ASAYİŞ - 20 Ekim 2025 Pazartesi 17:59

Avukat kediye nafaka olayını yorumladı: "Emsal bir protokol"

A
A
A

İstanbul’da 2 yıl evli kalan çiftin 2 kedisi boşanma konusu olurken, avukat Aylin Esra Eren protokolün emsal olduğunu belirterek, olayın hukuki boyutunu anlattı. Eren, "Evcil hayvanlar vefat ettikten sonra erkeğin kadına kedilerin bakımı için ödediği 3 ayda bir 10 bin liralık ücret kesilecek" dedi.

İstanbul’da yaşayan Buğra B., 2 yıl önce evlendiği eşi Ezgi B. ile yaşadığı şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açtı. Tarafların anlaşmalı olarak boşandığı davada Buğra B., iki kedisinin velayetini eski eşi Ezgi B.’ye bıraktı. Boşanma protokolünde, Buğra B.’nin kedilerin bakım masrafları için 3 ayda bir 10 bin lira ödeme yapacağı belirtildi. İstanbul Aile Mahkemesi’ne sunulan ’anlaşmalı boşanma protokolünde’ her iki tarafın karşılıklı boşanmayı kabul etmiş olduğu, evlilik birliğinin sona erdirilmesi konusunda anlaşıldığı, Buğra B.’nin boşanacağı Ezgi B.’ye 550 bin liralık maddi tazminat ödemeyi kabul ettiği de aktarıldı.

Avukat kediye nafaka olayını yorumladı:

‘’Buğra B.’ye ait 2 kedinin Ezgi B.’de kalması konusunda mutabık kalmışlardır’’

Öte yandan protokolde, ‘’Taraflar, Buğra B.’ye ait 2 kedinin Ezgi B.’de kalması konusunda mutabık kılmışlardır. Kediler Ezgi B.’de kaldığı müddetçe ve her halükarda 10 seneye kadar Buğra B., kedilerin bakım masrafı olarak üç ayda bir olmak üzere ayda 10 bin lirayı Ezgi B’ye ödeyecektir. Boşanma kararının kesinleşmesinin ardından her yıl bu oran TÜİK’in belirlediği TÜFE-EFE oranında artırılacaktır" ifadelerine yer verildi.

Avukat kediye nafaka olayını yorumladı:

"Kedilerin kadının evinde kalması yönünde çift bir anlaşmaya varmış"

Avukat Aylin Esra Eren, merak edilen olayın hukuki yönünü değerlendirdi. Evcil hayvan sahiplerinin bir çip üzerinden evcil hayvanlarla bağ kurduğunu bildiklerini aktaran Avukat Aylin Esra Eren, "Yani evcil hayvanın sahibinin aynı zamanda çipin de sahibi olduğunu görüyoruz. Bir hayvanın sahibi olup olmadığını buradan kontrol edebiliyoruz. Eğer taraflar da evlilik birliği süresince bir evcil hayvan ya da bu olayda olduğu gibi iki adet kedi edindilerse çiplerin kimin üzerinde olduğunu tespit etmek gerekir. Çünkü çip sahibi kimse evcil hayvanlar da onun evinde, onun bakımında ve gözetimindedir. Veteriner takibi yapılır ve bakılması beklenir. Aksi halde zaten bakılmamasından ötürü sahipsiz hayvan konumuna düşecek ya da çipli bir hayvanı zaten sokağa terk etmek ayrıca bir suç teşkil etmektedir. Burada da boşanan çiftlerin artık ortak bir evde yaşamayacağını düşünürsek, kediler de yapıları gereği evden eve sürüklenen bir yapıları yok tabii ki. Bir evde yaşamaları gerekir. Kedileri, hem onların sağlığı, bakımı ve psikolojileri açısından da gezdiremeyiz. Bu sebeple kararda geçen velayet aslında kedilerin hangi evde kalacağına dair bir karar. Ve bu kararda da kadının evinde kalması yönünde çift bir anlaşmaya varmış" diye konuştu.

"Evcil hayvanlar vefat ettikten sonra erkeğin kadına ödediği ücret kesilecek"

Protokolün emsal olduğunu söyleyen Avukat Eren, "Kedilerin bakım gözetim, veteriner masrafları, mama masrafları, ilaç masrafları, aşı masrafları olacağı için de sanki bir ortak çocukmuş gibi aslında çok güzel, çok emsal bir karar olmuş bu karar. Bir ortak çocuk gibi bunun kedilerin masraflarına erkek eşin katkıda bulunacağına dair bir taahhüdü olduğunu görüyoruz. Bu da 3 ayda bir 10 bin TL ödeme yapma konusunda bir taahhütte bulunmuş. Buna Türk Medeni Kanunu uyarınca nafaka diyemeyiz. Çünkü nafakayı yalnızca eş kadın ya da erkek eş, karşı taraf ya da çocuklar talep edebilir. Boşanma süresince evcil hayvanlara bir anlaşma olmadığı sürece bu dosyada olduğu gibi nafaka verilmez. Kedilerin ortalama yaşam süresine göre bir süre belirlenmiş ve buradan da aslında yorum yapmak gerekirse kedilerin hayatı boyunca karşı tarafın üç ayda bir 10 bin lira ödeme yapma kaydıyla katkıda bulunacağını ve hatta protokolde teklif oranında da bir artış olacağı yönünde bir anlaşmaya varılmış. Bunu anlayabiliriz. Evcil hayvanlar vefat ettikten sonra artık erkek eşin kadın eşe kedilerin bakımı için ödediği 3 ayda bir 10 bin liralık ücret kesilecek" dedi.

Şüheda Kıroğlu - Berk Soydan



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Şeyh Şaban-ı Veli dualarla anıldı Anadolu’nun dört manevi direğinden biri kabul edilen Şeyh Şaban-ı Veli, 31’inci Uluslararası Şeyh Şaban-ı Veli ve Kastamonu Evliyalarını Anma Haftası kapsamında düzenlenen programda dualarla anıldı. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, dünyada sadece maddi sıkıntıların yaşanmadığını belirterek, "Savaşlar, saldırılar, katliamlar değil, aynı zamanda bir manevi açlık yaşıyor. İşte o manevi açlığın şifası bu topraklarda" dedi. 31’inci Uluslararası Şeyh Şaban-ı Veli ve Kastamonu Evliyalarını Anma Haftası, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kastamonu Valiliği ile Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Kültür Vakfı iş birliğiyle, Şeyh Şaban-ı Veli Külliyesi’nde düzenlenen anma programı başladı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda 1481 yılında Kastamonu’da doğup, 1569’da vefat eden Halvetiye tarikatının Şabaniyye kolunun kurucusu olan ve Anadolu’nun 4 manevi direğinden biri olarak kabul edilen Şeyh Şaban-ı Veli, dualarla anıldı. Anma programında konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, "Çok kıymetli, çok ihtiyaç duyulan bir çalışmayı, ülkemiz adına, sadece ülkemiz değil, bütün dünya adına aslında tertip etmiş oluyorsunuz. Zira bu değerlerimiz, o birikimlerimiz, geçmişimizden gelen bu mirasımız sadece Kastamonu’ya ait değil, sadece Türkiye Cumhuriyeti’ne ait değil, başta gönül coğrafyamız olmak üzere bütün dünyaya şifa dağıtan, maneviyat dağıtan önemli bir merkez. Yüzlerce ismini bildiğimiz, bilemediğimiz şehitlerimiz, evliyalarımız var. Ama en büyük velilere baktığımız zaman bir köşesinde Mevlana Celalettin Rumi, diğer bir köşesinde Hacı Bektaşi Veli, diğer bir köşesinde Yunus Emremiz ve burada da Şeyh Şaban-ı Veli Hazretlerimiz ile Anadolu’muzun adeta manevi çelik kubbesini inşa etmiş durumdalar. Allah’ın izniyle biz onların yolundan gittiğimiz sürece, onların bize sağladığı mirası sahip çıktığımız sürece, onların himmetine bir şekilde mazhar olduğumuz sürece bize, dünyaya da hiçbir sıkıntı gelmeyecek, inşallah. Bu güzelliklerimiz, bu gücümüz bizim istiklalimize, egemenliğimize, bütün milli mücadelemiz başta olmak üzere, geçmişimizden bugüne bütün çabalarımıza bir katkı vermiş, bir manevi zenginlik vermiştir" dedi. Dünyanın şu anda manevi açlık içerisinde olduğunu söyleyen Çam, "Sadece maddi sıkıntılar yaşamıyor, savaşlar, saldırılar, katliamlar değil, aynı zamanda bir manevi açlık yaşıyor. İşte o manevi açlığın şifası bu topraklarda, buralarda. Bunların kıymetini bizim çok iyi bilmemiz, yeni yetişen nesillerimize çok iyi aktarmamız icap ediyor" diye konuştu. Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çiftçi ise Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli’nin hayatıyla ilgili bilgiler vererek, "Şeyh Şaban-ı Veli, 1481-1569 yılları arasında yaşamış, Halvetiye tarikatının Şabaniyye kolunun kurucusu olan bir zattır. Türbesi ziyaretçilerle dolup taşmaktadır. Türbesinin ziyareti ilk başlarda 100 bin kişiyle başladı, şu anda 500 bini geçmiş durumdadır. Yine Şaban-ı Veli hazretleri, ‘sonumuz önümüzden daha gür olacak’ sözünü söylüyor. Bu ziyaretçi akınının bir tezahürüdür" şeklinde konuştu. Program, Olgunlaşma Enstitüsü tarafından hazırlanan hüsn-i hat sergisinin açılışıyla devam etti. Anma programının sonunda İl Müftüsü Bekir Derin tarafından yapılan dua sonrası katılımcılara ikramda bulunuldu. 31. Uluslararası Şeyh Şaban-ı Veli ve Kastamonu Evliyalarını Anma Haftası, 7 gün boyunca çeşitlik etkinliklerle devam edecek.
Eskişehir Bakan Bayraktar: "600 milyon dolarlık yatırım olacak, bin 500’e yakın yeni istihdamı Eskişehir’imize kazandırzacağız" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Eskişehir için 3 çok önemli projenin olduğunu belirterek, "Lityum Karbonat Projesi, Penta 6 Tesisi ve bütün dünyanın gözünün üzerinde olduğu Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi. Dünyada nadir toprak elementlerine erişimle alakalı büyük bir mücadele var. Bu üç tesisimizde toplam yaklaşık 600 milyon dolarlık bir yatırım olacak ve neredeyse bin 500’e yakın da yeni istihdamı Eskişehir’imize, kazandırmış olacağız" diye konuştu. Bakan Bayraktar, 1 Mayıs Eskişehir programı kapsamında Eskişehir AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Bakan Alparslan, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak karşıladı. Ziyarette AK Parti Eskişehir Milletvekili ve TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez de bulundu. Bakan Bayraktar, Eskişehir için 3 proje hakkında bilgi verdi. Lityum Karbonat Projesi, Penta 6 Tesisi ve Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi’nde önemli adımların kaydedildiğini söyleyen Bakan Bayraktar, bu tesislerde Eskişehir’e bin 500 istihdam sağlanacağını aktardı. Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi’nde, endüstriyel tesis üretimine bu yıl içerisinde başlanacağına değinen Bakan Alparslan Bayraktar, bu anlamdan Türkiye’nin dünyanın ilk 5’inde olmasını hedeflediklerini söyledi. "600 milyon dolarlık bir yatırım olacak" Bayraktar, "Türkiye ekonomisi büyüyen, ihracatı büyüyen bir ülke. Son 23 yılda 230 milyar dolardan 1 buçuk trilyon dolarlık bir ekonomi haline geldik. Bunun ana itici gücü, ana motoru açıkçası bizim sanayimiz, üretimimiz ve ihracatımızdır. Dolayısıyla emek burada var, çok önemli bir çaba var. Sayın Bakanımız da ifade ettiler, bu çabanın karşılık bulması çok önemli ama samimi bir şekilde; yani istismar unsuru değil, samimiyetle bu çabanın karşılık bulması önemli. Biz 23 buçuk yıldır olduğu gibi, bugüne kadar olduğu gibi inşallah bundan sonraki süreçte de bu emekçimizin hakkının hiçbir zaman için kaybolmaması için büyük bir gayret içerisinde olacağız. Biz Kırka tesislerimizde bugün incelemelerde bulunduk. 2026’ya dair yatırım planlamalarımızı da bu arada yerinde inceledik. Onları da kısaca size ifade edeyim, özellikle 3 tane çok önemli projemiz var; Lityum Karbonat Projesi, Penta 6 Tesisi ve bütün dünyanın gözünün üzerinde olduğu Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi. İnşallah bu nadir toprak elementlerinde dünyanın ilk beşine girme hedefimiz var. Dünyada bugün artık maden savaşları, bu nadir toprak elementlerine erişimle alakalı büyük bir mücadele var. Ülkemizi bu anlamda o üst lige çıkaracak çok önemli projelerimizden bir tanesi. Onda da pilot tesisi malumunuz, bakanımızın döneminde tamamlamıştık, hizmete açmıştık. Şimdi endüstriyel tesis üretimine inşallah bu sene içerisinde başlıyoruz. Bütün bu üç tesisimizde toplam yaklaşık 600 milyon dolarlık bir yatırım olacak ve neredeyse bin 500’e yakın da yeni istihdamı inşallah biz Eskişehir’imize, özellikle bu bölgelerimize kazandırmış olacağız. İnşallah hayata geçtiğinde Eskişehir’in bir taraftan da sanayisinin de aynı şekilde lokomotif olacağı bir döneme gireceğiz. Biz her zaman için madencilikte şunu söylüyoruz: İş sağlığı ve güvenliği bizim için önemli. Dolayısıyla işçimiz, emekçimiz önemli. Çevreyle uyumlu madencilik; çevreye rağmen değil, çevreyle birlikte, onunla uyumlu bir şekilde madencilik ve katma değerli madencilik. İşi sadece ham maddeden ibaret değil; ham maddeyi ara ürüne ve nihai ürüne çevireceğiz" dedi. "Buradaki dağıtım bölgesi özellikle kırsalda yatırım anlamında geride kalmış" Eskişehir’in kırsal alanının elektrik ve doğalgaz hizmetlerinde geri de kaldığını belirten Bakan Bayraktar, Sevinç Mahallesi için düşünülen doğalgaz projesini planlanandan daha da erken bitireceklerini belirterek, "Bir başka konuda, bizim kendi alanımız; elektrik ve doğalgaz hizmetleri. Malumunuz vatandaşlarımızın, 86 milyonun 7/24 elektriğe ihtiyacı var, enerjiye ihtiyacı var. Artık elektriksiz, enerjisiz bir hayat düşünmek mümkün değil. Bu hizmetlerin de ki Eskişehir ve bu bölge diyelim buradaki dağıtım bölgesi özellikle kırsalda yatırım anlamında geride kalmış durumda. Bunları da inşallah o aradaki farkı kapatarak daha da ileri götürmek ve bu anlamda bu elektrik çağında, yeni dönemde herhangi bir şekilde hizmet kalitesinde düşüklük olmadan bu hizmetleri sizlere, vatandaşlarımıza ulaştırmak istiyoruz. Eskişehir aslında 1995’te doğalgazla tanışmış ama şu anda doğalgazın gitmediği halen mahallelerimiz var, özellikle merkezdeki mahalleler. Başta bunlar olmak üzere doğalgazı da gitmeyen yerlere götürmekle alakalı bir gayretin içerisindeyiz. Burada özellikle Sevinç Mahallesi’ndeki arkadaşlarımızla bugün konuştuk. Zaten takvimimizdeydi, onu inşallah biraz daha öne aldık. Önümüzdeki kış, inşallah onları doğalgazla tanıştırmış olacağız. Bu duygu ve düşüncelerle ben tekrar hepinize teşekkür ediyorum."
Mardin Mardin’de "Tespih Fuarı" açıldı Mardin’de bu yıl ikincisi düzenlenen "Tespih Fuarı" ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Mardin’de, Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Tespihçiler Esnaf ve Sanatkarlar Federasyonu ve Mardin Antika Tespih ve Gümüşçüler Derneği iş birliğinde Artuklu Fuar Alanı’nda düzenlenen etkinliğin açılışı gerçekleştirildi. Açılışa, Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Yaşar Dener, İl Emniyet Müdürü Recep Tecimer, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Tahsin Saruhan ile davetliler katıldı. Protokol üyeleri stantları gezerek sergilenen ürünleri inceledi. Vali Tuncay Akkoyun, Mardin’in barış, kardeşlik ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan bir şehir olduğunu belirterek, "Bu coğrafya sadece tarihi yapılarıyla değil, aynı zamanda önemli sanat ve zanaatlarıyla da dikkat çekiyor. Gümüş ve telkari işçiliğinin yanı sıra kehribar ve farklı materyallerden yapılan tespihler de bu mirasın önemli bir parçasıdır. Tespih, sabrın sanata dönüştüğü, geçmişin mirasını modern tasarımla buluşturan önemli bir değerdir" dedi. Fuarın hem ustaları hem de meraklıları bir araya getirdiğini ifade eden Akkoyun, 1-3 Mayıs tarihleri arasında açık olacak etkinliğe tüm vatandaşları davet ederek, bu tür organizasyonların desteklenmeye devam edeceğini kaydetti. Federasyon Başkanı Rezan Yılmaz da fuarın sektör temsilcilerini bir araya getirdiğini belirterek, "Mardin’e yakışır bir organizasyon oldu. Valimizin destekleriyle esnafımız burada buluştu. Tüm tespih severleri fuarımıza bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Mardin Antika Tespih ve Gümüş Derneği Başkanı Ümit Demir ise kehribarın Baltık Denizi’nden çıkarıldığını ve işlenerek Türkiye’ye ithal edildiğini belirterek, "Türkiye genelinde bayilerimize dağıtım yapıyoruz, aynı zamanda ihracat da gerçekleştiriyoruz. Bu fuar sektör açısından oldukça verimli geçiyor. Türkiye’nin dört bir yanından, hatta yurt dışından katılım var. Tespih sektörü, Mardin turizmine de önemli katkı sağlayacaktır" dedi. Satıcı Muhammed Akkurt ise fuarda ağırlıklı olarak antika ve özel koleksiyon ürünlerinin yer aldığını ifade ederek, "Osmanlı dönemine ait, 100 yılı aşkın geçmişe sahip tespihler sergileniyor. Mikro art sanatı tekniğiyle, aylar süren çalışmalar sonucu hazırlanan özel koleksiyonlar da bulunuyor. Fuarda ayrıca yaklaşık 50 bin dolar değerinde, Esmaül Hüsna motifli özel bir tespih de yer alıyor" diye konuştu. Tespih satıcısı Hakan Şidim ise 15 yıldır sektörde olduğunu ifade ederek, "Mardin esnafının büyük bölümü tespih ve antika ile ilgileniyor. Mardin denince akla ilk gelenlerden biri kehribar tespihlerdir. Fuardan memnun kaldık" dedi. Şidim, Osmanlı dönemine ait "alman sıkması" olarak bilinen tespihlerin antika kategorisinde yer aldığını belirterek, "Bu ürünler gramla satılıyor ve gram fiyatı 100 ile 150 dolar arasında değişiyor. En düşük fiyatlı tespihlerimiz 1000 liradan başlayıp 5 bin liraya kadar çıkıyor" diye konuştu.