EKONOMİ - 22 Şubat 2012 Çarşamba 16:07

DOĞAN HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKAN VEKİLİ BOYNER:

A
A
A
DOĞAN HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKAN VEKİLİ BOYNER:

Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hanzade Doğan Boyner, Doğan Grubu’nun 2010 yılında aldığı bir kararla medya sektöründe küçülmeye gittiğini ve bazı kurumları elden çıkardığını belirterek, bugün itibariyle bu operasyonun tamamlandığını bildirdi.
Boyner, grubun enerji ve perakendeye odaklandığını, e ticaret alanında ise özellikle inşaat sektörünün gelişmesine bağlı olarak ev dekorasyonu, mobilya sektörü ve anne çocuk ürünlerine yöneldiklerini söyledi.
Genç Yönetici ve İşadamları Derneği’nin (GYİAD) düzenlediği "Genç Patronlarla Sohbetler" konferansına katılan Hanzade Doğan Boyner, e-ticaret, bilişim sektörü ve Doğan Grubu’ndaki son durum hakkında bilgi verdi.
Bilişim dünyasının son 30 yılda çok hızlı gelişme gösterdiğini vurgulayan Boyner, bu nedenle dünyanın en büyük şirketi sıralamasının 5 kez el değiştirdiğini ifade etti. Çığ gibi büyüyen e-ticaret alanında Türkiye’nin henüz yolun başında olduğuna dikkat çeken Boyner, gidilecek çok uzun bir yol ve yapılacak çok iş olduğunu söyledi.
Apple’ın dünyanın en büyük şirketi olduğunu, ancak dünyanın en büyük şirketi olma unvanının 1980’den beri 5 kez el değiştirdiğini dile getiren Boyner, şöyle devam etti:
"Yani ister ’teknoloji devrimi’ deyin, ister ’dijital çağ’ deyin, bizim yüzyılımızın eğişmeyen tek gerçeği değişim. Değişim baş döndürücü derecede hızlı. 30 yıl çok kısa bir süre. 30 yılda dünyanın en büyük şirketi 5 kere değişti. Bunların dışında devler ligine çıkıp sonra kaybolan bir sürü şirket var. Çünkü bu yüzyılın değişmeyen gerçeği baş döndürücü hızda bir değişim ve değişimin altında yatan yıkıcı teknolojiler. Farkında olmadan yeni modeller, yeni teknolojiler gelip bizim dev zannettiklerimizi yok
edebiliyor. Bizler kapitalizmin sorgulandığı, 50 yıllık dikta rejimlerinin yıkıldığı, yıkılmaz zannedilenlerin var olma savaşı vermeye başladığı bir devirde yaşıyoruz. 845 milyon facebook kullanıcısı var. 1 milyar PC var. İnternet reklam gelirleri birçok ülkede gazete reklam gelirlerini geçti. ABD’de e-ticaret toplam perakendenin yüzde 11’ine ulaştı."
Hanzade Doğan Boyner, bir soru üzerine Doğan Grubu’nun 2010 yılında aldığı bir kararla medya sektöründe küçülmeye gittiğini ve bazı kurumları elden çıkardığını belirterek, bugün itibariyle bu operasyonun tamamlandığını bildirdi.
Boyner, grubun özellikle enerji başta olmak üzere, inşaat sektörünün gelişmesiyle birlikte ev dekorasyonu, mobilya sektörü ve perakendeye odaklandıklarını sözlerine ekledi.
GYİAD BAŞKANI AKDARI: E-TİCARETTE EN HIZLI BÜYÜYEN İKİNCİ ÜLKEYİZ
Konferansın açılışında konuşan GYİAD Başkanı Burcu Akdarı ise Arupa’da e-ticaretin 326 milyar euroya ulaştığına dikkat çekti. Türkiye’de de e-ticaret çok hızlı bir yükseliş gösterdiğini ifade eden Akdarı Türkiye’nin şu anda 35 milyon internet kullanıcısı ile Avrupa’da 4’üncü sırada olduğunu belirtti. Akdarı sözlerine şöyle devam etti:
"Araştırmalara göre Türkiye’de 9 milyon online alışveriş kullanıcısı var. Kredi kartı kullanıcılarının sayısı ise 51 milyon. Yüzde 64’lük kredi kartı penetrasyonuyla dünyadaki en büyük yedinci pazar konumunda bulunuyoruz. Türk internet kullanıcısı aylık internette 32,4 saat zaman geçiriyor. Bu da Avrupa ülkeleri içinde 3. sırada olduğumuz anlamına geliyor. Ayrıca sosyal medya kullanım oranlarımızda oldukça dikkat çekici. Facebook kullanımında dünyada altıncı, Friendfeed kullanımında dünyada birinci,
Twitter kullanımında ise dünyada dokuzuncu sıradayız. Artık şirketlerimizde sosyal medyanın önemini fark ettiler. Bir çok firma sosyal medyada nasıl en iyi şekilde fark yaratırız sorusuna cevap arıyor.
E-ticaret alanında yüzde 68 büyüme hızıyla Hindistan’dan sonra dünyanın en hızlı büyüyen ikinci ülkesiyiz. Türkiye’nin genel ekonomisinin yüzde 8 büyüdüğünü düşünürken, e-ticaretin oluşturduğu sıçramayı çarpıcı bir şekilde ortaya koyarız. Bu arada Türk halkı genç demografik yapısıyla artık internette izleyici olmaktan çıkarak, alışveriş yapan bir kitle haline geliyor. Tüm bunları üst üste koyduğumuzuda Digital Boshphoros benzetmesini kesinlikle hak ediyoruz. Ben Türkiye’nin bu hızla çok kısa süre
içerisinde Silikon Vadisi’ni tahtından edeceğine inanıyorum. İnanıyorum ki ülkemiz birkaç yıl içinde e-ticaret alanında tam anlamıyla bir rol model ülke olacak. Genç nüfusumuz, girişimcilik ruhumuz, kıvrak zekamızla e-ticarete de damgamızı vuracağız".
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Afyon "Sahte reçete" davasında sanıktan pes dedirten savunma: "Uyuşturucu parasıyla arkadaşımın borçlarını ödedim" Afyonkarahisar Devlet Hastanesinde yazılan sahte rapor ve reçeteler ile uyuşturucu niteliği taşıyan hapların satıldığı iddiasıyla görülen duruşmada savunma yapan tutuklu sanık, "Ben sattığım uyuşturucu hapların parasıyla arkadaşımın eczaneye olan ilaç borçlarını ödedim, kendime kişisel menfaat sağlamadım" dedi. Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesi ’Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma, sağlama, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik’ suçlarından açılan davanın ikinci duruşması görüldü. Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nde görevli 1 tıbbi sekreter, 7 temizlik görevlisi, galericiler, iş adamları ve sanayici esnafı olmak üzere toplam 18 şahıs hakim karşısına çıktı. Tanıkların dinlendiği davaya tutuklu sanıklar A.D., Ö.K. ve İ.T. ile tutuksuz sanıklar, sanık avukatları ve sanık yakınları katıldı. "Raporlar Whatsapp’tan onaylanıyordu" Duruşmada tanık olarak dinlenen Afyonkarahisar Devlet Hastanesinde görevli tıbbi sekreter E.G., ilaç raporlarının 3 doktorun imzasıyla hazırlandığını, satıldığı iddia edilen uyuşturucu hapların rapora ihtiyaç duyulmadan sadece reçeteyle de alınabildiğini ve rapor taleplerinin Whatsapp gruplarına atıldığını ve bu şekilde 3 doktor tarafından onaylandığını söyledi. "Sadece kimlik numaraları üzerinden ilaç yazıldığı tespit edildi" Duruşmada söz alan sanık A.D.’nin avukatı Emre Çağlayan ise duruşmada tutuksuz yargılanan doktorun sekreteri olan ve yaklaşık 10 aydır tutuklu olan tıbbi sekreteri A.D.’nin durumuna bakılınca bunun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savundu. Çağlayan ayrıca dava sanıklarından doktor R.Ö.’nün el konulan cep telefonundaki Whatsapp yazışmalarına bakılınca birçok kişiye sadece kimlik numaraları üzerinden ilaç yazıldığının tespit edildiğini ileri sürdü. Tutuklu sanıklar yurt dışına çıkış yasağı ile tahliye adildi Mahkeme heyeti sanıkların tanık ifadelerine karşı beyanlarını aldı. Tutuklu sanıklardan Ö.K., sattığı uyuşturucu haptan kişisel bir menfaat elde etmediğini bir tanıdığının eczaneye olan ilaç borcunu ödediğini iddia ederek tahliyesini istedi. Mahkeme heyeti duruşma sonunda ara kararını açıkladı. Mahkeme tutuklu sanıklar A.D., Ö.K. ve İ.T.’nin yurt dışına çıkış yasağı ile tahliyesine diğer tutuksuz sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol şartlarının devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Ankara ÜNİPERSEN YÖK önünde: Eğitimde şiddet ve haklar için çağrı Üniversite İdari Personel Sendikası (ÜNİPERSEN), kuruluş yıl dönümü kutlamalarını okullara yönelik saldırılar nedeniyle iptal ederek Yükseköğretim Kurulu (YÖK) önünde düzenlediği basın açıklamasında eğitimde şiddete tepki gösterdi. ÜNİPERSEN, kuruluş yıl dönümü kapsamında planlanan kutlama programını son günlerde yaşanan liselere saldırı düzenlenmesi nedeniyle iptal ederek, eğitimde şiddet ve üniversite çalışanlarının sorunlarına dikkat çekmek amacıyla Yükseköğretim Kurulu (YÖK) önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Bir günlüğüne iş bırakan üyeler, pankartlar açarak valiz ve konuyla bağlantılı fotoğraflar dizdi. ÜNİPERSEN üyeleri, YÖK önünde bir araya gelerek eğitim kurumlarında artan şiddet olaylarına tepki gösterdi. ÜNİPERSEN Genel Başkanı İbrahim Güzel, son günlerde yaşanan okul saldırılarının eğitimde şiddetin münferit olaylar olmaktan çıktığını açıkça gösterdiğini belirterek, bu durumun artık toplumsal bir sorun haline geldiğini ifade etti. Güzel, yaşanan olayların ardından kamuoyunda geniş bir tartışma yürütülmesine rağmen, tarafların yeterli öz eleştiri yapmadığını ve kalıcı çözümler üretilemediğini dile getirdi. Eğitim sisteminde uzun süredir devam eden yapısal sorunlara olduğunu söyleyen Güzel, şiddet olaylarının önüne geçilebilmesi için tüm paydaşların sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. Aksi takdirde benzer olayların tekrar yaşanmasının kaçınılmaz olacağını belirten Güzel, konunun sadece gündem oluştuğunda hatırlanmasının çözüm getirmediğini kaydetti. Üniversite idari personelinin tayin hakkı sorununa da değinen Güzel, 2026 yılına gelinmesine rağmen bu konuda hala somut bir düzenleme yapılmadığını söyledi. Güzel, YÖK’ün süreci net bir takvim ve kalıcı bir sistemle çözüme kavuşturması gerektiğini ifade etti.