SPOR - 15 Nisan 2025 Salı 20:13

Avrupa Halter Şampiyonası’nda üçüncü günde 6 madalya

A
A
A
Avrupa Halter Şampiyonası’nda üçüncü günde 6 madalya

Moldova’da düzenlenen Avrupa Halter Şampiyonası’nda milliler 3. günü; 2 altın, 2 gümüş, 2 bronz toplam 6 madalya ile tamamladı.


2025 Büyükler Avrupa Halter Şampiyonası Moldova’da devam ediyor. Başkent Kişinev’de Arena spor salonunda 42 ülkeden 185 kadın, 148 erkek olmak üzere toplam 333 sporcunun katılımı ile organize edilen şampiyonanın üçüncü gününde erkekler 67 kiloda Kaan Kahriman koparmada 146 kiloluk derecesiyle altın madalya, silkmede 170 kilo ile gümüş, toplamda 316 kilo ile altın madalya kazanarak Avrupa şampiyonu oldu. Bu kiloda diğer sporcu Ferdi Hardal ise koparmada 140 kilo ile gümüş, silkmede 165 kilo ile bronz, toplamda da 305 kilo ile bronz madalya kazanarak Avrupa üçüncülüğünü elde etti.


Böylelikle şampiyonada üçüncü gün sonunda 5 Altın, 4 gümüş ve 4 bronz olmak üzere toplam madalya sayısı 13 oldu.


Şampiyonanın 4. gününde saat 16.00’da erkekler 73 kiloda Muhammed Furkan Özbek ve Yusuf Fehmi Genç, saat 19.00’da Kadınlar 64 kiloda Nuray Güngör ile Aysel Özkan podyumda olacak.



Avrupa Halter Şampiyonası’nda üçüncü günde 6 madalya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Çocuk kampüsünde çocuklar hem eğleniyor, hem de öğreniyor Mersin Büyükşehir Belediyesinin Silifke’de hizmete sunduğu çocuk kampüsü, ücretsiz atölyeleriyle çocuklara hem eğlenceli hem öğretici bir ortam sunuyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Sosyal Yaşam Merkezi’nin Silifke Yerleşkesi içerisinde hizmete sunduğu çocuk kampüsü, çocukların gelişimine katkı sağlayan ücretsiz atölyeleriyle yoğun ilgi görüyor. Kampüste yer alan akıl ve zeka oyunları, tasarım ve teknoloji, doğa, mutfak, dans, drama ve müzik gibi farklı alanlardaki atölyeler sayesinde çocuklar hem eğleniyor, hem de öğrenme sürecini keyifli hale getiriyor. Çocuk kampüsünde görev yapan Akıl ve Zeka Oyunları Öğretmeni Ayşe Yılmaz Aydaş, atölye çalışmalarıyla çocukların düşünme becerilerinin geliştiğini vurguladı. Aydaş "Atölyemizde 8-14 yaş arası çocuklara analitik düşünme, problem çözme ve strateji geliştirme becerilerini kazandırmayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda zihinsel ve sosyal ve psikomotor becerilerini destekleyecek etkinlikler sunuyoruz" dedi. Tasarım ve teknoloji atölyesi öğretmeni Aslı Nur Menteş ise çocukların hayal güçlerini teknik becerilerle birleştirdiklerini belirterek, "Atölyemiz 8-14 yaş arası çocuklara, hayal güçlerini teknik becerilerle birleştirme fırsatı sunmaktadır. Çocuklar burada kendi tasarımlarını yaparak, problem çözme ve planlama yeteneklerini geliştirmektedir. Aynı zamanda görsel düşünce ve ince motor becerileri kazanmalarını sağlıyoruz. Atölye çalışmalarımız, öğrencilerimizin yaş ve gelişim düzeylerine uygun olarak planlanmakta, çocuklara güvenli, eğlenceli ve öğretici bir ortam sunulmaktadır. Çocuk Kampüsü’nde yer alan bütün atölyeler ücretsizdir" ifadelerini kullandı. Doğa atölyesi öğretmeni Hasibe Deveci’de, atölye çalışmalarının çocukların çevre bilinci kazanmasına katkı sunduğunu ifade ederek, "Atölyemizde 5-14 yaş arası çocuklarımıza çevreyi tanımalarını, çevre farkındalığı kazanmalarını ve doğal olaylara daha bilimsel yöntemle bakmalarını sağlayan etkinlikler tasarlıyoruz. Çocuklarımızın duygusal, zihinsel ve psikomotor becerilerini dikkate alarak bu ortamları oluşturuyoruz. Çocuklar burayı çok seviyorlar" diye konuştu. Her hafta program doğrultusunda etkinliklerin çeşitlendiğini söyleyen Deveci, "Bugün toprak türlerini tanıyoruz. ‘Hangi toprakta ne yetişir, hangi bitki hangi toprakta daha verimlidir ve daha mutludur’, bunları konuşuyoruz. Toprakta yaşayan canlıları öğreniyoruz"diye konuştu.
İstanbul Akbank’tan sürdürülebilirlikte global ölçekte güçlü performans İnsan odaklı ve kapsayıcı sürdürülebilirlik yaklaşımıyla Akbank, taahhütlerini somut çıktılarla desteklemeyi sürdürdü. Akbank, 2025 yılına ilişkin Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) performansını paylaşarak, sürdürebilirlik yolculuğundaki ilerlemesini ortaya koydu. Konuya hakkında değerlendirmede bulunan Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, "2025 yılında da sürdürülebilirliği stratejik bir dönüşüm başlığı olarak ele almaya devam ettik. Bu doğrultuda sürdürülebilir finansman alanında 2025 yılında 265 milyar TL katkı sağladık. 2020 yılsonundan bu yana sunduğumuz sürdürülebilir finansman 681 milyar TL’ye ulaştı. Böylece 2030 yılı için açıkladığımız 800 milyar TL hedefimize güçlü adımlarla ilerlemeyi sürdürdük. ÇSY temalı ve ÇSY skorlu fonlarımızın hacmiyse 392 bin yatırımcıyla 36 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu da sürdürülebilirliğin hem kredi tarafında hem de yatırım tarafında kalıcı bir finansal davranışa dönüştüğünü gösterdi" dedi. "CDP’ den üç alanda ‘A’ notuyla dünyadaki sayılı sürdürülebilirlik liderleri arasındayız" Kaan Gür sözlerine şöyle devam etti: "Şeffaf sürdürülebilirlik anlayışımız, CDP tarafından üç ayrı alanda birden ‘A’ notu almamızla uluslararası düzeyde de tescillenmiş oldu. İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve Orman kategorilerinde ulaştığımız bu notlarla dünyada bu başarıya erişebilen sayılı kurumlar arasında yer aldık. "Öncü işlemlerle sağladığımız finansal kaynaklarla kapsayıcı büyümeyi destekliyoruz" "Yıl sonu itibarıyla yurt dışı borçlanmamızın yüzde 46’sı sürdürülebilir olarak gerçekleşti. Bu alanda hayata geçirdiğimiz öncü işlemlerle sektörümüze ilkleri de kazandırdık. Asya Kalkınma Bankası Yönetim Kurulu’nun Türkiye’de onayladığı ilk özel sektör işlemi kapsamında sağladığımız kaynakla, başta kadın KOBİ’ler olmak üzere depremden etkilenen bölgelerdeki işletmelere destek sunmaya başladık. Dünyanın ilk dijital cinsiyet eşitliği tahvilini IFC’ye ihraç ederek, teknoloji temelli finansal inovasyonu somut sosyal etkiyle buluşturduk. "Sürdürülebilirliği, finansmanla büyüttük" Mavi finansman, yeşil yatırımlar, sürdürülebilir proje finansmanı ve sürdürülebilir tarım finansmanı odağımızı kararlılıkla sürdürdük. Özellikle proje finansmanı portföyümüz, bu dönüşümün en güçlü kaldıraçlarından biri oldu. Yıl sonu itibarıyla desteklediğimiz otel portföyünün neredeyse tamamı mavi finansman kapsamındaki projelerden oluşurken, toplam yeşil kredi bakiyemizin yüzde 69’u proje finansmanı kredilerinden sağlandı. Öte yandan, Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu projesinde finansör ve sürdürülebilirlik ajanı olarak yer alarak çevresel ve sosyal kriterleri proje finansmanının merkezine entegre ediyoruz. Antalya-Alanya Otoyolu Projesi’ndeyse finansör ve teminat temsilcisi rollerimizle uzun vadeli ekonomik ve çevresel etki oluşturacak bir yatırım modeline katkı sunuyoruz. "KOBİ ve girişimcilerle birlikte sürdürülebilir bir gelecek inşa ediyoruz" Kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmanın, KOBİ’lerin ve girişimcilerin güçlenmesiyle mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla 2025 yılında kadın KOBİ müşteri sayımızı yüzde 11 artırarak hedefimizin üzerine çıkmayı başardık. 2022’den bu yana kadınlara ait işletmelerde müşteri tabanımızı 2 katın üzerine, kredi bakiyemizi ise 8 katına taşımamız kapsayıcı yaklaşımımızın güçlü bir sonucu oldu. Bununla birlikte, Akbank Dönüşüm Akademisi ile 2022’den bu yana çeşitli eğitimlerle 21 bini aşkın KOBİ’ye ulaşarak onları finansmanın ötesinde çözümlerle destekledik. "Toplumsal yatırımlarımızla geleceğe kalıcı değer bırakıyoruz" 2025 yılında toplumsal yatırımlarımız da hız kesmedi. Akbank Gençlik Akademisi ile 2025 yılında 52 bin gence ulaştık, böylece temas ettiğimiz öğrenci sayısı 345 bine yükseldi. Üniversiteli gençleri gönüllülükle buluşturan Şehrin İyi Hali programımız da 22 bin gence ulaşarak iyiliği büyütmeyi sürdürdü. Dönüşümde Gelecek Var projemiz kapsamında ileri dönüşüm metoduyla ürettiğimiz 18 bin okul mobilyası deprem bölgesinde bini aşkın okulda 200 bin öğrencinin eğitim koşullarını iyileştirdi. Yaklaşık 400 ton karbon salınımını önledi ve 6 milyon litre su tasarrufu sağladı. Geleceği şekillendiren sürdürülebilirlik anlayışımızla daha da fazla değer oluşturmak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz."
Şanlıurfa Siverek’te 5 ton bozuk ürün imha edildi Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki denetimlerde ele geçirilen yaklaşık 5 ton bozuk ve son kullanma tarihi geçmiş ürün imha edildi. Siverek Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, rutin denetimlerin yanı sıra yaklaşan Ramazan ayı öncesinde denetimlerini sıklaştırdı. İlçe genelinde özellikle vatandaşların yoğun olarak alışveriş yaptığı işletmelere yönelik gerçekleştirilen kontrollerde, bozuk ve son kullanma tarihi geçmiş çok sayıda ürüne el konuldu. Denetimlerde ele geçirilen yaklaşık 5 ton ürün, Temizlik İşleri Müdürlüğü ekiplerince zabıta ekiplerinin gözetiminde imha edildi. Zabıta Müdürü Tarık Kızılkeçi, halk sağlığını tehdit eden hiçbir ürüne müsamaha gösterilmeyeceğini belirterek, denetimlerin aralıksız devam edeceğini söyledi. Kızılkeçi, "Halkımızın sağlığını tehdit eden hiçbir ürüne mahal vermeyeceğiz. Bu durumları önlemeye yönelik çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Ekiplerimizce yapılan denetimlerde ele geçirilen yaklaşık 5 ton bozuk ve son kullanma tarihi geçen ürünü imha ediyoruz. Yaklaşan mübarek Ramazan ayına yönelik de çalışmalarımız var. Özellikle vatandaşlarımızın yoğun olarak kullandığı işletmelere yönelik denetimlerimizi sıklaştırdık. Vatandaşlarımız müsterih olsun. Halk sağlığının korunmasına yönelik Zabıta Müdürlüğü olarak sahadayız" dedi. Vatandaşlara alışveriş sırasında dikkatli olmaları yönünde uyarıda bulunan Kızılkeçi, ürünlerin son kullanma tarihinin mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı. Kızılkeçi, yaşanabilecek olumsuz durumların Zabıta Müdürlüğüne bildirilmesinin önem taşıdığını kaydetti.
Bursa İznik’te 2 bin yıllık surlara sprey boya ile yazılan yazılar tepki çekti Bursa’nın tarihi ilçesi İznik’te yaklaşık 2 bin yıllık surların duvarlarına sprey boya ile yazılan yazılar tepki çekti. Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerine ev sahipliği yapmış olan ve kentin simgeleri arasında yer alan tarihi surlarda oluşan görüntü kirliliği, turizmciler ve vatandaşların tepkisine neden oldu. İznik ilçe merkezini çevreleyen tarihi surların çeşitli noktalarına sprey boya ile isimler, kalp figürleri, araç markaları ve telefon numaraları yazıldığı görüldü. Yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği bölgede ortaya çıkan manzara, "tarih kentine yakışmadı" yorumlarına neden oldu. İznik’te turizm işletmeciliği yapan Ali Karaman, gördükleri tablo karşısında büyük üzüntü yaşadıklarını belirterek, "Şu an karşı karşıya olduğumuz manzara gerçekten içler acısı. Bu surlar yaklaşık 2 bin yıllık tarihi yapılardır. Sprey boyayla yazılar yazılması, aşk ilan edilmesi İznik gibi bir turizm ve tarih kentine yakışmıyor. Sevmek, aşkı ifade etmek elbette güzel bir duygu ancak bunun yeri tarihi surlar değildir. Daha uygun ve saygılı platformlar tercih edilmelidir" dedi. İznik’in dört medeniyete başkentlik yapmış önemli bir şehir olduğuna dikkat çeken Karaman, tarihi yapılara zarar verilmesinin geçmişe saygısızlık olduğunu vurguladı. Karaman, "Bu surlar ecdadımızın bizlere bıraktığı bir mirastır. Yapılan bu davranış, geçmişimize büyük bir saygısızlıktır. Özellikle bunu yapan kişilere sesleniyorum; lütfen bir daha böyle bir teşebbüste bulunmayın. İznik’e zarar veriyorsunuz, aslında kendi geleceğinize zarar veriyorsunuz. Tarihimizi korumazsak İznik’in bir anlamı kalmaz. Bu şehir tarihiyle ön planda olan bir yer" dedi. Surların birçok noktasında sprey boya ile yazılmış yazılar bulunduğunu belirten Karaman, bu görüntülerin turistler üzerinde olumsuz bir iz bıraktığını ifade ederek, "Yerli ve yabancı ziyaretçiler bu yazıları gördüklerinde tarihe zarar verildiğini düşünüyor. Bu durum biz turizmcileri derinden üzüyor" diye konuştu. Tarihi surların çevresinin düzenlenerek yürüyüş alanlarına açılması gerektiğini de dile getiren Karaman, "Surların etrafı açılıp halkın rahatça yürüyebileceği bir platform oluşturulursa hem sahiplenme artar hem de bu tür olumsuzlukların önüne geçilebilir" ifadelerini kullandı. Tarihi ve kültürel mirasın korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken vatandaşlar, surlara zarar veren kişi ya da kişilerin tespit edilerek gerekli işlemlerin yapılmasını istedi.
İstanbul Toprak Razgatlıoğlu: "İlk sene zor olacak ama 2027 hedeflerimize kavuşacağımız yıl olacak" Dünya Superbike şampiyonu milli motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu, MotoGP’de ilk senenin zor geçeceğini bildiğini ancak 2027’nin hedeflerine kavuşacağı yıl olacağını söyledi. Dünya Superbike şampiyonu milli motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu, MotoGP’ye geçiş süreci, test sürüşlerindeki izlenimleri, hedefleri ve desteklediği takım Beşiktaş’a ilişkin İhlas Haber Ajansı’na (İHA) açıklamalarda bulundu. MotoGP’ye uyum sürecinde olduğunu ve yeni motosiklete adapte olmaya çalıştığını belirterek sözlerine başlayan Razgatlıoğlu, "MotoGP süreci ilk sene zor olacak. Çünkü zorlu bir sürecin bizi beklediğinin farkındaydık. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. İlk sene zor olacak ama 2027 hedeflerimize kavuşacağımız yıl olacak. İnşallah bunu hep beraber göreceğiz" diye konuştu. "İlerleyen zamanda her şey daha farklı olacak" Superbike ile MotoGP’nin sürüş karakteri ve hissiyat açısından tamamen farklı olduğunu aktaran Razgatlıoğlu, "Superbike ve MotoGP bambaşka. Ona alışma süreci uzun sürecek ama inanıyorum ki en kısa sürede adapte olacağız. Yamaha motosikleti ilk defa V4’e geçti. Onlar da geliştirme aşamasındalar. Aslında her şey dört dörtlük değil. İlerleyen zamanda her şey daha farklı olacak" değerlendirmesinde bulundu. "Bulunduğum konumdan çok mutluyum ama benim için her zaman bir numara olan şey başarı" Bulunduğu konumdan mutlu olduğunu ancak kendisi için asıl önceliğin her zaman başarı olduğunu ifade eden 29 yaşındaki sporcu, "MotoGP motorunu sürmek bambaşka bir duygu. Herkesin çocukluk hayali MotoGP motosikletini sürmek. İlk hissiyat, düzlüğe çıktığında o motorun hızı. Superbike’a göre çok daha hızlı bir motosiklet. Bu, insanı daha çok etkiliyor diyebilirim. Şu an bulunduğum konumdan çok mutluyum ama benim için her zaman bir numara olan şey başarı. İnşallah başarı geldiği zaman daha çok keyif alacağımı düşünüyorum" şeklinde konuştu. "4-5 yarış sonra her şeyin daha farklı olacağını düşünüyorum" Başarılı sporcu, MotoGP’de yeni sezona uyum sürecini hakkında ise, "4-5 yarış sonra her şeyin daha farklı olacağını düşünüyorum. Tabii daha buna var. Çünkü adapte olduğum zaman her şeyi daha hakim bir şekilde yöneteceğiz. Şu an testlerde, daha iyi olması için çok farklı şeyler deniyoruz. Net yolumuzu bulamadık. Bunu zamanla daha da geliştireceğiz. İnşallah istediğimiz gibi ilerleriz" cümlelerine yer verdi. "İnşallah tekrar bir boşluk bulursam maçlara gitmeye başlayacağım" Yoğun programına rağmen fırsat buldukça Beşiktaş’ın maçlarını takip ettiğini de belirten Toprak, "Transferleri gördüm ama çok takip edemediğim için net bir şey söylemeyeyim. Çok fazla vaktim olmuyor, özellikle MotoGP’ye geçtiğimden beri. Beşiktaşlıyım ancak zaman buldukça takip edebiliyorum, maçları izleyebiliyorum. İnşallah tekrar bir boşluk bulursam maçlara gitmeye başlayacağım" ifadelerini kullandı. "İnşallah MotoGP’de şampiyon olursak, MotoGP motoruyla sahaya geliriz" 2025 Dünya Superbike şampiyonluğunun ardından 2 Kasım’da Tüpraş Stadyumu’nda oynanan Beşiktaş - Fenerbahçe derbisi öncesinde motosikletiyle sahaya çıkarak tribünleri selamlamasıyla ilgili hislerini paylaşan Razgatlıoğlu, "Heyecanlıydı. Tribündeki herkesin sana bakıp alkışlaması birazcık stresliydi. Mutlu oldum, çok teşekkür ederim Beşiktaş ailesine. Orada o anı yaşamak bambaşka bir duyguydu. İnşallah ilerleyen yıllarda MotoGP’de şampiyon olursak, MotoGP motoruyla sahaya geliriz" diyerek sözlerini tamamladı.