EKONOMİ - 10 Mart 2026 Salı 10:42

Akbank’tan kadınların iş hayatında karşılaştığı engelleri görünür kılan araştırma

A
A
A
Akbank’tan kadınların iş hayatında karşılaştığı engelleri görünür kılan araştırma

Akbank’ın Futurebright ile yürüttüğü ‘İş Hayatında Kadın Araştırması’, kadınların iş gücünden bireysel tercihlerle değil, yapısal uyumsuzluklar nedeniyle uzaklaştığını ortaya koydu. Araştırma, hamileliğin kariyer riski olarak algılanmasından, ücret eşitsizliğine kadar pek çok başlıkta sistemsel risklere işaret ediyor.



Akbank, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının güçlenmesi alanında hem kurumsal hem de toplumsal ölçekte attığı somut adımlarla bankacılık sektöründe ve iş dünyasında önemli bir model ortaya koyuyor. Banka, kurum içi uygulamalarından eşitlik odaklı toplumsal programlarına, yenilikçi finansman araçlarından mentorluk ve dönüşüm programlarına kadar uzanan bütüncül yaklaşımıyla eşitliği çalışmalarında önceliklendiriyor.


Bu yaklaşımın bir yansıması olarak, banka, Futurebright iş birliğiyle ‘İş Hayatında Kadın Araştırması’nı gerçekleştirdi. Araştırma, Türkiye’de kadınların çalışma hayatında karşılaştığı yapısal engelleri net biçimde ortaya koyuyor.


Akbank Hazine ve Finansal Kurumlar Genel Müdür Yardımcısı ve Akbank Çeşitlilik, Hakkaniyet ve Kapsayıcılık Lideri Şebnem Muratoğlu, konuya ilişkin açıklamasında şunları söyledi: "Eşitlik, yalnızca temsil oranlarını artırmak değil; kültürü, süreçleri ve finansal ekosistemi yeniden tasarlamak demektir. ‘İş Hayatında Kadın Araştırması’ da bunu net bir şekilde görünür kılıyor; kadınlar çalışmak istemedikleri için değil, sistem onların ihtiyaçlarına uygun olmadığı için çalışma hayatından uzaklaşıyor. Çalışan kadınların yüzde 58’inin işte başarılı olmak için maskülen davranmak zorunda hissetmesi, her üç kadından birinin hamilelik haberini kariyer riski olarak görmesi, sorunun bireysel değil, yapısal olduğunu ortaya koyuyor. Banka olarak bu alanda dönüşüm için sorumluluk almaya, bütüncül bir modelle öncü çözümler geliştirmeye devam edeceğiz."


Kadınları iş yaşamından uzaklaştıran faktörler saptandı


Çalışan kadın ve erkekler, çalışmaya ara vermiş kadınlar ve 14-24 yaş arası öğrencilerle gerçekleştirilen ‘İş Hayatında Kadın Araştırması’na Türkiye genelinde 2 bin 153 katılımcının görüşleri yön verdi. Buna göre, çalışan kadınların yüzde 20’si çalışmayı ‘güçlü ve yeterli hissetmek’ ile ilişkilendirirken, yüzde 10’u saygı ve değer görmeyi iş hayatıyla bağdaştırıyor.


Bununla birlikte sistemsel engeller de dikkat çekiyor:


Erkeklerin yüzde 46’sı, liderlik rollerine erkeklerin daha çok yakıştığını düşünüyor.


10 kadından 7’si, iş hayatında yaşanan olumlu ya da olumsuz gelişmelerin kadınların özel hayatını daha fazla etkilediği görüşünde.


Araştırma ayrıca kadınların aynı pozisyonda çalıştıkları erkek meslektaşlarına kıyasla ücret konusunda eşit davranılmadığını hissettiklerini ortaya koyuyor.


Akbank, eşitlik odaklı kurumsal kültür inşa ediyor


Banka, araştırmada ortaya konan yapısal sorunlara karşı kurum içinde güçlü bir model inşa ediyor. Yetkinlik temelli işe alım süreçleri, kapsayıcı performans sistemleri ve iş-yaşam dengesini gözeten esnek izin politikaları, bakanın kurumsal kültürünü şekillendiren temel unsurlar arasında yer alıyor. Bağımsız denetimlerle doğrulanan eşit işe eşit ücret politikası ise bankanın bu alandaki kararlılığının somut bir göstergesi.


Böylece bankada çalışanların yüzde 53’ünü kadınlar oluştururken, STEM rollerindeki kadın çalışan oranı ise yüzde 36. Aynı zamanda 2025’te terfi eden Akbanklı çalışanların yüzde 54’ünü kadınlar oluşturdu. Aynı dönemde yeni işe alınan çalışanlar içinde kadın oranı yüzde 47 olarak gerçekleşti.


Bankada liderlik rollerinde de kadınlar güçlü bir konuma sahip. Yüzde 57 kadın lider oranı ile banka, 2025 OMFIF Cinsiyet Dengesi Endeksi’nde dünyada 8’inci sırada ve Türkiye’nin tek temsilcisi konumunda yer aldı. Banka, Yönetim Kurulu Çeşitlilik Politikası kapsamında 2027 yıl sonuna kadar yönetim kurulundaki kadın üye oranını ise en az yüzde 30’a yükseltmeyi taahhüt ediyor.


Yapısal sorunlara kapsayıcı çözümler üretiyor


Araştırmaya göre, her 5 kadından 1’i çocuk veya aile bakımı nedeniyle iş hayatından ayrılıyor. Her üç kadından biri hamilelik haberini aldığında mevcut pozisyonunu sürdüremeyeceğini düşünüyor. Bu veriler, anneliğin kadınlar için bir "kariyer alarmına" dönüştüğünü gösterirken; banka, annelerin iş hayatına dönmesi için hem banka genelinde öncü uygulamaları hayata geçiriyor hem de toplumsal dönüşüm için inisiyatifler yürütüyor.


Bankada doğum sonrası işe dönüş süreci mentorluk sistemiyle desteklenirken, tüm ebeveynler esnek ve hibrit çalışma modelleri, refakat ve okul-karne izinleri ile eşit bakım yaklaşımını güçlendiren babalık izni gibi uygulamalardan yararlanıyor. İkinci Bahar ve Yeniden Başlasın programları ise bakım sorumlulukları nedeniyle kariyerine ara veren kadınların iş hayatına dönüşünü destekliyor.


Banka ayrıca kadınların kariyer yolculuğunun farklı aşamalarına yönelik programlar yürütüyor. Rol Model Akbanklı programı ile kadınların toplumun her alanında görünürlüğüne katkı sağlamayı hedeflerken, Teknolojide Güçlü Kadınlar projesi ve Teknolojide Kadın Derneği iş birlikleriyle STEM alanındaki cinsiyet dengesizliğinin azaltılmasına yönelik çalışmalar sürdürülüyor.


Bunun yanı sıra Akbank Dönüşüm Akademisi ve Akbank Gençlik Akademisi çatısı altında düzenlenen eğitim ve gelişim programlarıyla girişimci ve genç kadınların kariyer ve liderlik yolculukları destekleniyor.


Bankanın, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında dönüşüm ve kapsayıcılık odaklı çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceği belirtildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da Yeşim Grup’a Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülü Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde Bursa imzası yer aldı. Yeşim Grup, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında uzun yıllardır kararlılıkla yürüttüğü çalışmalarla Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından Kültür Merkezi’nde düzenlenen 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde ödüle layık görüldü. Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri, 5 Mart 2026 tarihinde Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kadın girişimciliğinin desteklenmesinden kadın istihdamına, toplumsal cinsiyet eşitliği bilincinden eğitim ve kültürde fırsat eşitliğine kadar birçok farklı başlıkta projelerin değerlendirildiği zirvede, 8 ayrı kategoride toplam 30 proje ödülle onurlandırıldı. Sunuculuğunu oyuncu ve televizyon sunucusu Ceyda Düvenci’nin üstlendiği, iş dünyası, sanat ve sivil toplumdan birçok önemli ismi bir araya getiren ve "İnsana, Gezegene ve Geleceğe Değer" temasıyla düzenlenen törende Yeşim Grup, toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmalarıyla öne çıktı. "Köklerden Geleceğe Eşit Yarınlar İçin" başlıklı proje, başkanlığını Prof. Dr. Ithır Erhart’ın yürüttüğü, akademi, iş dünyası, medya ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan 22 kişilik bağımsız jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda 62 proje arasından seçilerek "Kadın İstihdamı ve İş Yaşamında Fırsat Eşitliği" kategorisinde ödüle layık görüldü. Ödül, Yeşim Grup adına Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, Kurumsal İletişim Şefi Gizem İskeçeli Ok ve Kurumsal İletişim Uzmanı Furkan Güneri’ye takdim edildi. Yeşim Grup’un "Önce İnsan" anlayışına vurgu yapan Yeşim Grup Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, "Toplumsal cinsiyet eşitliği, 1988 yılından bu yana kurum kültürümüzün temelini oluşturan önemli değerlerden biri. Kadınların iş yaşamında eşit fırsatlara sahip olduğu ve potansiyellerini özgürce ortaya koyabildiği bir çalışma ortamı oluşturmanın hem kurumsal gelişim hem de toplumsal dönüşüm açısından büyük değer taşıdığına inanıyoruz. Bu ödül, kapsayıcı ve âdil kurum kültürümüzün bir yansıması olması açısından bizim için ayrıca anlam taşıyor. Çok paydaşlı iş birlikleriyle güçlenen projemiz; uzun yıllara yayılan sürdürülebilir yaklaşımı, ortaya koyduğu ölçülebilir sonuçlar ve kurum sınırlarını aşarak daha geniş bir toplumsal etki alanı göstermesiyle dikkat çekiyor. Bu alanda uzun yıllardır sürdürdüğümüz çalışmaların böyle anlamlı bir platformda takdir edilmesi bizim için önemli bir motivasyon kaynağı." dedi. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların iş yaşamında güçlenmesine yönelik çalışmalarıyla uluslararası platformlarda dikkat çeken Yeşim Grup, Just Style Excellence Awards kapsamında Ecollectiv projesiyle çeşitlilik, kapsayıcılık ve sosyal etki kategorilerinde ödüle layık görülürken, "UN Global Compact Network Ukrayna" tarafından yürütülen "Sürdürülebilirlik Ortaklığı Ödülü 2025" kapsamında ise "Sosyal Değişim" kategorisinde örnek gösterilen projeler arasında yer almıştı.
Antalya Nineler ve torunları mendil geleneğinde buluştu: Ellerini öptükleri ninelerinin sardığı mendillerden hediyelerini aldılar Antalya’da Olgunlaşma Enstitüsü tarafından kültürde ayrı bir yeri olan mendil geleneğini genç kuşaklara tanıtmak amacıyla "Nineler ve torunlar ile bayram geleneği" etkinliği düzenlendi. Kuşakları bir araya getiren etkinlikte nineler ve torunlar gelenekleri yeniden canlandırdı. Olgunlaşma enstitüsü Müdürü Emine Erkal, "Bu geleneği yaşatmak adına burada toplandık. Olgunlaşma enstitüleri olarak geleneği birlikte kucaklamaya ihtiyacımız var" dedi. Ramazan ve kurban bayramlarında unutulmaya yüz tutmuş, ziyarete gelen küçüklere mendil verme geleneği, Antalya’da Olgunlaşma Enstitüsü tarafından "Nineler ve torunlar ile bayram geleneği" etkinliği ile tekrar yaşatılıyor. Eski bayram geleneklerinin unutulmaması için gerçekleştirilen etkinlikte nineler ve torunlar birlikte mendil hazırladı. Mendillere torunların isimlerinin baş harfleri yazıldı ve geleneksel motifler işlendi. Hazırlanan mendillerin içerisine nineler tarafından para ve şeker konuldu, torunlar ise ninelerinin ellerini öperek hediyelerini aldılar. Gelecek ile gelenek arasında köprü kuran etkinlikte eski bayram günleri tekrar yaşatıldı. "Etkinliğin birliğimizi koruyacağına inanıyorum" Antalya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Emine Erkal, teknolojideki hızlı gelişmelerin geleneklerin unutulmasına neden olduğunu söyledi. Geleneklerin tekrar yaşatmak adına etkinliği düzenlediğini ifade eden Erkal, "Ramazan bayramı öncesinde mendiller işlenir ve torunlarımıza ve çocuklarımıza hediye edilirdi. Bu geleneği yaşatmak adına burada toplandık. Mendiller işlendi. İçlerine şekerler kondu ve hep birlikte bu güzel geleneğimizi yaşatmış olduk. Olgunlaşma enstitüleri olarak geleneği birlikte kucaklamaya ihtiyacımız var. Son dönemde teknolojinin bu kadar arttığı ve iletişim sorunlarının yaşandığı günümüzde, bu tür etkinliklerin birliğimizi koruyacağına inanıyoruz" dedi "Geçmiş olmadan geleceğe bakamayız" Bedriye Bileydi İlkokulunda Öğretmen Nursen Yurtkulu bayramlarda çocuklara mendil verme geleneğini tekrar yaşatmak için öğrenciler ile birlikte etkinliğe katıldığını belirtti. Yurtkulu, kültürün inceliğine değinerek şöyle konuştu: "Nineler ile torunları buluşturduk, bayramda nasıl hediye veriliyorsa onu yaşatmaya çalıştık. Bugün çocuklar büyük bir keyif ile geldiler. Nineleri ile Mendillere baş harflerini işlediler, mutluydular. Bayramda büyüklerimiz mendil içinde çocuklara para verirlermiş, paranın mendil içinde verilmesinin sebebi çocukların etraftakilerin görüp utanmamasıymış. Gelenek ve göreneklerimizin bu kadar güzel bir inceliği var. Geçmiş olmadan geleceğe bakamayacağımız için bu köprüyü bir öğretmen olarak ben kurabilirim diye düşündüm." Etkinliğe katılan nine Hatice Çiftçi ise duygularını, "Çok güzel bir etkinlikti. Böyle bir şey tahmin etmiyordum. Heyecanlı geldim, mendilimi işledim" sözleriyle dile getirdi. Etkinliğe katılan öğrenci Esma Tanem Ekmekçi de, "İsimlerimizin baş harfini diktik. Mendilin içine ninelerimiz içine harçlık koyup bize verdiği geleneği sürdürdük. Geleneklerimizi yaşatmak çok güzel, içimde güzel bir his oldu." Etkinliğe katılan öğrenci Asya Lina Yıldırım ise "Mendillere isimlerimizin baş harfini işledik, çiçek ve kalp işledik. Bayramlarda yapılan çok güzel bir gelenek, tekrar canlandırmaya geldik" ifadelerini kullandı.
Sinop Sinop’ta soğuk hava arıcılığı olumsuz etkiliyor Sinop’ta kışın uzun sürmesi ve soğukların devam etmesi nedeniyle arı kolonilerinde açlık ve ölümler yaşandı. Erfelek ilçesi Çelen köyünde etkili olan soğuk hava, arıcılık faaliyetlerini olumsuz etkiledi. Bölgede arıcılık yapan Erol Karakaş, arıların mevcut durumunu ve yürütülen çalışmaları anlattı. Karakaş, kış döneminin genel olarak ağır geçmediğini belirterek, "Kış fena değildi. Kışın zayiatları illaki yüzde 10-20 oluyor ama şu andaki baharın iyi gitmesi bizim için önemli. Bundan sonra çiçeklerin iyi gitmesi ve gece sıcaklığının yüksek olması gerekir. Bal yaptıran gece sıcaklığı şu anda iyi değil. Çiçekler nektar üretmiyor, polen geliyor ancak nektar yok. Biz de bunu şekerle takviye ediyoruz, nektarın yerine bunu veriyoruz. Arılara şurup veriliyor ama arılar polen getirebiliyorlar" dedi. Arıların yavru üretimine devam ettiğini ifade eden Karakaş, "Yavru üretiyorlar, içeride yavruyu çoğaltıyorlar. Bizim gayemiz arı sayısını çoğaltmak. Şu anda kovanlarımızda en fazla 20 bin arı var. Yavruya bal şurubu vererek 80-100 bine çıkarıyoruz" diye konuştu. Karakaş, arıların şu anda gelişim döneminde olduğunu, bal sezonunun genellikle mayıs ortasından sonra başladığını belirterek, "Arıların bal tutma dönemi 15 Mayıs’tan itibaren başlar. O dönemde şurup vermiyoruz ve üzerine kat koyuyoruz. Alt kattaki balı alıyoruz, karışmıyoruz" şeklinde konuştu. Sinop’ta arıcılar, havaların olumsuz seyri nedeniyle arı ölümlerini azaltmak ve kolonileri güçlendirmek amacıyla takviye besleme yapmaya devam ediyor.
Manisa Salihli’de tarımsal üretime bilimsel destek Manisa’nın Salihli ilçesinde Ziraat Odası bünyesinde hizmet verecek olan Toprak, Yaprak ve Su Analiz Laboratuvarı düzenlenen törenle hizmete girdi. Ziraat Odası’nda düzenlenen açılış törenine Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, CHP Salihli İlçe Başkanı Mustafa Özer, Manisa Büyükşehir Belediyesi bürokratları, muhtarlar, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, oda başkanları ile çok sayıda davetli katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından ilk konuşmayı Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç yaptı. Yalvaç, "Bu serüven, rahmetli belediye başkanımız Ferdi Zeyrek, sivil toplum kuruluşlarını gezmeye başladığında odamızı da ziyaret etmesi ile başladı. Bildiğiniz gibi odamız bünyesinde yer alan laboratuvarın sürekliliği odamızın gelir ve gider dengesindeki zorluklar nedeniyle sağlanamadı. Biz kendisine odamızın fiziki yapısının uygun olduğunu, bu yüzden odamızda yaprak, toprak ve su analizi yapmak istediğimizi söyledik. Başkanımızda bizlere söz verdi ve protokol yaparak tüm Manisa’ya örnek olacak bir hizmeti kazandırma yoluna girdik. Bu birimimize çok sayıda ülkeden ekipman kazandırdık. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu olmak üzere, Salihli Belediye Başkanımız Mazlum Nurlu’ya, Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmet Dairesi Başkanı Yılmaz Usta’ya alanında uzman Prof. Dr. Yusuf Kurucu’ya bir kez daha teşekkür ediyorum" dedi. Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu ise ‘Tarımı bilimle buluşturan bu merkezin başta Salihli çiftçimiz olmak üzere tüm yöre çiftçilerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bir çiftçi belediye başkanı olarak bu tesisin ilçemize kazandırılması bizleri çok mutlu ettiğini belirtmek istiyorum" dedi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise "Salihli, Manisa’nın en bereketli en güzel ovasıyla, insanıyla güzellikleri ile örnek bir ilçesi. Herkesin gıpta ile baktığı özendiği bir ilçe. Salihli bizim için çok önemli. Salihli öyle çokta büyük bir yatırım almadı. Bizde bir fark oluşturmamız lazım dedik. Bu kapsamında Salihli’mize tarıma destek anlamında bu hizmeti kazandırıyoruz. Manisa’nın tamamında tüm çiftçilerimize destek olmaya devam edeceğiz" Konuşmaların ardından Toprak, Yaprak ve Su Analiz Laboratuvarının açılışı gerçekleştirildi.