ASAYİŞ - 20 Mayıs 2026 Çarşamba 11:47

Dilovası’ndaki kozmetik fabrikası yangını davasının ikinci duruşması başladı

A
A
A
Dilovası’ndaki kozmetik fabrikası yangını davasının ikinci duruşması başladı

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde kozmetik dolum tesisinde çıkan ve 7 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin davanın ikinci duruşması başladı. Duruşma öncesinde bir araya gelen mağdur aileler, gözyaşları içinde açıklamalarda bulundu.


Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki salonda görülen dava öncesinde cezaevi önünde toplanan aileler, adaletin tecelli etmesini beklediklerini ifade etti.


Hayatını kaybeden Songül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut, "Buraya adalet için geldik. İnşallah adalet yerini bulur. İnsanlarımız için yas tutacağımız yerde onlar için adalet arayışına düştük. Kandıra Cezaevi’ne sürülüyoruz. Biz nasıl yakınlarımızı kömür olarak aldıysak, sanıkların da içerde çürüyerek yaşamalarını istiyorum. Çürüsünler, içerde kalsınlar. Gerekirse idam edilsinler" dedi.



"Bilmiyordu ki ateşin içine girecek ve kömür olacak"


Nisa’nın annesi Altun Taşdemir de adalet istediklerini vurgulayarak, "Kızımızın hakkını istiyorum. Kızımı yaktılar. Kızım daha gençti, yandı, toprak altına girdi. Bile bile çocuklarımızı yaktılar. Hayalleri vardı, daha evleneceklerdi. Çocuklarımızın hakkı yerde kalmasın. Nisan’ın babası kanser, ona destek vermek için çalışmak istemişti. Bilmiyordu ki ateşin içine girecek ve kömür olacak. Çocuklarımızı kömür olarak yerden topladık, çöp poşetine koyup getirdik. Kefensiz toprağa gömüldü kızım, çöp poşeti ile gömdük" diye konuştu.


Baba Vedat Taşdemir ise "Adalet bekliyoruz. Sanıkların cezaevinden çıkmasını istemiyoruz. Hamileymiş, kansermiş gibi bahanelerle tahliye istemesinler. Ben de kanserim, tedavi görüyorum. Benim evladımı yakanlar da yansın, cezaevinden çıkmasınlar" şeklinde konuştu.


Hayatını kaybeden Tuğba’nın anne ve babası Şahin ile Saliha Taşdemir çifti de, "İçimiz tanıyor, ateş düştüğü yeri yakıyor. En ağır cezayı alsınlar. Sanıklar hapishanede çürüsünler. Bayram geldi, kızım nerede? Her gün ölüyorum, onlarda ölsün" ifadelerini kullandı.



"Her bir yetkili yargılanmalıdır"


Aileler adına ortak basın açıklamasını okuyan Tuğba Gülek ise 8 Kasım 2025 tarihinde meydana gelen olayda, fabrikada 3’ü çocuk, 6’sı kadın 7 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlattı. İlk duruşmada sanıkların sorumluluk üstlenmediğini ve suçu hayatını kaybeden işçilere atmaya çalıştıklarını söyleyen Gülek, soruşturmanın eksik yürütüldüğünü savundu.


Sadece tutuklu bulunan firma sahipleri ve iş güvenliği uzmanlarının yargılanmasının yeterli olmadığını belirten Gülek, fabrikanın iş yaptığı diğer ortak şirketlerin yöneticilerinin ve denetim görevini ihmal ettiği öne sürülen kamu ve belediye görevlilerinin de yargı önüne çıkarılmasını talep etti.


Gülek ayrıca, duruşmanın Gebze Adliyesi yerine Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ne alınmasının, hasta ve çalışmak zorunda olan mağdur aileler açısından ciddi ulaşım zorlukları ve mağduriyet oluşturulduğunu kaydetti. Gülek, "Hapishane bizim geleceğimiz yer değil, canlarımızı hayattan koparan patronlar ve kamu görevlilerinin cezalarını çekmeleri gereken yerdir. Talebimiz nettir. Tehlikeli kimyasallarla çalışan ruhsatsız ve kayıt dışı çocuk işçi çalıştıran bu ölüm tesisinin varlığına göz yuman her bir yetkili yargılanmalıdır. Bu yıkım kararını uygulamayan belediye başkanlarından zabıtalara ve denetim görevini yapmayan bakanlık yetkililerinden şirket ortaklarına kadar herkes yargı önüne çıkartılmalıdır. Birlikte kazandınız, ihmallere göz yumdunuz bu nedenle birlikte sorumlu olacaksınız" ifadelerini kullandı.



Olayın geçmişi


Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi’ndeki Ravive Kozmetik isimli kozmetik dolum tesisinde 8 Kasım 2025’te çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Fabrika sahiplerinden olan ve tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçiren Kurtuluş Oransal, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.


İddianamede Ravive Kozmetik yetkilileri tutuklu sanıklar İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen LYKEE kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında ’olası kastla öldürme’ suçundan 7’şer kez müebbet, ’nitelikli mala zarar verme’ suçundan ise 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. İddianamede ayrıca fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi firari Ümit Ç., sorumlu müdürü tutuklu Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi tutuklu Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.’nin ’bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti. Oransal kardeşlerin dayısı tutuklu Ali Osman A., Onay Y., tutuksuz Ömer A. ve firari Abdurrahman B. hakkında ise ’suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.


Davanın ilk celsesinde mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan ’suçluyu kayırma’ iddiasıyla yargılanan Onay Y.’nin yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliyesine hükmetmişti. Heyet, tutuksuz sanık Ömer A.’nın adli kontrol tedbirlerini kaldırırken, diğer tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına karar vermişti.




Dilovası’ndaki kozmetik fabrikası yangını davasının ikinci duruşması başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Niğde’de tarımsal üretime güç katacak sulama projeleri için protokol imzalandı Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ile Niğde İl Özel İdaresi arasında, 2026 Yılı Küçük Ölçekli Sulama İşleri Programı (KÖSİP) kapsamında uygulanacak projelere ilişkin protokol imzalandı. İmzalanan protokol ile Niğde’de tarımsal üretimi destekleyecek modern sulama yatırımları için toplam 49 milyon 700 bin TL ödenek tahsis edildi. Niğde Valiliği’nde gerçekleştirilen imza töreninde protokol, Niğde İl Özel İdaresi adına Niğde Valisi Nedim Akmeşe ile KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Dr. Murat Karakoyunlu tarafından imza altına alındı. İmzalanan protokol ile Niğde’de tarımsal sulama altyapısının modernize edilmesi, su kaynaklarının daha etkin ve sürdürülebilir şekilde kullanılması, üretimde verimliliğin artırılması ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi amacıyla toplam 49 milyon 700 bin TL ödenek tahsis edildiği belirtilen açıklamada, KOP Bölgesi’nde uzun yıllardır sürdürülen KÖSİP uygulamalarının; suyun korunması, modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması ve üretim altyapısının güçlendirilmesi açısından bölgesel kalkınmanın önemli araçlarından biri olduğuna dikkat çekildi. Özellikle "toprak zengini, su fakiri" olarak nitelendirilen Konya Kapalı Havzası’nda suyun verimli kullanımını esas alan projelerin; tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve gıda güvenliği açısından stratejik önem taşıdığı vurgulanan açıklamada, Niğde’de uygulanacak projeler kapsamında açık kanal ve salma sulama sistemlerinin yerine modern kapalı sistem sulama altyapılarının kurulacağı kaydedildi. Böylece su iletim kayıplarının azaltılarak tarım alanlarında daha verimli ve kontrollü sulama imkanı sağlanacağı ifade edildi. Protokol kapsamında yürütülecek çalışmalar doğrultusunda Ulukışla ilçesinde gerçekleştirilecek Horoz (Türbe) YÜS Sulama Tesisi Projesi ile 24,8 hektarlık tarım alanının modern sulama sistemine kavuşturulacağı belirtildi. Çamardı ilçesinde uygulanacak Merkez (Kehret) YÜS Sulama Tesisi Projesi kapsamında 142,3 hektarlık alanda modern sulama altyapısı oluşturulacak. Çamardı ilçesinde hayata geçirilecek Kavlaktepe YÜS Sulama Tesisi Projesi ile 43,6 hektarlık tarım alanında ise su verimliliğinin artırılmasının hedeflendiği bildirildi. Merkez ilçede uygulanacak Hasaköy YAS II. Kısım Sulama Tesisi Projesi ile de 294 hektarlık alanın modern sulama sistemine kavuşacağı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, KOP KÖSİP kapsamında Niğde’de bugüne kadar önemli yatırımların hayata geçirildiği belirtilerek, 2011-2025 yılları arasında Niğde İl Özel İdaresi tarafından yürütülen 172 proje ile toplam 17 bin 332 hektarlık alanın modern kapalı sulama sistemine kavuşturulduğu, projeler için toplam 363 milyon 547 bin 427 TL ödenek aktarıldığı kaydedildi. KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından desteklenen ve Niğde İl Özel İdaresi tarafından yürütülecek projelerin tamamlanmasıyla birlikte; su kaynaklarının korunmasına, tarımsal üretimde verimliliğin artırılmasına, enerji tasarrufuna ve kırsal kalkınmaya önemli katkılar sunulmasının hedeflendiği ifade edildi.
Erzurum Başöğretmen İlkokulu’nda ailelerle kitap okuma etkinliği "Aile Yılı" kapsamında Başöğretmen İlkokulu’nda ailelerle kitap okuma etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, aile-öğretmen iş birliğinin güçlendirilmesi ve kitap okuma alışkanlığının yaygınlaştırılması amaçlandı. 2025-2026 eğitim öğretim yılının başlamasıyla gönüllülük esasına dayalı olarak hayata geçirilen etkinlik, Başöğretmen İlkokulu Rehberlik Servisi öğretmenleri Özlem Yılmaz, Fatma Arı İlter ve Fatma Filiz Kızıl öncülüğünde gerçekleştirildi. Velilerin katılımıyla yapılan programda, eğitim sürecinde ailenin rolüne dikkat çekildi. Samimi ve verimli bir ortamda gerçekleşen etkinlikte öğretmenler ve veliler aynı kitaplar etrafında bir araya gelerek okuma deneyimlerini paylaştı. Katılımcılar, kitapların bireysel gelişimin yanı sıra aile içi iletişim, toplumsal dayanışma ve ortak bilinç oluşturma açısından da önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Velilerin talepleri doğrultusunda aylık okunacak kitaplar anket yoluyla belirlendi. Bu kapsamda Saniye Bencik Kangal’ın Sınır Var Sinir Yok, Mustafa Ulusoy’un Aynalar Koridorunda Aşk, Necip Fazıl Kısakürek’in Çöle İnen Nur, Şermin Yaşar’ın Altı Harfli Bir Tatlı ve Daniel Keyes’in Algernon’a Çiçekler adlı eserleri okuma listesine alındı. Belirlenen kitaplar öğretmenler ve veliler tarafından okunarak, planlanan günlerde okulda bir araya gelinip tahlil edildi. Etkinlik sonunda yapılan değerlendirmelerde, bu tür çalışmaların öğrenci, veli ve öğretmen arasındaki iletişimi güçlendirdiği, velilerin katılımıyla öğrencilerde kitap okuma alışkanlığının gelişmesine katkı sağladığı vurgulandı. Başöğretmen İlkokulu tarafından yürütülen ailelerle kitap okuma etkinliğinin yaz tatilinde ve 2026-2027 eğitim öğretim yılında da devam edeceği belirtildi.
Niğde Başkan Özdemir’den ulaşım açıklaması: "Vatandaşımızın mağdur edilmesine izin vermeyeceğiz" Niğde Belediye Meclisi’nin şehir içi ulaşım düzenlemesine ilişkin aldığı kararın ardından Bor-Niğde hattında çalışan bazı otobüs şoförlerinin kontak kapatarak eylem yapmasıyla başlayan tartışmalar sürerken, Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir kamuoyunda oluşan iddialara ilişkin basın açıklaması yaptı. 18 Mayıs’ta yaşanan olayda yapılan güzergah değişikliğine tepki gösteren Bor hattı şoförleri araçlarını durdurarak kontak kapatma eylemi gerçekleştirmiş, bazı güzergahlarda ulaşım durma noktasına gelmişti. Yeni düzenleme kapsamında Bor’un yanı sıra Altunhisar, Bahçeli, Kemerhisar, Ulukışla, Çukurkuyu ve Kızılca’dan gelen otobüslerin şehir içi güzergahları değiştirilmiş, toplu taşıma araçlarının şehir merkezine girmeden belirlenen noktalarda yolcu indirip bindirmesi kararlaştırılmıştı. Yaşanan gelişmelerin ardından basın mensuplarıyla bir araya gelen Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algıya tepki gösterdi. Başkan Özdemir; "Karar yeni değil" Özdemir, söz konusu kararın yeni alınmış bir uygulama olmadığını belirterek, "Adana ve Ankara istikametinden gelen ilçe, belde ve köy otobüslerimizin güzergahıyla alakalı karar 10 Şubat 2025 tarihinde alındı. Bu karar ilgililerine hem yazılı hem sözlü olarak bildirildi. Ancak son iki gündür sanki gece alınmış ve sabah uygulanmış bir karar gibi kamuoyuna yansıtıldı. Maalesef böyle bir algı oluşturulmaya çalışıldı ve vatandaşlarımız mağdur edildi" dedi. "Amaç trafik ve durak sorununu çözmek" Kararın tek yön uygulamasıyla ortaya çıkan trafik ve durak sorunlarını çözmek amacıyla alındığını ifade eden Özdemir, şehir içi taşımacılık yapan otobüslerle ilçeler arası taşımacılık yapan araçların aynı durakları kullanmasının ciddi sıkıntılara yol açtığını söyledi. İlçeler arası taşımacılık yapan araçların şehir içinde yolcu taşımasının yasal olmadığını da vurgulayan Özdemir, yaşanan mağduriyetin temel sebebinin kooperatifin izinsiz ve kanunsuz şekilde kontak kapatma eylemi olduğunu ifade etti. Bazı çevrelerin yaşanan süreçte Niğde Belediyesi’ni hedef gösterdiğini belirten Başkan Özdemir, "Sanki vatandaşları Niğde Belediyesi mağdur etmiş gibi bir gündem oluşturulmaya çalışılıyor. Biz gece gündüz demeden vatandaşımıza hizmet etmek için çalışıyoruz. Niğde sınırları içerisinde yaşayan hiçbir vatandaşımız arasında ayrım yapmamız söz konusu olamaz. İster köyde yaşasın ister ilçede, herkes bizim vatandaşımızdır ve hizmet etmekle yükümlüyüz" diye konuştu. Kayseri ve Nevşehir istikametinden gelen araçların mevcut terminal düzenini kullandığını hatırlatan Özdemir, Adana-Ankara güzergahında da benzer bir düzenleme yapılmasının kaçınılmaz hale geldiğini söyledi. Sürecin ani gelişmediğini belirten Özdemir, 2025 yılı içerisinde belediye meclisinde alınan karar sonrası ilgili kooperatiflerle çok sayıda toplantı yapıldığını dile getirdi. Ücretsiz ulaşım desteği sağlanacak Başkan Özdemir açıklamasında vatandaşların mağdur olmaması adına ücretsiz ulaşım desteği sağlandığını da açıkladı. Şehir merkezine ulaşım için elektrikli otobüslerin ücretsiz hizmet vereceğini belirten Özdemir, "Bor, Bahçeli, Kemerhisar ve o bölgedeki köylerden gelen vatandaşlarımızın mağdur olmaması için ücretsiz taşıma uygulaması başlattık" ifadelerini kullandı. Geçmişte bazı ilçe araçlarının şehir merkezine girişlerinin yine kooperatif talepleri doğrultusunda kaldırıldığını da hatırlatan Özdemir, "Doğru konuşmak lazım. Geçmişte Bor ilçe merkezine giren Kemerhisar ve Bahçeli araçları da çıkarıldı. Bugün yapılan düzenleme tamamen şehir trafiğini rahatlatmak ve düzeni sağlamak amacı taşıyor" dedi. "Kimsenin vatandaşı mağdur etmesine izin vermeyeceğiz" Niğde Belediyesi’nin vatandaşların mağduriyetine izin vermeyeceğini vurgulayan Özdemir, "26 Haziran’a kadar süre veriyoruz. Niğde il sınırları içerisinde yaşayan hiçbir vatandaşımızın mağdur edilmesine izin vermeyeceğim. Eğer birileri vatandaşımızı mağdur etmeye kalkarsa Niğde Belediyesi olarak elimizi taşın altına koyarız. Keyfi, kanunsuz ve izinsiz şekilde vatandaşın mağdur edilmesine kesinlikle müsaade etmeyeceğiz" şeklinde konuştu.
Muğla Tamirci yanlış aracı götürdü, gerçek sonradan ortaya çıktı Muğla’nın Menteşe ilçesinde akıllara durgunluk veren bir "hırsızlık" ihbarı, eşine az rastlanır bir karışıklığı ortaya çıkardı. Tamircinin yanlışlıkla götürdüğü otomobilin anahtarının, iki farklı aracı da açıp çalıştırması polis ekiplerini bile şaşkına çevirdi. Muğla’nın Menteşe ilçesine bağlı Kötekli Mahallesi’nde meydana gelen olay, duyanlara "bu kadarı da ancak filmlerde olur" dedirtti. Edinilen bilgiye göre, 26 UL 985 plakalı otomobilinin park ettiği yerde olmadığını fark eden bir vatandaş, aracının çalındığını düşünerek durumu hemen polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine harekete geçen emniyet güçleri, bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. "İnternette kendini hırsızlık şüphelisi olarak görünce şaşırdı" Bir süre sonra internette ve yerel basında "Kötekli’de araç hırsızlığı" haberlerini gören sanayi ustası, fotoğraftaki plakanın tamir için getirdiği araçla aynı olduğunu fark edince hemen araç sahibini aradı. Durumun anlaşılmasının ardından, aracının çalındığını düşünen mağdur vatandaş ve polis ekipleri hızla sanayi sitesindeki tamirhaneye gitti. Yapılan incelemede, ortada bir hırsızlık kastının olmadığı, tamamen talihsiz bir yanlışlık yaşandığı anlaşıldı. İlginç olayın, aracında arıza oluşan bir müşterinin sanayideki ustasına gidip aracının anahtarını teslime derek Kötekli Mahallesi’nde bulunan evinin önündeki aracın dükkana getirilip tamir edilmesini istemesi ile yaşandığı öğrenildi. Kendisine teslim edilen anahtar ile müşterisinin sokağına değil bir alt sokağa giren tamirci ustasının elindeki anahtar ile aynı marka ve aynı model aracı çalıştırıp tamir için dükkanına götürdüğü öğrenildi. Olayın hırsızlık değil ilginç bir yanlışlık sonucu yaşandığının ortaya çıkması üzerine araç sahibi şikayetinden vazgeçerken, polis ilginç olayla ilgili tutanak tutarak ustayı da gerçek aracın tamirini yapması için salıverdi. Ancak, aynı marka ve modeldeki iki farklı otomobilin kilit sisteminin birbirine uyum sağlaması, olay yerine gelen polis ekiplerini bile hayrete düşürdü.