SAĞLIK - 18 Temmuz 2025 Cuma 12:15

Ağız kokusunu artıran diş problemlerine dikkat

A
A
A
Ağız kokusunu artıran diş problemlerine dikkat

Kişinin sosyal yaşamını ve özgüvenini olumsuz etkileyen ağız kokusu, aynı zamanda genel sağlık hakkında ipuçları veriyor. Dt. A.Gamze Akdereli, ağız kokusunun sadece geçici bir rahatsızlık olmadığını, altında ciddi ağız içi ve sistemik hastalıkların yatabileceğini vurguladı.


En yaygın nedenin yetersiz ağız hijyeni olduğunu belirten BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi’nden Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. Akdereli, düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve dil temizliğinin ihmal edilmesinin bakterilerin çoğalmasına ve kötü koku oluşumuna yol açtığını ifade etti. Akdereli, diş eti hastalıkları, diş taşı birikimi, tedavi edilmemiş çürükler ve uyumsuz dolguların da ağız kokusunu artıran diğer başlıca nedenler arasında yer aldığını ifade etti.


Beslenme alışkanlıkları da etkili oluyor


Soğan, sarımsak gibi keskin kokulu gıdaların ağızda kalıcı kokulara neden olabileceğini belirten Dt. A.Gamze Akdereli, bu tür yiyeceklerin ardından mutlaka ağız temizliğine özen gösterilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, yetersiz su tüketimi ve ağız kuruluğu da ağız kokusunu tetikleyen etmenler arasında bulunuyor.


Ağız kokusunun yalnızca ağız içinden kaynaklanmayabileceğine dikkat çeken Dt. Akdereli, "Diyabet, karaciğer ve böbrek yetmezliği, sindirim sistemi hastalıkları, sinüzit ve bademcik enfeksiyonları gibi birçok sistemik rahatsızlık da bu soruna neden olabilir. Bu nedenle uzun süredir devam eden ağız kokusu şikayetlerinde mutlaka altta yatan başka bir hastalık olup olmadığı araştırılmalıdır" dedi.


Açlık ve diyet dönemlerinde daha sık görülüyor


Uzun süreli açlık, oruç ya da ketojenik diyet uygulamalarında da ağız kokusu oluşabildiğini belirten Dt. Akdereli, "Bu durumlarda vücut yağ ve proteinleri yakarak keton üretir. Ketonların neden olduğu nefes kokusu ise genellikle daha keskindir" diye konuştu.


Ağız kokusunun tedavi edilebilir bir durum olduğunun altını çizen Dt. Akdereli, öncelikle ağız içi muayene ile çürük, diş eti hastalıkları veya diş taşı gibi nedenlerin ortadan kaldırılması gerektiğini ifade ederken gerekli durumlarda diş taşı temizliği, çürük tedavisi veya uyumsuz protezlerin yenilenmesiyle ağız kokusunun giderilebileceğini de söyledi.


Koruyucu önlemler etkili


Koruyucu alışkanlıkların da büyük önem taşıdığını vurgulayan Dt. Akdereli, "Günde en az iki kez diş fırçalama, diş ipi ve dil temizliği, bol su tüketimi, şekersiz sakız kullanımı ve ağız gargaraları ile destekleyici bakım yapılması gerekir. Ayrıca düzenli diş hekimi kontrolleri ile bu sorun erkenden fark edilip kontrol altına alınabilir" dedi.


Ağız kokusunun sadece kozmetik değil, medikal bir konu olduğunu belirten Dt. Akdereli, "Ağızdan gelen kötü kokular, vücuttaki başka bir sağlık sorununun belirtisi olabilir. Bu nedenle hafife alınmamalı, mutlaka uzman desteği alınmalıdır" diyerek konuşmasını sonlandırdı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.