GENEL - 19 Mart 2012 Pazartesi 14:07

NOBEL BARIŞ ÖDÜLLÜ YAZARDAN "ARAP BAHARI" YORUMU

A
A
A
NOBEL BARIŞ ÖDÜLLÜ YAZARDAN "ARAP BAHARI" YORUMU

Nobel Barış Ödülü sahibi yazar Tevekkül Karman "Arap Baharı"nın uzun ve kısa dönemde etkileri olacağını belirterek, "Kısa dönemde tüm dikta rejimleri ortadan kalkacaktır. Uzun dönemde ise yeni bir kimlik oluşacak ve bu küresel kimlikle birlikte dünyayı yeniden barış için inşa edeceğiz" dedi.
Nobel Barış Ödülü sahibi yazar Tevekkül Karman, Boğaziçi Üniversitesi’nde "Arap Baharı" konulu konferans verdi. Birçok öğrencinin katıldığı konferansta öğrenciler, Nobel Barış Ödülü sahibi yazar Tevekkül Karman’a yoğun ilgi gösterdi.
Yazar Karman, Esad’ın bütün mal varlığına el konulması gerektiğini ifade ederek, "Bu da devrimin başarılı olmasında etkili olacaktır. Suriyeliler korunmalıdır, oları korumak aynı zamanda benim ikinci vatanım Türkiye’yi ve Türkleri korumaktır. Hizbullah, Suriye’yi ve Esad’ı desteklemesinden utanç duymalı. Nasıl olur da çocukları ve masumları öldüren bir rejimi destekliyor. Arap Baharı’nın uzun ve kısa dönemde etkileri olacaktır. Kısa dönemde tüm dikta rejimleri ortadan kalkacaktır. Uzun dönemde ise yeni
bir kimlik oluşacak ve bu küresel kimlikle birlikte dünyayı yeniden barış için inşa edeceğiz. İfade özgürlüğü demokrasilerin vazgeçilmezidir" dedi.
Tutuklu gazeteciler konusuna da değinen Nobel Barış Ödülü sahibi yazar Tevekkül Karman, "Türkiye’de tutuklu gazetecilerin olduğunu bilmiyordum. Böyle bir şey var ise hep birlikte cezaevi önüne gidip eylem yapalım. Bu konuyu ben bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a taşırım" diye konuştu. Bu sırada Yazar Karman’ın "Belki bu söylemimle kırmızı çizgiyi aşmış olabilirim, bunun sonucunda da benden vatandaşlığı tekrar alabilirler" demesi üzerinde salonda gülüşmelere neden oldu.
Türkiye’de hükümetin çok güçlü olduğuna da dikkat çeken Nobel Barış Ödülü sahibi yazar Tevekkül Karman, "Hükümetin demokrasiden sapacaklarını zannetmiyorum, mutlaka bunları çözecektir. Yemen’de halk fakir, internet ve bilgisayar olmadığı gibi sosyal medya etkili değil. Biz SMS yoluyla örgütlenebiliyorduk. Toplu gösterilerde vatandaşlar internet kullanmayı ve sosyal medyayı öğrenme şansı yakaladı" şeklinde konuştu.
DİKTATÖRLER İNSANLARIN UYANMASINDAN KORKUYOR
Nobel Barış Ödülü sahibi yazar Tevekkül Karman, diktatörlüklerin insanlardan korktuğunu ifade ederek, "Özgürlük ve haysiyetimiz için biz acı çekiyoruz. Meydanlarda ve çadırlarda kalıyoruz ama yeni dünya ve gelecek bizim. Diktatörlükler bizden korkuyor çünkü bizim insanlarımız artık uyanıyor. Bizim insanlarımızın aydınlanmasından ve uyanmasından korkuyorlar. Ama hiç bir şey bu insanların uyanış hareketi karşısında duramayacak ve sonunda biz kazanacağız" dedi.
Suriye konusu hakkında da bilgi veren Yazar Karman, "Bu olayda en sorumlu olan ülke Türkiye’dir. Türkiye Suriye’nin komşusudur ve olaylar karşısında kayıtsız kalmamalıdır. Türkiye her zaman Suriye konusunda müdahil olmalıdır. Çünkü burada Türkiye’nin tarihi bir sorumluluğu vardır" diye konuştu.
Konuşmaları sırasında sosyal medyanın önemine de değinen Nobel Barış Ödülü sahibi yazar Tevekkül Karman, "Sosyal medya bizim ne yaptığımızı ve olanı biteni duyurdu. Sosyal medya aynı zamanda kendi aramızda da bizim iletişim aracımızdı. O yüzden sosyal medyanın Arap Baharı’ndaki rolünü kimse küçümseyemez. Türkiye bizim için rol modeldir. Başbakan Erdoğan ile Yemen’in geleceği ile ilgili ve Arap Baharı ile ilgili birçok konuda konuştuk, bana çok iyi davrandılar. Yemen’de 3 tane hastane yapılacak. Bu yeni
Yemen’in inşaatı için çok önemli" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu, FIBA Hall of Fame 2026 ödülünü aldı Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, FIBA tarafından FIBA Hall of Fame 2026 listesine dahil edilmesinin ardından düzenlenen törende ödülünü FIBA Başkanı Şeyh Saud Ali Al Thani’den teslim aldı. Almanya’nın başkenti Berlin’de bulunan Kraftwerk etkinlik alanında gerçekleştirilen özel törende Hidayet Türkoğlu, FIBA Hall of Fame ödülünü aldı. Bu onurla birlikte Türkoğlu, sporculuk kariyeri ve milli takım kimliği temel alınarak FIBA Hall of Fame’de yer alan ilk Türk sporcu oldu. FIBA Hall of Fame; basketbola uzun yıllar boyunca sahada, özellikle milli takım düzeyinde sunduğu katkılarla iz bırakan ve uluslararası basketbol kültürüne değer katan isimleri onurlandıran prestijli bir platform olarak öne çıkıyor. Gerçekleşen ödül töreninde TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu’nun yanı sıra Sue Bird (ABD), Celine Dumerc (Fransa), Clarisse Machanguana (Mozambik), Dirk Nowitzki (Almanya), Ismenia Pauchard (Şili), Wang Zhizhi (Çin) ile başantrenör Ludwik Mietta-Mikolajewicz (Polonya) da ödüllerini aldı. Ödül Töreninde konuşan TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu, "Bugün burada bulunmak benim için büyük bir onur ve aynı zamanda son derece duygusal bir an. Basketbol bana hayatım boyunca çok şey kazandırdı; ancak en değerlisi, ülkemi temsil etme ayrıcalığını yaşayabilmek oldu. Bu nedenle bu onuru yalnızca kendi adıma değil, Ay-yıldızlı formayı gururla taşımış tüm sporcular adına kabul ediyorum. Ayrıca böylesine değerli isimlerle birlikte Hall of Fame’e kabul edilmek benim için ayrı bir mutluluk ve gurur. Basketbol tarihine yön vermiş oyuncularla aynı sahnede yer almak, bu anı benim için çok daha anlamlı kılıyor. Bu kıymetli onur için FIBA’ya, Sayın Başkan’a, Sayın Genel Sekreter’e ve Hall of Fame Seçim Komitesi’ne içten teşekkürlerimi sunuyorum. FIBA, her zaman uluslararası basketbolun gerçek yuvası oldu. Farklı kültürleri bir araya getiren, karakter inşa eden ve sporculara sınırların ötesinde hayal kurma cesareti veren bir yapı. Benim yolculuğum Türkiye’de, hayalleri olan genç bir çocuk olarak başladı. Milli takım formasını ilk kez giydiğim anı hâlâ çok net hatırlıyorum. O an, basketbol benim için sadece bir oyun olmaktan çıktı; bir sorumluluğa dönüştü. Genç yaşta katıldığım organizasyonlar, hem oyuncu hem de birey olarak kimliğimi şekillendirdi. Disiplini, mücadeleyi ve kendinizden daha büyük bir amacı temsil etmenin ne demek olduğunu orada öğrendim. Ancak bu yolculuk beni ülke sınırlarının çok ötesine taşıdı. NBA’e adım atmak, sadece kişisel bir başarı değil; tamamen farklı bir dünyanın içine girmekti. NBA, beni her anlamda geliştirdi. Rekabet seviyesi, beklentiler ve her gün kendinizi yeniden kanıtlama gerekliliği Tüm bunlar sizi sadece daha iyi bir oyuncu değil, daha güçlü bir insan haline getiriyor. Orada, oyuna yön veren çok büyük oyuncularla aynı sahayı paylaşma fırsatı buldum. Ve en önemlisi, bir takımın parçası olmanın gerçek değerini öğrendim. NBA benim için sadece bir lig değil, aynı zamanda büyük bir aile oldu. Ve nerede olursam olayım, öğrendiğim her şeyi ve ülkemi yanımda taşıdım. En üst seviyede rekabet ederken köklerinizle bağlı kalabilmek, kariyerimin en belirleyici unsurlarından biri oldu. Bu yolculukta hayatıma dokunan çok özel insanlar oldu. Öncelikle aileme teşekkür etmek istiyorum. Kariyerimin en başından beri her anımda yanımda olan eşime; gösterdiğin sabır, yaptığın fedakarlıklar ve bana verdiğin sarsılmaz destek için sana minnettarım. Kızlarım Ela ve Lina; sizler benim en büyük ilham kaynağımsınız. Ve annem; duaların her zaman arkamdaki en güçlü desteklerden biri oldu. Kariyerim boyunca birlikte yol yürüdüğüm tüm takım arkadaşlarıma, antrenörlerime ve bana inanan herkese de teşekkür ediyorum. Özellikle iki değerli antrenörüme ayrı bir parantez açmak istiyorum. Aydın Örs; bana genç yaşta yol gösterdiğiniz ve bugün olduğum oyuncunun temellerini attığınız için teşekkür ederim. Stan Van Gundy; NBA’de bana duyduğunuz güven ve bana verdiğiniz sorumluluk için size ayrıca teşekkür ediyorum. Sizin bana olan inancınız ve katkılarınız bu yolculukta çok büyük bir yer tutuyor. Bu an, en az benim kadar sizin de. Ayrıca Türk halkına da içtenlikle teşekkür etmek istiyorum. Nerede oynarsam oynayayım, hissettiğim destek, güven ve aidiyet duygusu benim en büyük motivasyon kaynaklarımdan biri oldu. Kariyerim boyunca benim için en büyük gururlardan biri de gençlere ilham olabilmek, onları basketbola ve spora yönlendirebilmek oldu. En büyük dileğim, gelecekte çok daha fazla Türk sporcunun ve dünyanın dört bir yanından genç yeteneklerin bu sahnelerde yer almasıdır. Çünkü yeteneği gerçeğe dönüştüren; inanç, emek ve asla vazgeçmemektir. Basketbol bana sadece bir kariyer sunmadı. Bugün burada sadece bir teşekkürle değil, aynı zamanda bu oyuna geri verme sorumluluğuyla duruyorum. Çok teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. TBF’den yapılan açıklamada, "Milli takım kariyerinde 1994-2014 yılları arasında 309 kez ay-yıldızlı formayı giyen ve 3 bin 475 sayı kaydeden Hidayet Türkoğlu, uzun yıllar A Erkek Milli Takımımızın kaptanlığını üstlenerek Türk basketbolunun en önemli liderlerinden biri oldu. 2001 Avrupa Basketbol Şampiyonası ve 2010 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası’nda kazanılan gümüş madalyalarda önemli pay sahibi olan Türkoğlu, Ay Yıldızlı forma altında elde edilen tarihi başarıların önemli parçalarından biri olarak öne çıktı. Kulüp kariyerinde ise NBA’de sergilediği performansla Türk basketbolunun uluslararası alandaki temsiline büyük katkı sağlayan Türkoğlu; ilk beşte maça çıkan ilk Türk oyuncu, 10 bin sayı barajını geçen tek Türk basketbolcu ve 997 maçla NBA’de en fazla forma giyen Türk oyuncu unvanlarını elinde bulunduruyor. 2008 yılında Orlando Magic formasıyla "En Çok Gelişme Gösteren Oyuncu" (MIP) ödülünü kazanan Türkoğlu, 2009 yılında NBA Finalleri’nde mücadele ederek kariyerine önemli bir başarı daha ekledi" ifadelerine yer verildi. FIBA Hall of Fame 2026 listesindeki tüm isimler şu şekilde oluştu: Hidayet Türkoğlu - Türkiye - 2001 EuroBasket ikincisi ve 2010 FIBA Dünya Kupası ikincisi Sue Bird - ABD - Beş kez Olimpiyat altın madalyası kazandı ve dört kez FIBA Dünya Kupası şampiyonu oldu Celine Dumerc - Fransa - EuroCup Women şampiyonu ve uzun yıllar Fransa Milli Takımı’nın oyun kurucusu Clarisse Machanguana - Mozambik - 1993 AfroBasket başarısında önemli rol oynayan ve uzun yıllar uluslararası arenada forma giyen oyuncu Dirk Nowitzki - Almanya - 2002 Dünya Kupası MVP’si ve 2005 EuroBasket MVP’si Ismenia Pauchard - Şili - Güney Amerika’nın öne çıkan isimlerinden biri olup, Şili basketboluna önemli katkılar sağladı Ludwik Mietta-Mikolajewicz - Polonya - Tanınmış Polonyalı antrenör
Denizli Tavaslı minik Mehmet için Konyaspor-Fenerbahçe maçının seremonisinde farkındalık oluşturuldu Denizli’nin Tavas Belediyesi, DMD kas hastalığıyla mücadele eden minik Mehmet Tefenlili için farkındalık oluşturmak amacıyla Konyaspor-Fenerbahçe maçının seremonisine çıkartarak önemli bir farkındalık projesine imza attı. Tavas Belediyesi, sosyal belediyecilik vizyonu ve "Gönül Belediyeciliği" şiarıyla, DMD kas hastası minik Mehmet Tefenlili’nin sesini duyurmak için dev bir organizasyonu hayata geçirdi. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık’ın öncülüğünde, DMD kas hastası Mehmet Tefenlili için farkındalık oluşturmak amacıyla bir organizasyon gerçekleştirdi. Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, Mehmet’i tedavi sürecine destek sağlamak ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde oynanan Konyaspor-Fenerbahçe maçına Konya’ya getirdi. Minik Mehmet, müsabaka öncesinde düzenlenen seremonide sahaya çıkarken, Başkan Kadir Tatık da tribündeki yerini alarak tedavi sürecinde hiç bir zaman desteğini esirgemediği Mehmet’e moral verdi. Organizasyona destek verenlere teşekkür eden Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, "Konya’da sadece bir maç izlemeyeceğiz; Mehmet’imizin, ailesinin ve Tavas halkının umudunu o yeşil sahaya taşıdık. Mehmet’in elini seremonide tutarak tüm Türkiye’ye ’Biz buradayız ve Mehmet’in yanındayız’ dedik. İnanıyoruz ki bu birliktelik, Mehmet’imizin sağlığına kavuşması için gereken kapıları sonuna kadar açacaktır" dedi.