ASAYİŞ - 23 Kasım 2025 Pazar 11:15

Almanya’dan Türkiye’ye geldi: 200 milyon lira dolandırıldı

A
A
A

Almanya’da yıllarca çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönen İsmail Kurtoğlu, kendi adına düzenlenen sahte senetle yaklaşık 200 milyon liralık icra takibine maruz kaldı. Şüpheli Deniz K.’nin, benzer yöntemlerle işlenen senet dolandırıcılığı suçlarından 6 ayrı suç kaydının bulunduğu öğrenildi.

Almanya’da yaklaşık 40 yıl çalıştıktan sonra emekliliğini Bodrum’da geçirmeye başlayan İsmail Kurtoğlu (64), geçtiğimiz aylarda telefonuna gelen bir bildirimle hayatının şokunu yaşadı. Kurtoğlu’nun 8 Eylül’de telefonuna "İcra takibi başlatıldı" mesajı geldi. Durumu avukatlarına bildiren Kurtoğlu, Bakırköy İcra Daireleri’nde adına yürütülen işlemleri incelettiğinde, herhangi bir borcu olmadığı halde yüksek meblağlı bir senetle borçlandırıldığını öğrendi. Yapılan incelemelerde, Kurtoğlu adına 24 Haziran 2024’te 3 milyon 750 bin Euroluk, yani yaklaşık 200 milyon lira tutarında bir senet düzenlendiği tespit edildi. Bu işlem üzerine Kurtoğlu’nun tüm mal varlığına haciz, banka hesaplarına ise tedbir kararı uygulandığı belirlendi.

Şüphelinin senet dolandırıcılığından 6 suç kaydı var

Takibin durdurulabilmesi için mahkeme tarafından yaklaşık 40 milyon TL teminat yatırılması gerektiği, bu nedenle Kurtoğlu’nun mal varlığının halen cebri icra tehdidi altında olduğu kaydedildi. Soruşturma dosyasına giren bilirkişi raporunda, senedin üzerindeki imzanın "çerçeve yöntemi" adı verilen teknikle, Kurtoğlu’nun bilgisi dışında başka bir evraktan taşınmış olabileceği değerlendirildi. Olayla ilgili adı geçen şüpheli Deniz K.’ın (41) daha önce de senet dolandırıcılığı suçlarından 6 kaydı bulunduğu, önceki bir yargılamada ise aylık gelirinin 40 bin TL olduğunu beyan ettiği ortaya çıktı.

 

Bütün mallarına haciz konuştuğunu söyleyen mağdur İsmail Kurtoğlu, "40 sene zor şartlarda Almanya’da çalıştım. 2017’den sonra ağırlığımı Bodrum Türkbükü’ne verdim. Buraya yerleştim. Ertuğrul’da birkaç tane konut aldım. 8 Eylül’de telefonuma baktığımda bir tane mesaj gördüm, Adalet Bakanlığından. Açtığımda icra falan yazıyordu anlayamadım. Avukatıma yönlendirdim. Avukatım baktı ve "Senin hakkında 3 milyon 750 bin euroluk, Türk parası olarak yaklaşık 200 milyon liraya yakın bir tane senet hazırlanmış ve icraya verilmiş" dedi. Ben tabii şok oldum. Soğuk bir ter akıttım. İtirazımızı yaptık ve suç duyurusunda bulunduk. Bütün mallarıma haciz konuldu. Bankaya tedbir koyuldu. Ne yapacağımı bilmiyorum. Sadece bir emekli maaşımla ortada kaldım. Devlet büyüklerinin yardımlarını bekliyorum. Adalet Bakanımızın, İçişleri Bakanımızın, Sayın Cumhurbaşkanımızın yardımlarını bekliyorum" diye konuştu.

"200 milyon liralık icra takibi başlatıldı"

40 milyon liralık bir teminatla takibin durdurulabileceğini söyleyen Avukat Mustafa Zafer, "İsmail Bey hakkında Bakırköy İcra Dairelerinde yaklaşık 187 milyon liralık bir icra takibi başlatılıyor. 3 milyon 750 bin euro. İşte bu takipte söz konusu takibinin başlatılması üzerine cep telefonuna bir mesaj geliyor ve diyor ki hakkınızda bir icra takibi başlatıldı. İşte bu takibin başlatılmasından sonra İsmail Amca herhangi bir kişiye borçlu olmadığını bildiği için doğrudan durumu avukatlarına taşıyor ve avukatları derhal bu dosyaya müdahil oluyorlar ve hemen icra hukuk mahkemesinden davaları açıyor. Söz konusu dolandırılık eylemi nedeniyle Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunuyorlar. Ancak burada takipte verilen mahkeme kararlı teminat karşılığında olduğu için İsmail amcanın söz konusu takipteki teminatı yatırması mümkün olmuyor. Çünkü yaklaşık 40 milyon civarında bir teminatla ancak takibin durdurulabileceği söyleniyor. İşte bunu yatırmadığı için halen İsmail amcanın tüm mal varlığı cebri icra tehdit altında" dedi.

"İmza ‘çerçeve yöntemiyle’ senede aktarılmış"

Zafer konuşmasının devamında, "Bundan sonraki süreçte dosyaya bir bilirkişi raporu alınmış. Bu bilirkişi raporunda, ‘çerçeve yöntemi’ denilen sistem kullanılarak imzanın başka bir evraka aktarılmış olabileceği belirtiliyor. Yani siz bir teslimat fişine imza attığınızı düşünürken, o sırada bırakılan boşlukta çerçeve yöntemi denilen modelle imzanın senedin üzerine geçirildiğine ilişkin bir görüş dosyaya girmiş. Dolayısıyla burada bu bilgiler çerçevesinde İsmail amcanın daha önceden kişisel verilerine erişmiş, yani İsmail amca adına Türkiye’de kayıtlı mal varlığı olduğunu bilen birileri bu yolla dolandırıcılık eylemi yaptığını düşünmekteyiz. Senedi düzenleyip hakkında icra takibine konu eden kişinin aynı benzer senet dolandırıcılığı yargılamasında mahkemeye bulunmuş olduğu beyanında aylık 40 bin lira geliri olduğunu ifade ediyor. Aylık 40 bin lira geliri olduğunu ifade eden bu kişinin bakın böylesine yüksek miktarda bir alacağı birisine borç verebilmesi için yüzlerce yıl çalışması gerekiyor." şeklinde konuştu.

Almanya’dan Türkiye’ye geldi: 200 milyon lira dolandırıldı

Şüheda Kıroğlu - Berk Soydan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.