SPOR - 03 Aralık 2024 Salı 12:15

Atletik performans salonlarına yoğun ilgi var

A
A
A

Atletik performans hocası Hakan Burak Bolat, yoğun ilgi nedeniyle adım başı açılan atletik performans solanları konusunda aile ve sporcuları uyararak, "Yanlış hocalarla yanlış çalışmalar ileride kalıcı sakatlığa yol açar" dedi.

Futbolcu adaylarının performanslarını artırmak için gittiği atletik performans salonlarına yoğun ilgi var. Atletik performans hocası Hakan Burak Bolat, yoğun ilgi nedeniyle adım başı açılan atletik performans solanları konusunda aile ve sporcuları uyardı. Çocukları futbol oynayan velilerin, çocuklarını emanet ettiği kişileri araştırması gerektiğini söyleyen Bolat, "Özellikle atletik performasa özen gösteren veliler araştırmacı olmalı. Çocuklarının çalıştığı antrenörün bilgi birikimi, deneyimi, okuduğu okullar bunlarla ilgili araştırma yaparlarsa çocuklarını emanet ettikleri kişilerin ne derecede eğitim verdiklerini gözlemleyip, daha fazla fikir sahibi olup, öyle çocuklarını emanet etsinler" dedi.

"Atletik performans Türkiye’de bilinmiyor"

Türkiye’de atletik performans eğitiminin yanlış bilindiğini söyleyen Bolat, "Türkiye’de alt yapı hocaları, alt yapılarında U15, U14 yaş guruplarında ve aşağısında kuvvet antremanı yapılmaz deniyor. Fakat Avrupa’da, yurt dışında kuvvet antremanını doğru tanımlarsak 7 yaşından 35 hatta 40 yaşına kadar bu spor yaşı uzadı. 40 yaşına kadar bu sporcuların ne şekilde kuvvet antremanı yaptıklarını görebiliriz. Yurt dışı çalışmalarına baktığımız zaman 7 yaşında doğru çalışmayla başlayan bir sporcu 16-17 yaşında A takım seviyelerinde, Şampiyonlar Ligi seviyelerinde, UEFA guruplarında ya da İngiltere Premier Lig’de oynadıklarını görebiliyoruz. Bunun sebebi ise çok erken yaşlarda kuvvet antremanlarını alıyor olması. Bizde bu furya yeni yeni başladı. Dediğim gibi veliler coçuklarının ne şekilde antrenörlerle çalıştığını bilmeli ve incelemeli" diye konuştu.

Atletik performans salonlarına yoğun ilgi var

"Yurt dışana giden futbolcular geri dönüyor"

Çoğu sporcunun küçük yaş guruplarında atletik performans eğitimi almadığı için yurt dışına gidince sakatlıklanıp geri döndüğünü söyleyen Bolat, "Özellikle yurt dışına giden genç oyuncularımıza baktığımızda hepsi sakatlıklardan sonra Türkiye’ye geri dönüş yaşadı. Bunların başlıcaları Çağlar Söyüncü, Merih Demiral. Şu an kariyerini yurt dışında devam ettiriyor olsa da elit bir ligde devam ettiremiyor. Cengiz Ünder hala sakatlıklarla boğuşuyor. Yunus Akgün keza sakatlandı geri döndü. Bunların hepsi küçük yaş guruplarında yeterli seviyede kuvvet antremanı yapmadığı için oluyor. Büyük takımların altyapısında hala ’14-15 yaşından önce kuvvet antremanı yapmayın’ diyorlar. Eğer doğru bilimsel metotlarla, doğru testlemelerle kişinin vücuduna göre doğru analizlerle çalışılıyorsa 7 yaşından 40 yaşına kadar doğru sporcularla doğru kuvvet antremanı uygulanır" ifadelerini kullandı.

"Biz sporcuların güç üretme potansiyelini artırıyoruz"

Atletik performans eğitiminin Türkiye’de yanlış anlaşıldığını söyleyen Bolat, "Öncelikle bize gelen sporcu adaylarımıza ilk başladığımız anda test yapıyoruz. Bu testlerin içinde kuvvet değerlendirmeleri, bilimsel ölçümler var. Bu bilimsel ölçümler uluslararası seviyede yapılan ölçümler ve bilimsel temelli testler. Oyuncunun sıçrama kapasitesini, kuvvet parametresini, kuvvet üretim kapasitesini ölçüyoruz. Bizde kilo alma, kas kütlesi elde etme, kasların belirginleşmesi çok önem arz etmiyor. Bizim için önem arz eden kuvvet üretim kapasitesi. Burada yaptığımız çalışmalar özellikle maç artı bir dediğimiz maçtan sonraki günlerde burada soğuk su havuzu masaj, sıcak buhar uygulamalarla oyuncularımızın yorgun olan adele guruplarını rahatlatıyoruz. Ayrıca burada yaptığımız sakatlık önleyici çalışmalarla da onların sakatlanma riskini azaltıyoruz" şeklinde konuştu.

"Yanlış hocalarla çalışma sakatlığa yol açar"

Atletik performans salonlarının kontrolsüz bir şekilde çoğalmasının ileride sıkıntılara neden olacağını söyleyen Bolat, "Daha fazla atletik performanscının sahada olması bizim için çok daha iyi. Çünkü spor bilimi gelişsin, insanlar araştırsın, bir önceki seviyeden daha ileri seviyeye gidelim. Bizi de zorlasınlar. Rakiplerimizin çoğalması bizim için önemli. Rakiplerimizin bu oranda çoğalması bizi biraz üzüyor. Sebebi şu çok bilinçsiz çalışma var. Atletik performans adı altında yapılan çalışmaları görüyoruz. Hiçbir bilimsel temeli yok. Yanlış hocalarla yanlış çalışmalar kesinlikle sakatlığa yol açar" cümlelerine yer verdi.

Tuncer Cengiz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Yüksekova’da 16 okula 440 farklı eğitim ve zeka oyunu seti ile kırtasiye malzemesi hediye edildi Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde 13 okul ile 3 özel eğitim okuluna 440 farklı eğitim ve zekâ oyunu seti ile kırtasiye malzemesi hediye edildi. Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde turizm ve eğitim alanındaki başarılı faaliyetleriyle dikkat çeken Yüksekova Ekoloji, Kültürel ve Dağcılık Spor Kulübü Derneği (YEKDASDER), eğitimdeki destek çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Kulüp, bu okullarda öğrenim gören öğrencilerin gelişimine doğrudan katkı sağlamak amacıyla geniş kapsamlı bir yardım kampanyasını hayata geçirdi. Dernek yöneticileri, 16 okuldaki öğrencilerin bilişsel ve sosyal becerilerini geliştirmelerine yardımcı olacak 440 çeşit akıl ve zekâ oyunu setini bizzat okullara ulaştırdı. Zeka oyunlarının yanı sıra, öğrencilerin temel eğitim ihtiyaçlarını karşılamak üzere farklı türde kırtasiye malzemeleri de hediye edildi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Yardımcısı Hakan Zanyar Aykut, kulüp olarak her yıl benzer etkinliklerle eğitime destek vermeyi sürdürdüklerini belirtti. Faaliyetlerini sadece spor alanıyla sınırlı tutmadığını, toplumun her kesimine dokunan sosyal sorumluluk çalışmalarına öncelik verdiklerini vurgulayan Aykut, özellikle dezavantajlı bölgelerdeki öğrencilere ulaşmanın önemine değinerek, "Bu yıl içerisinde toplam 13 köy okulu ile 3 özel eğitim okuluna akıl ve zekâ oyunları ulaştırdık. Ayrıca kırtasiye, giyim ve çeşitli ihtiyaçlara yönelik destekler sunarak çocuklarımızın eğitim yolculuğuna katkı sağladık. Her bir okulda karşılaştığımız heyecan ve tebessüm, bize bu yolda neden yürüdüğümüzü hatırlatıyor" dedi Bu tür desteklerin geleceğe yapılan en anlamlı yatırımlardan biri olduğunu ifade ederek, gönüllü iş insanlarının desteğiyle bu eğitim desteğini büyütmeyi hedeflediklerini sözlerine ekleyen Aykut, "Çocuklarımız bizim geleceğimizdir ve biz, bu geleceği güçlendirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. İnşallah hep birlikte daha fazla çocuğa ulaşarak umutlarını büyütmeye devam edeceğiz" diye konuştu. sözlerini noktaladı.
Rize Karadeniz’de tuğlalı yapılar hem göze hem de cebe zarar Doğu Karadeniz’in estetiğini bozan yapıların sıvasız tuğlalı oluşu, enerji verimliliği ve binaların ömrünü de doğrudan etkiliyor. Doğu Karadeniz bölgesi yeşili mavisi ile yerli ve yabancı turistlerin gözbebeği. Öyle ki bölge yıl boyunca hem yazın hem de kışın milyonlarca turist ağırlıyor. Ancak bölgeye gelen turistler özellikle şehir merkezlerinden yukarılara çıkınca şehrin mimarisinden uzak sıvasız tuğlalı yapılarla karşılaşıyor. Hatta bu yapılar o kadar fazla ki bölgenin mimarisi sanki sıvasız tuğlalı yapılardan oluşuyor. Bu görüntü ise Doğu Karadeniz’in imajını olduğundan çok daha geriye itiyor. Bu durum turizm açısından bölgeyi doğrudan etkilese de iş sadece burada kalmıyor. Sıvasız tuğlalı yapılar enerji verimliliği açısından da kullananları mağdur ediyor. Aşırı yağışlar nedeniyle yağmurun başkenti olan Rize’de ise uzmanlar sıvasız yapıların yağmur ve nem yüzünden ömrünün de kısaldığına dikkat çekiyor. " Rizeliler dış cepheye yapılan masrafı fuzuli görüyor" Rizelilerin dış cepheye yapılan masrafı fuzuli gördüğünü, o nedenle evin içerisine oturulabilir hale geldiğinde kendileri için yeterli olduğunu düşündüğünü ifade eden İslampaşa Mahallesi Muhtarı Ayşe Memişoğlu "Rizeliler bunu hiç ihtiyaç olarak görmemişler. Bizim Rizeliler bunu gereksiz masraf olarak değerlendiriyor. Sonuçta evi yapıp içerisine oturunca dışına pek önem vermiyor. Şuanda öyle değil tabi ki insanlar daha modernleşti, ısı konusunda pahalılık söz konusu. Önceki dönemlerde ağacı köyden kesiyordu, yakıyordu, ısı kaybı diye bir şey düşünmüyordu. ‘Neden masraf edeyim?’ mantığıyla ilerlediğinden köylerdeki bir çok evimiz sıvalı değil. Bence görsel güzelliği bozuyor. Düşünün ki sıvalı yapı ne kadar güzel gözükecekken sıvasız eski, kötü ve harabe gözüküyor" dedi. "Dış cephelerin sıvasız olması binaların ömrünü kısaltıyor" Doğu Karadeniz’in iklim şartları gereği rüzgarla birlikte gelen yağmurun binanın betonuna ve içerisindeki diğer donatılarına işleyerek yapıya zarar verdiğini dile getiren Mimar Nida Karaca, "Sıva ve boya Rize çok yağış alan bir bölge olduğu için binayı dış etkenlerden koruyor. Sıva olmadığında rüzgar ile gelen yağmur binanın betonuna ve içerisindeki donatılara işliyor. Ve bu durum yağmurun işlediği donatının paslanmasına, genleşmesine ve betonun yıpranmasına neden oluyor. Bu yüzden de betonun ve donatının dayanımı azalıyor. Bu nedenle de bina yıpranıyor. Aslında biz sadece dış görünüm olarak bakıyoruz ama binanın dayanımı için çok büyük bir risk bu. Özellikle binanın en alt katlarındaki kolonları dışarıda bırakmamız da doğru değil. Binanın dış cephesini de sıvasız bıraktığımızda hem kolonların dayanımı azalıyor hem de dış görünüş bozukluğuna maruz kalıyor. Binaların ömrünü kısaltıyoruz. O nedenle sıva ve boyalarında doğru seçilmesi ve sıvalı, boyalı bir şekilde kullanmamız gerekiyor. Özellikle zemin katlardaki sıvasızlık ve boşluk binalar için çok büyük bir risk. Bu nedenle binalarımızı su itici sıva ve boya ile boyayıp böyle kullanmamız gerekir" ifadelerini kullandı. "Evlerin kuzeye bakan cepheleri daha çabuk aşınıyor" Bir başka mimar Ayşe Kürtahmetoğlu ise tuğlanın her ne kadar dayanıklı olma avantajı olsa da sıvasız binalarda bu avantajın kaybedildiğine dikkat çekerek "Karadeniz’deki mimari yapıyı etkileyen en önemli faktörlerden bir tanesi iklimsel faktörler. Çoğunlukla yağış ve nem olan bir bölge. Bu nedenle kullanılan malzemenin de ısı yalıtımı olması gerekiyor. Isı yalıtımının da çoğunlukta yüzde 20-50 bantlarında sıva ve boya ile sağlıyoruz. Bölgemizde şehirden uzak bölgelerde sıvasız, boyasız, tuğlalı yapılar görülmekte. Tuğla her ne kadar dayanıklılık açısından bir avantaj sağlasa da bölgedeki iklim şartları nedeniyle bu avantaj özelliğini kaybediyor. Özellikle kuzeye bakan cephelerde yağıştan kaynaklı giderek aşınma, rutubet, küf ve iç mekanda sıvada dökülmeler görülebiliyor. Rize gibi bölgelerde yalıtım sistemlerinin doğru bir şekilde seçilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.
Aydın Germencik Belediyesi’nin güneş enerji sistemi devreye alındı Aydın’ın Germencik ilçesinde belediye tarafından hayata geçirilen güneş enerji sistemi gerekli izinlerin alınmasının ardından devreye girerek, sistem belediyeye yıllık yaklaşık 2,2 milyon TL tasarruf sağlayacak. Germencik Belediyesi’nin kademesine kurulan 404,8 kWp / 378 kWe gücündeki güneş enerji sistemi, tüm izin süreçlerinin tamamlanmasının ardından başarıyla faaliyete geçti. Daha önce resmi süreçleri için onay beklediği açıklanan proje, ilgili kurumlardan izinlerin alınmasıyla birlikte devreye alınarak belediyenin enerji giderlerinde önemli bir tasarruf dönemi başlattı. Belediye Başkanı Burak Zencirci, yıllık 600 MWh enerji üretim kapasitesine sahip sistemin belediye bütçesine ciddi katkı sağlayacağını vurguladı. Zencirci, "Öngörülen yıllık 1,4 - 2,2 milyon TL tutarındaki elektrik faturası artık belediyemizin kasasında kalacak" diyerek GES yatırımlarının mali yükü azaltmada kritik rol oynadığını belirtti. Yenilenebilir kaynakla elde edilen enerji sayesinde yıllık 265,2 ton karbon emisyonunun engelleneceğini de sözlerine ekleyen Zencirci, hem ekonomik hem çevresel faydalarıyla projenin Germencik için önemli bir adım olduğunu söyledi. Konu ile ilgili açıklama yapan Başkan Zencirci, projenin ilçeye hayırlı olmasını söyleyerek "Belediyemizin kademesine kurulan 404,8 kWp / 378 kWe gücündeki güneş enerji sistemimizi tüm ilgili kurumlardan gerekli izinleri alarak başarıyla devreye aldık. Yıllık 600 MWh enerji üretim kapasitesine sahip bu sistem, belediyemizin elektrik giderlerinin büyük bölümünü karşılayarak bütçemize önemli bir katkı sağlayacak. Öngörülen yıllık 1,4 - 2,2 milyon TL tutarındaki elektrik faturası belediyemizin kasasında kalacak. Ayrıca güneşten elde ettiğimiz yenilenebilir enerji sayesinde yıllık 265,2 ton karbon emisyonunu da engellemiş olacağız. Germencik için tasarruf eden, üreten ve doğayı koruyan projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz, projemiz ilçemize hayırlı olsun" dedi.