KÜLTÜR SANAT - 27 Ekim 2025 Pazartesi 10:10

62 sanatçının 7 yıllık emeği Çamlıca Camii’nde buluştu

A
A
A

7 yıllık emeğin ürünü olan 171 eserin yer aldığı ’Müzehher’ adlı sergi, Büyük Çamlıca Camii Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluştu.

Geleneksel sanatlarımızdan tezhibin zarafetini yansıtan "Müzehher" adlı sergi, Emel-Hüseyin Türkmen Sanat Evi’nde eğitimlerini sürdüren "Altından Haleler" grubuna mensup 62 öğrencinin eserlerinden oluşuyor. Osmanlı döneminden günümüze uzanan köklü bir sanat dalı olan tezhip, sergide farklı hattatların eserleriyle birleşerek yeniden yorumlandı. İsmi "çiçeklerle süslü" anlamına gelen Müzehher, sabır, zarafet ve maneviyatı altınla harmanlayan özel bir seçki sunuyor. Klasik tezhip üslubunu yaşatırken çağdaş yorumlara da yer veren sergideki hat ve tezhip sanatının zarif örnekleri sanatseverlerin büyük beğenisini topladı. "Müzehher" adlı tezhip sergisi, 2 Kasım tarihine kadar Büyük Çamlıca Camii Sergi Salonu’nda ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

62 sanatçının 7 yıllık emeği Çamlıca Camii’nde buluştu

"Çok çeşitli portrelerde öğrencilerimiz bulunuyor"

Serginin sanat danışmanı ve eğitmeni Emel Türkmen, "7 yıldır bütün ödevlerle bir sergi oluşturmak istedik. Öğrencilerimiz farklı disiplinlerden geliyor; kimisi çalışan, kimisi çocuklu anne, kimisi genç kız. 16 yaşında bir lise öğrencimiz olduğu gibi, 66 yaşında bir teyzemiz de var. Yani çok çeşitli portrelerde öğrencilerimiz bulunuyor. Ödevlere gelince, en baştan başlayan ve benden önce ders almış bazı öğrencilerimiz de var. Onların çalışmaları, işçilik açısından daha özenli oluyor. Ancak yeni öğrencilerimiz de çok fazla. Onlarla önce daha basit çalışmalara başladık, ardından daha zorlu çalışmalara geçtik. Ödevlerde İslam coğrafyası ve Osmanlı Cihan Devleti dönem ve üslupları da yer alıyor. Tamamıyla tezhip sanatını bilimsel olarak ilerletmek, kursiyer talebesi gibi değil de biraz daha akademik bakarak ilerlemek istedim" dedi.

62 sanatçının 7 yıllık emeği Çamlıca Camii’nde buluştu

"Farklı yazı biçimleri, sergide dikkati çeken unsurlardan biri"

Türkmen, "Tablolarımız genellikle hat bazlı olmakla birlikte, hat olmayan eserlerimiz de bulunuyor. Yazılarda ayetler, hadisler, şiirler ve kelam-ı kibarlar yer alıyor. Padişah isimlerini içeren çalışmalarımız olduğu gibi, besmele içeren eserlerimiz de var. Farklı yazı biçimleri, sergide dikkati çeken unsurlardan biri. Sergimiz, tezhip sanatının kullanım alanlarını da yansıtıyor. Öğrencilerimizin bir kısmı doktora ve yüksek lisans talebesi; farklı alanlarda çalışmalar yürütmelerine rağmen teslim sanatında yüksek lisans ve doktora yapmış arkadaşlarımız da bulunuyor ve bazıları halen çalışmalarını sürdürüyor. Bazı eserlerimiz uluslararası yarışmalarda derece almış, ayrıca farklı ulusal yarışmalarda ödül kazanmış çalışmalar da sergide yer alıyor. Sergide son iki ödevimiz yer almıyor; bunun nedeni, bu çalışmaların icazetnameye dahil olması ve onlar için ayrı bir sergi tasarlamamız. Bunun dışında, sergideki bütün çalışmalar, ödev sistemimizde bulunan eserleri kapsıyor" diye konuştu.

62 sanatçının 7 yıllık emeği Çamlıca Camii’nde buluştu

Onur Erden

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.