ASAYİŞ - 16 Nisan 2026 Perşembe 10:27

Arnavutköy’de 15 ay önce öldürülen berberin ailesi, adalet arayışında

A
A
A
Arnavutköy’de 15 ay önce öldürülen berberin ailesi, adalet arayışında

İstanbul Arnavutköy’de 15 ay önce 17 yaşındaki cinayet zanlısı tarafından bıçaklanarak öldürülen Muhammet Deniz’in ailesi, adalet çağrısında bulundu. İlk duruşmada hakim karşısına çıkan zanlının suçunu itiraf ettiği ve haksız tahrik indiriminde bulanarak cezasının düşürülmesi için savunma yaptığı öğrenildi.


25 Ocak 2025 tarihinde Arnavutköy ilçesi Karlıbayır Mahallesinde meydana gelen cinayette Muhammet Deniz, o tarihte 17 yaşında olduğu cinayet zanlısı tarafından öldürüldü. Gaziosmanpaşa Adliyesi 3.Ağır Ceza Mahkemesinde başlayan yargılamada cinayet zanlısı bugün hakim karşısına çıktı. Savunmasında suçunu itiraf eden zanlı, öldürdüğü kişinin ablasına mesaj attığını ve bu sebeple Muhammed Deniz’i öldürdüğü öğrenildi.


Hayatını kaybeden Muhammet Deniz’in avukatı Yılmaz Çakmak, zanlının ifadesinde çelişkilerin olduğunu söyledi. Aile adına konuşan Avukat Yılmaz Çakmak, suça sürüklenen çocuk tanımındaki yargılama tasarrufunda değişiklik yapılmasını söyledi.



"Adaletin gereken cezayı vermesini istiyorum"


Feci bir şekilde öldürülen Muhammet Deniz’in babası Mehmet Deniz, adalet çağrısında bulundu.


Baba Mehmet Deniz, "Bugün oğlumun duruşmasıydı. Normalde bir senedir bekliyorduk bu duruşmayı. Hep "gizlilik, gizlilik" diye tutturdular, bir türlü açmadılar. Bugün açtılar mahkemeyi. İşte mahkeme de 3 Temmuz’a atıldı. Gereken bilgileri zaten avukat bey size iletti. Onun dediklerinin her şeyi doğrudur. Yani adaletin yerini bulmasını istiyorum inşallah. Önceki haberlerde "Yok işte daha yakalanmadı, firardır" diye. Aynı gün zaten bir saat içinde yakalandı emniyet müdürlüğünde. Adaletin gereken cezayı vermesini istiyorum. Yani çocuk yaptırdıysa, yaptıran varsa. Çocuk olarak yargılanmaması gerekiyor. Yani tetikçi de çocuk olarak yargılanmaması lazım. SSÇ kavramı gerçekten... Gereken delillerin göz önünde bulundurularaktan adaletin yerini bulmasını istiyorum. İnşallah da bulur, gereken cezayı da alır. Yani daha diyecek bir lafım yok, idamla yargılansın" dedi.



"Abla bugün gelip ifadesinde "Benim kardeşim ceza alma ihtimaline karşılık, haksız tahrik indiriminde bulunma ihtimaline karşı böyle bir beyanda bulunmuştur" diye kardeşini yalanladı"


Duruşmaya katılan Avukat Yılmaz Çakmak, suçu işleyen kişinin ablasının ifadesinden bahsetti. Avukat Çakmak, "Yani soruşturma tabii gizli yürüdüğü için soruşturma aşamasında bizim delillerden uzak kalma durumumuz söz konusu oldu. Fakat özellikle suça sürüklenen çocuk kavramının değiştirilmesine yönelik o kadar muallak bir çalışma yapıldığı noktasında belli bazı kamuoyunda söylentiler olmasına rağmen mahkemelerin olsun, savcılıkların olsun suça sürüklenen çocukların beyanları doğrultusunda soruşturmayı ve kovuşturmayı genişletmeleri çok anlamsız. Çünkü özellikle bizim dosyada daha önce de zaten medyaya yansıyan bir dosya. Bu dosyada suça sürüklenen çocuk ifadesinde "Benim müvekkilime yönelik ablamı sırf sarkıntılık yapıp mesaj attı diye ben böyle bir eylemde bulundum" dedi. Abla bugün gelip ifadesinde "Benim kardeşim ceza alma ihtimaline karşılık, haksız tahrik indiriminde bulunma ihtimaline karşı böyle bir beyanda bulunmuştur" diye kardeşini yalanladı zaten" şeklinde konuştu.


"Biz bu çelişkili beyanlar üzerine mahkemeye resen ihbarda bulunması talebinde bulunduk"


Cinayet zanlısının çelişkili ifadeler verdiğini söyleyen Avukat Yılmaz Çakmak, "Biz burada tabii aileler arasında bir sosyal infial olmasın diye belli başlı bazı noktalara dikkat ederek beyanlarımızda bulunduk. Aile de bu konuda çok hassas. Fakat özellikle Suça sürüklenen çocuğa yönelik belli başlı bazı kanuni çalışmaların olması gerekiyor. Çünkü Suça sürüklenen çocuğu olay yerine götüren patronu, "harçlık çıkarmak için benim yanımda çalışıyordu" dediği kardeşini kalkıp kendi özel arabasıyla işe getirip işe götüren birisi. Biz bu çelişkili beyanlar üzerine mahkemeye resen ihbarda bulunması talebinde bulunduk. Umarım bir an önce adalet yerini bulur. Bizim farklı şüphelerimiz var. Şey yani özellikle benim müvekkilimin evliliğinden yaklaşık bir yıl sonra evini terk eden eşinin müvekkilime annesinin telefonundan atmış olduğu tehdit, ölümle tehdidine yönelik mesajlar var. Tabii bu gizli olan yetişkin dosyasında devam ediyor" ifadelerini kullandı.


"Suça sürüklenen çocuk kavramı noktasında ciddi anlamda bir değerlendirme yapılması gerekiyor"


Açıklamasında yargılamalarda suça sürüklenen çocuk kavramının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyleyen Avukat Yılmaz Çakmak, "Gaziosmanpaşa 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından apar topar karara çıkarılmaz, o diğer dosyanın akıbeti beklenir. Adalet bir an önce yerini bulur, Efnan’ın babasının katili bulunur. Bunu iştirak edenler varsa, azmettirenler varsa bunların da tespiti noktasında savcılığın da mahkemenin de gerekli çalışmaları yapacağına inanıyoruz. Size de çok teşekkür ediyoruz. Şüpheli şöyle, şüpheli olay tarihinde aslında 17 yaşına yeni girmiş. Olay tarihinde kullanmış olduğu bir silah var olayda. Yani failin burada kullanmış olduğu silahı "Ben 3 yıl önce elde ettim" demiş. Yani 6. sınıfta okulu terk etmiş biri. 12 yaşından sonra hemen. "Çalışmıyorsun etmiyorsun, aileni silahtan haberi yok, 3 yıl boyunca hiç kullanılmamış bir silah nasıl tutukluk yapmadı, sen doğrudan tek atış yaptın, daha önce hiç kullanmadım" dedi beyanında. Yani artık Suça sürüklenen çocuklara yönelik hakikaten yani kişinin ayırt etme gücünün olup olmadığı tespiti noktasında, suça sürüklenen çocuk kavramı noktasında ciddi anlamda bir değerlendirme yapılması gerekiyor" cümlelerini kullandı.


"Yani burada yardım eden vasfıyla mı olsun, ya da iştirak eden anlamında mı olsun hakikaten savcılıkların, mahkemelerin çok titizlikle dosyaları incelemeleri gerekiyor"


Açıklamasında mahkemelerin dosyaları titizlikle incelemesi gerektiğini Avukat Yılmaz Çakmak, "Biz suç tarihinde çocuk mu değil mi ona bakarız. Kanun buna bakar. Suç tarihinde fail çocuk olduğu için SSÇ olarak yargılanacak maalesef. Bunda biliyorsunuz infaz noktasında çok ciddi, çok fahiş indirimler var. Umarım onlardan yararlanmaz. Tabii, özellikle olay yerinden onu aldıktan sonra babasının evine götürüp emniyete teslim edilmesi için tanık Osman’ın ifadesiyle kendi ifadesi çok çelişkili. SSÇ, sulh ceza ifadesinde "Ben olaydan haberim vardı, Osman’a biz anlattık" diyor. Daha doğrusu "Osman bizi dinledi, biz babamıza telefonla anlattık" diyor araçla giderken. Osman da "Benim yanımda bir şey konuşmadılar. Ben kapıya gittikten sonra baba gelip dövdükten sonra ben öğrendim. Halen Osman ne hikmetse bilmiyor, ikinci defa alıp ’gel ben seni biraz gezdireyim’ diyor." Ama SSÇ bugün beyanında dedi ki "Ben dedim Osman’a bizi gezdir diye." Yani burada yardım eden vasfıyla mı olsun, ya da iştirak eden anlamında mı olsun hakikaten savcılıkların, mahkemelerin çok titizlikle dosyaları incelemeleri gerekiyor" ifadelerini kullandı.



"Duruşma 3 Temmuz’a ertelendi"


Duruşmanın 3 Temmuz’a ertelendiğini söyleyen Avukat Yılmaz Çakmak, "Maalesef şu an ülkemizde adalete insanların güveni çok sarsılmış durumda. Fakat işlerini çok güzel yapan hakim, savcılarımız var. Umarım bizim de müvekkilin katilleri, katili bir an önce tespit edilip dosya arasında varsa başkaları da, bağlantılı fiili bir bağlantıları varsa bunlar da tespit edilip dahil edilir. Gizli olan dosyada bir an önce açılır umarım. Gizlilikten bahsediyoruz; fakat o gün doğrudan gidip emniyete teslim olmuş bir şahıs hakkında haber kanallarında maalesef "İşte firari halen yakalanmadı" gibisinden haberleri biz gördük. Bunlar çok yazık. Kamuoyunu yanlış yönlendirmemek gerekiyor. Duruşma 3 Temmuz’a ertelendi. Sizlerin de katkılarınız bayağı bir oldu, çok sağ olun. Bu anlamda umarım mahkeme kamuoyu vicdanını hafifletecek, ailenin vicdanındaki kor ateşi dindirecek olumlu bir karar verir" dedi.


"Savunmasında suçunu kabul etti"


Avukat Yılmaz Çakmak, zanlının suçunu itiraf ettiğin söyledi.


Avukat Çakmak, "Savunmasında suçunu kabul etti. "Ben yaptım" dedi. Fakat o şunun farkında, olur da maktulün üzerindeki swapla benim üzerimdeki swap kaydı eşleşmezse (çünkü farklı bir silahı teslim ettiği noktasında bizim şüphelerimiz var), bu aşamada suçu kabul etti ama salt sanık ikrarı biliyorsunuz ki cezalandırmaya yeter bir delil değil. Biz bunu kabul etmiyoruz. Yani bunun bir savunma mekanizması olarak kullanılmaması gerekiyor. Yan deliller zaten var. Ailenin beyanları da var. Umarım bir an önce cezalandırılır ve bu süreç bitmiş olur" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Dursun Özbek: "Icardi bizim ikon oyuncumuz kendisi ile yeni sezon için görüşeceğiz" Galatasaray’ın RAMS Park’ta yaptığı şampiyonluk kutlamasının ardından Başkan Dursun Özbek gelenek olduğu üzere kupayı Galatasaraylılar Derneği’ne getirdi. Özbek, burada yaptığı açıklamada, "Icardi bizim ikon oyuncumuz kendisi ile yeni sezon için görüşeceğiz" dedi. Galatasaray 26. şampiyonluğunu 15 Mayıs’ta RAMS Park’ta düzenlenen tören ile kutladı. Törenin ve kutlamanın ardından Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ve yöneticiler şampiyonluk kupasını gelenek olarak Galatasaraylılar Derneği’nin Beşiktaş’ta bulunan binasına getirdi. Özbek, burada yaptığı açıklamada, "26. şampiyonluğumuzu kutladık. Icardı ile görüşmemiz var, inşallah görüşeceğiz. Icardi bizim sevdiğimiz bir oyuncumuz, ikonumuz. Galatasaray’a çok şeyler kattı. Dolayısıyla kendisi ile görüşeceğiz" diye konuştu. "Bekledik gelmediler" Özbek, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) yetkililerinden kimsenin stada gelmemesi ile ilgili, "Bilmiyorum gelmediler. Bekledik ama gelmediler" yorumunda bulunurken, Lucas Torreira ile ilgili, "Torreira bizim oyuncumuz niye gitsin" sözlerini sarf etti. Hedef: 27. şampiyonluk Galatasaray olarak hedeflerinin 27. şampiyonluk olduğunu söyleyen Başkan Özbek, "Hedefimiz 27. şampiyonluk. Hazırlıklarımıza zaten başladık. İnşallah bu sezonda ipi göğüsleyip önce stadımızda kutlayacağız sonra kupayı evimize, cemiyetimize getireceğiz. Bugün de bu yüzden buradayız. Cemiyet bizim her şeyimiz, Galatasaray’ın doğduğu yer. Buradaki kardeşlerimizle mutluluğumuzu paylaşacağız" ifadelerini kullandı. Geleneğin devam ettiğini söyleyen Galatasaraylılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Metin Sinan Aslan da, "Kupanın cemiyete gelmesi bir gelenek. Başkanımız da bizi onurlandırdı, kupayı yine buraya getirdi. Çok mutluyuz. İnşallah seneye Avrupa’da daha başarılı olup Dursun abi başkanlığını taçlandıracak" diye konuştu.
İstanbul 110 kişinin gözaltına alındığı yasadışı bahis operasyonunda 98 tutuklama İstanbul merkezli 35 ilde siber polisi tarafından düzenlenen ve 110 kişinin gözaltına alındığı yasadışı bahis operasyonunda 98 kişi gözaltına alındı. Yapay zeka destekli programlar kullanılarak yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunan 5 bin siteye erişim engeli gelen operasyonda tutuklananların yanı sıra 6 kişiye ev hapsi ve 6 şüpheliye de yurtdışına çıkış yasağı ve imza adli kontrol tedbiri cezası uygulandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda yasadışı bahis şebekelerine büyük darbe vuruldu. Yapay zeka destekli programlar kullanılarak yasa dışı bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen şüphelilere şahıslara yönelik bu sabah İstanbul merkezli 35 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda Gözaltına alınan 110 kişinin 98’i tutuklanırken 6 kişiye ev hapsi ve 6 şüpheliye de yurtdışına çıkış yasağı ve imza adli kontrol tedbiri cezası uygulandı. 10 bin 202 siteye erişim engeli de uygulanmıştı Öte yandan operasyon kapsamında yasadışı sanal bahis ve kumar faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilen 5 bin, bu sitelerin reklamını yaparak mobil kullanıcıları yönlendiren 111 ve ödeme işlemlerine aracılık ettiği belirlenen 40 olmak üzere toplam 5 bin 151 URL adresine de erişim engeli kararı alındığı kaydedilmişti.
Muğla Bodrum’da film gibi dolandırıcılık Muğla’nın Bodrum ilçesinde bir kadını "evlilik ve iş ortaklığı" vaadiyle, bir başka kişiyi de "kamu arazisinin kendi adına tapulanması için belediyeyi aracı kılma" suretiyle toplam 105 milyon TL dolandırdığı iddia edilen 8 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bodrum’da yaşayan bir kadın; Bodrum’daki 35 milyon TL değerindeki evi ile İzmir’deki 10’ar milyon TL değerindeki iki ayrı evinin, 700 bin TL değerindeki ziynet eşyasının, banka hesaplarında ve kredi kartlarında bulunan yaklaşık 10 milyon TL parasının "evlilik ve iş ortaklığı" vaadiyle elinden alındığı gerekçesiyle Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığına başvurdu. Başlatılan soruşturma kapsamında, bir başka şahsın da Yalıkavak Mahallesi’nde yaklaşık 30 milyon TL değerindeki evi ile banka hesaplarından gönderdiği yaklaşık 10 milyon TL parasının elinden alındığı belirlendi. Böylece iki vatandaşın toplamda 105 milyon 700 bin TL değerinde taşınmaz, nakit para ve ziynet eşyasının hileli yöntemlerle elinden alındığı tespit edildi. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında jandarma ekiplerince, 12 Mayıs günü Muğla’nın Bodrum ilçesi merkezli olmak üzere Adana ve Şanlıurfa illerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Ekipler, suç örgütü lideri olduğu belirlenen H.İ.S. ile biri zaten cezaevinde tutuklu bulunan toplam 14 kişi hakkında gözaltı kararı uyguladı. Bugün adliyeye sevk edilen şüphelilerden suç örgütü lideri H.İ.S. ile R.T., L.S., Ş.Ö., M.G., H.İ. ve K.Ö. tutuklanırken; M.Y., V.O. ve S.B.Ç. hakkında adli kontrol kararı verildi. Hakkında gözaltı kararı çıkartılan B.K.’nin ise başka bir suçtan zaten cezaevinde bulunduğu öğrenildi. Öte yandan şüphelilerin dolandırıcılık yöntemleri pes dedirtti. Dolandırıcılık eyleminde iş bölümü yapan şahıslardan L.S.’nin taşınmaz satışlarında vekalet alıp müştekileri ikna ettiği; Ş.Ö. ve M.G.’nin kendilerini "belediye encümeni" olarak tanıtarak hesaplarına para gönderttiği; R.T.’nin sözde belediye encümeniyle toplantılara katılarak müştekileri ikna ve tehdit ettiği; H.İ.’nin müştekileri ikna etmede ve taşınmazların satışında rol oynadığı, cezaevinde bulunan B.K.’nin ise müştekilere yönelik tehdit eylemlerinde yer aldığı belirlendi.