EKONOMİ - 01 Şubat 2026 Pazar 09:08

Altında sert dalgalanma

A
A
A
Altında sert dalgalanma

Küresel piyasalarda cuma günü altın fiyatları son yılların en sert düşüşlerinden birini yaşadı. Uzun süredir rekor seviyelerde işlem gören ons altın, yoğun satışlarla karşılaşarak yaklaşık yüzde 11 oranında geriledi. Süreci değerlendiren DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, "Bu bir kriz değil, bu bir temizliktir. Altının hikayesi bitmedi, sadece kısa vadeli oyuncular masadan kalktı" dedi.


Ocak ayı boyunca yükseliş trendinde olan ons altın, aybaşında 4 bin 400 dolar seviyelerinden başladığı yükselişini 29 Ocak Perşembe günü yaklaşık 5 bin 523 dolara kadar taşıdı. Ancak cuma günü yönünü aşağı çeviren altın, sert satışlarla 4 bin 886 dolar seviyelerine kadar düştü. Piyasalarda oluşan ilk algı, "Altın çöküyor mu?" sorusunu gündeme getirse de uzmanlar, yaşanan hareketin panikten ziyade büyük oyuncuların pozisyon değişimi olduğunu belirtiyor.


DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş ise cuma günü yaşanan süreci değerlendirerek yaşanan düşüşün bir kriz olmadığını, altının hikayesinin bitmediğini ve sadece kısa vadeli yatırımcıların piyasadan çekildiğini kaydetti.



"Altının hikayesi bitmedi, sadece kısa vadeli oyuncular masadan kalktı"


DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, cuma günü yaşanan süreci değerlendirerek, "Bu bir kriz değil, bu bir temizliktir. Altının hikayesi bitmedi, sadece kısa vadeli oyuncular masadan kalktı. Altın ons fiyatındaki sert düşüşün kaynağı küçük yatırımcılar ya da fiziki altın piyasası değil. Satışlar ağırlıklı olarak üç ana gruptan geldi. Uzun süredir altın taşıyan ve ciddi kar elde eden fonlar, zirve seviyelerde ‘karı cebe koyma’ refleksiyle satış yaptı. Altını fiziken değil, kontrat üzerinden alan profesyonel Trader’lar pozisyonlarını kapattı. Bu satışlar genelde hızlı ve toplu olur. Borçla altın alan bazı oyuncular, fiyat düşünce sistem tarafından otomatik olarak satışa zorlandı. Yani bu satışların önemli bir bölümü isteyerek değil, mecburen gerçekleşti. Altın düşerken satanlar altına inanmayanlar değil, altınla en çok para kazanmış olanlardır. Bu satışların arkasında tek bir sebep yok, aynı anda devreye giren üç temel dinamik var. İlki altın aşırı yükselmişti, uzun soluklu bir ralli sonrası büyük oyuncular için doğal bir düzeltme kaçınılmazdı. İkinci, ABD tarafında faiz ve dolar beklentileri kısa vadede değişti. Bu durum, fonları geçici olarak nakitte kalmaya yöneltti. Üçüncü, teknik seviyelerin kırılması algoritmaları devreye soktu. Belirli fiyatların altına inilmesiyle otomatik satışlar zincirleme etki oluşturdu ve ABD Başkanı Donald Trump’ın, Federal Reserve (Fed) Başkanı Jerome Powell’ın yerine yeni bir aday göstereceği veya göstermeyi düşündüğü iddiası, piyasalarda ciddi bir etki oluşturdu. Bazen piyasada haber fiyatı değil, fiyat haberi oluşturur. Cuma günü olan tam olarak buydu" dedi.



"Altın, ‘hikayesi bozulan’ değil, ‘fiyatı soğuyan’ bir varlık konumunda"


Cuma günün yaşanan dalgalanma ilişkin altının yanı sıra gümüşte de değişiklik olduğunu belirten Kitiş, "Cuma günü yalnızca altın değil, gümüş ons fiyatı da çok daha sert bir satışla karşılaştı. Tarihi olarak gümüş, altına kıyasla daha oynak bir yapıya sahiptir ve bu tür düzeltmelerde genellikle altından daha hızlı ve daha derin hareket eder. Bu satışlarla birlikte altın-gümüş paritesi yukarı yönlü sıçradı. Bu da piyasaların, kısa vadede güvenli liman tercihini gümüşten ziyade altına kaydırdığını gösteriyor. Gümüş genelde rallinin öncüsüdür ama düzeltmenin bedelini daha ağır öder. Paritedeki bu hareket, altının yapısal gücünü hala koruduğunu net biçimde gösteriyor. Bu sert geri çekilme, orta ve uzun vadede altın için oyunun bittiğini değil, oyunun yeniden dengelendiğini işaret ediyor. Kısa vadede dalgalanma sürebilir. Ancak fiziki talep, merkez bankası alımları ve jeopolitik riskler masadan kalkmış değil. Altın, ‘hikayesi bozulan’ değil, ‘fiyatı soğuyan’ bir varlık konumunda. Altın, kısa vadeli dalgalanmalarda aceleci davrananları zorlar; uzun vadeli düşünenleri ise korur yani sabırlı yatırımcıyı ödüllendirir. Bugün yaşanan bir çöküş değil; güçlü ellerin zayıf ellerden pozisyon devraldığı klasik bir geçiş sürecidir" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Adana Sanayi Odası Başkanı Kıvanç: "Rekabet kuralları her gün yeniden yazılıyor" Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, "Küresel ticaret artık kabuk değiştiriyor. Özellikle ABD seçimleri sonrası gümrük vergileri stratejik bir politika aracı olarak kullanılmaya başlandı. Rekabetin kuralları her gün yeniden yazılıyor. Biz sanayiciler için üretim bandındaki verimlilik ne kadar önemliyse, ürettiğimiz malın gümrük kapılarından geçerken sahip olduğu kimlik, yani ’menşe’ kavramı da o kadar hayati önem taşıyor" dedi. Ticaret Bakanlığı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) iş birliğiyle, Adana Sanayi Odası (ADASO) ev sahipliğinde düzenlenen "Pan Avrupa Akdeniz Tercihli Menşe Kuralları Eğitimi" iş dünyasının katılımıyla gerçekleştirildi. "Küresel ticaret artık sadece mal üretmekten ibaret değil" Toplantının açılışında konuşan Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, küresel ticaretin artık sadece mal üretip satmaktan ibaret olmadığına dikkat çekti. ABD ve AB eksenli gelişmelere vurgu yapan Kıvanç, Türk sanayicisini bekleyen yeni dönemi şu sözlerle özetledi: "Bildiğiniz üzere küresel ticaret artık kabuk değiştiriyor. Özellikle ABD seçimleri sonrası gümrük vergileri stratejik bir politika aracı olarak kullanılmaya başlandı. Rekabetin kuralları her gün yeniden yazılıyor. Biz sanayiciler için üretim bandındaki verimlilik ne kadar önemliyse, ürettiğimiz malın gümrük kapılarından geçerken sahip olduğu kimlik, yani ’menşe’ kavramı da o kadar hayati önem taşıyor. Yeni kurallar, malların AB’ye imtiyazlı giriş vizesi, yani bir nevi ticari Schengen’idir." AB’nin Mercosur ve Hindistan ile imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşmaları’nın (STA) Türk sanayisi için tehdit oluşturduğuna da değinen Kıvanç, "Bu anlaşmalar, AB pazarındaki imtiyazlı konumumuzu erozyona uğratabilir. Türk sanayisi için Gümrük Birliği’nin revize edilmesi artık önemli bir zorunluluk halini almıştır" diye konuştu.
Bursa Bursa’da Afet Koordinasyon ve Afet Köy Projesi 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü yaklaşırken Osmangazi Belediyesi, afetlere hazırlık çalışmalarını hızlandırıyor. Belediye Başkanı Erkan Aydın, Çukurca’da 17 bin metrekarelik alanda afet koordinasyon merkezi kurulduğunu, burada kesintisiz iletişim için kuleler, internet altyapısı, simülasyon merkezleri ve ilk yardım eğitim salonlarının yer alacağını açıkladı. Çeltik ve Yeniceabat mahalleleri arasındaki 53 bin metrekarelik alanda kurulacak Afet Köy’ün kentsel dönüşüm sırasında da kullanılacağını belirten Aydın, afet arama kurtarma alanında Osmangazi Belediyesi olarak akreditasyonda birinci sınıfa yükseldiklerini AFAD ve Kızılay ile koordineli olarak çalıştıklarını söyledi. Kahramanmaraş’ın Elbistan ve Pazarcık ilçelerinde 9 saat arayla meydana gelen 7.6 ve 7.7 büyüklüğündeki asrın felaketi olarak bilinen 6 Şubat 2023 depremlerin üzerinden 3 yıl geçti. 14 şehri etkileyen, binlerce evin yıkılıp on binlerce vatandaşın hayatını kaybettiği depremin yarasını Türkiye sarmaya devam ederken Bursa Osmangazi Belediyesi de afetlere karşı kapsamlı projelerini kamuoyuna duyurdu. Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Asrın felaketi" olarak anılan Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşanan iletişim ve koordinasyon sorunlarını hatırlatarak, Bursa’nın deprem kuşağında yer aldığını ve bu nedenle hazırlıkların öncelikli olduğunu vurguladı. Çukurca’da 17 bin metrekarelik afet koordinasyon merkezi Kahramanmaraş depremlerinde kendisinin de 21 gün kaldığını, asrın felaketini yaşadığını belirten Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, depremde hayatlarını kaybeden vatandaşların geride kalan yakınlarına bir kez daha başsağlığı diledi. Göreve gelir gelmez öncelikli olarak depremle ilgili çalışmalara başladıklarını aktaran Erkan Aydın, Çukurca’da 17 bin metrekarelik alanda kurudukları afet koordinasyon merkezinin afet anında kesintisiz iletişim sağlayacak kuleler, internet altyapısı, simülasyon merkezleri ve ilk yardım eğitim salonlarıyla donatıldığını söyledi. Burada hem yetişkinlere hem de çocuklara yönelik afet eğitimleri verileceğini aktaran Başkan Aydın, "Depremde WhatsApp mesajlarının günler sonra ulaştığını gördük. Bu kez kesintisiz iletişim için özel kuleler kuruyoruz. Çukurca’daki 17 bin metrekarelik alan için afet koordinasyon merkezi olarak bakanlıktan kamu yararı izni de geldi ve burada özellikle afet anında kesintisiz iletişim internet kuru gıda stoku deprem ve diğer afetlerle ilgili simülasyon merkezleri ilk yardımda eğitilecek insanlar için seminer salonlarını inşa etmeye başladık" dedi. Mahalle konteynerleri Osmangazi ilçesindeki çeşitli mahallelere afet konteyneri yerleştirdiklerini, bu konteynerlerin ise tam donanımlı olacağını belirten Erkan Aydın "Konteynerlerin içinde kadın-erkek tuvaleti, hijyen malzemeleri, telefon bataryası, çadır ve beton delici gibi ekipmanlar bulunacağını söyledi. Büyük mahallelere 32 metrelik konteynerler yerleştirilirken, küçük mahallelere daha küçükleri konulacağını aktaran Başkan Aydın, bu yıl 100 afet koordinasyon merkezi hedeflendiğini, 10’unun tamamlandığını, 45’inin ise yolda olduğunu söyledi. Aydın, "Bizim konteynerlerin özelliği büyük mahallelerde 32 metrelik, içinde kadın erkek tuvaletinden, telefon bataryasından, hijyenik malzemelerden çadıra ve beton delicisi keskisine kadar her şeyin olduğu tam teşekküllü konteynerler. Bunların anahtarlarını muhtarlara teslim ediyoruz. Ancak afet durumunda kimin sağ kalacağını bilemediğimiz için de mahallelerde gönüllülere eğitimler veriyoruz. Bu sene içerisinde bu Afet Koordinasyon Merkezleri’nin sayısını yaklaşık 100’e çıkartmayı planlıyoruz. 10 tanesini koyduk. 45 tanesi birkaç ayın içerisinde geliyor. Küçük mahallelere daha küçüklerini koyarak Osmangazi’nin 136 mahallesinde afet acil müdahale istasyonlarını, bu konteynerleri tamamlayacağız" dedi. Afet Koordinasyon Merkezi’nde kurulacak kulelerle de kesintisiz iletişim sağlayacaklarını aktaran Aydın, "Biliyorsunuz depremde bunu çok yaşadık atılan whatsapp mesajları üç - beş gün bir hafta sonra ancak ulaştı. Bunları yaşamamak adına da bu konuya öncelik veriyoruz. Malumunuz Bursa deprem bölgesi olan ovanın üzerinde 60 - 70 yılda çok hızlı ve kaçak yapılaşma ile çarpık kentleşme oluştuğu bir şehir, biz de umarım geç olur bu afet, ona hazırlık adına bütün çalışmalarımızı yapıyoruz" şeklinde konuştu. Arama kurtarma ekibi Osmangazi Belediyesinin arama kurtarma ekiplerinin, sertifikalı köpekleriyle birinci sınıf afet müdahale seviyesine yükseldiğini aktaran Aydın, Kahramanmaraş depreminde görev yapan köpekler sayesinde birçok hayatın kurtarıldığını söyledi. Belediye olarak arama kurtarma alanında birinci sınıfa yükseldiklerini belirten Aydın, AFAD, Kızılay, valilik ve kaymakamlıkla koordineli olarak çalıştıklarını belirtti. Başkan Aydın "Koordinasyon eksikliği yüzünden çok can kaybı yaşandı. Biz bu hataları tekrar etmeyeceğiz" diye konuştu. Afet müdahale konusunda Osmangazi Belediyesi olarak birinci sınıf olabilmek için gereken tüm şartları yerine getirdiklerini anlatan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Biliyorsunuz bu afet müdahale birimlerinde sınıflandırmalar var. Biz şu anda arama kurtarma köpekleri ile botla Osmangazi‘de deniz yok ama sel olabilir başka afetler olabilir başka yerlere acil destek ihtiyacı olabilir biz birinci sınıf olmak için gerekli bütün şartları şu anda yerine getirdik. Köpeklerimiz Sındırgı depremine ilk giden köpeklerimizden oldu çünkü bunlar hem sertifikalı hem eğitimli ve birçok hayat da kurtarıyor, depremlerde şahit olduk. Şu anda biz en üst seviyede afet müdahale konusunda birinci sınıfa çıkmış durumdayız. AFAD‘la koordine halindeyiz Kızılay’da koordine halindeyiz. Valilik, kaymakamlıkla ve diğer devlet kurumlarıyla da koordine halindeyiz. Çünkü o koordinasyonu yapamadığınız da acil müdahale olmuyor ve ilk etapta çok fazla can kurtarabilecekken bu koordinasyonsuzlukta maalesef can kayıpları sayısını arttırıyor. Bunu biz Maraş depreminde, 6 Şubat depreminde yaşadık. Bunlar üzerine de gerçekten iyi bir ekibimiz var ve çalışıyoruz kısa sürede orayı bitirdiğimizde burada çadır üretimi, konteyner üretimi, eğitimler, simülasyon merkezleri özellikle çocukları oralara getirip sadece deprem değil diğer afetlerle ilgili de neler yapılır karşılaşılabilir ve ilk olarak acil olarak nasıl bundan kurtulup mücadele edebilir bunların eğitimini hedefliyoruz. Bittiğinde gerçekten Türkiye’de sayılı örneklerinden birisi olacak" dedi. 53 bin metrekarelik Afet Köy Projesi Deprem sonrası Osmangazi ilçesinde depremzede vatandaşların toplanmaları için Çeltik - Yenicebat mahalleleri arasında 53 bin metrekarelik alan içerisinde Afet Köy oluşturacaklarını aktaran Erkan Aydın kentsel dönüşüm sırasında da vatandaşların kiralık ev aramak yerine Afet Köy’de kalabileceklerini söyledi. 53 bin metrekarelik Afet Köy projesinin detaylarını aktaran Erkan Aydın, "Şu andaki kentsel dönüşümle ilgili bürokratik işlemleri aşabilirsek başladığımızda malumunuz bu 2 - 2.5 yıl kadar sürebiliyor. Devletin verdiği kira desteği belli. Bugün vatandaşlarımız Demiryolu Caddesi altında bir yerde kiraya çıktıklarında bile en az 20 bin TL kira ödemek zorunda kalıyor. Biz Afet Köy Projesi’yle kentsel dönüşüm sırasında vatandaşlarımız kiralık yer aramasın, gelsin bizim o yapacağımız afet köyümüzde 2 yıllık sürede devletin verdiği kira yardımının üzerine para almadan konaklamasını yapsın. Konutu bitince de tekrar kendi konutuna girsin diyoruz" dedi. Çeltik ve Yeniceabat mahalleleri arasındaki 53 bin metrekarelik alanda kurulu projeyi etap etap yapacaklarını anlatan Aydın, "Tabii bir anda hepsini yapmamız mümkün değil. Burası kentsel dönüşüm anında da kullanılacak. Allah geçinden versin eğer bir afet olursa afet köyünde maksimum seviyede konaklamayı artıracak şekilde olacak. Şimdi bir aileye bir konteyner olarak ya da bir prefabrik ev olarak planlıyoruz ama afet durumunda konaklayacak sayısının daha da fazlalaştırılabileceği afet köyü projemiz ile ilgili de çalışıyoruz çünkü afetin ne zaman nasıl geleceği hangi saatte geleceği belli değil. Tam olarak bittiğinde birkaç bin kişinin yaşayabileceği anlık olarak daha sonra büyütebileceğimiz alanlar içerisinde planlama yapıyoruz" diye konuştu.
Hatay Yangında 4 çocuğuyla birlikte felaketi yaşayan annenin tek başına verdiği emek küle döndü Hatay’da 4 evladıyla birlikte yaşayan Melek Uzun’un evi alevlere teslim olarak yandı. Yangında verdiği emek küle dönen Uzun’un ‘Her şeyi tek başıma biriktirip aldım’ dediği evi kullanılmaz hale geldi. Yangın, Defne ilçesi Harbiye Mahallesi’nde bulunan 3 katlı müstakil evde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, müstakil evin 3. katında yaşayan Melek Uzun ve 4 evladının yuvası alevlere teslim oldu. Alevlerin odayı sardığını gören ev sahibi Uzun, kendi çabalarıyla söndürmeye çalıştı. Kendi çabalarıyla alevleri söndüremeyen Uzun, diğer odanın penceresinden bağırarak komşulardan yardım istedi. Komşuların 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede bölgeye intikal eden Hatay Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı itfaiye ekipleri, yangına müdahale ederek alevleri büyümeden söndürürken evde mahsur kalan anne ve oğlunu kurtardı. Çıkan yangında evdeki çoğu eşyalar kullanılamaz hale gelirken evde maddi hasar oluştu. Asrın felaketinde yıkılmayan Uzun’un evi yangın felaketiyle büyük zarar gördü. Kocası cezaevinde olan 4 çocuklu anne Uzun, yeniden ayağa kalkıp evlatlarıyla evinde yaşamak istiyor. "Kuruşu kuruşuna biriktirip aldığı eşyalar yangınla birlikte küle döndü, yetkililerden destek istiyor" Asrın felaketinde yıkılmayan evinde yangınla birlikte 4 çocuğuyla felaketi yaşayan anne Melek Uzun, "Ben 2009 yılında beri bu eve gelin geldim. Deprem felaketini de ben ve çocuklarımla birlikte geçirdim. Yangını da bu evde geçirdim. Allah’tan çocuklarım yangın esnasında içeride değildi. Yangın çıkmadan 5 dakika önce ben buradan küçük oğluma kıyafet aldım. Oğlumun üzerini giydirdim, diğer oğlumda lavabodaydı. Oğlum ‘anne yangın çıktı’ dedi. Yukarıya çıktığım zaman direkt banyoya yöneldim. Kovayla su doldurup yangını söndürebileceğimi sandım ama o esnada da kapı bir şekilde üstüme kapandı. Bu sefer kapıya da çıkamaz oldum. Pencereye çıkıp çocuk odasından yardım istedim. ,İtfaiye ekipleri geldi ve beni ve oğlumu dışarı çıkardılar, hastaneye götürdüler. Ben ve oğlum burada dumana maruz kaldım, ikimizi de hastaneye aldılar. Benim eşim cezaevine girdikten sonra depremi gördüm ve bu evde hiçbir şeyim kalmamıştı. Her şeyi tek başıma biriktirip aldım. Çocuklarımla birlikte yaptık ama şu an yangınla beraber tekrar gitti. Deprem olduğu zaman biz bu evdeydik, ben çocuklarımı bu evden çıkardım. Hatta benim sobam kapının önüne geldi ve benim sobam çok ağırdı. Ben ona rağmen o sobayı tek başıma çıkarttım. O zaman üç çocuğum vardı ve tek başıma çıkarttım. Ondan sonra yangın felaketini de bu evde gördüm, koltuklarım yandı. Çocuklarımın bir sürü kıyafeti vardı. Televizyonum, buzdolabım ve fırınım vardı. Bazı eşyaları daha kullanmamıştım, yeni almıştım. Bana yardımcı olabilirseler çok sevinirim. Hiçbir şeyim kalmadı evimi görüyorsunuz. Eşyalar da ve kıyafetler de yandı" ifadelerini kullandı.
Bursa Bursa’da Afet Koordinasyon ve Afet Köy Projesi 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü yaklaşırken Osmangazi Belediyesi, afetlere hazırlık çalışmalarını hızlandırıyor. Belediye Başkanı Erkan Aydın, Çukurca’da 17 bin metrekarelik alanda afet koordinasyon merkezi kurulduğunu, burada kesintisiz iletişim için kuleler, internet altyapısı, simülasyon merkezleri ve ilk yardım eğitim salonlarının yer alacağını açıkladı. Çeltik ve Yeniceabat Mahalleleri arasındaki 53 bin metrekarelik alanda kurulacak Afet Köy’ün kentsel dönüşüm sırasında da kullanılacağını belirten Aydın, Afet Arama Kurtarma alanında Osmangazi Belediyesi olarak akreditasyonda birinci sınıfa yükseldiklerini AFAD ve Kızılay ile koordineli olarak çalıştıklarını söyledi. Kahramanmaraş’ın Elbistan ve Pazarcık ilçelerinde 9 saat arayla meydana gelen 7.5 ve 7.8 şiddetindeki asrın felaketi olarak bilinen 6 Şubat 2023 depremlerin üzerinden 3 yıl geçti. 14 şehri etkileyen binlerce evin yıkılıp binlerce vatandaşın hayatını kaybettiği depremin yarasını Türkiye sarmaya devam ederken Bursa Osmangazi Belediyesi de afetlere karşı kapsamlı projelerini kamuoyuna duyurdu. Belediye Başkanı, "Asrın felaketi" olarak anılan Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşanan iletişim ve koordinasyon sorunlarını hatırlatarak, Bursa’nın deprem kuşağında yer aldığını ve bu nedenle hazırlıkların öncelikli olduğunu vurguladı. Çukurca’da 17 bin metrekarelik afet koordinasyon merkezi Kahramanmaraş depremlerinde kendisinin de 21 gün kaldığını asrın felaketini yaşadığını belirten Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, depremde hayatlarını kaybeden vatandaşların geride kalan yakınlarına bir kez daha baş sağlığı diledi. Göreve gelir gelmez öncelikli olarak deprem ile ilgili çalışmalara başladıklarını aktaran Erkan Aydın Çukurca’da 17 bin metrekarelik alanda kurudukları afet koordinasyon merkezinin afet anında kesintisiz iletişim sağlayacak kuleler, internet altyapısı, simülasyon merkezleri ve ilk yardım eğitim salonlarıyla donatıldığını söyledi. Burada hem yetişkinlere hem de çocuklara yönelik afet eğitimleri verileceğini aktara Başkan Aydın "Depremde WhatsApp mesajlarının günler sonra ulaştığını gördük. Bu kez kesintisiz iletişim için özel kuleler kuruyoruz. Çukurca’daki 17 bin metrekarelik alan için afet koordinasyon merkezi olarak bakanlıktan kamu yararı izni de geldi ve burada özellikle afet anında kesintisiz iletişim internet kuru gıda stoku deprem ve diğer afetlerle ilgili simülasyon merkezleri ilk yardımda eğitilecek insanlar için seminer salonlarını inşa etmeye başladık" dedi. Mahalle Konteynırları Osmangazi ilçesindeki çeşitli mahallelere afet konteynırı yerleştirdiklerini bu konteynerlerin ise tam donanımlı olacağını belirten Erkan Aydın "Konteynerlerin içinde kadın-erkek tuvaleti, hijyen malzemeleri, telefon bataryası, çadır ve beton delici gibi ekipmanlar bulunacağını söyledi. Büyük mahallelere 32 metrelik konteynırlar yerleştirilirken, küçük mahallelere daha küçükleri konulacağını aktaran Başkan Aydın Bu yıl 100 afet koordinasyon merkezi hedeflendiğini 10’unun tamamlandığını 45’inin ise yolda olduğunu söyledi. Aydın, Bizim konteynırların özelliği büyük mahallelerde 32 metrelik içinde kadın erkek tuvaletinden telefon bataryasından hijyenik malzemelerden çadıra ve beton delicisi keskisine kadar her şeyin olduğu tam teşekküllü konteynırlar. Bunların anahtarlarını muhtarlara teslim ediyoruz. Ancak afiyet durumunda kimin sağ kalacağını bilemediğimiz için de mahallelerde gönüllere eğitimler veriyoruz. Bu sene içerisinde bu Afet Koordinasyon Merkezleri’nin sayısını yaklaşık 100’e çıkartmayı planlıyoruz. 10 tanesini koyduk. 45 tanesi birkaç ayın içerisinde geliyor. Küçük mahallelere daha küçüklerini koyarak Osmangazi’nin 136 mahallesinde afet acil müdahale istasyonlarını bu konteynırları tamamlayacağız" dedi. Afet Koordinasyon Merkezi’nde kurulacak kulelerle de kesintisiz iletişim sağlayacaklarını aktaran Aydın, "Biliyorsunuz depremde bunu çok yaşadık atılan whatsapp mesajları üç - beş gün bir hafta sonra ancak ulaştı. Bunları yaşamamak adına da bu konuya öncelik veriyoruz. Malumunuz Bursa deprem bölgesi olan ovanın üzerinde 60 - 70 yılda çok hızlı ve kaçak yapılaşma ile çarpık kentleşme oluştuğu bir şehir biz de umarım geç olur bu afet ona hazırlık adına bütün çalışmalarımızı yapıyoruz" diye konuştu. Arama Kurtarma Ekibi Osmangazi Belediyesinin arama kurtarma ekiplerinin, sertifikalı köpekleriyle birinci sınıf afet müdahale seviyesine yükseldiğini aktaran Erkan Aydın, Maraş depreminde görev yapan köpekler sayesinde birçok hayatın kurtarıldığını söyledi. Belediye olarak arama kurtarma alanında birinci sınıfa yükseldiklerini belirten Aydın, AFAD, Kızılay, valilik ve kaymakamlıkla koordineli olarak çalıştıklarını belirtti. Başkan Aydın "Koordinasyon eksikliği yüzünden çok can kaybı yaşandı. Biz bu hataları tekrar etmeyeceğiz" diye konuştu. Afet müdahale konusunda Osmangazi Belediyesi olarak birinci sınıf olabilmek için gereken tüm şartları yerine getirdiklerini anlatan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Biliyorsunuz bu afet müdahale birimlerinde sınıflandırmalar var. Biz şu anda arama kurtarma köpekleri ile botla Osmangazi‘de deniz yok ama sel olabilir başka afetler olabilir başka yerlere acil destek ihtiyacı olabilir biz birinci sınıf olmak için gerekli bütün şartları şu anda yerine getirdik. Köpeklerimiz Sındırgı depremine ilk giden köpelerimizden oldu çünkü bunlar hem sertifikalı hem eğitimli ve bir çok hayatta kurtarıyor depremlerde şahit olduk. Şu anda biz en üst seviyede afet müdahale konusunda birinci sınıfa çıkmış durumdayız AFAD‘la koordine halindeyiz Kızılay’da koordine halindeyiz Valilik kaymakamlıkla ve diğer devlet kurumlarıyla da koordine halindeyiz. Çünkü o koordinasyonu yapamadığınız da acil müdahale olmuyor ve ilk etapta çok fazla can kurtarabilecekken bu koordinasyonsuzlukta maalesef can kayıpları sayısını arttırıyor. Bunu biz Maraş depreminde 6 Şubat depreminde yaşadık. Bunlar üzerine de gerçekten iyi bir ekibimiz var ve çalışıyoruz kısa sürede orayı bitirdiğimizde burada çadır üretimi konteynır üretimi eğitimler simülasyon merkezleri özellikle çocukları oralara getirip sadece deprem değil diğer afetlerle ilgili de neler yapılır karşılaşılabilir ve ilk olarak acil olarak nasıl bundan kurtulup mücadele edebilir bunların eğitimini hedefliyoruz. Bittiğinde gerçekten Türkiye’de sayılı örneklerinden birisi olacak" dedi. 53 bin metrekarelik Afet Köy projesi Deprem sonrası Osmangazi ilçesinde depremzede vatandaşların toplanmaları için Çeltik - Yenicebat Mahalleleri arasında 53 bin metrekarelik alan içerisinde Afet Köy oluşturacaklarını aktaran Erkan Aydın kentsel dönüşüm sırasında da vatandaşların kiralık ev aramak yerine Afet Köy’de kalabileceklerini söyledi. 53 bin metrekarelik Afet Köy projesinin detaylarını aktaran Erkan Aydın, "Şu andaki kentsel dönüşümle ilgili bürokratik işlemleri aşabilirsek başladığımızda malumunuz bu 2 - 2.5 yıl kadar sürebiliyor. Devletin verdiği kira desteği belli. Bugün vatandaşlarımız demiryolu caddesi altında bir yerde kiraya çıktıklarında bile en az 20 bin TL kira ödemek zorunda kalıyor. Biz Afet Köy Projesiyle kentsel dönüşüm sırasında vatandaşlarımız kiralık yer aramasın, gelsin bizim o yapacağımız afet köyümüzde 2 yıllık sürede devletin verdiği kira yardımının üzerine para almadan konaklamasını yapsın. Konutu bitince de tekrar kendi konutuna girsin diyoruz" dedi. Çeltik ve Yeniceabat Mahalleleri arasındaki 53 bin metrekarelik alanda kurulu projeyi etap etap yapacaklarını anlatan Aydın, "Tabii bir anda hepsini yapmamız mümkün değil. Burası kentsel dönüşüm anında da kullanılacak. Allah geçinden versin eğer bir afet olursa afet köyünde maksimum seviyede konaklamayı artıracak şekilde olacak. Şimdi bir aileye bir konteyner olarak ya da bir prefabrik ev olarak planlıyoruz ama afet durumunda konaklayacak sayısının daha da fazlalaştırılabileceği afet köyü projemiz ile ilgili de çalışıyoruz çünkü afetin ne zaman nasıl geleceği hangi saatte geleceği belli değil. Tam olarak bittiğinde birkaç bin kişinin yaşayabileceği anlık olarak daha sonra büyütebileceğimiz alanlar içerisinde planlama yapıyoruz" diye konuştu.
İzmir Ülkü Ocakları Bayındır’da gençleri bir araya getirdi İzmir’in Bayındır ilçesinde Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Sömestr Tatili Kamp Programı tamamlandı. İzmir’in farklı ilçelerinden gelen öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen kampta; eğitim faaliyetleri, sportif etkinlikler, seminerler, yarışmalar ve sosyal etkinlikler düzenlendi. Yarıyıl tatili boyunca devam eden kamp programı süresince gençlerle bir araya gelinerek hem eğitici hem de sosyal açıdan verimli bir süreç yaşandığı belirtildi. Programın, gençlerin kişisel gelişimlerine katkı sağlamasının yanı sıra birlik, beraberlik ve sosyal dayanışma duygularını güçlendirdiği ifade edildi. Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanı Burak Kılıç Bayındır’da Yusuf Akçura Yarıyıl Eğitim Programı kapsamında iki gün süren bir kamp gerçekleştirdiklerini belirterek, spor, eğitim, seminer ve sosyal faaliyetlerle dolu bir program uygulandığını ifade etti. Kılıç, "Bu süreçte birlikte kaldık, birlikte hareket ettik. Aynı sofrada buluştuk, aynı hedefe yürüdük. Dilimizde, fikrimizde ve işlerimizde birlik vardı. Bu kamp; gençlerimizin bilgiyle, duruşla, disiplinle ve dava şuuruyla güçlendiği bir eğitim süreci oldu. Ortaöğretim başkanlarımız teşkilatımızın dünü veya yarınları değil, tam da bugünüdür" diye konuştu. Kamp programına ilişkin açıklamalarda bulunan MHP Bayındır İlçe Başkanı Mehmet Karakaya, gençliğe yapılan her yatırımın Türkiye’nin geleceğine yapılan en değerli yatırım olduğunu vurgulayarak, "Ülkü Ocaklarımızın gençlerimiz için hazırladığı bu tür kamplar; birlik, beraberlik ve milli şuurun güçlenmesine büyük katkı sağlamaktadır. Gençlerimizin hem eğitici hem de sosyal anlamda donanımlı bireyler olarak yetişmesi bizler için son derece kıymetlidir. Bu anlamlı organizasyonun ilçemizde gerçekleştirilmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz" dedi. Kampın hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Karakaya, Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanı Burak Kılıç’a, ev sahipliği yapan Bozdağ Spor Kulübü Başkanı Mehmet Yılmaz’a ve kamp süresince görev alan tüm gönüldaşlara teşekkürlerini iletti. Kamp programının, gençlerin sosyal gelişimine ve dayanışma kültürüne önemli katkılar sağladığı kaydedildi.