ASAYİŞ - 22 Nisan 2026 Çarşamba 07:00

Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel tutuklandı

A
A
A
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel tutuklandı

Ataşehir Belediyesi’nde ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet alındığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu 19 şüpheli, Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.


İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Belediye Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personelinin ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine "rüşvet", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında şüphelilere ait MASAK raporları ve HTS kayıtları temin edildi. İskan ve yapı ruhsatı işlemlerinde rüşvet karşılığı işlem yapıldığı bulgusuna ulaşıldığı açıklanmıştı.


İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar neticesinde suçun unsurları ve organizasyon yapısı detaylı şekilde tespit edildi. İncelemelerde, Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında milyon dolarları bulan rüşvetler alındığı, bu süreçte ruhsat işlemlerinin rüşvet karşılığı gerçekleştirildiği belirlendi.


Sabah saatlerinde aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu şüpheliler adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin savcılık işlemlerine tamamlandı. Soruşturma kapsamında sonradan yakalaması yapılan 2 şüpheli ile birlikte toplam 20 şüpheliden aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu 19 şüpheli, Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Şüpheli Nimet Karademir ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Yanan ormanlık alanda kuzugöbeği mantarı bolluğu: Köylülerin gelir kaynağı oldu Kastamonu’nun Araç ilçesinde geçen yıl çıkan yangında zarar gören 2 bin 736 hektar alanda kilogramı bin liraya satılan kuzugöbeği mantarı bolluğu yaşıyor. Köylülerin gelir kaynağı haline gelen kuzugöbeği mantarı için vatandaşlar yanan ormanlık alanın yolunu tutuyor. Kastamonu’nun Araç ilçesinde 1 Eylül 2025 tarihinde çıkan yangınlarda, yaklaşık 2 bin 78 hektar orman alanı ile 658 hektar ziraat arazisi olmak üzere toplam 2 bin 736 hektar alan zarar gördü. 4 günde kontrol altına alınabilen yangında yanan alanlarda, hasar tespit çalışmalarının ardından kesim çalışmaları sürdürülüyor. Bahar yağmurlarıyla birlikte zarar gören ormanlık alanlarda kuzugöbeği mantarı bolluğu yaşanmaya başladı. Geçen yıllarda kuraklık sebebiyle nadir görülen kuzu mantarı, bu yıl özellikle yangında zarar gören ormanlık alanlarda vatandaşların yüzünü güldürüyor. Tazesinin kilogramı bin TL’ye, kurutulmuşu 7 bin TL’ye satılan kuzugöbeği mantarı, adeta köylülerin de gelir kaynağı haline geldi. Mantar bolluğu yaşandığını duyan vatandaşların, Kastamonu il merkezi, Karabük’ten mantar toplamak için bölgeye geldiği ifade edildi. "100 kilometre yol kat edip mantar topluyorum" İl merkezinden ilçeye mantar toplamak için gelen Salih Başçı, "Köyümüz geçtiğimiz yıl büyük bir afet geçirdi. Ormanlarımızda komple yangın oldu, yangın köyümüze kadar geldi, her taraf yandı. Cennetimiz cehennem oldu. Her yerden dumanlar çıktı, hayvanlarımızı, bizleri, her şeyimizi etkiledi. Devletimizin sayesinde evlerimizi hayvanlarımızı yangından kurtardık. Şu an yanan ormanlarımızda kuzugöbeği denilen mantarlarımız çıktı. Bunlar da bizlerin doğal geçinme kaynağımız oldu. Kendim fırın işinde çalıştım, gece saat 03.00’te kalkıyorum, simitlerimi yaptıktan sonra yaklaşık 100 kilometre yol kat ederek köyüme geliyorum, mantar topluyorum. Hem yemek hem de satmak için mantar topluyorum. Bizden kilosunu bin liradan alıyorlar. Allah tarafından verilen kuzugöbeğini ormandan toplayarak kendimize güzel bir geçim kaynağı oluşturuyoruz. Köyümüzde yaşayan ablalarımız, gençlerimiz, herkes bu mantarı toplamak için yanan ormanlarımıza geliyorlar" dedi. Yanan ormanda bol miktarda bulunan kuzugöbeği mantarının fiyatını düşürmeye çalıştıklarını söyleyen Başçı, "Sanırım köyümüzdeki ormanlık alanların hepsi yandığı için her yerde mantar var, mantarımız bol. Kuzugöbeği mantarı, nisan ayında çıkan, güneşi seven bir mantar. Mantarın bol olmasından ötürü de fiyatı düşüyor ama sosyal medyadan baktığınızda dolar üzerinden bile satılıyor" diye konuştu. "Kuzugöbeği mantarı, Fransa, İtalya, Almanya gibi ülkelere ihracat yapılıyor" Mantarın yanan ormanlık alanlarda daha çok yetiştiğini söyleyen Abdullah Keleş ise, "Yanan yerlerde kuzugöbeği mantarı daha çok yetişiyor. Biz de yanan yerlerde mantar toplayarak rızkımızı kazanıyoruz. Kilosu bizim buralarda çok ucuz. 600 liraya kadar düşürdüler. Bin liradan satıyordum ve şimdi 600 liraya kadar düşürdüler. Üzeri yanık mantar da çok ucuz, kilosunu 300 liraya alıyorlar. İnternette görüyoruz, 3-4 bin liraya satılıyor. Fransa’da bir tabak yemeğine 100 dolar diyorlar. Bu mantar ihraç ediliyor. Antalya’da, Alanya’da fiyatı bin 700-2 bin lira arasında değişiyor. Kastamonu yöresinde nedense çok ucuz alıyorlar. Bence kendileri ucuz alıp kendileri pahalı satıyor" şeklinde konuştu.
Ankara Antalya’da 18 taraflı 56 yıllık dava çözüme kavuştu Adalet Bakanlığı’nın "sıfır kadastro dosyası" hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalar ile 56 yıllık dosya çözüme kavuşturuldu. Adalet Bakanlığı’nın sağladığı teknik ve idari desteklerle yargı süreçlerinin hızlanması ve vatandaşların uzun süreli belirsizlikten kurtulması sağlanıyor. Bu, adaletin etkin bir şekilde işlemesi ve yargıya olan güvenin artırılması adına büyük bir önem taşıyor. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yıllarca süren kadastro davalarına yönelik çözüm adımları hız kazanırken, 56 yıldır devam eden ve 18 hak sahibini ilgilendiren dava sonuçlandı. Antalya’nın Kumluca ilçesinde, Kumluca Kadastro Mahkemesi’nde 5 Mart 1970 tarihinde açılan dava karara bağlandı. Mülkiyet uyuşmazlığına ilişkin davanın yargılama süreci 56 yıl sürdü. 18 tarafın bulunduğu davayla ilgili mahkeme, 16 Nisan 2026’da nihai kararını verdi. Adalet Bakanlığınca kadastro davalarının hızlandırılması için yargı teşkilatına sunduğu teknik, teknolojik ve idari desteklerle bu davaların hızlı bir şekilde sonlandırılması amaçlanıyor. Özellikle keşif süreçleri, taraf teşkili ve personel yetersizliği gibi sorunlar ele alınarak, yeni stratejiler geliştirildi. Türkiye genelindeki kadastro ihtilaflarının büyük çoğunluğunun çözüme kavuşturulması, sadece yargı iş yükünü hafifletmekle kalmayacak, aynı zamanda toplumsal güvenin pekişmesine de katkı sağlayacak.
Van Van Gölü havzası göçmen kuşlarla renklendi Türkiye’deki 450’den fazla kuş türünün yaklaşık yarısına ev sahipliği yapan Van Gölü havzası, havanın ısınmasının ardından bölgeye gelen göçmen kuşlarla renklendi. Van-Özalp karayolu üzerinde bulunan ve birçoğu nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunan kuşların yaşam alanı olan Erçek Gölü, ilkbaharın gelmesiyle kuş popülasyonu yükseldi. Havzada, aralarında nesli tükenmek üzere olan türlerinde bulunduğu 250 önemli türe ev sahipliği yapan Erciş Çelebibağ, Muradiye Bendimahi, Karasu Deltası, Akgöl, Erçek, Çaldıran Kaz Gölü, Hıdır Menteş Gölü, Van Kalesi Sulak Alanı, Gevaş Göründü, Dilkaya ve Reşadiye Sazlığı, sıkı denetimlerden yana bu yıl da büyük artış yaşıyor. Van Gölü’nün hemen doğusunda lavların yığılmasıyla oluşan 99 kilometrekarelik alanıyla havzadaki en büyük ikinci göl olan Erçek Gölü havzası da koruma tedbirleriyle kuşlar için adeta özel alan haline geldi. Birçok kuş türünün, Asya ve Kuzey Afrika’dan İran’a uzanan yolculuğunda en önemli göç rotalarından biri olan Van Gölü Havzası, yılın her döneminde yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapıyor. "Kesin korunacak hassas alan" ilan edilen göl ve sulak alanları bünyesinde barındıran havzada yürütülen çalışmalar sonucu kuş popülasyonu her geçen gün artıyor. Başta flamingo ve dikkuyruk olmak üzere bahri, uzun bacak, balıkçıl, elmabaş, kılıç gaga, halkalı cılıbıt, su tavuğu ve sakar meke gibi birçok kuş türünün sayısında artışın yaşandığı havza, doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor. "Yaban hayvanları çeşitliliği konusunda Van Gölü havzası şanslı" Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi olarak Van Gölü havzasındaki bütün yaban hayvanlarının sorunlarıyla ilgilendiklerini, doğal hayatın devam etmesi için çalışmalar yapan kurumlarla koordinasyon sağlayarak doğal hayat ekolojik sistemin bozulmadan devam etmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade den Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, "Her sene olduğu gibi bu senede geçen senede bahar mevsimi yağışlı geçti. Yağışlı geçmesinin sebebi eskiden sulak alanlarda bulunan kuruma ve sulak alanlarda tekrar canlanma meydana geldi. Her bahar mevsimi, her Nevruz bir canlanmaya, yeniden olgunlaşmaya, yeni bir ekosistem oluşturmakta. Tabiatın rahimi olan sulak alanların, derelerin akmasına bağlı olarak da göçmen kuşların buraya veya yerleşik kuşların üreme sezonunda da olması Münasebetiyle bir artırma meydana geldi. Van Gölü havzası küresel ısınmaya iklim krizine bağlı olarak pozitif yönde etkilendiği görülmekte. Derelerdeki suların artması, sulak alanların tekrar canlanması, besinin bol olması ve koruma etkinliklerinin de artması dolayısıyla sulak alanlarımızda, derelerimizde, göllerimizde artık birçok çeşitli yaban hayvanlarını görmekteyiz. Van Gölü havzası bu yönde şanslı" dedi. "Tarlarda ilaçlama yaparken ilaç kurularını gelişi güzel etrafa atmayın" Van Gölü hazasının birçok tür yaban hayvanının uğrak mekanı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, "Nesli tükenmekte olan dik kuyruklardan, ördek türlerinden ve allı turnalarından, her bahar sezonu burada bulunan leyleklerinden, kazlarından ve yerleşik olarak bulunan hayvanların hepsini sulak alanlarımızda sayıları fazlaca olarak görülmekte. Tür çeşitliliğinin de fazla olması, buradaki habitatın ekolojik dengenin bozulmadan devam etmesini sağlamaktayız. Bizim için tabiatın rahimi olan ve biyolojik arıtma tesisleri olan sulak alanlarımızı, derelerimizi ve göllerimizi korursak buradaki tür çeşitliliği kendiliğinden artar. Bu vesileyle havzada korumada görev alan hem jandarmaya hem de Doğa Koruma Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü şahsında 14. Bölge Müdürlüğü’ne ve vatandaşlara şunu söylemek istiyorum. Bahar sezonuyla beraber yuva kuran yerlerde, sulak alanlardaki sazlıkları yakarken dikkatli olmaları gerekiyor. Derelerde, otlarda bırakırken veya ekin ilaçlarken, ilaç kutularını etrafa atmamalarını öneriyorum. Çünkü bunlar tehlikeli. Yalnız önemli olan bu sene biyoloji bu yağışıyla beraber sulak alanlarda canlanmayla beraber yaban hayatta bir tazelenme ve tür artışı ve sayı artışı beklemekteyiz" diye konuştu.
Mersin Belediyede çaycı olmanın bedeli 250 bin TL: Rüşvetle işe yerleştirme yapmışlar Mersin Yenişehir Belediyesi’ne yönelik düzenlenen 1’i belediye başkan yardımcısı 12 kişinin tutuklandığı operasyonda bazı şüphelilerin rüşvetle işe yerleştirme yaptığı ortaya çıktı. Bir kişiyi işe yerleştirme bedelinin 300 bin TL olduğu, ancak çaycıyı 250 bin TL’ye işe başlattıkları ortaya çıkan şüpheliler arasında, başkanın şoförünün de olduğu iddia edildi. Alınan bilgiye göre, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 10 Nisan’da CHP’li Yenişehir Belediyesi’ne yönelik ihalede yolsuzluk, rüşvet ve irtikap suçlarından operasyon düzenledi. Operasyonda aralarından belediye başkan yardımcısı, şube müdürleri, belediye personeli ile şirket sahiplerinin de olduğu 33 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerin emniyette ifadesi alındı. Emniyette ifadesi alınan şüphelilerden 2’si serbest kaldı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 19’u mahkemeden adli kontrol şartı ile serbest kaldı. Aralarında başkan yardımcısı ve şube müdürleri ile şirket sahiplerinin de olduğu 12 şüpheli ise tutuklandı. Operasyon çerçevesinde şüphelilere ait 29 taşınmaz ile 13 araç hakkında el koyma kararı verildi. Çaycıdan alınan 250 bin TL’lik rüşvet teknik takibe takıldı Operasyon çerçevesinde bazı şüphelilerin rüşvet alarak bazı kişileri belediyede işe yerleştirdiği de iddialar arasında yer aldı. O iddialardan biri ise polisin teknik takip yaptığı sırada kayda alındı. Polisin planlı çalışmasında işe yerleştirilen şahsın 250 bin TL olarak anlaşmaya vardığı parayı şüpheliye bir poşetle teslim ettiği ileri sürüldü. Polisin paranın teslim edilmesinin ardından araçtaki paraları görüntülediği dosyada yer aldı. Rüşvetle çaycı olan şüpheli M.Ç. ile parayı aldığı belirtilen şüpheli S.Ö.’nün aralarındaki görüşme ise rüşveti belgeledi. Öte yandan, kamyon şoförlüğü için ise en az 300 bin TL rüşvet istendiği de konuşmalara yansıdı. Rüşvet diyalogları ortaya çıktı Ortaya çıkan konuşmalarda şu ifadeler yer aldı: "Şüpheli S.Ö.: "40 bin TL maaş, 250-300 bin TL istiyorlar, hemen başlatırlar seni" M.Ç.: Garantisi var mı? S.Ö.: En az 3,5-4 sene, kendini sevdirdiğin zaman emekli oluncaya kadar" M.Ç.: Direkt 250 mi istiyor adam nakit. Buna yapacak bir şey yok mu? S.Ö.: 300 istiyorlar da 250 düşmüş hali, 1-2 kişiyi de aldırdık." Geçtiğimiz yılın 8’inci ayında çaycı olarak işe giren şüpheli M.Ç’nin polis operasyonu ile gözaltına alınmasının ardından rüşvet iddiasını kabul etmediği, S.Ö.’nün kendisinden borç istediğini, bir site yakınlarında buluşup kendisine 250 bin TL verdiğini söylediği öğrenildi. Rüşvetle işe aldırma konusunda S.Ö.’nün Yenişehir Belediye Başkanının şoförlüğünü yapan özel kaleminde görevli T.K. ve S.O.O.’yla birlikte hareket ettiği iddia edildi. Başkan şoförü T.K.’nin ise bu iddialara karşı, "İhtiyacı olanlara referans oldum" diyerek kendini savunduğu alınan bilgiler arasında yer aldı. Şüpheli T.K.’nin ayrıca, rüşvet karşılığı bazı taşınmazlar aldığı, izini kaybettirmek için de kardeşi K.K.’nın üzerine devrettirdiği de dosyada yer aldı.