POLİTİKA - 07 Ocak 2026 Çarşamba 11:41

Bakan Göktaş: "Aile ve Gençlik Fonu’ndan 4 bin 715 genç yararlandı"

A
A
A
Bakan Göktaş: "Aile ve Gençlik Fonu’ndan 4 bin 715 genç yararlandı"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu’ndan faydalanan 4 bin 715 gencin 4 bin 765 çocuğunun dünyaya geldiğini belirterek, "Bu gençlerde ilk anne olma yaşı ortalaması 23, ilk baba olma ortalama yaşı 26. Bu veri, Aile ve Gençlik Fonu’nun işlevselliği açısından da son derece umut verici" dedi.


Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri’nde basın kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelen Bakan Göktaş, Türkiye’nin demografik görünüm ve nüfus yapısı, nüfus politikalarında tarihî dönüşüm, evlenme ve anne olma yaşı konularında yapılan çalışmalara değindi. Tüm araştırma sonuçlarının Türkiye’nin doğurganlık hızında kritik bir eşiğin altına düştüğünü gösterdiğini ifade eden Göktaş, "Bu düşüş sadece demografik bir veri değil, ekonomiden sosyal yapıya, çalışma hayatından milli güvenliğe kadar pek çok alanı doğrudan etkileyen bir gelecek meselesidir" dedi.


Nüfus meselesini, günübirlik tartışmaların ötesinde, uzun vadeli ve kararlı bir devlet politikası olarak ele aldıklarını vurgulayan Göktaş, "Birleşmiş Milletler’in çok düşük senaryosuna göre, mevcut eğilimler devam ederse Türkiye nüfusu 2100 yılında 25 milyona kadar gerileyecek. TÜİK’in düşük senaryosuna göre ise 54 milyona gerileyecek. Bugün baktığımızda ise 2001 yılında 2,38 olan doğurganlık hızımız, bugün itibarıyla 1,48’e gerilemiş durumda. Ülkemiz, bu doğurganlık hızıyla Avrupa ülkelerinin düşük doğurganlık oranlarına yaklaşmış hatta Fransa’nın gerisinde kalmıştır. Bu oran, nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1’in altındadır ve bu Türkiye’yi Avrupa’nın en düşük doğurganlık oranlarına sahip ülkeleriyle aynı seviyeye getirmiştir. Sadece istatistikten ibaret olmayan bu durum üretimden savunmaya, sosyal güvenlikten kalkınmaya kadar her alanı etkileyecek stratejik bir meseledir. Bu yüzden nüfus meselesini milli güvenlik ve beka sorunu olarak ele alıyor, çok boyutlu stratejilerle nüfus artışını teşvik eden politikalar yürütüyor ve yasal düzenlemeleri birbiri ardına hayata geçiriyoruz" ifadelerini kullandı.


Aile ve Gençlik Fonu uygulamasını 81 ilde yaygınlaştırıldığını belirten Bakan Göktaş, "Bugüne kadar 68 bin 763 çiftimiz, bu Fon’dan yararlanmaya hak kazandı, 8 milyar 466 milyon lira ödeme gerçekleştirdik. Ayrıca, farklı sektörlerde yaptığımız 2 bin 24 indirim anlaşmasıyla çiftlerimizin evlilik hazırlıklarını kolaylaştırdık.


Faizsiz sunduğumuz kredi miktarını yükselterek, 25 yaşına kadar olan gençlerimiz için 250 bin lira, 26 ila 29 yaş arasındaki gençlerimiz için 200 bin lira olarak belirledik. 48 ay içinde çocuk sahibi olan gençlerimize ise her çocuk için 12 ay erteleme imkânı sunduk. Önemli ve ilk kez duyuracağımız bir bilgiyi de burada sizlerle paylaşmış olayım. Fondan faydalanan 4 bin 715 gencimizin 4 bin 765 çocuğu dünyaya geldi. Bu gençlerde ilk anne olma yaşı ortalaması 23, ilk baba olma ortalama yaşı 26. Bu veri Aile ve Gençlik Fonu’nun işlevselliği açısından da son derece umut verici" dedi.



"Türkiye’nin genç ve dinamik yapısını muhafaza edeceğiz"


Türkiye’deki hanelerin yüzde 57’sinde hiç çocuk bulunmadığına dikkati çeken Göktaş, "Bu oran, sadece aile yapısındaki değil, toplumsal yapımızdaki sessiz dönüşümü de göstermesi bakımından önemlidir. Gençlerimizin evlenmesini, aile kurmasını ve çocuk sahibi olmasını desteklemeden nüfus meselesini çözemeyeceğimize inanıyoruz. Çok yönlü çalışmalarımızla illere göre doğurganlık hızı, hane çocuk sayısı gibi pek çok parametreyi belirledik ve çalışmalarımızı bu bilimsel veriler ışığında sürdürüyoruz. İnanıyorum ki attığımız adımlarla, hayata geçirdiğimiz projelerimizle, teşvik programlarımızla nüfus hızımızı istediğimiz seviyeye çıkaracak ve Türkiye’nin genç ve dinamik yapısını muhafaza edeceğiz" şeklinde konuştu.


Aile ve Gençlik Fonu’nu 81 ilde yaygınlaştırdıklarını vurgulayan Göktaş, şunları söyledi:


"Bugüne kadar 68 bin 763 çiftimiz bu fondan yararlanmaya hak kazandı, 8 milyar 466 milyon lira ödeme gerçekleştirdik. Ayrıca, farklı sektörlerde yaptığımız 2 bin 24 indirim anlaşmasıyla çiftlerimizin evlilik hazırlıklarını kolaylaştırdık. Faizsiz sunduğumuz kredi miktarını yükselterek, 25 yaşına kadar olan gençlerimiz için 250 bin lira, 26 ila 29 yaş arasındaki gençlerimiz için 200 bin lira olarak belirledik. 48 ay içinde çocuk sahibi olan gençlerimize ise her çocuk için 12 ay erteleme imkanı sunduk. Önemli ve ilk kez duyuracağımız bir bilgiyi de burada sizlerle paylaşmış olayım. Fondan faydalanan 4 bin 715 gencimizin 4 bin 765 çocuğu dünyaya geldi. Bu gençlerde ilk anne olma yaşı ortalaması 23, ilk baba olma ortalama yaşı 26. Bu veri Aile ve Gençlik Fonu’nun işlevselliği açısından da son derece umut verici."


Bakan Göktaş, yaşlı hizmetlerinde önceliklerinin yaşlıların kendi evlerinde, ailelerinin yanında onurlu ve güvenli bir şekilde yaşamalarını sağlamak olduğunun altını çizerek, "Evde bakım yardımı, gündüzlü bakım merkezleri ve Yaşlı Destek Modeli (YADES) gibi programlarla bu anlayışı sahaya yansıtıyoruz. 2007’de ’çok yaşlı’ olarak tanımlanan il sayısı 19 iken, 2024’te bu sayı 59’a çıkmıştır. Bu artık iş yükümüzü de artırmıştır ancak programlı, sistemli yürüttüğümüz çalışmalarımız sayesinde hiçbir şey zor değil. Yaşlılarımızın sosyal hayata katılımını sağlamak için önceliğimiz aile ve birey odaklı yatılı bakımdır. Bu anlayışla Bakanlığımıza bağlı 173 huzurevinde 14 bin 885 yaşlıya hizmet sunarken, 282 özel huzurevinde de 13 bin 740 yaşlımız hizmet alıyor" dedi.


Göktaş, çocukların dijital alanda güvenliğini sağlamak ve bilinçli kullanım alışkanlıkları kazandırmak için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ederek, yıl sonunda kullanıma açılan "Çocuklar Güvende" web sitesi ve uygulamasıyla ailelerin ve çocukların karşılaştığı riskli durumları doğrudan iletmelerini sağlayıp, gerekli rehberlik hizmetlerini sunduklarını belirtti.



"Her çocuğun haklarına tam erişebildiği bir Türkiye inşa etmek için çalışıyoruz"


Göktaş, bakanlık olarak 7 gün 24 saat zararlı içerikleri tespit edip, gerekli müdahaleleri anında yaptıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:


"Bu çerçevede 2 bin 904 içeriğe doğrudan müdahale ettik. 81 ilimizde 47 bin üyeye ulaşan Çocuk Hakları Komitelerimizle, her çocuğun haklarına tam erişebildiği bir Türkiye inşa etmek için çalışıyoruz. Geçtiğimiz Kasım ayı sonunda ’Dijital Dünyada Çocuk Hakları’ temasıyla 26. Çocuk Forumu’nu gerçekleştirdik. Çocuklarımız güvenli internetten sosyal medya kültürüne, aile desteğinden uluslararası işbirliklerine kadar pek çok detayın yer aldığı 17 maddelik bir bildiri hazırladık. Öte yandan, ilk imzacısı olduğumuz Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi ile ulusal ve uluslararası platformlarda çocukların güvenliğini önceleyen çalışmalar yürütüyoruz."


Sosyal medya platformlarının çocukları zihinsel, fiziksel ve psikolojik olarak olumsuz etkilediğini vurgulayan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Avustralya 16 yaş altı çocuklara sosyal medya erişimini yasakladı. Biz de yaklaşık 15 aydır bu konuda çalışıyoruz. 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesini de içeren torba yasa taslağımız bu ay sonunda Meclis’te ilgili komisyona sevk edilecek. 15 yaşından küçük çocuklara hiçbir şekilde hizmet sunmama ve hesap açmama yükümlülüğü getirilmesini, çocuklar zararlı içeriklere maruz kalmadan etkili filtreleme sistemlerinin kurulmasını önerdik. Böylece çocuklarımızı dijital dünyanın gölgesine değil, güvenli bir geleceğe taşıyacak iradeyi hep birlikte ortaya koyabiliriz."



Bakan Göktaş: "Aile ve Gençlik Fonu’ndan 4 bin 715 genç yararlandı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İçişleri Bakanı Çiftçi: "(Dijital suçlar) Onların usulleriyle, onlardan daha iyi şekilde mücadele etmeye gayret ediyoruz" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "İçişleri Bakanlığı olarak onların bu stratejisine paralel olarak biz de yeni suç tiplerine yönelik olarak mücadelemizi çeşitlendiriyoruz. Onların usulleriyle onlardan daha iyi şekilde mücadele etmeye gayret ediyoruz" dedi. İçişleri Bakanı Çiftçi, Ramazan Bayramı tedbirleri ile ilgili İçişleri Bakanlığı’ndaki Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi Başkanlığı’nda (GAMER) gazetecilerin sorularını yanıtladı. "İçişleri Bakanlığı güvenlik politikası vizyonunuzu nasıl tanımlarsınız? Kısa ve orta vadede en acil öncelikleriniz neler, hayata geçirmeyi planladığınız yeni projeleriniz neler?" sorusu üzerine Bakan Çiftçi, "Bizim yine prensibimiz, milletimizin huzuruna kasteden, kamu düzenimize ve güvenliğimize tehdit oluşturan suç türlerinin tamamıyla kararlı bir şekilde mücadele etmeyi düşünüyoruz. Planlamamız bu şekilde. Suçu üreten kaynağı kurutacak kalıcı bir sistem kurmak bizim olmazsa olmazımızı teşkil ediyor. Türkiye’nin yeni güvenlik mimarisi, güçlü devlet, güçlü toplum, güçlü teknoloji ve güçlü toplum iş birliği üzerine tesis edilecektir, bina edilecektir. Amacımız, vatandaşlarımızın kendisini her yerde güvende hissettiği, kamu düzeninin en üst seviyede sağlandığı ve Türkiye’nin istikrarının daha da pekiştiği bir güvenlik sistemini kalıcı hale getirmektir. Bu doğrultuda da çalışmalarımızı kararlı bir şekilde sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "(Dijital suçlar) Onların usulleriyle onlardan daha iyi şekilde mücadele etmeye gayret ediyoruz" Dijitalleşme ile birlikte çeşitlenen suç türlerine dikkati çeken Bakan Çiftçi, "Çevrim içi dolandırıcılık, sanal bahis, veri hırsızlığı ve sosyal medya üzerinden organize edilen suç faaliyetleri güvenlik gündemimizin önemli başlıklarından biri haline gelmiş durumda. Dolandırıcılar artık bilişim sistemlerini kullanmak suretiyle sanal faaliyette bulunuyor. Daha çok onlar da sosyal medya üzerinden, internet üzerinden vatandaşlarımızı ağlarına düşürüyorlar ve bu şekilde onların canlarını yakıyorlar. Biz de İçişleri Bakanlığı olarak onların bu stratejisine paralel olarak biz de yeni suç tiplerine yönelik olarak mücadelemizi çeşitlendiriyoruz, onların usulleriyle, onlardan daha iyi şekilde mücadele etmeye gayret ediyoruz. Bu kapsamda da hem Emniyet Genel Müdürlüğümüz hem de Jandarma Genel Komutanlığımız bünyesindeki siber suçlarla mücadele birimlerimizin hem insan kaynağını hem de teknik kapasitesini önemli ölçüde arttırmaya gayret ediyoruz. Mesela yapay zeka destekli analiz sistemleri, gelişmiş veri takip altyapıları ve uluslararası işbirlikleriyle dijital suç ağlarını çok daha hızlı tespit edip müdahale edebilen bir yapı oluşturmaya çalışıyoruz. Özellikle organize dolandırıcılık şebekelerine karşı yürüttüğümüz operasyonlarla da her yıl binlerce şüpheliyi adli makamlara yakalayıp teslim ediyoruz" dedi. Her yıl binlerce şüphelinin yakalanarak adli makamlara teslim edildiğini belirten Çiftçi, vatandaşların da dijital güvenlik konusunda bilinçli olması gerektiğini vurguladı. "Suça sürüklenen çocuklar güvenlik sorunu değil, toplum olarak ortak sorumluluğumuz" Suça sürüklenen çocuklara ilişkin bir soru üzerine konunun yalnızca bir güvenlik meselesi olmadığını belirten İçişleri Bakanı Çiftçi, "Suça sürüklenen çocuklar meselesi aslında sadece bir güvenlik sorunu değil, bütün bir toplum olarak bizim hepimizin ortak sorumluluğu içerisinde yer alıyor. Her çocuğun doğru yönlendirme ve destekle yeniden topluma kazandırılabileceğine inanıyoruz" şeklinde konuştu. "Bu yaklaşım yalnızca suçla mücadeleyi değil, önleyici, proaktif ve bütüncül bir güvenlik sistemini de kapsıyor" diyen Bakan Çitfçi, "Emniyet ve jandarma birimlerimiz sahada riskli bölgeleri ve okul çevrelerini yakından izlerken, takip ederken teknolojik altyapı ve veri temelli yönetim sistemleri sayesinde de çocukların maruz kalabilecekleri tehlikeleri önceden tespit edebiliyoruz. Böylece müdahaleler sadece olay sonrasında bastırıcı kolluk şeklinde değil, önleyici tedbirlerle de gerçekleşiyor. Bununla birlikte güvenlik tek başına da yeterli değil. Okullarımızda, diğer alanlarda sadece güvenlik tedbirleri almamızla bunun önlenebileceğini de düşünmüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığıyla ortak projeler yürütüldüğünü aktaran Çiftçi, çocukların eğitimden kopmasının önlenmesi ve sosyal faaliyetlerle topluma kazandırılmasının hedeflendiğini söyledi. "Sınır illerimizdeki sınır kapılarımızı yakından takip ediyoruz" İran-İsrail-ABD gerilimi sonrası göç iddialarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Çiftçi, sınır kapılarının yakından takip edildiğini belirtti. Çiftçi, "Savaş başladığından bu yana sınır illerimizdeki sınır kapılarımızı yakından takip ediyoruz. Oradaki bölgede görev yapan valilerimizle de sürekli temas halindeyiz. Zaman zaman video konferans sistemi (VKS) üzerinden de bu konuyla ilgili toplantılar gerçekleştiriyoruz. Aynı zamanda savaşın başladığı tarihten bu yana sınır kapılarımızdan giriş çıkışları da yakından takip ediyoruz, gözlemliyoruz" dedi. "İran vatandaşlarının geçişlerinde neredeyse üçte bir veya dörtte birlik bir azalma var" İran’ın kendi vatandaşlarının çıkışını sınırladığına işaret eden Bakan Çiftçi, şöyle devam etti: "Savaşın başladığı tarihten bu yana İran tarafından bizim tarafımıza geçişlerde vatandaşlarımız rahatlıkla geçebiliyorlar, bu konuda herhangi bir sınırlama yok. Yalnız İran kendi vatandaşlarına yönelik olarak bir sınırlama getirmiş durumda. Kendi vatandaşlarını bizim tarafa bırakmıyorlar. Aynı zamanda üçüncü ülke vatandaşlarının da bizim tarafımıza geçmesine müsaade etmiyorlar. Bizim tarafımızdan da İran tarafı kendi vatandaşlarını kabul ediyor, onun dışında diğer geçişlere de müsaade etmiyor. Bunun neticesinde şunu görüyoruz; savaşın başladığı tarihten bu yana bizim tarafımıza geçişlerde, İran vatandaşlarının geçişlerinde neredeyse üçte bir veya dörtte birlik bir azalma var. Kendi taraflarına geçişlerde, kendi vatandaşları açısından da bir artış var. Dolayısıyla şu anda sınırlarımızda, sınır illerimizde herhangi bir hareketlilik olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Tabii şu anda savaşın ne zaman biteceğini, bu sürecin ne zaman sona ereceğini bilemiyoruz. Ama biz gerek İçişleri Bakanlığımız olarak Göç İdaresi, AFAD, öbür taraftan Milli Savunma Bakanlığımız sürekli bölgeyi izliyoruz, gelişmeleri takip ediyoruz. Bununla ilgili alınması gereken tüm tedbirleri de almış durumdayız. Herhangi şu anda herhangi bir sıkıntı yok." "Polis babası olarak polislerin sorunlarını yakından biliyorum" Kolluk kuvvetlerinin çalışma şartlarına ilişkin soru üzerine Çiftçi, güvenlik güçlerinin büyük fedakârlıkla görev yaptığını belirtti. Çiftçi, Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun güncellenmesi gerektiğini ifade ederek, "Ben de bir özel harekat polis babası olarak polislerin sorunlarını, onların beklentilerini gayet yakından biliyorum kendi çocuğumdan dolayı. Bir yandan böyle fedakar bir şekilde çalışmalarını hem görüyorum hem onların beklentilerini de yakından takip ediyorum. Dolayısıyla biz elimizden geldiği kadar onların çalışma şartlarını, imkanlarını kolaylaştırmak için, hayatlarını daha kolaylaştırmak için elimizden geldiği kadar gayret edeceğiz" şeklinde konuştu. "Mevcut kanunun Emniyet Teşkilatımıza dar geldiğini, yeniden güncellenmesi gerektiğini düşünüyoruz" Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 1937 yılında çıkarıldığını hatırlatan Bakan Çiftçi, kanunun günün ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yeniden güncellenmesi gerektiğine dikkati çekerek, "Şu anda Emniyet Teşkilatımız neredeyse 350 bin kişilik bir kadroya ulaştı. Bunun 280 binini polislerimiz oluşturuyor. Amir sınıfında olan emniyet mensuplarımız var, bekçilerimiz var. Dolayısıyla artık mevcut kanunun Emniyet Teşkilatımıza dar geldiğini, bir yeniden güncellenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bununla ilgili geçmiş dönemde benden önce başlayan bir hazırlık var, bir çalışma var. Biz de arkadaşlarımızla beraber bu çalışmayı devam ettirmeyi düşünüyoruz" diye konuştu.
Kayseri Büyükşehir’in kabir ziyareti hizmetine vatandaştan tam not Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Ramazan Bayramı arifesi ve bayramın birinci gününde mezarlıklarda sunduğu ücretsiz ulaşım ve kapsamlı hizmetlerle vatandaşların takdirini topladı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, örnek bir hizmet anlayışına imza attı. Özellikle geniş bir alana sahip Kayseri Şehir Mezarlığı’nda hayata geçirilen ücretsiz ulaşım hizmeti, yaşlı ve engelli vatandaşların ziyaretlerini kolaylaştırdı. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Büyükşehir Belediyesi, mezarlık girişlerinde konuşlandırılan araçlarla ziyaretçileri kabirlere ulaştırırken, vatandaşlar sunulan hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Kabir ziyareti için mezarlığa gelen yaşlı vatandaşlar, uygulamanın son derece yerinde ve anlamlı olduğunu vurgulayarak belediyeye teşekkür etti. Vedat Karabulut isimli vatandaş, bu hizmeti Büyükşehir Belediyesi’nin her bayram yaptığını söyleyerek, "Gayet güzel, araçlar da rahat, istediğimiz yere götürdü, getirdi" dedi. Refika Badi isimli yaşlı vatandaş ise bu hizmetin çok güzel olduğunu söyleyerek, emeği geçenlere teşekkür etti. Vatandaşlar, mezarlık hizmetlerinin belediyeciliğin en önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çekerken, yapılan çalışmaların hem manevi hem de sosyal açıdan büyük değer taşıdığını ifade etti. Ziyaretçiler, kabir başında dua edip Kur’an-ı Kerim okuyarak, özellikle genç nesillere kabir ziyaretinin önemini hatırlattı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi yalnızca Şehir Mezarlığı ile sınırlı kalmayarak; Asri Mezarlık, Erkilet Bülbülpınarı, Argıncık, Ambar ve Gesi-İldem mezarlıkları ile Kartal Şehitliği’nde de bayram öncesi kapsamlı bakım ve düzenleme çalışmaları gerçekleştirdi. Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla sunduğu bu hizmetler, vatandaşlar tarafından "tam not" alırken, bayramın manevi atmosferine de önemli katkı sağladı. Ayrıca Ulaşım A.Ş. Arife günü mezarlık ziyaretlerini kolaylaştırmak için Asri Mezarlık ve Bülbülpınarı Mezarlığı’na ücretsiz otobüs seferleri düzenledi.