EKONOMİ - 02 Aralık 2025 Salı 10:24

Arabuluculuk ile yapılan anlaşmalar geçen yıla göre yüzde 14’ü aştı

A
A
A

Kasım 2025 itibariyle ihtiyari (gönüllü) arabuluculuk görüşmelerinde varılan anlaşma sayısı geçen yıla kıyasla 100 bin artış göstererek 800 bini aştı. Arabulucu Dr. Umut Metin, "İhtiyari arabuluculukta 800 bini aşan anlaşmanın yanı sıra, dava şartı arabuluculukta da yüz binlerce anlaşma sağlandı" dedi.

Arabuluculukta 11 ayda 800 bin anlaşma yapıldı. 2024 yılının sonunda 700 bin olan ihtiyari arabuluculuktaki anlaşma sayısı, bu yıl 100 bin artarak 2025 Kasım sonu itibariyle 800 bini geçti. Türkiye Arabulucular ve Arabuluculuk Merkezleri (TURAMEP) Sözcüsü Arabulucu Dr. Umut Metin, "Sayıdan da öte, bu veriler vatandaşlarımızın arabuluculuğu bir ’çözüm kültürü’ olarak sahiplendiğini göstermektedir. Bu sonuç, arabuluculuğun hem insani hem de pratik bir çözüm olarak toplumda geniş bir kabul gördüğünü ortaya koyuyor" dedi.

"Arabuluculukta anlaşma 2025’te rekor seviyeye ulaştı"

Arabuluculukta anlaşmaların her geçen yıl arttığını belirten Metin, "2024 yılının sonunda 700 bin olan ihtiyari arabuluculuktaki anlaşma sayısı, 2025 Kasım sonu itibariyle 800 bini geçti" dedi.

Arabuluculuk ile yapılan anlaşmalar geçen yıla göre yüzde 14’ü aştı

"Kültürümüzde özel yeri olan helalleşme ve rızalaşma arabuluculukla güçleniyor"

Türklerin kültüründe zaten helalleşme ve anlaşmanın olduğunu belirten Metin, "Yıllar süren davalar, yıpratıcı duruşmalar ve karşı tarafla husumet yaşama riski yerine, arabuluculuk yurttaşlara birbirini dinleme, anlama ve el sıkışarak çözüm üretme imkânı sağlıyor. Topraklarımızda, inancımızda kadim bir yeri olan rızalaşma ve helalleşme, arabuluculukta modern bir yöntem olarak yeniden karşılığını buluyor. İnsanlarımız kazanma-kaybetme psikolojisinden uzaklaşıp, ortak çözümü benimsiyor. Arabuluculuğa yönelik yüksek talebin bir nedeni de uzun süren adli süreçlerden kaçınmaktır. Bir uyuşmazlık mahkemede yıllar alabilir; oysa arabuluculukta saatler veya günler içinde çözüme ulaşmak mümkün. Sorunları hızla geride bırakmak medeniyettir. En insancıl çözüm ise karşı tarafın rızasıyla ulaşılan çözümdür. Arabuluculuk hem bireysel barışı hem de toplumsal barışı aynı anda güçlendiriyor. Bu nedenle her yıl daha çok kabul görüyor" ifadelerini kullandı.

Arabuluculuk ile yapılan anlaşmalar geçen yıla göre yüzde 14’ü aştı

"2025’te en az 2 milyon kişi sorununu gönüllü olarak başvurarak arabuluculuk ile çözdü"

2025 yılında 2 milyon kişinin gönüllü olarak davalarını arabuluculukla çözdüğünü belirten Dr. Umut Metin, "İhtiyari arabuluculukta 800 bini aşan anlaşmanın yanı sıra, dava şartı arabuluculukta da yüz binlerce anlaşma sağlandı. Her dosyada asgari iki taraf olduğu düşünüldüğünde, en az 1.6 milyon kişi, ortaklık sorunları gibi bazı konularda daha fazla taraf bulunduğu dikkate alındığında ise 2 milyonun üzerinde vatandaş, hiçbir zorunluluk olmadan arabuluculuğu tercih etti. Bu tablo, Türkiye’de arabuluculuğun uyuşmazlık çözüm yöntemleri içinde yalnızca bir seçenek değil, ülkemizde benimsenmiş bir uyuşmazlık çözüm kültürü hâline geldiğini gösteriyor. Arabuluculuk, özgünlüğü ve doğasıyla kendi başarısını oluşturan bir kurumdur. Birbirini dinlemeye, anlamaya, rızalaşmaya dayalı çözümler sunduğu ve sorunu süratle kesin bir şekilde çözdüğü için tercih ediliyor ve her geçen yıl başarısı daha da büyüyor" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu buz kesti: Dereler, barajlar ve göletler dondu En düşük hava sıcaklığının sıfırın altında 20 derece olarak ölçüldüğü Kastamonu’da baraj, dere ve göletlerin yüzeyi dondu. Kastamonu’da son 1 haftadır etkili olan kar yağışı yer yer yüksek kesimlerde aralıklarla devam ediyor. Kar yağışıyla birlikte kent soğuk havanın etkisi altına girdi. En düşük hava sıcaklığının sıfırın altında 20 derece olarak ölçüldüğü kentteki baraj, göl ve derelerin yüzeyi buzla kaplandı. Devrekani ilçesine bağlı Başakpınar köy sınırlarından doğan ve Daday, Seydiler, Ağlı, Pınarbaşı, Cide ve Azdavay ilçeleri ile Küre Dağları Milli Parkından geçerek Karadeniz’e dökülen Devrekani Çayı da soğuk hava nedeniyle dondu. Küre Çayı’nın da beslediği Beyler Barajı ve Kulaksızlar Barajı’nın yüzeyi de tamamen dondu. Yüzeyi buzla kaplanan çay, yağan karla da beyaza büründü. "Köyümüz de, deremiz de, bizler de donduk" Devrekani ilçesi Kasaplar köyünde ikamet eden Serkan Demirkan, "Maalesef köyümüz de dondu, bizler de donduk. Yapım aşamasındaki deremiz de dondu. Havayı anlatmaya gerek yok, dondurucu soğuk var. Şu anda hava sıcaklığı sıfırın altında 10 dereceyi geçmiş durumda. Fakat daha da hava sıcaklığı düşecek, çünkü şu anda hava ayaza ve dona çekti. Bugün sularımız bir ara geldi ama bu geceden sonra sularımız yarın akmayacak. Çünkü şu anda hava dona çektiği için deremiz gibi sularımız da donacak. Bu yüzden evlerimizde su kesintisi olması ihtimali yüksek, suların kesilmesini bekliyoruz" dedi.
Adana Babanın, DNA ile tespit ettirdiği kızını nüfusuna aldıramadığı iddiası Adana’da bundan 5 yıl önce birlikte yaşadığı kadından olan kızının başkasının üzerine kayıtlı olduğunu ileri süren baba, DNA testi de yaptırmasına rağmen bir türlü nüfusuna alamadığını, kızına annesi tarafından şiddet uygulandığını iddia etti. Adana’da yaşayan 29 yaşındaki Hasan Artınal, 2020 yılında birlikte yaşamaya başladığı 33 yaşındaki N.E. ile 2022 yılında ayrıldıklarını ve bu birliktelikten dünyaya gelen Masal isimli kızının soy bağında mağdur edildiğini öne sürdü. İddiaya göre anne, Artınal’dan olan çocuğunu resmi nikahlı olduğu M.Y.’nin üzerine kaydettirdi. Artınal, çocuğun biyolojik babasının kendisi olduğunu ispatlamak için DNA testi yaptırdığını ve rapor sonucunda biyolojik baba olduğunun resmen belirlendiğini söyledi. Baba, buna rağmen kızını kendi nüfusuna geçiremediğini ileri sürerek sesini duyurmaya çalıştı. Hasan Artınal, yaşadığı süreci şöyle anlattı: "Ben bu kadınla 2020 yılında tanıştım. Bir çocuğumuz oldu. Ancak anne, çocuğumun soy bağını başka bir kişinin üzerine kayıt ettirdi. Bunun üzerine DNA testi yaptırdım ve çocuğun benden olduğu resmi olarak tespit edildi. İlgili tüm makamlara başvurmama rağmen bugüne kadar somut bir çözüme ulaşamadım. Anne, her seferinde çocuğu benden kaçırıyor ve açılan davaları da sürekli geri çekiyor. Şu an kızım 5 yaşında ve nerede olduğunu bilmiyorum." "Babası olarak yasal haklarımı kullanmak istiyorum" Yetkililere seslenen baba, tek isteğinin yasal haklarına kavuşmak olduğunu belirterek, "Benim tek isteğim, çocuğumun babası olarak kimlikte görünmek ve kızıma ulaşabilmek. Şu anda kızımın can güvenliği yok. Eski eşim çocuğuma şiddet uyguluyor. Kızımın saçlarını kazıtmış. Çocuklar çok korkmuş durumda. 5 yaşındaki çocuğum daha ’baba’ kelimesinin ne anlama geldiğini bile bilmiyor. Ben sadece çocuğuma ulaşmak ve babası olarak yasal haklarımı kullanmak istiyorum" diye konuştu.
İstanbul UKABDER’den acil çağrı: "Binalar tamam, sıra gönülleri doyurmakta" Afrika Çad’da 9 dev eseri tek seferde açmaya hazırlanan UKABDER, 19 Ocak’taki büyük yolculuk öncesi "acil" koduyla çağrıda bulundu. Başkan Murat Uğur, "Binaları tamamladık, şimdi sıra oradaki yetimlerin sofrasını ve kucağını doldurmakta" diyerek gıda, kıyafet ve oyuncak eksiği için hayırseverlere seslendi. Uluslararası Kardeşlik Seferberliği İnsani Yardım Derneği (UKABDER) gönüllüleri, 19 Ocak’ta başlayacak Çad seferberliği için zamanla yarışıyor. Bölgede inşası tamamlanan hastane, cami ve atölye gibi 9 kalıcı eserin açılışını yapacak olan heyet, dağıtımı yapılacak insani yardım malzemelerinin tedariki için çalışmalarını sıklaştırdı. Dernek yönetimi, açılış heyecanına gölge düşmemesi için erzak, kıyafet ve oyuncak stoklarının bir an önce tamamlanması gerektiğini duyurdu. "Bu Bir Yardım Değil, Kardeşlik Meselesidir" Yolculuğa sayılı günler kala açıklama yapan UKABDER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Uğur, sürenin daraldığına dikkat çekti. Uğur, "Çad’da tarih yazacak 9 büyük eseri hamdolsun tamamladık. Ancak oraya sadece bina açmaya değil, kardeşlerimizle kucaklaşmaya gidiyoruz. Giderken elimiz boş gidemeyiz. Bölgede dağıtacağımız sıcak yemek, gıda kolisi, kıyafet ve çocuklarımız için uçurtma, oyuncak gibi kalemlerde halen eksiklerimiz var. Bu bir yardım kampanyası değil, bir kardeşlik meselesidir. Vakit çok az, tüm hayırseverleri bu seferberliğin ucundan tutmaya davet ediyorum. Çad’da bir Türk STK tarafından tek seferde yapılan en büyük yatırımlardan birini, 9 kalıcı eseri hamdolsun tamamladık. Ancak oraya sadece kurdele kesmeye değil, kardeşlerimizle kucaklaşmaya gidiyoruz. Binlerce kilometre öteden gelen kardeşlerini bekleyen yetimlerin karşısına elimiz boş çıkamayız. Bu bir yardım kampanyası değil, bir kardeşlik ve onur meselesidir" dedi. Gönüllüler gece gündüz çalışıyor İstanbul Gaziosmanpaşa’daki dernek merkezinde ve Türkiye’nin dört bir yanındaki gönüllü gruplarında hummalı bir çalışma yürütülüyor. Gönüllüler, Türkiye’den götürülecek emanetleri tasnif ederken, uçurtma ve oyuncakların paketlenmesi için yoğun mesai harcıyor. 19-30 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilecek organizasyonda, yetim çocuklara yönelik uçurtma şenlikleri düzenlenmesi ve binlerce aileye erzak ulaştırılması hedefleniyor. Gökyüzü Türk uçurtmalarıyla renklenecek Seferberliğin en renkli detayı ise çocuklar için hazırlanan özel sürprizler olacak. UKABDER gönüllüleri, Çadlı yetimlerin yüzünü güldürmek için oyuncak, kıyafet ve uçurtma bağışı toplama kampanyasına hız verdi. Bölgede düzenlenecek "Uçurtma Şenliği" ile yoksulluğun gölgesindeki çocuklara unutulmaz bir gün yaşatılması planlanıyor. Gönüllüler, "Bir uçurtmanın kuyruğuna takılacak bir tebessüm, dünyalara bedeldir. Oyuncak ve uçurtma bağışlarıyla çocukların hayallerine dokunmak istiyoruz" çağrısında bulundu.