deki üniversitelerle işbirliğini çok önemsiyoruz. İnanıyorum ki, iki ülke arasındaki yakınlaşma hem ekonomik hem de eğitim alanında daha da gelişecek.
Mevlana Değişim Programı’nı Çin ile sınırlı kalmayacak şekilde daha da geliştirecek farklı ülkeler ile anlaşmalar imzalayacağız. Örneğin Japonya’daki üniversiteler ile de Mevlana Değişim anlaşması yapmak üzere çalışmalara başladık bile.”
İstanbul Üniversitesi ile yaptıkları anlaşmayı çok önemsediklerini belirten Çin Üniversiteleri yetkilileri, ortak projelerin uluslararasılaşma alanında büyük katkı sağlayacağını ifade ettiler. Türkiye ilişkilere çok önem verdiklerini, İstanbul Üniversitesi gibi 600 yıla yaklaşan köklü bir üniversite ile önemli bir işbirliği gerçekleştirmenin heyecan verici olduğunu söylediler.
İstanbul Üniversitesi Heyeti, akademik işbirliği gezisinde Pekin Büyükelçimiz Murat Salim Esenli ve Şangay Başkonsolosu Deniz Eke ile de bir araya gelerek Çin’de başlatılan eğitim çalışmaları hakkında ilgili bilgi verdiler.
Çin akademik ziyaretinde İstanbul Üniversitesi Heyeti’nde İÜ Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet ile birlikte, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Zeynep Çiğdem Kayacan, Uluslararası Akademik İlişkiler Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Şükrü Tekbaş, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilgin Saydam, Genel Sekreter Metin Küçük, Rektör Danışmanı ve Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Doç. Dr. Ergün Yolcu ve Çin Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Eyüp Sarıtaş yer aldı.
Şangay’da 3-6 Kasım 2013 tarihlerinde düzenlenen “The 5th International Conference on World-class Universities (WCU-5)” konferansına İstanbul Üniversitesi’ni temsilen Uluslararası Akademik İlişkiler Kurulu Üyeleri Doç. Dr. Aygül Günaltay Şahinap ve Doç. Dr. Yeşer Yeşim Özer Yürür katıldılar.
2005 yılında Shanghai Jiao Tong Üniversitesi Dünya Çapı girişimi ile başlatılan ve iki yılda bir düzenlenmekte olan konferans, bu yıl 40 ülkeden 160 temsilcinin katılımıyla gerçekleştirildi. Dünya çapında üniversitelerin, hükümet yetkililerinin ve önde gelen akademisyenlerin “Dünya Çapında Üniversite Olma” konusunda çeşitli görüş ve önerilerin tartışıldığı konferansta bu yıl da aralarında Fransa Eski Başbakanı Michel Rocard, Jamil Salmi, Ellen Hazelkorn gibi önemli 38 konuşmacı yer aldı. Konferansın bu yılki teması “Dünya Çapında Üniversitelerin Küresel Açılımının Yükseköğretimi Üzerindeki Etkileri” idi. Dünya çapında üniversiteler oluşturmak ve yönetmek kapsamında başarı öyküleri, devam eden uygulamalar ve sorunlar ele alındı. Ayrıca Shanghai Jiao Tong Üniversitesi Dünya Çapı tarafından gerçekleştirilen Academic Ranking of World Universities (ARWU) üniversite sıralamalarının 10. yıldönümü kutlandı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Global Sumud filosu Marmaris’ten Gazze’ye doğru yola çıktı İsrail’in Gazze’ye yönelik ablukasını kırmak amacıyla oluşturulan Global Sumud Filosu, Muğla’nın Marmaris ilçesinden Gazze’ye hareket etti. 15 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, seyir halindeyken İsrail ablukası ve bölgedeki güvenlik riskleri nedeniyle Marmaris Limanı’na sığınmıştı. Teknik hazırlıklarını ve organizasyon sürecini burada sürdüren filo, hazırlıkların tamamlanmasının ardından yeniden Gazze rotasına yöneldi. Sabah saatlerinden itibaren hazırlıklarını tamamlayan filoda yer alan 54 tekne, öğle saatlerinden sonra Marmaris Limanı’ndan ayrıldı. İspanya, İtalya, Fransa, Endonezya ve Türkiye başta olmak üzere farklı ülkelerden 500’ü aşkın aktivistin katıldığı filoda, insani yardım ve dayanışma mesajları ön plana çıktı. Limanda toplanan aktivistler, "Filistin’e özgürlük" sloganları atarak tekneleri uğurladı. "Rotamız Gazze" Filoya Türkiye’den katılan Yasin Yalçın, Filistin’de yaşananlara dikkat çekmek amacıyla yola çıktıklarını belirterek, "Dünya tarihinin gördüğü en büyük zulümlerden bir tanesi maalesef Filistin’de yaşanıyor. İman ve vicdan sahibi her insan gibi biz de küresel olarak bu olaya tepki vermek adına bir araya toplandık. Tamamen insani niyetlerle, vicdani niyetlerle bir hareket oluşturduk ve Filistin’deki Müslümanlara yardım etmek için, bu ablukayı kırmak için yola çıkıyoruz. Biz sadece Filistin için değil, dünyanın neresinde olursa olsun herhangi bir ırk ayrımı yapmadan her türlü mazlumun yanında olmak için mücadele vereceğiz. Rotamız Gazze. Niyetimiz Allah’ın rızasını kazanmak, hedefimiz ablukayı yıkmak inşallah" şeklinde konuştu. Almanya’dan filoya katılan ve daha önce de katıldığını ifade eden Ercan Korçay, "Geçen sene vicdan gemisindeydim, bu sene tekrar geldiğim için çok mutluyum herkese de çok teşekkür ederiz, sizlerin dualarıyla yürüyor. Bizler insani yardım götürüyoruz, terörist ve katil İsrailin haksız yere yaptığı ablukayı kırmak için yola çıkıyoruz" dedi. ‘Tatil için geldi, filoyu uğurladı’ Marmaris’e tatil için geldiğini ve filonun burada olduğunu duyunca uğurlamaya geldiğini söyleyen Şerife Çiçek ise, "Marmaris’e tatile geldik, duyduk ve uğurlamaya geldik. Allah yar ve yardımcıları olsun" dedi. Özellikle Türkiye içi ve Yurtdışından ailelerini uğurlamaya gelen vatandaşlar çok duygulu olduklarını belirterek ‘İsrail zulmünün bitmesini dilediklerini ilettiler. ‘Mavi Kurdela mesajı’ Filoda yer alan aktivistler, barışın simgesi olarak hazırlanan mavi kurdeleleri hem uğurlamaya gelen vatandaşlara hem de filo üyelerine dağıttı. Bir filo üyesi, "Gazze’deki soykırımın farkındalığını artırmak için bu mavi kurdeleyi herkese takıyoruz" ifadelerini kullandı. Sağlık komitesinde yer alan Özkan Özer ise, "Hemşire olarak yer alıyorum, Nemrud’un Hazreti İbrahim’i yakmak isterken karıncaların ateşe su taşıması olarak görüyorum. Bir damla dahi olsak bu zulüm için hiçbir şey yapmamaktan iyidir diyerek yola çıktık" şeklinde konuştu. Yunanistan’dan 6 tekne daha katılacak Öte yandan filoya katılmak üzere 6 teknenin de sabah saatlerinde Yunanistan’dan hareket ettiği öğrenildi. Söz konusu teknelerin Akdeniz’de filoya dahil olacağı belirtildi. Filoda yer alan aktivistlerin aileleri ile çok sayıda vatandaş da Marmaris Limanı’na gelerek destek verdi. Duygusal anların yaşandığı uğurlamada Filistin bayrakları taşındı. Marmaris’ten ayrılan teknelerin Akdeniz üzerinden Gazze’ye ulaşmak için yolculuklarını sürdüreceği öğrenildi.
Eskişehir ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir Sempozyumu’nda Konuştu Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ’nün ulusal veya uluslararası kurumlar tarafından akredite edilerek günün şartlarına göre sürekli güncellenen akademik programları ve bilimsel üretkenliği destekleyen güçlü akademik kültürüyle topluma öncü, ulusal ve uluslararası ölçekte tanınır, tercih edilir, saygın bir araştırma üniversitesi olma yolunda istikrarlı bir şekilde ilerlemekte olduğunu belirtti. ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, Eskişehir’in tarihi, kültürel, ekonomik ve toplumsal yönlerini bilimsel bir bakış açısıyla ele almayı amaçlayan Eskişehir Sempozyumu’nun ilk gününde, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal moderatörlüğündeki "Üniversite Şehri Eskişehir: Bütünleşen Kimlik, Küreselleşen Vizyon ve Uluslararasılaşma" başlıklı panelde konuştu. Çolak, eğitim-öğretim kalitesi ve kariyer gelişimi açısından düşünüldüğünde Eskişehir üniversitelerinin; yüksek nitelikli öğretim kadroları, kamu-üniversite-sanayi iş birliklerinin sağladığı imkânlar ve uluslararasılaşma vizyonları ile dünya üniversiteleri arasında üst sıralarda yer alma hedefleri doğrultusunda ilerliyor oluşunun kendilerini gururlandırdığını ifade etti. ESOGÜ’nün ulusal veya uluslararası kurumlar tarafından akredite edilerek günün şartlarına göre sürekli güncellenen akademik programları ve bilimsel üretkenliği destekleyen güçlü akademik kültürüyle topluma öncü, ulusal ve uluslararası ölçekte tanınır, tercih edilir, saygın bir araştırma üniversitesi olma yolunda istikrarlı bir şekilde ilerlemekte olduğunu belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ’nün eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetlerinin yanı sıra bünyesindeki Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi ve Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi aracılığıyla sunduğu sağlık hizmetleriyle şehrine ayrı bir değer kattığını söyledi. ESOGÜ olarak, yükseköğretimin küresel bir boyut kazandığı günümüzde uluslararasılaşmayı eğitim, araştırma ve toplumsal katkı stratejilerinin en temel unsurlarından biri olarak gördüklerini vurgulayan Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ’nün dünya sahnesindeki yerini sağlamlaştırmak adına uluslararası iş birliği ağlarını nicelik ve nitelik bakımından genişlettiklerini ifade etti. ESOGÜ’nün Erasmus+ hareketlilik faaliyetlerini yürüten Uluslararası İlişkiler Birimi’nin son yıllarda hareketlilik projelerinin haricinde uluslararasılaşma faaliyetlerinde önemli başarı ve girişimlere de imza attığını belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, "Misafir Araştırmacı Programı" ve KA171 kodlu ‘Uluslararası Kredi Hareketliliği’ programı kapsamındaki iş birlikleri hakkında da bilgiler verdi. Sürdürülebilir bir ortaklık için yaptıkları girişimler, katıldıkları fuarlar ve kurumsal ziyaretlerin bir sonucu olarak ESOGÜ’nün 25 farklı ülkeden 46 yükseköğretim kurumu ile İyi Niyet Anlaşması bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Kamil Çolak, bu anlaşmalara ek olarak Erasmus+ program ortakları da düşünüldüğünde üniversitelerinin uluslararasılaşma faaliyetlerinin dünya çapında geniş bir alana yayıldığının görüldüğünü kaydetti. Prof. Dr. Kamil Çolak, bunlara ek olarak Eskişehir’in öğrenci dostu ve güvenli kimliğini "Study in Eskişehir" projesiyle yeniden canlandırarak, uluslararası öğrenciler için merkezi bir bilgi kaynağı haline gelmeyi hedeflediklerini söyledi ve ESOGÜ’nün uluslararasılaşmayı bir kalite göstergesi olarak benimsediğini ifade etti. Konuşmasında ESOGÜ Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER)’ne de değinen Prof. Dr. Kamil Çolak, merkezin dil öğretimindeki faaliyetleriyle hem akademik dünyaya hem de dil öğrenen bireylere değer katmayı sürdürdüğünü belirterek, ESOGÜ TÖMER’in aynı zamanda Türkçe öğretiminde kaliteyi ve başarıyı bir araya getirerek dil öğrenim süreçlerinde fark oluşturan çözümler sunduğunu kaydetti. ESOGÜ olarak Akıllı Fabrika ve Robotik, Akıllı Şehirler, Bilgi Güvenliği, 5G gibi alanlarda yürüttükleri faaliyetlerle çağımızın heyecan verici teknolojilerini sadece izleyen değil geliştiren, üreten bir aktör olarak uluslararası arenada varlık göstermeye gayret ettiklerini belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, bu kapsamda Avrupa Komisyonu tarafından dijital teknolojilerin geliştirilmesi için Avrupa genelinde kurulan Dijital İnovasyon Merkezleri (DİH) çalışmalarında ESOGÜ Akıllı Fabrika ve Robotik Laboratuvarı’nın, yürüttüğü öncü çalışmalarla 2021 yılında Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri (DİH) ağına alınan Türkiye’nin ilk üniversite birimi ünvanını kazandığını da hatırlattı. 2020 ile 2026 yılları arasında ESOGÜ’de yürütülen 105 projenin uluslararası destek almaya değer bulunduğunu belirten Prof. Dr. Kamil Çolak, ESOGÜ olarak kendilerini gururlandıran bu çalışmaları hem nitelik hem de nicelik bakımından geliştirerek daha da ileriye taşımak için faaliyetlerini sürdürdüklerini kaydetti. Yükseköğretim Kurulu tarafından "Öncelikli Alanlarda Uzmanlaşan Üniversiteler Projesi" kapsamında "Sağlıkta Dijital Teknolojiler" öncelikli alan misyonunun ESOGÜ’ye verildiğini hatırlatan Prof. Dr. Kamil Çolak, üniversite olarak sağlıkta dijital teknolojiler ve yapay zekâ ile ilgili araştırma projelerinin artırılması ve hız kazandırılmasına büyük önem verdiklerini ifade etti. ESOGÜ bünyesinde "Sürdürülebilir Yeşil Kampüs Koordinatörlüğü" kurulduğunu dile getiren Prof. Dr. Kamil Çolak, koordinatörlüğün iki yıldan beri Green Metric verilerini düzenli olarak paylaşmakta olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kamil Çolak, dünya sıralamasında 640’a kadar yükselmeyi başaran ESOGÜ’nün, Green Metric’te eğitim, yeşil alan ve karbon ayak izi bakımından Türkiye’nin öncü üniversitelerinden biri haline geldiğinin de altını çizdi. ESOGÜ öğrencilerinin uluslararası faaliyetleri ve başarıları ile gurur duyduklarını da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Kamil Çolak, Huawei ICT Competition 2024-2025 ve Shell Eco Marathon gibi yarışmalarda elde edilen başarıları hatırlatarak ESOGÜ personel ve öğrencilerinin uluslararası alandaki faaliyetlerini desteklemeye devam edeceklerini ifade etti.