ASAYİŞ - 20 Mayıs 2026 Çarşamba 11:05

Arnavutköy’de apartman önünden bebek arabası çalan hırsız yakalandı

A
A
A
Arnavutköy’de apartman önünden bebek arabası çalan hırsız yakalandı

Arnavutköy’de apartman önündeki bebek arabasını çalan ve kameradan tespit edilip yakalanan şüphelinin 13 ayrı suç kaydı olduğu öğrenildi.


Olay, Arnavutköy ilçesi Boğazköy İstiklal Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Ali El Halef isimli vatandaş apartman önündeki bebek arabasının çalındığını fark ederek polis ekiplerine başvurdu. Arnavutköy Devriye Ekipler Amirliği ekipleri olayla ilgili çalışma başlattı. Güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen ekipler, olayın gerçekleştiği günü belirledi. Görüntülerde mavi kot pantolonlu, siyah montlu ve kirli sakallı bir şahsın apartman önüne gelerek bebek arabasını aldığı ve yürüyerek olay yerinden uzaklaştığı görüldü. Yapılan incelemelerde şüphelinin Serdar Y. olduğu tespit edildi.


Polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alınan Serdar Y.’nin hırsızlık ve kasten yaralama başta olmak üzere toplam 13 suç kaydının bulunduğu öğrenildi. Şüpheli, sağlık kontrolünün ardından Polis Merkezi Amirliği’ne teslim edildi.


Öte yandan bebek arabasının çalındığı anlar güvenlik kamerasınca saniye saniye kaydedildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dilovası’ndaki kozmetik fabrikası yangını davasının ikinci duruşması başladı Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde kozmetik dolum tesisinde çıkan ve 7 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin davanın ikinci duruşması başladı. Duruşma öncesinde bir araya gelen mağdur aileler, gözyaşları içinde açıklamalarda bulundu. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki salonda görülen dava öncesinde cezaevi önünde toplanan aileler, adaletin tecelli etmesini beklediklerini ifade etti. Hayatını kaybeden Songül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut, "Buraya adalet için geldik. İnşallah adalet yerini bulur. İnsanlarımız için yas tutacağımız yerde onlar için adalet arayışına düştük. Kandıra Cezaevi’ne sürülüyoruz. Biz nasıl yakınlarımızı kömür olarak aldıysak, sanıkların da içerde çürüyerek yaşamalarını istiyorum. Çürüsünler, içerde kalsınlar. Gerekirse idam edilsinler" dedi. "Bilmiyordu ki ateşin içine girecek ve kömür olacak" Nisa’nın annesi Altun Taşdemir de adalet istediklerini vurgulayarak, "Kızımızın hakkını istiyorum. Kızımı yaktılar. Kızım daha gençti, yandı, toprak altına girdi. Bile bile çocuklarımızı yaktılar. Hayalleri vardı, daha evleneceklerdi. Çocuklarımızın hakkı yerde kalmasın. Nisan’ın babası kanser, ona destek vermek için çalışmak istemişti. Bilmiyordu ki ateşin içine girecek ve kömür olacak. Çocuklarımızı kömür olarak yerden topladık, çöp poşetine koyup getirdik. Kefensiz toprağa gömüldü kızım, çöp poşeti ile gömdük" diye konuştu. Baba Vedat Taşdemir ise "Adalet bekliyoruz. Sanıkların cezaevinden çıkmasını istemiyoruz. Hamileymiş, kansermiş gibi bahanelerle tahliye istemesinler. Ben de kanserim, tedavi görüyorum. Benim evladımı yakanlar da yansın, cezaevinden çıkmasınlar" şeklinde konuştu. Hayatını kaybeden Tuğba’nın anne ve babası Şahin ile Saliha Taşdemir çifti de, "İçimiz tanıyor, ateş düştüğü yeri yakıyor. En ağır cezayı alsınlar. Sanıklar hapishanede çürüsünler. Bayram geldi, kızım nerede? Her gün ölüyorum, onlarda ölsün" ifadelerini kullandı. "Her bir yetkili yargılanmalıdır" Aileler adına ortak basın açıklamasını okuyan Tuğba Gülek ise 8 Kasım 2025 tarihinde meydana gelen olayda, fabrikada 3’ü çocuk, 6’sı kadın 7 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlattı. İlk duruşmada sanıkların sorumluluk üstlenmediğini ve suçu hayatını kaybeden işçilere atmaya çalıştıklarını söyleyen Gülek, soruşturmanın eksik yürütüldüğünü savundu. Sadece tutuklu bulunan firma sahipleri ve iş güvenliği uzmanlarının yargılanmasının yeterli olmadığını belirten Gülek, fabrikanın iş yaptığı diğer ortak şirketlerin yöneticilerinin ve denetim görevini ihmal ettiği öne sürülen kamu ve belediye görevlilerinin de yargı önüne çıkarılmasını talep etti. Gülek ayrıca, duruşmanın Gebze Adliyesi yerine Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ne alınmasının, hasta ve çalışmak zorunda olan mağdur aileler açısından ciddi ulaşım zorlukları ve mağduriyet oluşturulduğunu kaydetti. Gülek, "Hapishane bizim geleceğimiz yer değil, canlarımızı hayattan koparan patronlar ve kamu görevlilerinin cezalarını çekmeleri gereken yerdir. Talebimiz nettir. Tehlikeli kimyasallarla çalışan ruhsatsız ve kayıt dışı çocuk işçi çalıştıran bu ölüm tesisinin varlığına göz yuman her bir yetkili yargılanmalıdır. Bu yıkım kararını uygulamayan belediye başkanlarından zabıtalara ve denetim görevini yapmayan bakanlık yetkililerinden şirket ortaklarına kadar herkes yargı önüne çıkartılmalıdır. Birlikte kazandınız, ihmallere göz yumdunuz bu nedenle birlikte sorumlu olacaksınız" ifadelerini kullandı. Olayın geçmişi Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi’ndeki Ravive Kozmetik isimli kozmetik dolum tesisinde 8 Kasım 2025’te çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Fabrika sahiplerinden olan ve tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçiren Kurtuluş Oransal, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. İddianamede Ravive Kozmetik yetkilileri tutuklu sanıklar İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen LYKEE kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında ’olası kastla öldürme’ suçundan 7’şer kez müebbet, ’nitelikli mala zarar verme’ suçundan ise 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. İddianamede ayrıca fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi firari Ümit Ç., sorumlu müdürü tutuklu Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi tutuklu Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.’nin ’bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti. Oransal kardeşlerin dayısı tutuklu Ali Osman A., Onay Y., tutuksuz Ömer A. ve firari Abdurrahman B. hakkında ise ’suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. Davanın ilk celsesinde mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan ’suçluyu kayırma’ iddiasıyla yargılanan Onay Y.’nin yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliyesine hükmetmişti. Heyet, tutuksuz sanık Ömer A.’nın adli kontrol tedbirlerini kaldırırken, diğer tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına karar vermişti.
Gaziantep GİBTÜ mutfağında minik şeflerin Gastronomi yolculuğu Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü, bugün kapılarını çok özel bir misafir grubuna açtı. Gaziantep Üniversitesi Kreş ve Anaokulu’nun 4 yaş grubu öğrencileri, üniversite mutfağının profesyonel atmosferinde unutulmaz bir gün geçirdi. Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ), sadece yükseköğretimde değil, toplumsal katkı ve iş birliklerinde de öncü rol üstlenmeye devam ediyor. GİBTÜ Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü, kapılarını bu kez geleceğin şef adaylarına açarak üniversitenin modern ve profesyonel mutfak altyapısını minik adımlarla buluşturdu. Gaziantep Üniversitesi Kreş ve Anaokulu’nun 4 yaş grubu öğrencilerini ağırlayan GİBTÜ, çocukların yerel kültürle tanışmasını ve uygulamalı eğitimle yeteneklerini keşfetmesini sağlayan vizyoner bir etkinliğe imza attı. Üniversitenin uzman akademik kadrosunun rehberliğinde profesyonel mutfak ortamını deneyimleyen minikler, unutmaları imkansız bir gastronomi yolculuğuna çıktı. "Kültürel miras mutfağa dokunarak başlar" Etkinliğin ev sahipliğini yapan GİBTÜ Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Erol Taşkın, "Bugün mutfağımızda sadece yemek pişirmedik, aynı zamanda kültürel mirasımızı geleceğin nesilleriyle paylaştık. 4 yaşındaki minik şeflerimizin hamura ve malzemelere dokunurken gözlerindeki o parıltıyı görmek bizler için paha biçilemez. Amacımız, çocuklarımıza mutfağın sadece bir yemek hazırlama alanı değil, aynı zamanda ve yerel değerlerin harmanlandığı bir keşif dünyası olduğunu hissettirmekti" dedi. "Uygulamalı eğitim çocukların gelişiminde kritik rol oynuyor" Gaziantep Üniversitesi Kreş ve Anaokulu Müdürü Dr. Ramazan Merk ise bu tür iş birliklerinin okul öncesi eğitimdeki önemine dikkat çekerek, "Okul dışı öğrenme ortamları, çocuklarımızın çok yönlü gelişimi için vazgeçilmezdir. Bugün burada GİBTÜ’nün profesyonel mutfağında gerçekleştirdiğimiz bu etkinlik, çocuklarımızın hem ince motor becerilerini destekliyor hem de onlara kendi yöresel kültürlerini yaparak ve yaşayarak öğrenme fırsatı sunuyor. Üniversitelerimiz arasındaki bu güçlü bağın, minik öğrencilerimizin vizyonuna büyük katkı sağladığına inanıyorum" ifadelerini kullandı. Geleneksel miras GİBTÜ çatısı altında geleceğe taşınıyor Çocuklara erken yaşta özgüven kazandıran, yerel gastronomiyi sevdiren ve el becerilerini geliştiren bu anlamlı etkinlik, GİBTÜ’nün toplumsal gelişimdeki yapıcı rolünü bir kez daha gözler önüne serdi. Günün sonunda çekilen hatıra fotoğraflarındaki neşeli yüzler, GİBTÜ mutfağının sadece lezzet değil, aynı zamanda mutluluk ve vizyon üreten bir merkez olduğunu kanıtlar nitelikteydi. Geleceğin dünyaca ünlü şef adayları, gastronomi dünyasına ilk büyük ve profesyonel adımlarını GİBTÜ çatısı altında atmanın ayrıcalığını yaşadı.
Muğla Muğla’da bayram öncesi otogarda sıkı denetim Muğla’da Menteşe Otogarı’nda bayram öncesi otobüs firmalarına yönelik kapsamlı fiyat ve tarife denetimi gerçekleştirildi. Ticaret İl Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı ekipleri, vatandaşların güvenli ve ekonomik seyahat etmelerini sağlamak amacıyla, bilet fiyatlarının bakanlıkça belirlenen tarifelere uygun olup olmadığını tek tek inceledi. Denetimlerle ilgili açıklamalarda bulunan Muğla Ticaret İl Müdürü Mehmet Demirtaş, Ticaret Bakanlığı’nın talimatları doğrultusunda Muğla merkez ve tüm ilçelerdeki otobüs terminallerinde fiyat kontrolü yaptıklarını belirtti. Firmaların belirlenen yasal tarifelere uymak zorunda olduğunu vurgulayan Demirtaş, "Ulaştırma Bölge Müdürlüğü’nün veya Ulaştırma Bakanlığı’nın belirlediği tarifeye uyma zorunluluğu var. Şayet herhangi bir aşırı, anormal bir fiyat artışı tespit edilirse, arkadaşlarımız Haksız Fiyat Artışı (HFA) tutanağı düzenliyor. Bu denetimlerimiz Ticaret İl Müdürlüğü olarak bayram boyunca da kesintisiz devam edecek" dedi. Denetimlerin sadece otogarlarla sınırlı kalmadığını; market, büfe ve toptancı hallerinde de fiyat tarifesi kontrollerinin aralıksız sürdüğünü ifade eden Demirtaş, kurallara uymayan işletmelere yönelik cezai işlem uygulanacağını hatırlattı. Cezaların aynı zamanda caydırıcı bir uyarı niteliği taşıdığını belirten Demirtaş, "Mevzuat hükümlerine ve tarifeye uymayan firmalarla ilgili cezai işlem uyguluyoruz. Tabi cezai işlem uygulamak aynı zamanda bir uyarı mahiyetinde oluyor. Bu denetim ve kontrolleri sürekli Muğla’ya bağlı ilçelerimizdeki işletmelerde sürdürüyoruz. Ancak bayram öncesi, toptancı hallerinde ve özellikle otobüs terminallerindeki denetimlere ağırlık verdik. Bizim önceliğimiz, vatandaşlarımızın güvenli ve ekonomik bir şekilde yolculuk yapmalarını sağlamaktır. Herkese hayırlı bayramlar diliyorum" diye konuştu. Ekiplerin bayram süresi boyunca da sahada olacağı ve haksız kazanç sağlayan işletmelere fırsat verilmeyeceği bildirildi.