GÜNDEM - 07 Ocak 2026 Çarşamba 12:20

25 yaşındaki genci hayattan koparan trafik kazasında tahliye kararı tepki çekti

A
A
A
25 yaşındaki genci hayattan koparan trafik kazasında tahliye kararı tepki çekti

Kartal'da 3 Kasım 2025'te meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan 25 yaşındaki Taner Akpınar, 5 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti. Şüpheli sürücünün 20 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilmesiyle aile bir kez daha sarsılırken acılı anne Gülbahar Akpınar, "Şahsın sadece 20 gün tutuklu kaldığını duyduğumda bir kez daha öldüm" şeklinde konuştu.

Kaza, 3 Kasım 2025 günü saat 23:00 sıralarında Kartal Kordonboyu Mahallesi Turgut Özal Bulvarı üzerinde meydana geldi. İddiaya göre E.E.E. idaresindeki araç, ışıklarda karşıdan karşıya geçmek isteyen Taner Akpınar ve G. Korkmaz’a çarptı. Çarpmanın etkisiyle Akpınar ve Korkmaz metrelerce savruldu. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, Akpınar ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Yoğun bakımda 5 gün boyunca yaşam mücadelesi veren 25 yaşındaki Akpınar, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Aynı kazada ağır yaralanan G. Korkmaz ise hastanede tedavi altına alındı. Kaza nedeniyle Korkmaz’ın bir böbreğinin alındığı; çok sayıda operasyon geçirdiği ve hastanedeki tedavilerinin hala sürdüğü öğrenildi. Kazanın ardından sürücü E.E.E.’nin önce serbest bırakılıp Akpınar’ın hayatını kaybetmesi üzerine tutuklanırken; 20 gün sonra ise serbest bırakıldı. Sürücünün serbest bırakılması acılı aile tarafından tepkiyle karşılandı. Öte yandan aile tarafından kazaya ilişkin bilirkişi raporunun eksik ve yüzeysel hazırlandığını öne sürülürken, dosyada bulunan kamera kayıtları ve teknik verilerin ise kazanın önlenebilir olduğunu gösterdiği dile getirildi.

25 yaşındaki genci hayattan koparan trafik kazasında tahliye kararı tepki çekti

"Oğlum vefat ettikten sonra tutuklandı ama sadece 20 gün içeride kaldı"

Baba Hüsnü Akpınar, sürücünün yalnızca 20 gün sonra serbest bırakılmasına tepki göstererek, "Evladım 3 Kasım akşamı saat 23.00 sıralarında trafik kazası geçirdi. Beş gün yoğun bakımda kaldı ama kurtarılamadı. Oğlum hastanede yaşam mücadelesi verirken kazaya karışan şahıs serbest bırakıldı. Oğlum vefat ettikten sonra tutuklandı ama sadece 20 gün içeride kaldı. Bu bizim canımızı çok yaktı. Türkiye Cumhuriyeti adaletine güveniyorum. Devlet büyüklerimizden ricam, bu tür kazalara neden olanlara daha ağır cezaların verilmesi" dedi.

25 yaşındaki genci hayattan koparan trafik kazasında tahliye kararı tepki çekti

"Şahsın sadece 20 gün tutuklu kaldığını duyduğumda bir kez daha öldüm"

Acılı anne Gülbahar Akpınar ise sürücünün serbest bırakılmasıyla adeta ikinci kez öldüğünü söyleyerek, "İddiaya göre hız tutkusu, sağdan soldan yapılan tehlikeli hareketler olduğunu duyuyoruz. Böyle bir şey bu kadar kolay olmamalı. Ben ne uyuyabiliyorum ne de yatabiliyorum. Evladımın gömleğine, yastığına sarılarak uyuyorum. Ağır ilaçlarla ayakta durmaya çalışıyorum. Evladım 25 yaşındaydı, hayalleri vardı. Şahsın sadece 20 gün tutuklu kaldığını duyduğumda bir kez daha öldüm. Her gün mezarına gidiyorum, her gün yeniden ölüyorum" ifadelerini kullandı.

25 yaşındaki genci hayattan koparan trafik kazasında tahliye kararı tepki çekti

"Şüphelinin 20 gün gibi kısa sürede tahliye edilmesi kamu vicdanını derinden yaralamıştır"

Ailenin avukatı Fırat Çağrıbay, mevcut kamera kayıtlarına göre kazanın önlenebilir olduğunun tespit edildiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

25 yaşındaki genci hayattan koparan trafik kazasında tahliye kararı tepki çekti

"Bu kazada olay yerindeki kolluk kuvvetlerinin tuttuğu kaza tespit tutanağı ile çelişen, eksik ve yüzeysel bir bilirkişi raporu esas alınmıştır. Mevcut kamera kayıtları ve teknik veriler, kazanın önlenebilir olduğunu açıkça göstermektedir. Böylesine vahim bir olayda şüphelinin 20 gün gibi kısa sürede tahliye edilmesi kamu vicdanını derinden yaralamıştır. Talebimiz gerçeğin örtülmesi değil, eksiksiz bir soruşturma yürütülmesi ve adaletin herkes için eşit şekilde işletilmesidir. Ailenin avukatı olarak sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız."

Halit Arslan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Japonya’dan Giresun Belediyesi’ne kurtarma aracı desteği Giresun Belediyesi’ne Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Tamura Masami’nin katıldığı törenle tam donanımlı bir kurtarma aracı hibe edildi. Giresun Atatürk Meydanı’nda düzenlenen teslim töreninde Giresun Belediyesi Konservatuvarı öğrencilerinin sergilediği halk oyunları gösterisinin ardından Giresun Belediye Bandosu tarafından Japonya Milli Marşı icra edildi. Törende konuşan Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Japonya Büyükelçisi’ni şehirde ağırlamaktan onur duyduklarını belirtti. Giresun’un coğrafi yapısı gereği sel ve heyelan riskleriyle karşı karşıya olduğunu hatırlatan Köse, hibe edilen aracın şehrin afet müdahale kapasitesini güçlendireceğini vurguladı. Başkan Köse, "Bugün teslim aldığımız bu araç, sadece teknik bir ekipman değil, uluslararası dayanışmanın, dostluğun ve insan hayatına verilen değerin somut bir göstergesidir. Türkiye ile Japonya arasında uzun yıllara dayanan köklü bir dostluk bulunmaktadır. Bu dostluğun yerel yönetimler düzeyinde de somut iş birlikleriyle güçlenmesi, bizler için son derece kıymetlidir. Bugün burada atılan bu adımın, gelecekte yeni iş birliklerine vesile olacağına yürekten inanıyorum. Teslim aldığımız arama ve kurtarma aracının, Giresun’umuza hayırlı olmasını; afetlere karşı daha güçlü, daha hazırlıklı bir şehir olmamıza katkı sağlamasını temenni ediyorum" dedi. Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Tamura Masami ise iki ülkenin coğrafi uzaklığına rağmen benzer doğal afet riskleri taşıdığına dikkat çekti. Bu ortak deneyimin halklar arasında güçlü bir bağ oluşturduğunu belirten Masami, "Afetlere hazırlık, hızlı müdahale ve insan hayatının korunması konularında bilgi ve tecrübe paylaşımı, iki ülke arasındaki iş birliğinin önemli bir boyutunu oluşturmaktadır. Bugün teslim edilen bu arama ve kurtarma aracı, yalnızca bir teknik ekipman değil; aynı zamanda Japon halkının, Türk halkına duyduğu dostluğun ve dayanışmanın somut bir göstergesidir. Giresun’un doğal güzellikleri kadar, zaman zaman karşı karşıya kaldığı zorlu coğrafi ve iklim koşulları da hepimizin malumudur. Bu nedenle, yerel yönetimlerin afetlere karşı hazırlıklı olması büyük önem taşımaktadır. Japonya ile Türkiye arasındaki dostluğun, karşılıklı saygı ve iş birliği temelinde, yerel düzeyde de güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından aracın teslimi gerçekleştirildi.
İstanbul Pendik Amatör Denizciler Barınağı’nda korku dolu anlar: Tekne sahibi ölümle burun buruna geldi İstanbul’da sabah saatlerinden itibaren etkisini artıran kuvvetli lodos ve fırtına nedeniyle, Pendik Amatör Denizciler Barınağı’nda facianın eşiğinden dönüldü. Teknesini bağlamak isteyen bir vatandaş, fırtınaya yakalanarak yaklaşık 3 saat boyunca teknede mahsur kaldı. İstanbul’da sabah saatlerinden bu yana etkili olan kuvvetli fırtına ve lodos, denizcileri zor durumda bıraktı. Pendik Amatör Denizciler Barınağı’nda teknesini bağlamak isteyen bir tekne sahibi, şiddetli rüzgar nedeniyle teknede mahsur kaldı. İhbar üzerine olay yerine AFAD ve Sahil Güvenlik ekipleri sevk edilirken; yaklaşık 3 saat boyunca dalgalarla mücadele eden vatandaş adeta ölümle burun buruna geldi. Konuyla ilgili açıklama yapan Pendik Amatör Denizciler Derneği Başkan Yardımcısı Hulusi Ketenci, bölgede yaşanan sorunun uzun süredir bilindiğini belirterek, tüm önlemlere rağmen fırtınanın etkisinin ağır olduğunu söyledi. "Bizim en büyük eksiğimiz burada bir barınağımızın olmayışı" Hulusi Ketenci, yaşanan olaya ilişkin şunları söyledi: "Günler öncesinden beri yapılan uyarılara ve önlemler almamıza rağmen büyük bir fırtınayla karşı karşıya kaldık. Gerekli bütün önlemlere rağmen şu an 4-5 teknemiz batmış durumda. Hatta bir arkadaşımız şu an teknede mahsur kalmış durumda; ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Biz tekneciler olarak fırtınanın bilincindeyiz ancak önlemlere rağmen gücümüz buraya kadar yetti. Bizim en büyük eksiğimiz burada bir barınağımızın olmayışı. Bununla ilgili de gerekli mercilere defalarca iletmemize ve görüşmelerimize rağmen marina taahhütlerini yerine getirmediğinden dolayı bizler bugün bu sıkıntıyı yaşıyoruz. AFAD ve Sahil Güvenlik ekiplerini de bu konuyla ilgili bilgilendirdik. Arkadaşımız burada ölüm tehlikesi atlattı; bir can güvencesi yok. Yaklaşık 3 saattir teknede mahsur durumda. Hayatta kalmak ve hipotermi geçirmemek için mücadele ediyor."
Erzurum Vali Çiftçi’den vatandaşlara dolandırıcı uyarısı Vali Mustafa Çiftçi, Erzurum’un 2025 yılı asayiş olaylarını değerlendirdi, vatandaşları dolandırıcılara karşı dikkatli olmaya davet etti. 2025 yılında kişilere karşı işlenen suçlarda 2024 yılına göre yüzde 8,9 oranında bir azalma olduğunu vurgulayan Vali Mustafa Çiftçi, Erzurum Emniyet Müdürü Onur Karaburun ve Jandarma İl Komutanı Albay Hakan Uğurlu ile birlikte bir yıllık değerlendirme yaptı. Kişilere karşı işlenen suçlarda 2025 yılında aydınlatma oranının yüzde 99,8 olduğunu ifade eden Vali Mustafa Çiftçi, "Yani neredeyse kişilere karşı işlenen en önemli on suç başlığı altında bütün işlenen suçları aydınlatmışız. Bu ilimiz açısından son derece memnuniyet verici bir durum. Mal varlığına karşı işlenen dokuz önemli suç başlığında 2024 yılına göre 2025 yılında yüzde 15,6 oranında bir azalma olduğunu yine memnuniyetle ifade edebilirim. Hem kişilere karşı işlenen suçlarda hem de mal varlığına karşı işlen suçlarda düşüş oranlarımız devam ediyor. Mal varlığına karşı işlenen bazı suç türlerinde örneğin oto hırsızlık, kapkaç, yan kesicilik ve motosiklet hırsızlığı olaylarının 2025 yılında olmadığını, ilimizde hiçbir vuku bulmadığını da yine memnuniyetle ifade edebilirim" dedi. "Erzurum’da bir gaziyi dolandırdılar" Dolandırıcılık suçlarında da 2025 yılında bir azalma olduğunu belirten Vali Çiftçi, "2024 yılına göre yüzde 13,1 oranında 2024 yılında bir düşüş olduğunu görüyoruz. Ama ne kadar düşüş olsa da yine kendisini polis olarak, savcı olarak, komiser olarak tanıtan kişilerin, vatandaşlarımızı aradıklarını yine bankaya gitmelerini, şifrelerini değiştirmelerini veya IBAN’a para atmaları gerektiğini söyleyerek vatandaşlarımıza tuzak kurduklarını tuzak kurmaya devam ettiklerini, maalesef üzülerek yine ifade ediyorum. Geçen hafta bir gazimizi evinde ziyaret etmiştim. Ziyareti esnasında gazimizi de bu olayın mağdurlarından biri olduğunu bana ifade etti. Yani dolandırıcılar hala iş başında. Hala vatandaşımıza tuzak kurmaya devam ediyorlar. Kesinlikle kendisini asker, polis, savcı, komiser olarak tanıtıyorsa bu tür kişilere itibar etmesinler. Hemen telefonu kapatsınlar. Kesinlikle bankaya gitmesinler. Şifrelerini vermesinler. İBAN’a para atmasınlar ve bu tür kişileri 112’ye ihbar etsinler. Aksi halde vatandaşlarımızın düşünmesine, fırsat bırakmadan vatandaşlarımızı bir şekilde meşgul ederek onları kandırıyorlar ve mağduriyetlerine sebebiyet veriyorlar" diye konuştu. "İlimizde huzur ve güven ortamı artıyor" Asayiş suçlarından devlete ve millete karşı işlenen en önemli suç başlığında da 2024 yılına göre 2025 yılında yüzde 24.8 oranında bir düşüş olduğunu memnuniyetle gördüklerini vurgulayan Vali Mustafa Çiftçi, "Devlete ve millete karşı işlenen suçlarda da aydınlatma oranımız yüzde 100. Yani bütün suçla, işlenen suçlar aydınlatılmış durumda. İlimiz her yıl, her ay geçtikçe daha huzurlu, daha güvenli bir hale kavuşuyor" dedi.
Antalya Kemer Belediyesi’nden öğrencilere sıfır atık eğitimi Kemer Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü, çevre bilincinin artırılması amacıyla Kemer’de yer alan 22 okulda eğitim gören 1306 öğrenciye sıfır atık eğitimi verdi. Öğrenciler eğitim sırasında "Kemer’in Çevre Dedektifi Kerem" eşliğinde sıfır atık konusunda bilgi sahibi oldu. Kemer Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Serap Minta ve Kemer Belediyesi Çevre Yüksek Mühendisi Gizem Gökdemir tarafından verilen eğitimlerde öğrencilere atıkların kaynağında ayrıştırılması, geri dönüşümün çevreye ve ekonomiye katkıları, doğal kaynakların korunmasının önemi ve sıfır atık anlayışının günlük yaşamda nasıl uygulanabileceği konularında detaylı bilgi aktarıldı. Kağıt, plastik, cam ve metal atıkların doğru şekilde ayrıştırılması, yanlış atık alışkanlıklarının doğa üzerindeki olumsuz etkilerinin örneklerle anlatıldığı eğitimlerde, Çevre Dedektifi Kerem karakteri sayesinde öğrenciler, çevreyi korumanın önemini eğlenerek öğrenme fırsatı buldu. Kemer Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Serap Minta, yaptığı açıklamada, çevre bilincinin küçük yaşlarda kazandırılmasının önemine dikkat çekerek, amaçlarının çocukların sıfır atık konusunda öğrendiklerini günlük yaşamlarına ve ailelerine de yansıtmalarını sağlamak olduğunu aktardı. Kemer Belediyesi Başkan Yardımcısı Semih Top ise çevre bilincinin küçük yaşlarda kazanılmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Kemer Belediyesi olarak çevreyi koruyan ve doğaya saygılı bir kent anlayışını benimsiyoruz. Sıfır atık projelerimiz kapsamında okullarımızda gerçekleştirdiğimiz bu eğitimlerle çocuklarımızın çevre bilinci kazanmasını sağladık. Bugün attığımız bu adımların, yarın daha temiz ve daha yaşanabilir bir Kemer olarak geri döneceğine inanıyoruz" dedi.
Muğla Marmaris Belediye Başkanı Ünlü’nün yargılandığı davalarda karar çıkmadı Muğla’da 19 Mart 2025 tarihinde düzenlenen protesto yürüyüşü sonrası Marmaris Belediye Başkanı Acar ünlü hakkında açılan iki ayrı davanın görülmesine devam edildi. Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü’nün ’Kamu görevlisine hakaret’ suçundan cezalandırılmasının istendiği dava 3 Şubat’a, ’Kanuna aykırı yürüyüş’ davası ise 30 Nisan’a ertelendi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik soruşturmalara tepki göstermek amacıyla 19 Mart 2025’te Muğla’nın Menteşe ilçesinde düzenlenen protesto eylemleriyle ilgili yargı süreci devam ediyor. Muğla Adliyesi’nde bugün görülen iki farklı duruşmada savcılık mütalaası açıklandı ve yeni duruşma tarihleri belirlendi. Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ve Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ile birlikte 7 sanığın yargılandığı ve polise mukavemet ve hakaret iddialarıyla açılan davanın dördüncü duruşmasında Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasını sundu. Mütalaada, Acar Ünlü’nün görevli polis memurlarına yönelik sarf ettiği iddia edilen ’Belediye başkanıyım ben, ahlaksız adam’ sözlerinin, kamu görevlisinin şeref ve saygınlığına saldırı niteliği taşıdığı belirtildi. Savcılık, Ünlü’nün ’Kamu görevlisine alenen hakaret’ suçundan cezalandırılmasını talep ederken, diğer 5 sanık hakkında beraat istedi. Duruşmada söz alan Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, suçlamaları reddederek beraatini talep etti. Sanık avukatlarının mütalaaya karşı savunma hazırlamak için süre istemesi üzerine mahkeme, duruşmayı 3 Şubat saat 14.00’e erteledi. Aynı gün Muğla 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ise protesto yürüyüşüne katılan 10 sanığın yargılandığı ikinci davanın duruşması görüldü. ’Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen dağılmama’ suçlamasıyla açılan davanın duruşmasına Acar Ünlü katılırken, CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl yer almadı. Sanık avukatları, "Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüş suçu asla oluşmamıştır" diyerek davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savundu. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve avukatların süre taleplerini kabul ederek bu davayı da 30 Nisan saat 13.30’a erteledi. Adliye çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtsız bırakan Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, "Söyleyecek bir şey yok" demekle yetindi.