SAĞLIK - 22 Mayıs 2026 Cuma 15:03

Anne karnındaki bebek öğreniyor, duyuyor ve nefes provası yapıyor

A
A
A
Anne karnındaki bebek öğreniyor, duyuyor ve nefes provası yapıyor

Anne karnındaki bebeğin yalnızca büyümediğini belirten Özel Ersoy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, fetüslerin hamilelik sürecinde hareket ettiğini, sesleri ayırt edebildiğini, tat algısı geliştirdiğini ve doğuma hazırlık amacıyla nefes alma egzersizleri yaptığını söyledi. Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "Bebek anne karnında aktif şekilde öğrenen ve dış dünyayla bağ kurmaya çalışan bir bireydir" dedi.


Anne karnındaki 9 aylık sürecin dışarıdan sakin görünse de içeride yoğun bir gelişim sürecinin yaşandığını ifade eden Sultanbeyli Ersoy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, bebeklerin sandığından çok daha erken dönemde hareket etmeye başladığını belirtti. Bebeklerin yaklaşık 8’inci haftadan itibaren kıpırdamaya başladığını kaydeden Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "12’nci haftadan sonra el ve kollarını oynatabilir, parmaklarını açıp kapatabilirler. 20’nci haftadan itibaren ise hıçkırık hareketleri gözlemlenir. Bu durum bebeğin diyafram gelişimi ve nefes alma egzersizleri açısından doğal bir süreçtir" diye konuştu.



"Başparmak emme refleksi doğuma hazırlık sürecinin önemli parçası"


Ultrason görüntülerinde bebeklerin ellerini ağızlarına götürdüklerinin görülebildiğini ifade eden Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "20’nci hafta civarında başparmak emme hareketleri başlayabiliyor. 32 ile 36’ncı haftalar arasında ise emme refleksi büyük ölçüde tamamlanıyor. Bu durum doğum sonrası beslenme açısından hayati önem taşıyor" ifadelerini kullandı.



"Anne sesini ayırt edebiliyor"


Bebeklerin anne karnında dış dünyadan gelen sesleri duyabildiğini belirten Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "Yaklaşık 24’üncü haftada işitme sistemi gelişimini tamamlamaya başlıyor. Bebek annesinin kalp atışını, sindirim seslerini ve özellikle annesinin sesini duyabiliyor. 27 ile 30’uncu haftalardan itibaren ise sesleri ayırt edebildikleri düşünülüyor" dedi.


Hamilelik sürecinde bebekle konuşmanın ve müzik dinletmenin önemine dikkat çeken Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "Anne adayının bebeğiyle konuşması, kitap okuması veya hafif müzikler dinletmesi anne-bebek bağını güçlendirebilir. Doğumdan sonra bebeklerin hamilelikte sık duyduğu seslere tepki verdiği görülüyor" şeklinde konuştu.



"Bebekler anne karnında tat alabiliyor"


Anne adayının beslenmesinin amniyon sıvısını etkileyebildiğini kaydeden Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "15’inci haftadan itibaren bebekler amniyon sıvısını yutmaya başlıyor. Bu sıvının annenin tükettiği gıdaların aromalarından etkilenebileceği düşünülüyor. Bu durumun bebeğin ilerleyen dönemdeki yemek tercihleri üzerinde etkili olabileceği değerlendiriliyor" ifadelerine yer verdi.



"REM uykusuna girip rüya görüyor olabilirler"


Bebeklerin zamanlarının büyük bölümünü uyuyarak geçirdiğini belirten Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "28 ile 30’uncu haftalardan itibaren REM uykusuna girdikleri ve rüya gördükleri düşünülüyor. Beyin dalgaları, bu süreçte aktif öğrenme faaliyetlerinin sürdüğünü gösteriyor" dedi. Anne hareket halindeyken bebeklerin genellikle sakin kaldığını ifade eden Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "Anne dinlenmeye geçtiğinde ise bebeklerin hareketlendiği sık görülür. Bu durum anne adaylarının özellikle gece saatlerinde daha yoğun hareket hissetmesine neden olabilir" diye aktardı.



"Nefes alma egzersizleri yapıyorlar"


Bebeklerin anne karnında klasik anlamda nefes almadığını ancak doğuma hazırlık amacıyla solunum provası yaptığını kaydeden Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "Akciğerler sıvıyla doludur ve oksijen plasenta aracılığıyla sağlanır. Ancak bebekler amniyon sıvısını içlerine çekip bırakarak göğüs kaslarını ve akciğer kapasitelerini geliştirirler" dedi.



"Yüz ifadeleri sinir sistemi gelişimini gösteriyor"


4 boyutlu ultrason görüntülerinde bebeklerin farklı yüz ifadeleri sergileyebildiğini belirten Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "24 ile 30’uncu haftalar arasında gülümseme, kaş çatma ya da dil çıkarma gibi hareketler gözlemlenebiliyor. Bazı durumlarda sessiz ağlama hareketleri de görülebiliyor. Bunlar daha çok sinir sistemi gelişiminin göstergesi olarak değerlendiriliyor" diye konuştu.


Anne karnındaki bebeğin yalnızca büyüyen bir canlı olmadığını vurgulayan Op. Dr. Benan Yeniköy Duran, "Bebekler öğrenen, hisseden ve dış dünyayla bağ kurmaya çalışan aktif bireylerdir. Hamilelik sürecinde bebeğin hareketlerini takip etmek ve onunla iletişim kurmak anne adayları için oldukça özel bir deneyimdir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Avukat Üregen: "Genel Başkanımız şu an Kemal Kılıçdaroğlu’dur" İstinaf kararını tebliğ etmek üzere Kemal Kılıçdaroğlu’nun ofisine gelen Ankara 3. Genel İcra Dairesi heyetinde yer alan Avukat Onur Üregen, "Genel Başkanımız şu an CHP’nin Kemal Kılıçdaroğlu’dur" dedi. CHP, istinaftan çıkan mutlak butlan kararının ardından parti lideri Özgür Özel ve yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması hakkında mahkemeye itiraz dilekçesi sunmuştu. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP Kurultayı’na yönelik verdiği tedbir kararına CHP Genel Merkezi tarafından yapılan itirazı reddetti. Ankara 3. Genel İcra Dairesi heyeti, istinaf kararını tebliğ etmek üzere ilk olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nu çalışma ofisinde ziyaret etti. 15 dakika süren görüşmenin ardından heyet ofisten ayrıldı. Ankara 3. Genel İcra Dairesi heyetinde yer alan ve aynı zamanda Lütfü Savaş’ın avukatı olan Avukat Onur Üregen, çıkışta açıklamalarda bulundu. "Genel Başkanımız şu an Kemal Kılıçdaroğlu’dur" Kurultay davasında delegelerin avukatı olduğunu belirten Üregen, "Bu karar, davada ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha ortaya koydu. Bundan sonrası partimizin iç işleyişine, siyasetine yönelik. Artık yeni bir süreç başlıyor. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na hayırlı olmasını diliyorum. Kendisinin partiyi bir şekilde birlik içerisine sokacağına inancım tam. Görevi tebliğ edildi. Genel Başkanımız şu an CHP’nin Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Artık partimiz siyaseten nasıl bir yol izleyecek, genel başkanımız ve çevresindeki yardımcıları karar verecektir diye düşünüyorum. Süreç içerisinde size yine bilgilendirme yapacağız" diye konuştu.
Manisa Salihli’nin coğrafi işaretli lezzetleri tanıtıldı Manisa’nın Salihli ilçesinde, Hafsa Sultan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Yiyecek İçecek Hizmetleri Alanı öğrencilerinin organizasyonuyla düzenlenen "Türk Mutfağı Haftası" etkinliği yoğun katılımla gerçekleştirildi. Ramiz Turan Spor Kompleksi bahçesinde düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programda günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yapılırken, etkinlik kapsamında Türk mutfağının birbirinden özel yöresel lezzetleri katılımcıların beğenisine sunuldu. Programda konuşan Ali Güldoğan, Türk Mutfağı Haftası’nın yalnızca gastronomik bir etkinlik olmadığını, aynı zamanda kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Türk mutfağının binlerce yıllık birikimle oluşmuş köklü bir kültür olduğuna dikkat çeken Güldoğan, bu zenginliğin yerel değerlerle birlikte yaşatılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Coğrafi işaretli ürünlerin ilçelerin marka değerini artırdığını belirten Güldoğan, bu ürünlerin üreticiyi desteklediğini ve yerel ekonomiye katkı sağladığını söyledi. Salihli’nin gastronomi alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Güldoğan, Salihli Kirazı ve Salihli Odun Köftesi’nin yalnızca birer lezzet değil, aynı zamanda bölgenin kimliğini yansıtan değerler olduğunu ifade etti. Bu tür etkinliklerin tanıtım ve turizm açısından önemli katkılar sunduğunu kaydetti. Programa Kaymakam Ali Güldoğan’ın yanı sıra İlçe Emniyet Müdürü Bircan Baycan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mahmut Yenen, esnaf odası başkanları, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler, okul aile birliği temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Trabzon Şeflerden Karadeniz’in yöresel peynirleriyle özel ve geleneksel tarifler Karadeniz’in dört ilinden getirilen coğrafi işaretli ürünler ve farklı peynirle hazırlanan yaklaşık 100’e yakın özgün tarifler, Trabzon’da düzenlenen "Dört Şehir Bir Miras" etkinliğinde gastronomi tutkunlarıyla buluştu. Türk mutfak kültürünün köklü mirasını yaşatmak ve bölgesel gastronomi değerlerini görünür kılmak amacıyla Türk Mutfağı Haftası kapsamında Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü tarafından "Dört Şehir Bir Miras" temalı gastronomi etkinliği düzenlendi. Etkinlikte Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane’nin yöresel lezzetleri ile coğrafi işaretli ürünleri tanıtıldı. Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü bahçesinde gerçekleştirilen etkinlikte Karadeniz mutfağının kültürel mirasını yansıtan ürünler katılımcılarla buluşturuldu. Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane illerinin yöresel mutfak kültürünü bir araya getiren organizasyonda coğrafi işaretli ürünler, geleneksel üretim teknikleri ve bölgeye özgü lezzetler ön plana çıkarıldı. Program kapsamında yöresel peynir çeşitlerinin tanıtımı yapılırken, şefler tarafından farklı peynir kullanılarak hazırlanan yaklaşık 100’e yakın yemek ve tatlılar davetlilerin beğenisine sunuldu. Etkinlikte Karadeniz mutfağının simge lezzetlerinden kuymak ve muhlamanın yapımı da uygulamalı olarak anlatıldı. Şeflerin hazırladığı özel tarifler arasında ‘Poşe Armutlu Peynir Tatlısı’, ‘Koloroll’, ‘Peynirli Tavuk Lokması’, ‘Çilekli Koloti Lokması’ ve ‘Kuruti Peynirli Gaspacho’ gibi özgün lezzetler yer aldı. Katılımcılar, hem yöresel ürünlerin hikayeleri hakkında bilgi aldı hem de geleneksel tatları deneyimleme fırsatı buldu. "Türk mutfak kültürünün en önemli unsurlarından bir tanesi de süt ürünleridir" Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Sibel Karabina yaptığı konuşmada, "Türk mutfağı yüzyıllar boyu farklı dönemlerde şekillenmiş çok katmanlı bir mirastır. Türk mutfak kültürünün en önemli unsurlarından bir tanesi de süt ürünleridir. Süt ve süt ürünleri Anadolu’da emeğin, bereketin, sevginin simgesidir. Özellikle Doğu Karadeniz mutfağında sürdürülen geleneksel peynir üretimi doğa ve uyumu yaşamın üretiminin mirasıdır. Bu etkinliğimiz kapsamında sergilenen ürünler bölgelerimizin yüksek yaylalarında doğal üretim yöntemleriyle kuşaktan kuşağa aktarılan bilgi ve deneyimi sunmaktadır. Bugün değerli şeflerimiz yöresel peynirlerimizi kullanarak yeni reçeteler, özgün yorumlarını geleneksel tatlarımızı buluşturacaklar. Misafirlerimiz bölgemize özgü peynir çeşitlerini ve bunlardan hazırlanan lezzetleri tatma fırsatı bulacaktır" ifadelerini kullandı.