KÜLTÜR SANAT - 19 Eylül 2025 Cuma 13:09

’90’lardan Beri Halı’dayız’ sergisi Salt Beyoğlu’nda ziyarete açıldı

A
A
A

Garanti BBVA tarafından kurulan Salt’ın yeni sergisi "90’lardan Beri Halı’dayız" sergisi ziyarete açıldı. Sergi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Resim Bölümü’ne bağlı olarak faaliyet gösteren Halı Atölyesi’nin sanat eğitimine yaklaşımına odaklanıyor.

Garanti BBVA tarafından kurulan Salt’ın yeni sergisi 90’lardan Beri Halı’dayız, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Resim Bölümü’ne bağlı olarak faaliyet gösteren Halı Atölyesi’nin sanat eğitimine yaklaşımına odaklanıyor. Sergi, gündelik hayat meseleleriyle kurduğu ilişkiyi araştırırken, kolektif üretimin potansiyellerine de dikkat çekiyor. Atölyenin kuruluşundan bu yana inşa edilen fiziksel ve kavramsal bağların izini süren sergi, yolu bu mekândan geçmiş sanatçıların ortak üretimleri, kişisel işleri, arşiv malzemeleri ve tanıklıklarından derlenen bir kolaj sunuyor.

’90’lardan Beri Halı’dayız’ sergisi Salt Beyoğlu’nda ziyarete açıldı

Halı Atölyesi, 1976-1977 döneminde ressam ve akademisyen Özdemir Altan’ın girişimi ve teşvikiyle, ressam ve akademisyen Zekai Ormancı’nın (1949-2008) idaresinde kuruldu. 1992’de Halı Atölyesi’ne asistan olarak atanan görsel sanatçı ve akademisyen Gülçin Aksoy (1965-2024) ile ona eşlik eden bir grup öğrenci ve yol arkadaşının önayak olduğu dinamizm, 1990’lar sonundan itibaren atölyeyi geliştirdi. Verilen bilgiye göre; iplik ve dokuma, Halı Atölyesi’nde salt bir malzeme ve teknik olarak değil; aynı zamanda uzun vadeli bir düşünme ve ilişkilenme biçimi olarak varlık gösterdi. "Bir halıyı da dokuyabilirsiniz. bir fikri de" yaklaşımına sahip çıkarak geleneksel halı dokuma pratiğini performans ve gündelik hayatla iç içe geçirdi. Halı, artık ders programlarına sıkışmayan, müfredat dışı ilgilere kulak veren "açık bir atölye" hâline geldi.

’90’lardan Beri Halı’dayız’ sergisi Salt Beyoğlu’nda ziyarete açıldı

Sergi, 1 Mart 2026’ya kadar Salt Beyoğlu’nda ziyarete açık olacak. Sergiye eşlik eden programlar, 1 Ekim Çarşamba günü Salt Beyoğlu, Kat 2’de Şiva Canbazoğlu’nun "a tangible blue" adlı performansı ile başlayacak. Sergi ile ilgili detaylı bilgilere saltonline.org adresinden ulaşılabilecek.

’90’lardan Beri Halı’dayız’ sergisi Salt Beyoğlu’nda ziyarete açıldı

Salt Araştırma ve Programlar Yönetmeni Amira Akbıyıkoğlu, "Sergi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Fakültesine bağlı olan uygulama atölyesi "Halı Atölyesi’nin" sanat eğitimine ve sanat üretimine yaklaşımına odaklanıyor. 70’li yılların sonlarına doğru Profesör Zekai Ormancı’nın yürütücülüğünde kurulan, 1992’den itibaren ise akademisyen ve sanatçı Gülçin Aksoy tarafından yürütülen bir atölye. Gülçin Aksoy aramızdan maalesef geçen sene ani bir şekilde ayrıldı fakat kendisi İstanbul güncel sanatının çok önemli bir parçası. Gülçin Aksoy aynı zamanda Halı Atölyesi’ni geleneksel dokuma tekniğinin güncel sanatlarla birleştiği bir noktaya taşıyan, atölyenin kapılarını hem öğrencilere hem de sanatçılara 7/24 açık tutan , böylelikle birbirine çok bağlı bir topluluk oluşturma, insanlarını bir araya getirme ve bir araya gelip bir şeyler üretmesi gücüne sahip olan, buna imkân sağlayan, buna alan açan hem bir sanatçı hem de bir eğitmen. Salt olarak klasik sanat eğitiminin dışına çıkma cesaretini gösteren bu "Halı Atölyesi"nin izleyicilerle paylaşılmasını istedik . Sergi oldukça geniş bir arşive dayanıyor. Aynı zamanda Halı Atölyesi’nden yolu geçen herkesle çeşitli röportajlar yapıldı, elde kalan arşivler toparlanmaya çalışıldı ve bazı sanat eserleri ödünç alınarak sergi oluşturuldu. Birbirinden çok farklı sanat eserini, fanzini, performansı bir araya getiren kolaj niteliğinde bir grup sergisi oldu. Sergi, 1 Mart 2026 tarihine kadar Salt Beyoğlu’nda görülebilir. Ayrıca etkinlikler, konuşmalar, ve atölyelerle oldukça canlı bir etkinlik programı olacağını da ekleyelim" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Belediyeden okullara kapsamlı bakım ve onarım çalışmaları Bodrum Belediyesi, ilçedeki okulların eğitim ortamlarını iyileştirmek amacıyla bakım, onarım ve düzenleme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bodrum Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü’ne bağlı Atölyeler Birimi, İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı okullardan gelen talepler doğrultusunda okullarda bakım, onarım ve düzenleme çalışmaları gerçekleştiriyor. Yürütülen çalışmalarla öğrencilerin daha güvenli, temiz ve nitelikli alanlarda eğitim görmesi hedefleniyor. Ekipler, yarıyıl tatili boyunca da çalışmalarına ara vermeden devam etti. Konacık Cahit Özvezneci İlkokulu, Müskebi Mahallesi Özel Çocuklar Kültür, Sanat ve Yaşam Merkezi, Bodrum Turgut Reis Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Merkez Turgut Reis Ortaokulu ve Turgutreis Akçaalan Recai Ahmet Ersan Ortaokulu’nda bakım, onarım ve tadilat çalışmaları gerçekleştirildi. Okullarda ihtiyaç duyulan alanlara yeni korkuluk demirleri monte edilirken, çatı tamiratı ve yalıtım işlemleri gerçekleştirildi. Sıhhi tesisat arızaları giderildi, kapı ve pencerelerin bakım ve onarımları yapıldı. Ayrıca okul bahçelerinde çalı, ot ve benzeri atıkların temizlenmesiyle çevre düzenlemeleri tamamlandı. Elektrik tesisatında küçük çaplı tamirat ve yenileme çalışmaları yapılırken, oyun alanları boyandı ve çeşitli küçük tadilatlar gerçekleştirildi. Gelen talepler doğrultusunda bank ve piknik masaları da okullara teslim edildi. Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri ise Merkez Turgut Reis Ortaokulu bahçesinde parke döşeme çalışmalarına başladı. Belediye yetkilileri, eğitim kurumlarına sağlanan bu desteklerle öğrencilerin daha iyi şartlarda eğitim almasına katkı sunmayı amaçladıklarını belirtti.
Muğla Yüksek riskli gebeliklerde erken tani hayat kurtarıyor Memorial Bodrum Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Alp Nuhoğlu, riskli gebeliklerde erken tanı ve düzenli takibin anne ile bebeği tehdit edebilecek ciddi komplikasyonların önüne geçerek sağlıklı doğum sürecini desteklediğini vurguladı. Riskli gebeliklerin takibi ve tedavisinde uzmanlık alanı olan perinatoloji, anne ve fetüs sağlığını korumada kritik rol oynuyor. Uzmanlar, erken tanı ve düzenli perinatolojik takip sayesinde birçok ciddi komplikasyonun önüne geçilebildiğine dikkat çekiyor. Perinatoloji, gebelik sürecinde ortaya çıkabilecek riskli durumların erken teşhisi, izlenmesi ve yönetimini kapsayan ileri bir uzmanlık alanı olarak öne çıkıyor. Yüksek riskli gebeliklerde gebeliğe bağlı tansiyon yüksekliği, diyabet, tiroid hastalıkları, erken doğum riski, plasenta yerleşim anomalileri, çoğul gebelikler ve fetal anomalilerin erken tespit edilmesi, anne ve bebeğin sağlığı açısından hayati önem taşıyor. Memorial Bodrum Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Alp Nuhoğlu, yüksek riskli gebeliklerde erken tanı ve düzenli perinatolojik takibin kritik rol oynadığını vurgulayarak, bu gebeliklerin mutlaka uzman kontrolünde ve planlı şekilde izlenmesi gerektiğini belirtti. Perinatoloji kapsamında risk görülen durumlarda plasentadan biyopsi, amniyosentez ve kordosentez gibi invaziv tanı yöntemleri uygulanabiliyor. Bu yöntemler sayesinde fetal gelişim yakından izlenirken, şüpheli durumlarda kesin tanıya ulaşılabiliyor. Fetal DNA testi ile genetik taramada yüksek doğruluk Gebelikte yapılan önemli tarama testlerinden biri olan Fetal DNA testi, anne kanından alınan örnekle bebeğe ait hücrelerin incelenmesine dayanıyor. Bu test sayesinde genetik anomalilere yönelik yüksek doğruluk oranıyla tarama yapılabiliyor. Şüpheli sonuçlarda ise kesin tanı için amniyosentez gibi ileri tanı yöntemlerine başvuruluyor. Detaylı ultrason kritik haftalarda yapılıyor Uzmanların dikkat çektiği bir diğer önemli nokta ise detaylı ultrasonografi. Tüm gebeliklerin yaklaşık yüzde 3-5’inde fetal anomali görüldüğü belirtilirken, bu anomalilerin önemli bir kısmının organ gelişim bozukluklarıyla ilişkili olduğu ifade ediliyor. Bu nedenle gebeliğin 21-23’üncü haftaları arasında yapılan detaylı ultrasonun büyük önem taşıdığı aktarılıyor. Özellikle beyin ve kalp anomalilerinin bu dönemde daha sık tespit edildiği, bazı durumlarda yaşamla uzlaşmayan tabloların ortaya çıkabildiği belirtilirken, böyle bir durumda aile ile sürecin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar, riskli gebeliklerin standart bir planla değil, kişiye özel takip programlarıyla izlenmesi gerektiğini belirtiyor. Anne ve bebeğin ihtiyaçlarına göre planlanan multidisipliner yaklaşım sayesinde gebeliğin güvenli şekilde sürdürülmesi ve sağlıklı bir doğum sürecinin desteklenmesi amaçlanıyor.
Erzurum Bakan Göktaş: "Hizmetlerimizi hanelere daha hızlı ve daha etkili ulaştırmak için sahadaki gücümüzü her geçen gün artırıyoruz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Kadını, çocuğu, aileyi güçlendiren, yaşlıyı, engelliyi, şehit yakınlarını ve gazileri gözeten çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Hizmetlerimizi hanelere daha hızlı ve daha etkili ulaştırmak için sahadaki gücümüzü her geçen gün artırıyoruz. Erzurum’a son 24 yılda Bakanlık olarak yaptığımız 22,7 milyar liralık yatırım, bu şehrin her mahallesine ulaşan desteklerimizin bir göstergesidir" dedi. Erzurum’da eşi vefat etmiş ve 18 yaşından küçük çocuğu olan kadınlar için yaptırılan 75 konut için kura çekimi yapıldı. Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezi Mavi Salon’da yapılan kura çekimine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi, AK Parti Erzurum Milletvekilleri Fatma Öncü ve Abdurrahim Fırat, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, davetliler ve aileler katıldı. "Dünyaya örnek olan bir hizmet ağı" Bakan Göktaş, kura sonuçlarının hayırlı olması temennisinde bulunarak, "Erzurumlu kardeşlerimizin yaşayacağı yeni yuvalar için kura çekeceğiz. Ekranda beliren her ismin heyecanına burada hep birlikte ortak olacağız. Yeni evleriniz her hanemize huzur, bereket ve mutluluk getirsin. Sayın Cumhurbaşkanımızın ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ vizyonunu esas alan güçlü bir sosyal devlet anlayışı temel ilkemizdir. Bu anlayışla hayat bulan sosyal politikalarımız, dünyaya örnek olan bir hizmet ağının kurulmasına vesile oldu" şeklinde konuştu. "22,7 milyar liralık yatırım" Toplumun tüm kesimlerinin refahını gözeten bir yaklaşımla Türkiye’nin dört bir yanına sosyal destek modellerini yaygınlaştırdıklarını vurgulayan Bakan Göktaş, "Bu doğrultuda kadını, çocuğu, aileyi güçlendiren, yaşlıyı, engelliyi, şehit yakınlarını ve gazileri gözeten çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Hizmetlerimizi hanelere daha hızlı ve daha etkili ulaştırmak için sahadaki gücümüzü her geçen gün artırıyoruz. Erzurum’a son 24 yılda Bakanlık olarak yaptığımız 22,7 milyar liralık yatırım, bu şehrin her mahallesine ulaşan desteklerimizin bir göstergesidir. 31 kuruluşumuz, her vatandaşımıza dokunan, ihtiyaç anında hızlıca devreye giren sahadaki gücümüzün somut karşılığıdır" dedi. "Bu projeler çok değerli" Göktaş, sözlerine şöyle devam etti: "Sizlere ve evlatlarınıza yeni yuvalarınızın bereket getirmesini diliyorum. İnşallah bundan sonraki dönemlerde de Valiliğimiz her daim yanınızda olmayı sürdürecek. Gerçekten bu projeyi çok önemsiyoruz. Geçtiğimiz yıl benzer bir projeyi Van’da Valiliğimizin koordinesinde gerçekleştirdik ve Bakanlığımızın destekleriyle de 50 konutun teslimatını yaptık. Bu projeler çok değerli, bir yandan Cumhurbaşkanımızın liderliğinde asrın felaketinde 455 binden fazla bağımsız birimin ihtiyaç sahibi her vatandaşımıza ve depremde zarar gören hak sahiplerine 2,5 yıl gibi kısa sürede teslim edildiğini görürken, diğer yandan sosyal konutların yapımı başladı. Aynı zamanda bu tür projelerle de yine sosyal konut alanında bunları ihtiyaç sahibi annelerimize, yetimlerimize sunmaktan gurur duyuyoruz." Konuşmaların ardından protokol üyeleri, hak sahiplerinin kuralarını çekerek, anahtarlarını teslim etti. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, konutlardan bir tanesinin iç tefrişatını yaptıracağını belirterek, ailelere huzur içinde oturmaları temennisinde bulundu.