EKONOMİ - 08 Ocak 2025 Çarşamba 11:19

Abonelik sistemli dijital platformlar aile bütçesini zorluyor

A
A
A
Abonelik sistemli dijital platformlar aile bütçesini zorluyor

Dizi, film, müzik, yemek ve oyun gibi dijital içerikler artık abonelik modellerine dayalı olarak sunuluyor. Birden fazla platforma üye olan kullanıcıların ödediği abonelik ücretleri bütçeleri zorlamaya başladı.

Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte eğlence alışkanlıkları da dijital platformlara kaydı. Müzik dinlemek için Spotify veya Apple Music, film ve dizi izlemek için Netflix, Disney+ veya BluTV, oyun oynamak için ise Xbox Game Pass ve PlayStation Plus gibi dijital platformlar artık Türkiye’de milyonlarca kullanıcıya hizmet veriyor. Ancak bu değişim, vatandaşların aile bütçelerine büyük bir yük bindiriyor.

Eskiden televizyonda ücretsiz seyredilen diziler veya radyodan dinlenen şarkılar, şimdi abonelik modelleri üzerinden ücretli sunuluyor. Üstelik her platformun kendine özel içeriklerle kullanıcıları çekmeye çalışması yüzünden, birkaç abonelikle teknolojik hayatı idare etmek imkansız hale getirildi. Vatandaşlar, farklı türde içeriklere erişebilmek için birden fazla platforma abone oluyor.

Bütçeleri zorlayan abonelik sistemleri: Aylık bin lirayı aşıyor

Dijital platformların fiyatları birçok vatandaş için erişilebilir olmaktan uzaklaştı. Özellikle gençler ve çocuklu aileler, oyun ve eğlence platformlarının ücretlerini karşılamakta zorlanıyor. Bu da şahısları, kaçak yollara yönlendiriyor. Yüksek abonelikler dijital eğlenceden uzaklaşmaya da itiyor. Dizi, film platformları, müzik dinleme platformları ve oyunlarda ücretli içeriklere abone olan bireyler aylık bin liranın üzerinde fatura ödemek zorunda kalıyor.

’’Abone olurken sağlanan kolaylık, abonelik iptalinde yok’’

Platformlar, kullanıcılara abone olurken sağladığı kolaylığı, ücretsiz deneme süreleri gibi imkanları, abonelik iptali sürecinde sağlamıyor. Kullanıcılara abone olurken üyelik sözleşmelerinin detaylı okunması tavsiye ediliyor. Abonelik sisteminde dikkat edilecek hususlara ilişkin açıklamalarda bulunan Tüketiciler Derneği (TÜDER) Başkanı Levent Küçük, ‘‘Platformlar, kullanıcıları sözleşmenin içeriği, süresi, fiyat artışı gibi konularda bilgilendirmek zorunda. Abonelik sözleşmesi yapıldığında sunulan şartlar sonradan tüketici aleyhine gelişemez, ek mali yükler getirilemez. Abonelik süresi sona erdiğinde yeni fiyatlamaları tüketiciye dayatıyorlar. Tüketiciler uzun süreli üyeliklerde dahi istedikleri zaman aboneliklerini sonlandırabilirler. Abone olurken sağlanan kolaylık, abonelik iptalinde sunulmuyor. Abonelik sonunda, aboneliğin başında sağlanan imkanlardan daha ağır şartlar konulamaz. Vatandaşlarımız bu türden uyuşmazlıklarda, il ticaret müdürlükleri bünyesindeki tüketici hakem heyetlerine başvuruda bulunabilirler’’ dedi.

‘‘Eskiden 2-3 faturamız vardı şimdi 8-10 tane fatura ödemeye başladık’’

Dijital platformlara abonelikler ile fatura sayısının arttığını dile getiren Coşkun Güneş isimli vatandaş ‘‘Dizi ve film izlemek için bir platform kullanıyorum. Kanallar artık yetersiz geliyor, yeni içerikleri ücretli platformlarda bulabiliyoruz. Abonelik sisteminin yaygınlaşmasıyla 8-10 tane fatura ödemeye başladık. En az üyelik 300-400 liradan başlıyor. Eskiden elektrik, su gibi giderlerden dolayı üç dört tane fatura öderdik şimdi bu sayı da arttı’’ ifadelerini kullandı.

’’5-6 platforma üyeliğim var, abonelikler bütçemi zorluyor’’

Sudem Zırhlı isimli vatandaş ise ‘‘Abonelik sistemi platformlara üyeliklerim var. Müzik dinlemek için, video izlemek için, dizi ve film izlemek için farklı platformlara üyeliğim var. 5-6 tane aboneliğim var. Öğrenci olduğum için indirimler oluyor ama yine de bütçeleri zorluyor. 700 liranın üzerinde ödeme yapıyorum’’ diye konuştu.

Mustafa Kartal isimli vatandaş da farklı platformlara abone olunduğunda biriken faturalardan yakındı. Kartal, ‘‘Müzik dinlemek için, oyun oynamak için ve film izlemek için farklı abonelik gerekiyor. Bunların tek çatı altında olmasını tercih ederdim. Eskiden televizyonlarda istediğimiz dizi ve filmi izlerdik, şu anda abonelik yapınca içeriğe ulaşıyoruz. Farklı platformlara üyelik yaptığımızda faturalar birikiyor. Öğrenciyim, müzik dinlemek, film izlemek gibi bir aktivite yapmak için platformlara abonelik yapmak gerekiyor, bu sistem bizi rahatsız ediyor’’ şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.