EKONOMİ - 31 Ekim 2025 Cuma 13:10

Bakan Bolat: "2025 yılının ilk dokuz ayında İsviçre ile ticaret hacmimiz 12 milyar dolara ulaştı"

A
A
A
Bakan Bolat: "2025 yılının ilk dokuz ayında İsviçre ile ticaret hacmimiz 12 milyar dolara ulaştı"

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "İsviçre ile güçlerimizi birleştiriyor, iş dünyalarımıza yeni fırsatlar sunuyor, ikili ilişkilerimizden güç alan işbirliğimizi bölgesel bir perspektifle geliştiriyoruz. 2025 yılının ilk dokuz ayında ticaret hacmimiz 12 milyar dolara ulaşarak, 2024 yılının toplam seviyesini şimdiden yakalamıştır. Türkiye’de 1.000’den fazla İsviçre şirketi faaliyet göstermekte olup, yatırımları 10,6 milyar doları bulmaktadır. Türkiye’nin İsviçre’deki yatırımları ise yaklaşık 1 milyar dolardır" dedi.



19. Türkiye-İsviçre Ekonomi Forumu başladı. Forumda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, küresel ölçekte yaşanan tüm zorluklara rağmen, Türkiye ekonomisinin son yıllarda dikkate değer bir performans sergilediğini söyledi. Bakan Bolat, 2024 yılı itibarıyla Türkiye’nin, dünya ekonomileri arasında 17’nci sırada yer aldığını ve satın alma gücü paritesine göre ise 12’nci sırada yer aldığının altını çizdi.



Son yirmi yılda Türkiye ekonomisinin yıllık ortalama yüzde 5,4 oranında büyüme kaydettiğine dikkat çeken Bakan Bolat, "2002 yılında 238 milyar dolar olan millî gelir, 2024 yılı itibarıyla 1,5 trilyon dolara yükselirken; kişi başına düşen gelir ise 3 bin 600 dolardan yaklaşık 17 bin dolara çıkmıştır. Toplam ticaret hacmimiz 600 milyar doları aşmış, hizmet ihracatımız ise 117 milyar dolara ulaşmıştır. Bu rakamı kısa sürede 150 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. 2025 yılı Eylül ayında ihracatımız 22,6 milyar dolara ulaşarak, Cumhuriyet tarihinin en yüksek Eylül ayı ihracatı olmuştur" dedi.



"Türkiye’deki doğrudan yabancı yatırım stoku 275 milyar dolara ulaşmıştır"


Türkiye’nin; Avrupa, Asya ve Afrika’nın kesişim noktasında güvenilir ve rekabetçi bir yatırım merkezi olarak öne çıktığını aktaran Bakan Bolat, "Genç ve nitelikli iş gücü, gelişmiş lojistik altyapısı ve Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği ilişkisi sayesinde yabancı yatırımcılar; ülkemize olan güvenlerini güçlü bir şekilde sürdürmektedir. 2024 yılı sonu itibarıyla Türkiye’deki doğrudan yabancı yatırım stoku 275 milyar dolara ulaşmıştır" ifadelerini kullandı.



"2025 yılının ilk dokuz ayında İsviçre ile ticaret hacmimiz 12 milyar dolara ulaştı"


Bakan Bolat, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye ile İsviçre arasındaki ekonomik ortaklık, karşılıklı fayda temelinde gelişmeye devam etmektedir. EFTA ülkeleriyle imzalanan Revize Serbest Ticaret Anlaşmamız, bu başarının temel taşlarından birini oluşturmaktadır. İsviçre ile güçlerimizi birleştiriyor, iş dünyalarımıza yeni fırsatlar sunuyor, ikili ilişkilerimizden güç alan işbirliğimizi bölgesel bir perspektifle geliştiriyoruz. 2025 yılının ilk dokuz ayında ticaret hacmimiz 12 milyar dolara ulaşarak, 2024 yılının toplam seviyesini şimdiden yakalamıştır. Türkiye’de 1.000’den fazla İsviçre şirketi faaliyet göstermekte olup, yatırımları 10,6 milyar doları bulmaktadır. Türkiye’nin İsviçre’deki yatırımları ise yaklaşık 1 milyar dolardır. Türkiye’nin Kafkasya, Türk dünyası ve Asya’ya açılan kapı konumu, İsviçreli yatırımcılara geniş ve yeni pazarlara erişim imkânı sunmaktadır. İsviçreli şirketlerin mühendislik uzmanlığını ve finansal gücünü, Türk müteahhitlerin uluslararası deneyimi ve kanıtlanmış başarısıyla birleştirmek, hem İsviçre’de hem de üçüncü ülke pazarlarında önemli bir başarı hikayesi yazacaktır. Bizler devlet olarak, ülkelerimiz arasında ticaret diplomasisi yoluyla tüm olası diyalog kanallarını açmaya çalışıyoruz. Bu çerçevede, Serbest Ticaret Anlaşması, Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması ile Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşmasını imzaladık. Ülkelerimiz arasındaki Yüksek Düzeyli Danışma Toplantıları da ortak çabalarımız için önemli bir araçtır. İsviçre ile 100 yıllık dostluğumuzu ve güçlü işbirliğimizi üçüncü ülkelere taşıyoruz."



"Forum sırasında imzalanacak Türk Eximbank ile SERV arasındaki Mutabakat Zaptı, kurumlarımız arasında yakın iş birliğini öngörmekte; üçüncü ülkelerdeki projelere ihracat imkanlarını artırmayı ve ikili ticaret ile yatırımları güçlendirmeyi hedeflemektedir" diyen Bakan Bolat, "Türkiye ayrıca, Müteahhitlik Hizmetlerinde Üçüncü Ülkelerde İş Birliği Konusunda bir Mutabakat Zaptı imzalamaya da hazırdır. Özel sektör liderleri olarak sizlerin girişimlerini, ticaret ve yatırım ortaklığımızı derinleştirme yolunda sabırsızlıkla bekliyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.