POLİTİKA - 07 Şubat 2026 Cumartesi 15:53

Adalet Bakanı Tunç: "Demokratik anayasa ile Türkiye Yüzyılı’na devam etmek yakışır"

A
A
A
Adalet Bakanı Tunç: "Demokratik anayasa ile Türkiye Yüzyılı’na devam etmek yakışır"

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Artık yamalı bohçaya dönüşen bir darbe anayasasıyla değil de demokratik bir anayasayla milletvekillerimizin ve milletimizin onayladığı bir anayasayla yolumuza devam etmek Türkiye yüzyılına yakışır diyoruz" dedi.


Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde düzenlenen Meclis Simülasyonu Programı’na katıldı. Programda konuşan Tunç, Türkiye’nin demokratikleşme sürecine ve yeni anayasa ihtiyacına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında mevcut anayasanın darbe döneminin izlerini taşıdığına dikkat çeken Tunç, Türkiye’nin sivil ve demokratik bir anayasa ile yoluna devam etmesi gerektiğini vurguladı. Bakan Tunç, "Darbecilerin yazdığı bir anayasayla değil de milletimizin temsilcilerinin yazdığı ve millet tarafından onaylanan temel hak özgürlükleri öne alan demokratik, sivil, katılımcı bir toplum sözleşmesiyle yolumuza devam etmemiz gerekir diyoruz. İnşallah bunu Türkiye başarırsa ve Bu noktada 180 civarında değişiklikle artık yamalı bohçaya dönüşen bir darbe anayasasıyla değil de demokratik bir anayasayla milletvekillerimizin ve milletimizin onayladığı bir anayasayla yolumuza devam etmek Türkiye Yüzyılı’na yakışır diyoruz" dedi.


Demokratik kalkınma alanında önemli mesafeler kat edildiğini belirten Tunç, son yıllarda kanunların yenilenmesi konusunda kapsamlı çalışmalar yapıldığını ifade etti. Temel kanunların hazırlanma sürecinde bizzat görev aldığını belirterek, uzun yıllar yabancı ülkelerden çevrilen kanunlar yerine milli kanunların yürürlüğe konulduğunu söyleyen Bakan Tunç, "Sadece kanunların yenilenmesiyle kalmadık. Anayasamızda gerçekleştirdiğimiz o büyük reformlar, küçümsenemeyecek reformlar aslında darbe anayasasındaki o vesayetçi ruhu da azaltmaya çalıştık. Tabii biz bunu yeterli görmüyoruz. Yani anayasamızda o vesayetçi ruhu ortadan kaldırmaya yönelik gerçekleştirilen reformlar büyük reformlardı. Sivillerin bile askeri mahkemede yargılandığı dönemlerden geçti bu ülke. Tüm bunlar bu süreç içerisinde milletimizin desteğiyle değiştirildi. Anayasamızda gerektiğinde sıkıyönetim ilan edilebilir diye bir madde vardı. Bunların hepsi kaldırıldı. Bir geçici 15. madde vardı. Sürekli tartışılırdı. Darbeciler yargılanamaz. Bu anayasayı yapanlar suç işlese bile yargılanamaz. Öyle bir madde vardı. Bu kaldırıldı ve yıllar sonra o darbeciler yargı huzuruna çıkarıldı ve millet önünde hesap vermeleri sağlandı. Hem 28 Şubat posmodern darbecileri hem 12 Eylül darbecileri yargı huzuruna çıkarıldı. Bir daha hiç kimse böyle milli irade hırsızlığına girişmesin. Böyle yanlış işler yapamasın diye bunlar yapıldı. İşte 15 Temmuz hain kalkışmacıları, ağırlaştırılmış, müebbet hapis cezalarına çarptırıldı. Bu ülkenin yargısı bunları yaptı. İşte bu yargıyla ilgili sürekli dezenformasyon yapanlar hazmedemedikleri işte bu. Anayasamızdaki vesayetçi ruhu ortadan kaldırmaya yönelik bu derece önemli değişiklikler. Bunların en önemli Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemidir. Bu sistem demokrasiyi güçlendiren cumhuriyeti güçlendiren bir sistemdir. Halkın doğrudan doğruya yöneticisini sandıkta belirlemesi sistemidir, demokrasidir" diye konuştu.


Mevcut düzenlemeleri yeterli görmediklerini vurgulayan Tunç, darbe anayasasıyla Türkiye Yüzyılı’na başlanamayacağını belirterek, bu durumun millet adına bir eksiklik olduğunu ve giderilmesi gerektiğini söyledi. Tunç, "Biz elbette ki bunları yeterli görmüyoruz. Daha fazlasına layık bu millet. Çünkü darbe anayasasıyla Türkiye yüzyılına başlamak bizim için çok büyük bir eksiklik. Bu eksikliği gidermemiz lazım. Millete borcumuzu ödememiz lazım. Darbecilerin oluşturduğu bir danışma meclisi onların atadığı bir bilim komisyonu ve o bilim komisyonunun hazırladığı bir anayasa metni ve o anayasa metninin beğenilmeyen maddeleri o atama meclis tarafından değiştirilerek halkın oyuna sunulan milletimiz de bir an önce demokratik siyasi hayata geçmek için onaylamak durumunda kaldığı bir anayasa" ifadelerine yer verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da turizm dernekleri tek çatı altında birleşti: "Odak Samsun" Turizm Haftası kapsamında Samsun’da faaliyet gösteren 9 turizm derneği, "Turizm Dernekleri Platformu" çatısı altında bir araya gelerek kentin turizm potansiyelini geliştirmek için ortak hareket etme kararı aldı. Samsun’da Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında Turizm Dernekleri Platformu buluşması gerçekleştirildi. Samsun Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon’da düzenlenen etkinlikte, turizm alanında faaliyet gösteren 9 dernek aynı çatı altında bir araya geldi. "Turizm Dernekleri Platformu" adıyla oluşturulan yapının, "Odak Samsun" mottosu ve turizm master planının eyleme dönüştürülmesi sürecinden hareketle, şehrin turizm potansiyelini daha görünür kılmak, kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek ve ortak bir vizyon etrafında birleşmek amacıyla kurulduğu belirtildi. "Platform, şehrimizin sahip olduğu turizm potansiyelinden yola çıkılarak oluşturuldu" Etkinlikte ilk olarak konuşan Samsun Turizm ve İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Derya Ulusoy Güler, "Samsun; tarihi, doğası ve kültürel değerleriyle Karadeniz’in parlayan turizm şehirlerindendir. 19 Mayıs 1919’un başlangıç noktası olmasıyla Milli Mücadele’nin ilk adımının atıldığı şehir olan Samsun, aynı zamanda İstiklal Madalyası ile onurlandırılmış milli mücadelenin simge şehirlerinden biridir. Bu yönüyle Samsun yalnızca bir turizm kenti değil, aynı zamanda bir kahramanlık ve bağımsızlık şehridir. Sahilleri, doğası, termal kaynakları ve gelişen turizm altyapısıyla da önemli bir potansiyele sahiptir. Şehrimizin sahip olduğu turizm potansiyelinden yola çıkılarak oluşturulan bu platform, çok daha önceki dönemlere dayanan bir fikir birikiminin ürünü olmakla birlikte, Sayın Valimizin, Büyükşehir Belediye Başkanımızın ve İl Kültür ve Turizm Müdürümüzün turizme verdikleri güçlü destekten etkilenerek bugün bu anlamlı gecenin ortaya çıkmasına vesile olmuştur" dedi. "Samsun turizmi adına bir miladı başlatıyoruz" Turizm Dernekleri Platformu adına konuşan Turistik İşletmecileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Toktaş, "Bugün, Samsun turizmi adına bir ilki gerçekleştiriyoruz. Belki de yıllardır eksik olan en kritik adımı atıyoruz: Aynı sektörün farklı parçaları olarak değil, aynı hedefin paydaşları olarak bir aradayız. Bugün burada sadece Turizm Haftası’nı kutlamıyoruz. Aynı zamanda Samsun turizmi adına bir miladı başlatıyoruz. İlk kez; sağlıktan spora, konaklamadan gastronomiye, acentelerden konaklama işletmecilerine ve turizm gazetemize kadar tüm paydaşlar, "Turizm Dernekleri Platformu" çatısı altında aynı masada, aynı hedef için buluşuyor. Ama artık şunu net söylemek zorundayız: Parça parça güçlü olmak yetmez. Birlikte güçlü olmazsak, sürdürülebilir başarı mümkün değildir. Değerli misafirler, turizm artık tek başına bir sektör değil. Turizm; ekonomi, şehir markası, istihdam ve kalkınmanın merkezidir. Ve açık bir gerçek var: Hiçbir kurum, hiçbir dernek, hiçbir işletme tek başına bir destinasyonu büyütemez. Ama kamu, yerel yönetimler ve sivil toplum el ele verdiğinde bir şehrin geleceği değişir. Bu noktada özellikle ifade etmek isterim: Sayın Valimizin, Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımızın ve Sanayi ve Ticaret Odası Başkanımızın sektöre verdiği güçlü destek, bizler için yalnızca bir motivasyon değil, aynı zamanda geleceğe dair bir güven teminatıdır" diye konuştu. "Yeşil ekonomi alanında yatırım yapanlara mali destek" Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) Genel Sekreteri Mehlika Dicle, "Dünya Bankası ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmekte olan sosyal kapsayıcı yeşil geçiş kapsamında bir program ilan edilmiştir. Bölgemizdeki turizm sektörü işletmelerine, yeşil geçiş ya da yeşil ekonomi alanında yatırım yaptıkları takdirde, 2,5 milyon TL ile 7,5 milyon TL arasında, yapacakları yatırımlar için banka aracılığıyla finansman desteği sağlanacaktır. Bankadan kredi uygunluk belgesi alarak ajansımıza başvuru yapan projeler desteklenecektir. Bu projelerin önemli bir özelliği bulunmaktadır: Sadece yeşil geçiş yatırımı olması yeterli değildir; aynı zamanda sosyal kapsayıcı nitelik de taşımalıdır. Burada kastettiğimiz; kadın ve genç istihdamını gözeten, bu alanları destekleyen yatırımların öncelikli olarak gündemimizde yer alacak olmasıdır" şeklinde konuştu. "Master planını somut ve uygulanabilir hedeflere dönüştürdük" Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş, "Geçmişe bakıldığında, geçen yıl 17 Nisan’da bir süreci başlattık. Samsun Turizm Eylem Planı’nı, geniş bir katılımla o tarihte hayata geçirmiştik. Bir yıldır bu çalışmanın içerisindeyiz. Geçtiğimiz dönemde, Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan turizm master planını bir eylem planına dönüştürmek ve uygulanabilir kılmak için yoğun bir gayret gösterdik. Aslında master planı hazırlamak işin daha kolay tarafıdır; zor olan, bunu uygulamaya dönüştürmektir. Biz de master planını somut ve uygulanabilir hedeflere dönüştürdük" ifadelerini kullandı. "Pazarlama açısından bakıldığında elimizde çok fazla ürün var" Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yetkin Bulut, "Coğrafi açıdan bakıldığında Samsun, ender şehirlerden biridir. Türkiye’de, iki saatlik bir süre içerisinde hem kış turizmini hem de yaz turizmini deneyimleyebileceğiniz nadir illerden biridir.17 ilçemizi gezdiğimizde, turizm master ve eylem planı çalışmalarında gördük ki aslında çok ciddi bir envantere sahibiz. Pazarlama açısından bakıldığında elimizde çok fazla ürün var; esas problem, bu ürünleri doğru kitleyle, doğru zamanda buluşturabilmektir. Bu çerçevede değerlendirildiğinde, turizm master planı ile ortaya konan çalışmalar doğrultusunda Samsun’un turizmden en yüksek geliri elde edebilmesi için doğru bir planlama yapılması gerekmektedir. Ancak burada kritik bir nokta vardır: Tüm kurumlar son derece değerlidir. Bir kenti ileriye taşımak istiyorsanız, temel kurumların bir arada ve uyum içinde hareket etmesi gerekmektedir" açıklamasında bulundu.