POLİTİKA - 10 Şubat 2026 Salı 14:08

AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir’den İBB yönetimine

A
A
A
AK Parti İstanbul İl Başkanı Özdemir’den İBB yönetimine

AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Bayrampaşa İsmetpaşa Mahallesi’nde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tamamlamadığı kentsel dönüşüm alanında incelemelerde bulundu. Alana gelen İBB’ye bağlı zabıta ekipleri, bölgede açıklama yapılmasına tepki gösterdi. AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "6 yıldır İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni yöneten herkese soruyoruz. Kafanızı yastığa koyduğunuzda vicdanınız rahat mı? Bu gece burada deprem olsa burada bulunan vatandaşlarımız hayatını kaybetse en ufak bir vicdan azabı yaşar mısınız? Kentsel dönüşüm alanında değil, bir ihmal alanında olduğumuzu net bir şekilde ifade etmek istiyorum" dedi.


AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Bayrampaşa İsmetpaşa Mahallesi’nde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) ihmal ettiğini belirttiği kentsel dönüşüm sürecine ilişkin basın açıklaması yaptı. İsmetpaşa Mahallesi’nde incelemelerde bulunan Özdemir, bölgedeki mevcut durumu yerinde değerlendirerek, deprem güvenliği ve kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin tespitlerini kamuoyuyla paylaştı. Basın açıklaması sırasında Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı zabıta ekipleri alana gelerek AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından asılan pankartı kaldırdı. Yaşanan kısa süreli tartışmanın ardından pankart sökülürken, olay çevrede bulunan vatandaşların da dikkatini çekti. Vatandaşlardan zabıtaya tepki geldi. Vatandaşlar, "6 senedir neredeseniz ? Şu anda şov için geldiniz" diyerek tepkisini dile getirdi.


Özdemir, yaptığı açıklamada, İstanbul’un deprem gerçeğine dikkat çekerek, kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini vurguladı. İsmetpaşa Mahallesi’nde yaşanan gecikmelerin "kabul edilemez" olduğunu ifade eden Özdemir, yetkilileri sorumluluk almaya davet etti.


İstanbul’un göbeğinde yer alan Bayrampaşa’nın İsmetpaşa Mahallesi’nde ihmal edilen kentsel dönüşüm alanında bir araya geldiklerini belirten Özdemir, "Aslında bir film platosunda ya da aynı zamanda bir film setinde değiliz. Hatta bir savaş alanında hiç değiliz. Bayrampaşa’nın göbeğinde maalesef kentsel dönüşüm alanında ama ihmal alanında bir aradayız. Bayrampaşa’mızın hemen içerisinde İsmetpaşa Mahallemiz’de daha önce de Sağmalcılar Cezaevi olarak bilinen bölgenin hemen sol tarafta Kiptaş tarafından AK Parti döneminde yapılan konutların hemen yanında kentsel dönüşüm bölgesinde bir aradayız. Büyükşehir Belediye’miz 2011 yılında Çağlayan Adliyesi’nin olduğu yer Büyükşehir Belediye’miz mülkiyetindeyken oranın karşılığında Adalet Bakanlığı’na ait olan Sağmalcılar Cezaevi ömrünü yitirmiş olan cezaevi alanını kendi bünyesine takas yöntemiyle dahil etmişti. 2011 yılında başlayan plan süreci 2016 yılına kadar maalesef yine burada özellikle belirtmek istiyorum. Cumhuriyet Halk Partisi ve uzantılarının şehir plancıları odasının ki o dönem oda başkanı yine Gezi eylemlerini öncülük eden Tayfun Kahraman’dı. Hani şu 3. havalimanına 3. köprüye karşı çıkan ve ülkemizin gelişim süreçlerine takoz olmaya alışmış anlayış maalesef buradaki vatandaşlarımızın kentsel dönüşüm sürecine de takoz olmaya çalışmışlardı. Ve yıllar yılı süren yürütmeye durdurma kararları aldırtarak yargı sürecini ve yargısal anlamda süreci engelleme çalışmalarına ve devamlı şikayette bulunan şehir plancıları odasına rağmen Büyükşehir Belediyemiz kentsel dönüşüm çalışmalarından vazgeçmemiş ve 2016 yılında burada imalata başlamıştır. Hemen 2011 yılında buranın durumunu görüyoruz. 100 dönümün üzerinde bir alan bakın 100 dönümlük alanın bugünkü mali değeri onlarca milyar lira Türk lirası. Böylesine bir kaynağı Büyükşehir Belediyesi’ne gelir elde etmek için değil üzerine yine onlarca milyar para harcayarak hemen sol tarafta gördüğünüz konutları AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi milleti, vatandaşlar için ayırmış ve 2019 yılına kadar, yine birçok Tayfun Kahraman öncülüğündeki şehir plancıları odasının engelleme çalışmalarına rağmen devam ettirmiştir" dedi.


"Bizler AK Parti olarak hiçbir zaman hiçbir partinin kentsel dönüşüm adına ya da millete hizmet adına yapmış olduğu hiçbir çalışmaya ’hayır’ demedik"


AK Partili İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2019 yılında görevi devrettiğinde Kiptaş konutlarının sadece peyzaj imalatı kaldığını belirten Özdemir, "Yeni yönetim görevi devraldıktan sonra 2020 yılında burada da görüyorsunuz, peyzajı dahi bitmiş şekilde vatandaşlara verilmeye hazır olan bu konutlar tamamlanmıştı. Ne hikmetse gerçekten aslında ibretlik bir durum. Yıllar yılı buradaki dönüşüme karşı çıkan Tayfun Kahraman öncülüğündeki şehir plancıları odasının başındaki isim Gezi eylemlerinin öncüsü Tayfun Kahraman Büyükşehir Belediyesi tarafından Kentsel Dönüşüm Daire Başkanı oldu. Karşı çıktığı, engellemeye çalıştığı, bu yapılar bu inşaatlar ve bu plana bizzat uyarak kendi elleriyle buranın planını İstanbul Büyükşehir Belediyesi meclisine sunmak durumunda kaldı. Hatta basın mensuplarımız hatırlar. Büyükşehir Meclisi’nde AK Parti’nin çoğunluk olduğu mecliste, meclis üyelerimiz Tayfun Kahraman’ı özür dilemeye davet etmiş ve birçok polemiğe de bu konu gündeme gelmişti. Ama bizler AK Parti olarak hiçbir zaman hiçbir partinin kentsel dönüşüm adına ya da millete hizmet adına yapmış olduğu hiçbir çalışmaya hayır demedik. Demediğimiz gibi yine bizim dönemimizde yürüttüğümüz bitirdiğimiz projeyi milletimize sunmak adına yine öncülük ederek Büyükşehir Belediyesi meclisimizden geçirdik. Ve milletimize teslim edilmek üzere Büyükşehir Belediyesi’ne sunduk" dedi.


"Cumhuriyet Halk Partili İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 6 yıldır vatandaşlarımızı hazır olan konutlara yerleştirecek bir iradeyi maalesef gösteremedi"


Türkiye’nin çok büyük bir deprem felaketiyle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Özdemir, "11 ilde milyonlarca vatandaşımız evsiz kaldı ve on binlerce vatandaşımız hayatını kaybetti. 2023 yılından bugüne kadar hamdolsun milletimize vermiş olduğumuz sözü tuttuk ve 455 bin konutu deprem bölgesinde vatandaşlarımıza teslim ettik. Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı ’3 yılda anca bitirebildiler’ gibi maalesef talihsiz bir açıklama yaptı. Bu kadar büyük bir yapıyı altyapısı olmayan yerlere Adıyaman’da dağ başına İndire‘ye hem altyapı götürdük hem konutları yaptık. Ama siz bakın tam 3 yıllık depremin 2 katı, 6 yıllık süre içerisinde şehrin göbeğinde, şehrin merkezinde altyapının her şeyin geldiği bir yerde hazır olan konutlara bakın hazır olan konutlara. Size ’yerinden vatandaşları çıkartın. Başka bir yere götürün kiralık konutlara yerleştirin. Vatandaşımız ekstra kirayı ücreti ödesin’ demiyoruz. ’Hazır olan konutlara becerin de buradaki vatandaşlarımızı taşıyın ve buradaki büyük alanı yine 100 dönümlük alanı hemen ilçemizdeki başka riskli bölgedeki vatandaşlarımızı alarak buraya onlara yaptığınız konutlara onları yerleştirin’ diyoruz. Ama 6 yıldır maalesef buradaki vatandaşlarımızı hazır olan konutlara yerleştirecek bir iradeyi ve beceriyi maalesef Cumhuriyet Halk Partili İstanbul Büyükşehir Belediyesi gösterememiş durumda. Şunu özellikle ifade etmek istiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi kentsel dönüşüm bütçesini AK Parti dönemindeki bütçeyi tam yüzde 60 oranında aşağıya çekmiştir. Ve buradaki kaynağı da maalesef konutlar yapmak ve vatandaşların kentsel dönüşüm sürecini yürütmek için değil reklamı ayırarak reklam bütçesini buradan aldığı bütçeyle daha da yukarılara çekmiştir. Bizler AK Partili teşkilat mensupları olarak belediyelerimiz olarak kentsel dönüşüm seferberliğimizi hız kesmeden devam ettireceğiz. Ve özellikle burada bulunan mağdur olan vatandaşlarımızın hakkını hukukunu sonuna kadar korumaya devam edeceğiz. Bakın burada 400’ün üzerinde bina söz konusuydu. 200’ün üzerindeki binayı anca yıkabildiler. 200’ün üzerinde yine bina var olduğu yerde duruyor. Şunu da görüyoruz burada arkamızda içerisi boşaltılmış; tamamen elektriği, suyu, doğalgazı kesilmiş yıkılmayı bekleyen ama beceriksiz İBB yönetimi tarafından yıkımı dahi becerilemeyen bir durumda. Bu metruk binalarda her türlü suç ve her türlü kötü fiil işlenmeye devam etmekte" diye konuştu


"Kentsel dönüşüm alanında değil, bir ihmal alanında olduğumuzu net bir şekilde ifade etmek istiyorum"


Bölgede yaşayan vatandaşların aynı zamanda çok ciddi bir güvenlik tehdidiyle de karşı karşıya olduğunu belirten Özdemir, "Bunu dahi düşünemeyen, bunu dahi beceremeyen, bunu dahi maalesef yerine getiremeyen bir anlayışla karşı karşıyayız. Biz bu kadar süre içerisinde Bayrampaşa’da yan tarafta gördüğümüz gibi 2 bin 500’e yakın bağımsız birimi buraya yapmış, hatta buraya gelen vatandaşların boşalttığı yere dahi bir o kadar daha konutu yapmış, yeni sahiplerini oraya yerleştirecek bir duruma bugüne kadar maalesef getirmiş olurduk. Ama bu yönetim maalesef bunları becerecek bir anlayışa sahip değil. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne buradan şu soruyu özellikle sormak istiyoruz yöneticilerine 6 yıldır İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni yöneten herkese soruyoruz. Kafanızı yastığa koyduğunuzda vicdanınız rahat mı? Allah korusun bu gece burada deprem olsa burada bulunan vatandaşlarımız çocuklarıyla, evlatlarıyla, büyükleriyle hayatını kaybetse en ufak bir vicdan azabı yaşar mısınız? Ben maalesef az önce de ifade ettiğimiz gibi kentsel dönüşüm alanında değil, bir ihmal alanında olduğumuzu net bir şekilde ifade etmek istiyorum. İstanbul’da İstanbullunun hayatından giden bir dönemi 6 yıldır yaşıyoruz. Her alanda İstanbul var olan konumundan geri gitmeye devam etmekte. Her alanda ulaşım alanında, kentsel dönüşüm, alanında çevresel anlamda ve İstanbul’a katkı sunan bütün alanlarda maalesef İstanbul’un günden güne karanlık bir tünele girdiğini ve devam ettiğini görüyoruz. Ama bizler AK Parti teşkilatları ve AK Parti neferleri olarak belirli aralıklarla İstanbul’da yapılan her türlü hizmetsizliği İstanbul’un maalesef içinde bulunduğu hizmetsizlik anlayışını toplumumuzla paylaşmaya devam edeceğiz. İstanbul’umuzdaki vatandaşlarımızın hayatından nelerin götürüldüğünü vatandaşlarımıza sizlerin aracılığıyla anlatmaya devam edeceğiz" diye konuştu.


"Buranın 6 senedir pisliğini çekiyoruz"


Mahalle sakini Şükran Aksoy İBB yönetimine tepki göstererek, "Onun tozluğu, pisliği tamamen bizim evlerimizde. Ben balkonuma çamaşır bile asamıyorum. Astığım zaman da geri yıkamak zorunda kalıyorum. Yetmiyor. Burayı evsizler, bağımlılar kullanıyor. Ateş yakıyorlar. O ateşin kurumu, tozluğu, pisliği. Yine bizde burada bağımlılar kalıyor ve biz hastaneye gelip giderken gece geliyoruz bazen. Ve o bağımlılardan dolayı biz tedirginiz. Buranın 6 senedir pisliğini çekiyoruz. Bunu göstermeye, anlatmaya geldiğimiz zaman neden engelleniyoruz? Hayalet kent oldu yani. Burası hayalet kent oldu. İnsanlar yürürken bu bitişindeki caddeleri, sokakları kullanmamaya çalışıyor. Çünkü riskli ve güvenli. Çünkü tabii ki riskli. Buradan ne çıkacağını bilmiyoruz" Dedi.


(SÇ-RU

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Büyük Pınar Mesire Alanı dualarla hizmete açıldı Kayseri’nin Yahyalı ilçesinde Yahyalı Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Büyük Pınar Mesire Alanı düzenlenen törenle hizmete açıldı. Doğayla iç içe yapısı, serin suyu ve geniş kullanım alanlarıyla dikkat çeken mesire alanı vatandaşların yoğun ilgisiyle hizmete girdi. Açılış programı saygı duruşu, İstiklal Marşı’nın okunması ve Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Yoğun katılımla gerçekleştirilen programa AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy, Yahyalı Kaymakamı İbrahim Gültekin, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, AK Parti Kadın Kolları İl Başkanı Meral Koşar, Yahyalı Belediye Başkanı Esat Öztürk, AK Parti Yahyalı İlçe Başkanı Adem Sarıçiçek ve yönetim kurulu üyeleri katıldı. Programa ayrıca belediye meclis üyeleri, ilçe protokolü, mahalle muhtarları, ilçe daire ve kurum amirleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, oda başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılışta konuşan Yahyalı Belediye Başkanı Esat Öztürk, Büyük Pınar Mesire Alanı’nın vatandaşların aileleriyle birlikte huzur içinde vakit geçireceği önemli bir sosyal yaşam alanı olduğunu belirtti. Başkan Öztürk konuşmasında, "Anadolu’nun bağrında, doğasıyla, tarihiyle ve insanıyla gönüllerde taht kuran güzel ilçemiz Yahyalı’nın eşsiz değerlerinden biri olan Büyük Pınar Mesire Alanı’nın açılışında sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Kurban Bayramı’na yetiştirmek için büyük gayret gösterdiğimiz bu güzel alanı doğal yapısını koruyarak halkımızın hizmetine sunduk." dedi. Büyük Pınar’ın vatandaşların piknik yapabileceği, çocukların güvenle vakit geçirebileceği ve ailelerin doğayla iç içe huzurlu zaman geçireceği önemli bir alan haline geldiğini ifade eden Başkan Öztürk, ilçeye yeni sosyal yaşam alanları kazandırmaya devam edeceklerini söyledi. AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy ise konuşmasında Yahyalı’da yapılan hizmet ve yatırımlardan duyduğu memnuniyeti dile getirerek Yahyalı Belediye Başkanı Esat Öztürk ve belediye personeline teşekkür etti. Büyük Pınar Mesire Alanı’nın eski haline göre büyük değişim gösterdiğini belirten Özsoy, Başkan Esat Öztürk’ün ilçeye önemli eserler kazandırdığını ifade etti. AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan da konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kayseri ve Yahyalı’ya selamlarını ileterek ilçede gerçekleştirilen hizmet ve yatırımlardan duyduğu memnuniyeti ifade etti. AK Partili belediyelerin eser ve hizmet siyasetiyle çalıştığını belirten Okandan, Büyük Pınar Mesire Alanı gibi projelerin vatandaşlara önemli sosyal yaşam alanları sunduğunu söyledi. Program, yapılan dua ve kurdele kesiminin ardından sona erdi. Program sonrası protokol üyeleri ve vatandaşlar Büyük Pınar Mesire Alanı’nı inceleyerek yapılan çalışmaları yerinde inceledi.
Denizli Uluslararası Tiyatro Festivali Denizli’ye sanat rüzgarı estirdi Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde 38’incisi gerçekleştirilen Uluslararası Amatör Tiyatro Festivali, 9 gün boyunca sahnelenen 29 oyun, yurt içi ve yurt dışından katılan 28 tiyatro topluluğu ve binlerce sanatseverin yoğun ilgisiyle unutulmaz anlara sahne oldu. Geçtiğimiz hafta kortej yürüyüşü ve ardından sahnelenen "Sığıntılar" oyunuyla perdelerini açan festival, 9 gün boyunca 29 farklı oyunla şehri dev bir açık hava sahnesine dönüştürdü. Festival kapsamında, 4’ü yurt dışından olmak üzere toplam 28 tiyatro topluluğu Denizli’de ağırlandı. Yerli ve yabancı ekiplerin performansları, her gün farklı sahnelerde tiyatro severlerin beğenisine sunuldu. Sokaklara, meydanlara ve salonlara sığmayan gösterimlere Denizli halkı yoğun ilgi gösterdi. Bu yıl festival sadece şehir merkeziyle sınırlı kalmadı. Acıpayam ve Sarayköy ilçelerinde de özel gösterimler gerçekleştirildi. İlçe sakinlerinin yoğun katılım gösterdiği etkinlikler sayesinde, tiyatronun birleştirici ve estetik gücü tüm Denizli’ye ulaştırıldı. Büyük final dünya klasiği "Hamlet" ile yapıldı Sanat dolu günlerin ardından festivalin kapanış perdesi, dünya edebiyatının en önemli klasiklerinden biri olan "Hamlet" ile indi. Maltepe Belediye Tiyatrosu tarafından sahneye taşınan eser, alışılmışın dışındaki özgün yorumu, modern rejisi ve güçlü sahne dinamizmiyle izleyicilerden büyük beğeni topladı. Shakespeare’in yüzyılları aşan zamansız trajedisini, etkileyici dekor ve dekor-ışık tasarımlarıyla birleştiren ekip, tiyatro severlere adeta bir görsel şölen sundu. Oyuncuların performansı salonu dolduran yüzlerce sanatsever tarafından ayakta alkışlandı.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları; su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) 2026 Yılı Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, 23’ü genel kurul delegesi, 22’si oda ve borsa genel sekreteri olmak üzere toplam 55 kişiye plaket verileceğini kaydederek, 10, 20 ve 30 yıllık hizmet süreleri boyunca TOBB çatısı altında özveriyle çalışanları tek tek kutladığını aktardı. TOBB’un her sene mayıs ayında düzenlediği bu törenin esasında TOBB camiasının kendi mensuplarına ödediği bir gönül borcu, vefa göstergesi ve iltifat nişanesi olduğunu dile getiren Erdoğan, şeref belgesi ve plaket sahiplerinin bu süre zarfında TOBB bünyesinde ifa ettikleri mühim vazifelerin yanı sıra yaptıkları fedakarlık ve elde ettikleri başarılarla aynı zamanda Türkiye’nin de önünü açtıklarını dile getirdi. "Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten 3’üncü oda sistemidir" TOBB’un 367 ticaret sanayi odası, ticaret borsası ve deniz ticaret odasıyla özel sektörün çatı kuruluşu olarak çok önemli bir misyonu yerine getirdiğine dikkati çeken Erdoğan, "81 ilimiz ve 160 ilçemizdeki oda ve borsalarımız, şehirlerimizin kalkınmaları için her fırsatı değerlendirerek, tüm imkanlarını seferber ederek çok samimi bir gayreti ortaya koyuyor. Gayret samimi, niyet de halis olunca karşımıza çıkan başarı tablosu hamdolsun her geçen gün biraz daha büyüyor, daha belirgin hale geliyor. Bugün itibarıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten 3’üncü oda sistemidir. Birlik, 2 milyon 634 bin üyesiyle Türkiye’nin ve ekonomimizin lokomotifidir, omurgasıdır, güvencesidir. Halihazırda ihracatımızın yüzde 99’u yani 273 milyar dolarlık kısmı oda ve borsa üyesi firmalarımız tarafından gerçekleştiriliyor. Aynı şekilde 17 milyonluk bir mevcutla kayıtlı istihdamın yüzde 74’ü bu firmalarımız tarafından sağlanıyor" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle son dönemde oda ve borsaların hizmet kapasitesinin önemli ölçüde arttığını dile getirerek, "Tarımdan eğitime, ticaretten teknolojiye farklı kulvarlarda aldığımız mesafelerin her aşamasında sizlerin emeği ve imzası var. Gümrük kapılarımızı devlete hiçbir yük getirmeden modernize ederek ihracatta yeni rekorlar kırmamıza sizler vesile oldunuz. Toprak Mahsulleri Ofisimizde ilk yatırımı yaparak devamında özel sektörümüzü de sürece dahil ederek tarımda lisanslı depolama sistemine geçmemize ve gıda arz güvenliğinin teminine sizler öncülük ettiniz. Kurucu ortaklarından biri olduğunuz Kredi Garanti Fonu ile üyelerinizin banka kredilerine kefil olarak finansmana erişimi kolaylaştırınız. Ülkemizi Küresel teknoloji rekabetinde stratejik bir konuma ulaştıracak ilk kuantum bilgisayarını ASELSAN’ımızla birlikte sizden ürettiniz. 81 ilimizde 81 okul inşa ettiniz. Asrın felaketinde tüm imkanlarınızı, tüm kaynaklarınızı depremzedelerimiz için sahaya indirdiniz. Afetzedelerimize söz verdiğimiz ve hamdolsun geçtiğimiz yılın Aralık ayı itibarıyla anahtarlarını teslim ettiğimiz 455 bini aşkın deprem konutunun yapımına en büyük desteği verdiniz. Son olarak, Türkiye’nin ilk elektrikli aracı Togg’un hayata geçirilmesini sağladınız. Yurt içinde yüzde 35’lik pazar payı ile liderlik koltuğuna yerleşen Togg birçok Avrupa ülkesinde yolları süslemeye devam ediyor. "Biz Türkiye’ye 10 yıllardır dayatılan öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmaya çalışırken birileri de bu süreçte sürekli önümüze takoz koyuyor" diyen Erdoğan, bazı kesimlerin eline geçirdikleri her fırsatta kullandığı şeamet tellallığını bugüne kadar kale almadıklarını ve yeni başarılara imza atmayı sürdüreceklerinin altını çizdi. "Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik" Türk milletine ve Türkiye’ye hizmet yolunda neredeyse çeyrek asrı geride bıraktıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu devre aldığımız ilk günden itibaren milletimizin her bir ferdinin mesuliyetini omuzlarımızda taşıdığımızın bilinciyle hareket ettik ve ediyoruz. Son 23 buçuk yılda sizlerin ve aziz milletimizin desteğiyle eğitimden sağlığa, ulaşımdan ticarete, tarımdan güvenliğe, Türkiye’yi her alanda bir üst lige bizler taşıdık. Dört sütun üzerinde yükselttiğimiz ekonomimizi sağlam bir yapıya kavuşturduk. Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları; su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hale getirdik" ifadelerine yer verdi. "2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yaptık" Bölgedeki çatışmalara rağmen geçen yıl ekonomiyi 3,6 oranında büyüterek milli geliri 1,6 trilyon dolara, kişi başı milli geliri 18 bin 40 dolara ulaştırdıklarını söyleyen Erdoğan, "Dış ticaret hacmimizi 820 milyar dolara, mal ve hizmet ihracatımızı ise 396 milyar dolara çıkardık. Çok yakın bir gelecekte 400 milyar doları da Allah’ın izniyle aşacağız. Özellikle ihracatta başarı hikâyesi yazmaya devam ediyoruz. Geçen ay ihracatımız önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaşarak nisan ayı rekorunu kırdı. Bu rakam aynı zamanda Cumhuriyet tarihimizin en yüksek aylık ikinci rekoru olarak kayıtlara geçti. Nisan ayında kaydedilen 4,6 milyar dolarlık artış, son 53 ayın en yüksek ihracat artışı oldu. Savaş ve krizlerin yol açtığı zorluklara karşın Türkiye’nin ihracatı güçlü ivmesini korudu ve 166 ülkede ihracatımız artış gösterdi. 2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yaptık. Yıllıklandırılmış mal ihracatımız 2026’da yüzde 4,2 artışla 275,8 milyar dolara yükseldi. 2002’de 14 milyar dolar olan hizmetler ihracatımız 2025’te 8,7 kat artarak 122,6 milyar dolara çıktı. Hizmetler ticareti fazlamız 2025 yılında 63,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti ve bu tutar cari dengemize güçlü bir katkı sağladı. Türkiye, hizmetler ticaretinde dünyanın en yüksek düzeyde fazla veren 6’ncı ülkesi konumuna yükseldi" dedi. "SAHA 2026 fuarında 8 milyar dolar iş hacmine sahip 182 anlaşma imzalandı" Savunma ve havacılık ihracatının geçen yıl 10 milyar doları aştığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "SAHA 2026 fuarında 6 milyar doları ihracata dönük olmak üzere toplam 8 milyar dolar iş hacmine sahip 182 anlaşma imzalandı. İhracatta yakaladığımız ivmeyi turizm ve istihdam rakamlarıyla daha da perçinliyoruz. 2025’te 64 milyon ziyaretçi ağırladık, 65,2 milyar dolar turizm geliri elde ettik. Turizm gelirimizi 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artırarak 9 milyar 896 milyon dolar seviyesine taşıdık. İşsizlik oranımızı yüzde 8,1’e indirdik. İstihdam sayımızı 32,5 milyon kişiye, istihdam oranımızı ise yüzde 48,5’a yükselttik. İş gücüne katılma oranımız yüzde 52,8’e çıkarken, işsizlik oranımız tam 35 aydır tek haneli seyrini sürdürüyor. Türk ekonomisinin potansiyelinin farkında olan yurt dışı yatırımcılar da son 23 yılda ülkemizde 89 bin şirket kurarak 290 milyar dolar tutarında yatırım yaptılar. Bu yatırımcılar aynı zamanda 1 milyon 200 bin kişiye istihdam sağlayıp yılda 70 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek ülkemize döviz kazandırdılar" diye konuştu. "Ekonomi yönetimimiz piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor, almaya da devam edecektir" Bölgesel ve küresel gelişmelerden kaynaklı geçici fiyat artışlarının her vatandaşlar hem de reel sektör üzerinde oluşturduğu baskıyı bildiklerini kaydeden Başkan Erdoğan, "İktidarlarımız döneminde ekonomiyi hiçbir zaman sadece verilerden, grafik ve rakamlardan ibaret görmedik. Ekonomi politikalarımızı oluştururken ve uygularken sizlerin kanaatlerine, önerilerine ve hatta eleştirilerine her daim kulak verdik. Göstergelerin bize anlattığı ekonomi fotoğrafının sağlamasını çarşıyla, pazarla, esnafın, çiftçinin, sanayicinin, üreticinin anlattıklarıyla yaptık. Bugün de ekonominin tüm aktörleriyle, işverenle, girişimciyle, emekçiyle, çiftçiyle, esnaf ve sanatkârla samimi bir iletişim halindeyiz. Bugün de sokağın, çarşının, pazarın nabzını tutmaya gayret ediyoruz. Bilmenizi isterim ki ekonomi yönetimimiz piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor, almaya da devam edecektir. Biz de bunun takipçisi olmayı, sizlerden gelen teklif, tespit ve tenkitler doğrultusunda gerekli yönlendirmelerde bulunmayı sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. "Birileri fahiş fiyatlarla vatandaşlarımızın cebine, kesesine, kazancına el uzatmaktadır" Üretim ve ulaştırma maliyetlerindeki artışla izah edilemeyecek ölçüde fırsatçı bir fiyatlama alışkanlığı ile karşı karşıya olduklarını söyleyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye bugün enerji başta olmak üzere birçok alanda Avrupa’nın en düşük girdi maliyetlerine sahipken bazı ürünlerin fiyatlarında orantısız artışlar yaşanıyorsa bunun piyasa şartlarıyla açıklanamayacağı ortadadır. Yani birileri girdi maliyetlerindeki dalgalanmayı gerekçe göstererek fahiş fiyatlarla vatandaşlarımızın cebine, kesesine, kazancına el uzatmaktadır. Oysa bizim iş ve ticaret ahlakımız bin yıllık ahilik geleneğiyle şekillenmiştir. Bu gelenekte fırsatı ganimet bilmenin, haksız kazanç elde etmenin, taklit, tağşiş ve çıkar odaklı hareket etmenin yeri yoktur. Tam aksine ahilik; dayanışma demektir, yardımlaşma demektir. Hakkın rızasını halkın iyiliğiyle, faydasıyla, esenliğiyle bir görmek demektir. Bu yüzden piyasadaki fırsatçılara dönük denetimlerimizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda gerçekleştirdiği konuşmanın ardından Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile plaketleri takdim etti.
Eskişehir AK Parti Eskişehir İl Başkanı Albayrak: "Ahmet Ataç, derhal istifa etmelidir" AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik operasyonla ilgili, "20 yılı aşkın süredir bu belediyeyi yöneten Ahmet Ataç, artık bu ağır siyasi ve vicdani sorumluluğun altında kalmıştır. Bu skandallar ve gelinen nokta karşısında derhal istifa etmelidir" dedi. Tepebaşı Belediyesi’ne yönelik düzenlenen operasyon kapsamında sabah adliyeye çıkarılan 25 kişiden 15’i tutuklama, 10’u ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılma talebiyle mahkemeye sevk edilmişti. Soruşturma süreci devam ederken, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, konuyla ilgili bir açıklamada bulundu. Başkan Albayrak’ın açıklamasında, "Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Başkanı, ’Kimse Eskişehir’i sahipsiz, meydanı da boş zannetmesin’ demiş. Ortaya çıkan tablo karşısında hâlâ siyasi hamaset üretmeye çalışmak gerçekten ibretliktir. Milletin hayrıyla pişen aşevi yemekleri üzerinden kurulan iddialar konuşulurken, sahte imza raporları ortadayken, paravan şirketler ve milyonluk para trafiği soruşturulurken kimse çıkıp bize ’hukuk’ ve ’mağduriyet’ nutku atmasın. Yıllardır Eskişehir’de oluşturdukları o dokunulmaz düzenin hiç bozulmayacağını sandılar. Şehrin kaynaklarını kendi çevrelerinin imtiyaz alanı gibi gördüler. Kurdukları algı duvarlarının arkasına saklanıp kimsenin hesap soramayacağını düşündüler ama artık kurdukları vitrin paramparça oluyor" ifadeleri yer aldı. "Ahmet Ataç, derhal istifa etmelidir" Başkan Albayrak, sözlerinin devamında, "Siz o ’meydanlarda’ boy gösterirken, lüks villalarda yaşayanlar, belediye gücüyle servet düzeni kurduğu iddia edilenler Eskişehir’i sahipsiz bırakırken neredeydiniz? Garibanın boğazından geçecek aşevi lokması üzerinden milyonlarca liralık usulsüzlük iddiaları ortaya saçılırken o ’meydan’ kimlere emanetti Belediye koridorlarında sahte imza iddiaları konuşulurken, uyarmak isteyen personeller güvenlikle kapı dışarı edilirken Eskişehir’in ’sahibi’ kimdi? Adliye önündeki görüntülerden rahatsız oluyorsunuz da dosyalardaki zincirleme zimmet, evrakta sahtecilik, MASAK raporları ve kara para aklama iddiaları hiç mi vicdanınızı sızlatmıyor? Bu süreç bir algı çalışması değil, Eskişehir halkının hakkını, yetimin rızkını ve kamu kaynaklarını koruma mücadelesidir. Bugün yapılması gereken hamaset üretmek değil, çıkıp kamuoyuna hesap vermektir. 20 yılı aşkın süredir bu belediyeyi yöneten Ahmet Ataç, artık bu ağır siyasi ve vicdani sorumluluğun altında kalmıştır. Bu skandallar ve gelinen nokta karşısında derhal istifa etmelidir" diye belirtti.