SAĞLIK - 13 Kasım 2025 Perşembe 09:26

Akciğer kanserine karşı farkındalık paneli: "Önlemek bizim elimizde"

A
A
A
Akciğer kanserine karşı farkındalık paneli: "Önlemek bizim elimizde"

Akciğer kanseri, en sık ölüme yol açan kanser türlerinden biri ancak erken tanı ve doğru tedavi yöntemleri hayat kurtarabiliyor. Medipol Sağlık Grubu, Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlediği panelle erken tanı ve doğru tedavinin önemine dikkat çekti.


Akciğer kanseri, dünya genelinde en ölümcül kanser türlerinden biri olarak sağlık açısından büyük bir tehdit oluşturuyor. Risk faktörlerinin bilinmesi ve erken teşhis, hastaların yaşam şansını artırıyor. Bu kapsamda Medipol Sağlık Grubu, Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı paneli düzenleyerek önemli bir farkındalık çalışmasına imza attı. Moderatörlüğünü Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu’nun üstlendiği panel, Medipol Mega Üniversite Hastanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Etkinliğe Prof. Dr. Mehmet Bayram, Prof. Dr. Cüneyt Saltürk, Prof. Dr. Güven Sadi Sunam, Prof. Dr. Ahmet Bilici, Prof. Dr. Mesut Şeker, Prof. Dr. Dilek Ünal ve Prof. Dr. Tamer Atasever konuşmacı olarak katıldı. Uzman hekimler, akciğer kanserinin tanısı, tedavi süreçleri ve multidisipliner yaklaşımları hakkında katılımcılara kapsamlı bilgiler sunarak farkındalığı artırmayı hedefledi.



Akciğer kanseri ve riskler


Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Muhammed Emin Akkoyunlu, akciğer kanserinin en fazla ölüme neden olan kanser türleri arasında yer aldığını belirterek, "Akciğer kanserinde hayatın rutininde bulunmayan bir durum söz konusu. Risk faktörlerini konuşmamız gerekiyor. Son zamanlarda bilgimizin dışında gelişen kanser vakalarıyla da karşılaşıyoruz. Bu noktada düzenli kontroller ve doğru tedavi yöntemleri büyük önem taşıyor" dedi.



Sigara ve kanser ilişkisi


Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Bayram, akciğer kanserinde en önemli ve vurgulanması gereken faktörün sigara olduğunu ifade ederek, "Akciğer kanserlerinin yüzde 90’ı sigara ve türevlerinden kaynaklanıyor. Sigarayı ne kadar çok tüketiyorsanız, kansere yakalanma ihtimaliniz da o kadar artıyor. Bu nedenle kalıcı adımlar atmamız gerekiyor. Son dönemde özellikle gençler arasında elektronik sigara kullanımı yaygınlaştı, ancak bir süre sonra çoğu kişi yeniden geleneksel sigaraya dönüyor" diye konuştu.



Erken tanının önemi


Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Cüneyt Saltürk, risk grubundaki kişilerde erken tanının kritik olduğunu vurguladı. "Sigara içen 50-80 yaş grubunu riskli olarak kabul ediyoruz. Birinci dereceden yakınlarında kanser öyküsü olan kişilerde risk daha yüksek. Bu nedenle düşük doz tomografi ile düzenli taramalar yapılmalı. Erken tanı süreci net bir şekilde tespit etmemize yardımcı oluyor" dedi.


Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Güven Sadi Sunam, son yıllarda cerrahi tedavideki gelişmelere dikkat çekerek, "Onkoloji ekipleri hastalara eskiden tek çıkış yolunu cerrahide görüyordu, ancak artık ileri evre hastalıklarda bile güvenle tedavi sunabiliyoruz. Ameliyat sonrası hastalar 1 hafta ile 10 gün içinde normal hayatına dönebiliyor. Küçük kesiler ve konforlu teknikler hastaların iyileşmesini hızlandırıyor" ifadelerini kullandı.



Kişiye özel tedavi yöntemleri uygulanıyor


Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Bilici, "Her hastaya özgü tedavi yöntemi bulunuyor. Kişiye özel tedavi seçenekleri arttıkça süreç de olumlu şekilde değişiyor. Bağışıklık sistemini güçlü tutmak çok önemli. Yanlış ilaç kullanımı her şeyi tersine çevirebilir. Kemoterapiden uzaklaşmadık, ancak yeni tedavi seçenekleri kemoterapinin yanına alternatif oluşturuyor" şeklinde konuştu.


Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mesut Şeker, tıbbi onkoloji olarak hastaların evresine göre yaklaşım sergilediklerini belirterek, "Erken tanı, ameliyat öncesi ve sonrası süreçleri detaylıca inceliyoruz. Kemoterapi halen birçok alanda kullanılıyor, ancak immünoterapi seçeneklerini de hastalarımız için değerlendiriyoruz. İhtiyaç durumunda en uygun tedavi yöntemi belirleniyor" diye belirtti.



Radyoterapi ile süreç değişiyor


Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Dilek Ünal, radyoterapinin akciğer kanserinde her zaman önemli bir alternatif olduğunu vurguladı. "Güncel radyoterapi teknolojisi ile çok küçük alanları tedavi edebiliyor ve sağlıklı dokuları koruyabiliyoruz. Noktasal uygulamalar sayesinde olumlu sonuçlar alıyoruz" ifadelerini kullandı.


Nükleer Tıp Uzmanı Prof. Dr. Tamer Atasever, hastaların tanı sonrası doğru yönlendirilmesinin önemine dikkat çekti. "Hastaların biyopsi alınabilecek doğru noktalarının belirlenmesinde ve evrelemede yardımcı oluyoruz. Tedavi grubu seanslarımızı yürütüyor ve süreç boyunca hastaların takiplerini sağlıyoruz" diye ekledi.



Akciğer kanserine karşı farkındalık paneli: "Önlemek bizim elimizde"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.