ASAYİŞ - 19 Temmuz 2025 Cumartesi 17:35

Ayşe Tokyaz’ın cesedinin yok edilmesine yardım eden şüphelilerin savcılık ifadeleri ortaya çıktı

A
A
A
Ayşe Tokyaz’ın cesedinin yok edilmesine yardım eden şüphelilerin savcılık ifadeleri ortaya çıktı

İstanbul Küçükçekmece’de üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz’ı öldürüp, valize koyarak Eyüpsultan’da yol kenarına bırakan ve çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanan Cemil Koç ile Koç’a yardım ettiği ileri sürülen 6 kişi arasında yer alan 3 şüphelinin savcılık ifadesine ulaşıldı. Taksi şoförüne cesedi yok etmesi için yardım eden, ardından yol kenarına bırakan ve tutuklanan şüphelilerden Barış Can A. ifadesinde, "Bagajda kırmızı sıvı bir şey gördüm ama kan olduğunu anlayamadım. Bavulu araca yükleyip, giderken Hasdal taraflarında esen rüzgar ile araç içine çürümüş yumurta kokusu yayıldı. Arkadaşlarla biz panik olduk. Olay üzerimizde kalmasın diye Yusuf S. ile cesedi Kemerburgaz yolunda ağaçlık bir alana attık" dedi.

İstanbul Küçükçekmece’de öldürüldükten sonra Eyüpsultan’da yol kenarında valizin içinde cesedi bulunan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz (22) cinayetiyle ilgili gözaltına alınan 7 kişi adliyeye sevk edilmiş, zanlılar savcılıkta ifade vermişti. 22 yaşındaki genç kızı öldürdüğü ileri sürülen Cemil Koç, çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce ‘tasarlayarak öldürmek’, diğer 6 zanlı ise ‘tasarlayarak öldürmeye yardım etmek’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

2 yıl önce eski sevgilisinin şüpheli ölümü sonrası ifadesinin alındığı iddiası

Tokyaz’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma devam ederken, şüpheli Cemil Koç’un 2 yıl önce Türkmenistan uyruklu eski sevgilisi olduğu öne sürülen Ece Gül Övezova’nın Diyarbakır’da şüpheli bir şekilde 6. kattan düşerek öldüğü ve konuya ilişkin Koç’un ifadesinin alındığı iddia edilmişti.

"Kırmızı sıvı gördüm ama kan olduğunu anlayamadım"

Taksi şoförüne cesedi yok etmesi için yardım eden, ardından yol kenarına bırakan ve tutuklanan şüphelilerden Barış Can A.’nın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Şüpheli ifadesinde, "Necmettin beni aradı, ’Bir bavul var, ebediyete gidecek’ dedi. Bana ceset olduğunu söylemedi, ben şaka yapıyor sandım. Ondan 300 bin lira istedim. Necmettin para teklifini kabul edince arkadaşlarım Erhan G. ve Yusuf S.’yi araca alıp, onunla buluşmaya gittik. Parayı arkadaşlarıma söylemedim. 50’şer bin lira verecektim. Onları kazım ve gömme işi olabileceğinden yardım etsinler diye olaya dahil ettim. Güzeltepe taraflarında Necmettin ile buluştuk, o bizi kırmızı BMW’nin yanına götürdü. Necmettin, uzaktan kumanda ile bagajı açtı. Erhan G. ise aracı tam yanına park etti. Ben indim arabadan, bagajda kırmızı sıvı bir şey gördüm ama kan olduğunu anlayamadım. Bavulu araca yükleyip giderken Hasdal taraflarında esen rüzgar ile araç içine çürümüş yumurta kokusu yayıldı. Arkadaşlarla biz panik olduk. Olay üzerimizde kalmasın diye Yusuf S. ile cesedi Kemerburgaz yolunda ağaçlık bir alana attık. Necmettin beni arayıp, ‘iş iptal’ dedi ama valizi geri alamadık. Valizin fotoğrafını ve konumunu birine atıp atmadığımı hatırlamıyorum. Bir süre sonra da seyir halinde ilerlerken polisler tarafından yakalandık" dedi.

"Bagajdan siyah bir valiz çıkarıp, bizim olduğumuz araca koydu"

Araçta bulunan ve diğer şüphelilere valizin taşınması için yardım eden şüpheli Erhan G.’nin de ifadesi ortaya çıktı. Şüpheli ifadesinde, Barış Can A.’nın bagajdan siyah bir valiz çıkardığını anlatarak, "Barış’ın kafası güzeldi, aracı ben kullanıyordum. Neco isimli şahsın tarif ettiği kırmızı BMW aracın yanına gittik. Barış, bagajdan siyah bir valiz çıkarıp bizim olduğumuz araca koydu. Hasdal yoluna doğru ilerledik. Valiz alınırken Yusuf S. arabada yoktu, onu yoldan aldık. Kemerburgaz’a doğru giderken bir koku oluştu. Yusuf’a, bu kokunun ne olduğunu sordum. Soruma Barış, ‘içinde pis kokmuş kıyafetler var’ diye yanıt verdi. Hiçbir şekilde cesetten bahsetmedi. Göktürk’e kadar gittik sonra Yusuf ile ben araçtan indik. Barış’a telefon geldi, panik halde konuştu, sonra arabayı aldı gitti. Bir süre sonra yürüyerek yanımıza geldi. Yusuf’un kardeşine ait bir araçla yola devam ederken polisler durdurdu. Benim paradan haberim yoktur. Barış bize hiç paradan bahsetmemişti" şeklinde konuştu.

"Yolda giderken kötü koku geldi"

Cesedin taşındığı araçta bulunan şüpheli ise Yusuf S. ise ifadesinde, "Barış’ı biri aradı ve yanına çağırdı. Ben araçtan indim, onlar gidip 20 dakika sonra geldi. Araçtaki bavuldan o zaman haberim oldu. Yolda giderken kötü koku geldi. Ne olduğunu sorunca, ‘İçinde pis eşyalar var ondan’ dedi. Ardından Göktürk’e gittik. Barış bagajı açtı, benden yardım istedi. Ben de ona yardım ettim. Ben sadece indirme konusunda yardımcı oldum, sonrasında Barış valizi alarak açık alana bıraktı. Yarım saat sonra Barış’a bir telefon geldi. Anladığım kadarıyla valizi geri istiyordu. Valizin olduğu yere tekrar gittik. Barış fotoğrafını çekti, sonra konumunu attı. Bu olayda bana kimse para teklif etmedi. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" diye konuştu.

Gamze Şenyiğit

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.