ASAYİŞ - 24 Mart 2026 Salı 14:46

Ayşe Tokyaz cinayeti davasında savunma yapan polis memuru sanık: "Cemil’e yardım etmek için bu kadar çırpınmazdım"

A
A
A
Ayşe Tokyaz cinayeti davasında savunma yapan polis memuru sanık: "Cemil’e yardım etmek için bu kadar çırpınmazdım"

Küçükçekmece’de eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavulla yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayeti davasının 2’inci duruşmasının görülmesine devam ediliyor. Duruşmada savunma yapan polis memuru sanık N.Ç., "Cemal Arslan isimli şahıs, yardım etmek için Cemil’in yanındaymış, benim bundan haberim yoktu. Eğer Arslan’ın varlığından haberdar olsaydım, Cemil’e yardım etmek için bu kadar çırpınmazdım" dedi. Duruşmaya ara verildiği sırada, Esra Tokyaz, sanık Cemal Arslan’a saldırmak istedi. Araya müşteki avukatları girdi.


Küçükçekmece’de 11 Temmuz 2025 tarihinde eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavula konularak Eyüpsultan’da yol kenarına bırakılan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin zanlı Cemil Koç’un (38) da aralarında bulunduğu 9 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, zanlı Cemil Koç, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Müşteki ikiz kardeş Esra ve anne Halime Tokyaz, 9 tutuklu sanık ile tarafların avukatları salonda hazır bulundu. Müşteki kardeşler Kadir ve Kübra Tokyaz’da duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı.


Tokyaz’ın ifadesini Cemil Koç ile paylaşan polislerin dosyası birleştirildi


Duruşmada, Esra Tokyaz’ın olaydan 1 gün sonra emniyette verdiği ifadeyi zanlı Cemil Koç ile paylaştıkları iddia edilen polis memurları N.Ç. (44) ile Z.B.’nin (31) Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki dosyaları, ağır ceza mahkemesindeki cinayet davasıyla birleştirildi. Böylece davadaki sanık sayısı 11’e yükseldi.


"Cemil Koç’un 11 Temmuz günü bir olaya karıştığı ve bu konuda firari olduğunu gördüm"


Duruşmada, dava dosyası Asliye Ceza Mahkemesinden birleştirilen tutuklu sanık polis memuru Z.B., "Diğer mahkemede vermiş olduğum ifadeleri tekrar ediyorum. Cemil Koç’u tanımıyordum. N.Ç. isimli sanık sayesinde tanıdım 15 Temmuz öncesi. Adli mukayyette büro personeli olarak çalışıyorum. Malatya Emniyet Müdürlüğü’ndeydim. 12 Temmuz günü N.Ç., bana bir şahısla ilgili çalışma yaptıklarını ve sistemden sorgulamamı istedi. Talep edilen bilgiyi sorgulamam için bana Cemil Koç’un T.C. kimlik numarası WhatsApp üzerinden iletildi. Ben de mesaj yoluyla şahsın son karışmış olduğu olay özetini gönderdim. Ekranda Cemil Koç’un 11 Temmuz günü bir olaya karıştığı ve bu konuda firari olduğunu gördüm. Bu suç, asayişe müessir bir olaydı. Olay özetinin tamamına bakmadım. Emniyet ifademde, olay özetine bilerek bakmadığımı ısrarla söylesem de, orada ki amacım çıkış saatim olduğu için ekrana bakamayacak olmamı belirtmiş olmamdı" ifadelerini kullandı.


Tokyaz’dan sanığa: "Suç olduğunu bile bile mi yaptın terbiyesiz"


Dosyası birleşen bir diğer polis memuru sanık N.Ç. ise savunmasında, "Birleştirme kararını kabul etmiyorum. Birleştiğimiz dosya, bir cinayet davası. Yaptığım şeyin yanlış olabileceğini düşünmedim. Cemil Koç ifadeden hemen sonra Esra’yı aradı ve ’ifaden elimde’ dedi.


Bu sırada müşteki Esra Tokyaz sanık N.Ç.’ye, "Suç olduğunu bile bile mi yaptın terbiyesiz" dedi. Bunun üzerine mahkeme Başkanı Tokyaz’ın salondan çıkarılmasını istedi. Polisler Esra Tokyaz’ı salondan çıkardığı sırada Tokyaz polislere bağırdı.



"Cemil’e yardım etmek için bu kadar çırpınmazdım"


Gerginliğin sona ermesinin ardından Savunmasına devam eden sanık N.Ç., "Bu olayla ilgili haberleri sosyal medyada gördüm. Ekrandaki bilgileri Cemil Koç’a attım. Cemil’in sonradan firari olduğunu öğrendim, arayıp, karakola ifade vermesini istedim. Cemil’in cezaevinde yattığını, uyuşturucu kullandığını biliyordum. Başka suçu var mı bilmiyordum. Beni arayınca ‘suç mu işledi acaba’ diye düşündüm. Bu konuyla ilgili sanık Z.B.’yi aradım. Bir süre sonra ismini hatırlamadığım biri bana bir yerde bavul verdi, içerisinde önemli bir şey olduğundan bahsetti. Cemil bana, Ayşe ile 3 aydır nişanlı olduğundan bahsediyordu. Cemil ayrıca bana, Ejegül isminde nişanlısından da bahsetmişti. Bir gün Havalimanından Ayşe ile geldiklerinde, ben Ayşe’yi Ejegül sandım. Sonrasında Cemil bana Ejegül ile alakalı bir şeyler söyledi. Bende araştırma yapınca kadının Özbek olduğunu ve öldüğünü öğrendim. Ölüm haberlerini duyunca Cemil’den şüphelendim. Başka bir kişinin bilgisiyle POLNET sistemine girmedim. Asliye Ceza Mahkemesi’nde verdiğim ifadem yanlıştır. Cemil Koç’un bana polnet sorgusu yaptırıp, yaptırmadığını tam net hatırlamıyorum. Sadece Cemil Koç’u tanıyorum. Diğer sanıkları tanımıyorum. Zaten Cemal Arslan isimli şahıs, yardım etmek için Cemil’in yanındaymış, benim bundan haberim yoktu. Eğer Arslan’ın varlığından haberdar olsaydım, Cemil’e yardım etmek için bu kadar çırpınmazdım" şeklinde konuştu.


Sanık ile Tokyaz arasında gerginlik


Duruşmaya mahkeme tarafından ara verildiği sırada, Esra Tokyaz, sanık Cemal Arslan’a saldırmak istedi. Araya müşteki avukatları girdi. Bunun üzerine Cemal Arslan ise, "Ambulans çağırın, darp raporu alacağım" dedi. İzleyiciler ve taraflar salondan çıkarıldı. Aranın sona ermesiyle duruşma, müşteki avukatlarının sanık N.Ç.’ye soruları ile devam ediyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Ramazan Avuşmak tahliye edildi Manisa’da Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ders sırasında Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret ettiği iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderilen İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde felsefe öğretmeni Ramazan Avuşmak hakkında başsavcılık, tahliye kararı verdi. Tahliye olan Avuşmak, Eğitim-Bir-Sen Manisa Şubesi tarafından Manisa E Tipi Cezaevi çıkışında karşılandı. Eğitim-Bir-Sen Manisa Şube Başkanı Ahmet Yasav yaptığı açıklamada, yaşanan süreci yakından takip ettiklerini ifade ederek, öğretmen Ramazan Avuşmak’ın maruz kaldığı sürecin kamuoyunda farklı şekillerde yansıtılmaya çalışıldığını söyledi. Sürecin başından itibaren gelişmeleri dikkatle izlediklerini belirten Yasav, "Olayın başladığı günden bu yana tüm aşamaları yakından takip ediyoruz. Kamuoyunu Ramazan Avuşmak öğretmenimiz aleyhine yönlendirmeye çalışanların art niyetlerini görüyoruz" dedi. Bazı öğrencilerin öğretmenleri hakkında şikayetçi olmaları için yönlendirildiğine yönelik iddiaların bulunduğunu dile getiren Yasav, velilerden gelen beyanların bu yönde olduğunu ifade etti. Yasav, "Velilerden edindiğimiz bilgilere göre öğrencilerin öğretmenlerini şikayet etmeleri için yönlendirildiği ve kendilerine dikte edilen cümlelerle dilekçeler yazdırıldığı yönünde iddialar bulunmaktadır" diye konuştu. Yaşanan sürecin eğitim ortamında gerginliğe neden olduğunu vurgulayan Yasav, eğitim kurumlarının tartışma ve çatışma alanına dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi. Yasav, "Eğitim-öğretim ortamlarının siyasi veya ideolojik tartışmaların merkezi haline getirilmesi doğru değildir. Bu tür gelişmeler eğitim iklimine zarar vermektedir" ifadelerini kullandı. Ramazan Avuşmak’ın gözaltı ve tutukluluk sürecine de değinen Yasav, tutuksuz yargılanabilecek bir konuda tutuklama uygulanmasının kamu vicdanında soru işaretleri oluşturduğunu belirtti. Öğretmen Ramazan Avuşmak’ın Manisa E Tipi Kapalı Cezaevi’nden tahliye edildiğini kaydeden Yasav, "Sendika üyemiz Ramazan Avuşmak bugün Manisa E Tipi Kapalı Cezaevi’nden tahliye edilmiştir. Cezaevi çıkışında sendika üyelerimiz ve meslektaşları tarafından karşılanmıştır. Hukuki sürecin sağduyu içerisinde yürütülmesini temenni ediyoruz" dedi. Yasav, Eğitim-Bir-Sen olarak sürecin takipçisi olmaya devam edeceklerini belirterek, "Adaletin en kısa sürede tecelli edeceğine inanıyoruz. Öğretmenlerimizin haklarını ve hukukunu korumak adına süreci yakından izlemeyi sürdüreceğiz" diye konuştu. Bu arada, tahliye edilen Ramazan Avuşmak Eğitim-Bir-Sen Manisa Şube Başkanı Ahmet Yasav aracılığıyla telefonda sendika Genel Başkanı Ali Yalçın ile görüştü.
Kocaeli 7 kişinin öldüğü yangın davasında aileler gözyaşlarına boğuldu Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin duruşma sonrası açıklama yapan gözü yaşlı aileler, "Bu bir cinayet, evlatlarımızın kanı yerde kalmasın" dedi. Müştekiler, sanık İsmail Oransal’ın her gün iş yerinde bulunduğunu, emirler verdiğini ve "Çabuk olun, yetiştirmeye çalışıyoruz" dediğini belirterek, "Bir dakika bile işe geç gitseydik, babasına ’bunları gönder’ diyordu" ifadelerini kullandı. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen duruşma yarına ertelendi. Gözü yaşlı aileler, duruşma sonrası açıklama yaptı. Ölen Tuğba Taşdemir’in annesi gözyaşları içinde "Kızımın kan yerde kalmasın. Ben anneyim, ben acı çektim başka anneler çekmesin. Ciğerim yanıyor. Lütfen arkamızda durun. Kızımı toprağa koydum. Kızım ölümü hak etmedi. Bu cinayettir" diye konuştu. "Dosyanın Türkiye gündemine gelmesini zorlaştırmak için ellerinden gelen yapıldı" Duruşma başlayana kadar karşılarına birçok engel konulduğunu söyleyen müşteki avukatlarından Lütfi Sabri Batı, "Sabah karşımıza birçok engel çıkarıldı. İnsanların telefonlarıyla giremeyeceği söylendi. Basının telefonlarıyla giremeyeceği ifade edildi. Bunun duruşmanın aleniyetine aykırı olduğunu defalarca dile getirdik. İçeride katman katman arama sınırları oluşturuldu. Basının içeriden haber yapmasını, anlık aktarım yapılmasını ve bu dosyanın Türkiye gündemine gelmesini zorlaştırmak için ellerinden gelen yapıldı. Yarın saat 10.00’da duruşma devam edecek. Yarın da aynı sorunlarla karşılaşma ihtimalimiz var. Ama biz mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Buradan tüm ilgililere, tüm muhataplarımıza sesleniyoruz. Dosyanın avukatları olarak mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Basın emekçilerinin işlerini yapmasına, hukukun uygulanmasına, dosyanın aleniyetine ve bu toplumsal dosyanın halktan kaçırılmasına engel olacağız. Tüm halkımıza da buradan çağrımızdır. Yarın saat 10.00’da buradaki duruşma devam edecek. Tüm halkımızdan bu mücadeleyi sahiplenmesini, ailelere destek olmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu. "İçeride adeta bir tiyatro oynandı" Duruşmada yaşananları anlatan Batı, "İçeride adeta bir tiyatro oynandı. Sanık sorgusu son derece kötü yürütüldü. Birçok yalanın ortaya döküldüğü, olayın arka planındaki gerçeklerin duruşma salonunda da açığa çıktığı bir süreç yaşandı. Ancak bu süreçte aynı zamanda ciddi bir baskı ve zorluk ortamı da vardı. Avukatlar olarak sorularımız bölünüyor, provoke ediliyoruz. Bu nedenle zaman zaman gerginlik yaşandı. Bugün yalnızca İsmail Oransal dinlenebildi. Normalde iki günlük duruşma planlanmıştı. İlk gün, yani bugün, tüm sanıkların dinlenmesi; yarın ise kalanların dinlenmesi öngörülüyordu. Ancak ilk günün sonunda yalnızca tek bir sanığa soru sorabildik. Saat 17.00’de duruşma sonlandırıldı" ifadelerini kullandı. "İsmail Oransal işçilere emirler yağdırıyordu" Müşteki Emine Bulut ise, "İsmail Oransal birçok yalan söyledi. İsmail’in insanlara nefes aldırmadan çalıştırdığını biliyorum. Her gün orada olduğunu, emirler verdiğini, ’çabuk olun, yetiştirmeye çalışıyoruz’ dediğini biliyorum. Kardeşlerinin eşlerinin, annelerinin de oraya geldiğini biliyorum. Bunları inkar etmesinler. Bugün anlattıklarının çoğu yalandı. Babasıyla görüşmediğini söyledi ama her gün yanındaydı" dedi. "Bir dakika bile işe geç gitseydik İsmail Oransal babasına, ’bunları gönder’ diyordu" Olay tarihini anlatan müşteki Ayten Aras ise, "Biz sabah saat 08.00’de işe başladık. Çalışanlarda Tuncay ise ürün hazırlıyordu. Karışımı hazırlayıp fabrikanın ortasına getirdi. O sırada bir patlama sesi geldi. Bir anda her yer alev aldı. Üzerim başım tamamen yanıyordu. Kendi çabamla dışarı çıkabildim. Nasıl çıktığımı hala bilmiyorum. Üzerimdeki ateşi kendim söndürdüm. Yaralı olarak çıktım. İsmail Oransal yalan söylüyor, babasıyla birlikte çalışıyordu. Eşi de geliyordu. Biz oradaydık, her şeyi gördük. Bir dakika bile işe geç gitseydik İsmail Oransal babasına, ’bunları gönder’ diyordu" diye konuştu. Ne olmuştu? Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Gikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından yeniden revize haliyle kabul edilmişti. İstenen cezalar İddianamede; kozmetik firması yetkilileri tutuklu sanıkları İsmail Oransal ile abisi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında ’olası kastla öldürme’ suçundan 7’şer kez müebbet, ’nitelikli mala zarar verme’ suçundan ise 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istenmişti. İddianamede, fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.’nin ’bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 2 yıl 8 aydan 22’şer yıl 6’şar aya kadar hapis talep edilmişti. Ayrıca Oransal kardeşlerin dayısı Ali Osman A., Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B.’nin ise ’suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5’er yıla kadar hapsi istenmişti.
Kastamonu Yerli üretime katkı sağlayacak: Yapay zeka destekli "akıllı imalat modülü" patent aldı Kastamonu Üniversitesi öncülüğünde geliştirilen yapay zeka destekli "akıllı imalat modülü", üretimde verimliliği artırmayı hedefleyen özellikleriyle Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edildi. Kastamonu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğretim Üyesi Erman Zurnacı’nın, Düzce Üniversitesi’nden Doç. Dr. Engin Nas ve Yalova Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Sabri Uzuner ile birlikte geliştirdiği "akıllı imalat modülü" başlıklı çalışma tescil aldı. TÜBİTAK öncelikli Ar-Ge ve Yenilik Konuları arasında yer alan buluş, yapay zeka destekli teknolojiler ile CNC üretim tekniklerini bir araya getiriyor. Üretim sırasında "CNC" (bilgisayarlı sayısal kontrol) tezgahı ve sensörlerden veri toplayan sistem, bu verileri analiz ederek imalat sürecini gerçek zamanlı olarak optimize ediyor. Modül ile enerji tüketiminin azaltılması, üretim kalitesinin artırılması ve arızaların önceden tespit edilmesi hedefleniyor. Modüler yapısıyla mevcut "CNC" cihazlarına kolayca entegre edilebilen sistem, yerli sanayinin yüksek maliyetlere katlanmadan dijital dönüşüm sürecine dahil olmasına imkan tanıyor. Operatörler ise üretime ilişkin tüm analiz sonuçlarını ekranlarından ya da uzaktan takip edebiliyor. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, patent tescili dolayısıyla çalışma ekibini tebrik ederek, farklı üniversitelerin iş birliğiyle ortaya çıkan projenin akademik ortaklığın önemli bir çıktısı olduğunu ifade etti. Topal, akademik bilginin tescilli ürüne dönüşmesinin ülkenin Ar-Ge kapasitesine ve rekabet gücüne katkı sunduğunu belirtti.
Sivas Şehitlerin ismi yürüyüş parkurunda yaşatılacak Sivas’ta Orman Haftası kapsamında Kardeşler Ormanı’nda şehitlerin adını taşıyan 11 bin 860 metrelik yürüyüş parkuru hizmete açıldı. Sivas’ta 21-26 Mart Orman Haftası etkinlikleri kapsamında anlamlı bir proje hayata geçirildi. Orman İşletme Müdürlüğü tarafından Kardeşler Ormanı’nda düzenlenen programda, Sivaslı şehitlerin isimlerinin verildiği toplam 11 bin 860 metrelik yürüyüş parkuru düzenlenen törenle açıldı. Programa Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, eşi Dr. Çiğdem Olgun Şimşek, il protokolü, şehit aileleri ve öğrenciler katıldı. Açılış kapsamında; 2 bin metre Şehit Yusuf Mengeş Yürüyüş Yolu, bin 500 metre Şehit Şeyda Yılmaz Yürüyüş Yolu, bin 500 metre Şehit Ömer Faruk Altıok Yürüyüş Yolu, 2 bin 710 metre engelsiz parkur ve 4 bin 150 metre yürüyüş yolu vatandaşların hizmetine sunuldu. Parkurda ayrıca yönlendirme ve bilgilendirme levhaları, yağmur barınakları, engelsiz banklar, kamelyalar ve çeşitli dinlenme alanları da yer aldı. "Çalışmalarımızı sürdürüyoruz" Açılışta konuşan Vali Yılmaz Şimşek, Orman Haftası’nın Sivas’ta çeşitli etkinliklerle kutlandığını belirterek, "Orman Haftası’nı çeşitli etkinliklerle kutluyoruz. Bugün de Kardeşler Ormanı’nda şehitlerimizin adını taşıyan parkurların açılışını gerçekleştiriyoruz. Katılım sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Amacımız çocuklarımıza, gençlerimize ve halkımıza orman ve ağaç sevgisini aşılamak. Herkesin dikili bir fidanı olsun anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. Sivas’ın orman varlığının her geçen yıl arttığına dikkat çeken Şimşek, son 20 yılda orman oranının yüzde 9’dan yüzde 18’e yükseldiğini, her yıl yaklaşık 3 milyon ağaç dikildiğini belirtti. Konuşmasının sonunda tüm vatandaşların Orman Haftası’nı kutlayan Şimşek, orman yangınlarında hayatını kaybeden şehitleri rahmetle andı. Ayrıca, Kongre Müzesi önünde düzenlenecek fidan dağıtım programına tüm Sivaslıları davet etti. Program, açılışın ardından gerçekleştirilen yürüyüş etkinliğiyle sona erdi.