POLİTİKA - 30 Ocak 2026 Cuma 15:12

Bakan Kurum: "İstanbul’umuzu kentsel dönüşümle yenileyeceğiz, sosyal konutlarla güçlendireceğiz"

A
A
A
Bakan Kurum: "İstanbul’umuzu kentsel dönüşümle yenileyeceğiz, sosyal konutlarla güçlendireceğiz"

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Okmeydanı Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yapımı tamamlanan 778 konutun kura çekim törenine katıldı. Kurum, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamalarına da cevap verdi.

Törende konuşan Bakan Murat Kurum, İstanbul'un depreme hazırlanmasını bir beka ve varoluş meselesi olarak gördüklerini belirterek, "Biz bu işlerin tamamını, ana muhalefete rağmen yaptık. O gün burada vatandaşımızı kandırmaya çalışanlar, şimdi aynı şeyi deprem bölgesinde yapıyorlar. 3 yıldır deprem bölgesine uğramayanlar, şimdi tüm mesaisini tek çivi çakmadıkları 11 ilimizde yapılanları karalamak için harcıyor. Özgür Bey gitmiş deprem bölgesinde ‘yanınızdayız' diyor. 3 yıldır neredeydin ya? Sen ne yaptın diye sormazlar mı adama? Bir çivi çakmadınız" dedi. Bakan Kurum, Özel'in muhalefet belediyelerinde kentsel dönüşümün engellendiğine yönelik iddialarını yalanlayarak, "Özgür Bey; senin yönettiğin hangi şehirde bir gayret ortaya konmuş da Murat Kurum oraya destek olmamış? Hangi belediye başkanı kentsel dönüşümde destek istemiş de biz kapımızı kapatmışız? Bizim başlattığımız ama partinize geçince yarım bıraktığınız kentsel dönüşüm projeleri var ya; o projeleri ‘kentsel dönüşüme engel oluyor' dediğin Murat bitiriyor" diye konuştu.

Bakan Kurum:

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Okmeydanı Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yapımı tamamlanan 778 konutun kura çekim törenine katıldı. Deprem bölgesinde başarıyla tamamlanan Asrın İnşa Seferberliği'ne dikkat çeken Bakan Kurum bu tecrübeyi İstanbul başta olmak üzere 81 ile yaymak istediklerini söyledi. Bakan Kurum, "Dünyanın parmakla gösterdiği bu başarıya imza atarak bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı; 455 bin yuvayı sahipleriyle buluşturduk. Biz dönüşümü sadece konut olarak görmüyoruz, topyekun bir anlayışla bakıyoruz. 11 ilimizde de o ilin ihtiyacı neyse, orada vatandaşımızın bizden beklentisi neyse hepsiyle tek tek görüştük. İktidarı, muhalefeti kimseyi ayırmadan, ötekileştirmeden 150'yi aşkın yaptığımız ziyarette her bir vatandaşımızı tek tek dinledik" dedi.

"Türkiye artık afet öncesi ve sonrası hızlı-kaliteli konut üretiminde dünyada bir numaradır"

Bakan Kurum, deprem bölgesindeki çalışmalarla Türkiye'nin kentsel dönüşüm alanında büyük bir birikim ve tecrübeye ulaştığının altını çizerek, "İnanın dünyada hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı bir süreçten bahsediyorum. Bırakın bu evleri bitirmek; birçok ülke böyle bir inşa sürecinin organizasyonunu bile yapamaz. İşte görüyorsunuz bugün ABD'de, Almanya'da bir afet olduğunda vatandaşını sigorta şirketinin insafına terk eden bir anlayış varken; bugün Türkiye artık, afet öncesi ve sonrası hızlı, kaliteli konut üretiminde de kentsel dönüşüm tecrübesinde de tüm dünyada bir numaradır" ifadelerini kullandı.

Bakan Kurum:

"Önümüzdeki günlerde İstanbul'un kuraları için bir araya geleceğiz"

81 ilde hayata geçirilen Yüzyılın Konut Projesi'ndeki kura sürecine ilişkin bilgi veren Bakan Kurum, "Cumhurbaşkanımızın açıkladığı Yüzyılın Konut Projesi ile 500 bin sosyal konutu milletimize kazandırmak için hızla çalışıyoruz. Şu ana kadar 35 ilimizde kuraları çektik; 127 bin hak sahibi kardeşimizi belirledik. Allah'ın izniyle önümüzdeki günlerde İstanbul'un kuraları için yine bir araya geleceğiz, 100 bin sosyal konutun hak sahiplerini coşkuyla belirleyeceğiz. İstanbul'umuzda bir taraftan kiralık konutlarımız olacak, onun da sürecini ayrıca ilerleteceğiz" diye konuştu.

"İstanbul'un depreme hazırlanması bu ülke için bir beka meselesidir"

Bakan Kurum, Türkiye'nin kentsel dönüşüm ve sosyal konut alanındaki tecrübesinin hızla İstanbul'da hayata geçmesi gerektiğine vurgu yaparak şunları söyledi: İstanbul'umuzun her an deprem tehdidiyle yaşayan milyonlarca kardeşimize ev sahipliği yaptığını ve İstanbul'un depreme hazırlanma sürecinin bu ülke için bir beka meselesi, bir varlık yokluk meselesi olarak gördüğümüzü her zaman ifade ediyoruz. Bu anlayışla da hareket ediyor, şu an yapmış olduğumuz iki kentsel dönüşüm projesinden birini de aziz İstanbul'umuzda gerçekleştiriyoruz. Bugün İstanbul'un neresine giderseniz gidin, orada bizi görürsünüz. Üsküdar'dan Esenlere, Kartal'dan Beyoğlu'na kadar hiçbir ilçemizi geride bırakmıyoruz. Orada milletimizin bizden talebi neyse o bir bir gerçekleştiriyoruz. Kentsel dönüşümü mahalle mahalle, sokak sokak yürütmeye devam edeceğiz. Çünkü acelemiz var, kararlıyız. İstanbul'umuzu kentsel dönüşümle yenileyeceğiz, sosyal konutlarla güçlendireceğiz. Sizleri deprem korkusunun olmadığı güvenli bir İstanbul'da yaşatmak için ne gerekiyorsa yapacağız."

"Biz bu işlerin tamamını ana muhalefete rağmen yaptık"

Bakan Kurum, muhalefetin vatandaşları kentsel dönüşümden uzaklaştırmaya çalıştığını belirterek, "Açık ve net söyleyeyim biz bu işlerin tamamını ana muhalefete rağmen yaptık. Biz, Okmeydanı'nda canımızı dişimize takmış çabalarken, mahkeme kapılarında koşanları, yalanlarla insanımızı dönüşümden uzaklaştırmaya çalışanları asla unutamayız. O gün burada vatandaşımızı kandırmaya çalışanlar, şimdi aynı şeyi deprem bölgesinde yapıyorlar. 3 yıldır deprem bölgesine uğramayanlar, şimdi tüm mesaisini tek çivi çakmadıkları 11 ilimizde yapılanları karalamak için harcıyor. Buradaki kentsel dönüşüme taş koyanlar, 8 aydır bu proje bitmesine rağmen bekletenler ‘Bedeli ne olursa olsun kentsel dönüşümü yapacağız' diyerek çalışan bizleri kentsel dönüşüme engel olmakla suçluyor" dedi.

"Vesayetle siyaset olmaz, gölgede duranın gölgesi olmaz"

Bakan Kurum, CHP lideri Özgür Özel'in ‘muhalefet belediyelerinde kentsel dönüşüm projelerinin engellendiği' iddialarını yalanlayarak, "Özgür Bey, senin yönettiğin hangi şehirde bir gayret ortaya konmuş da Murat Kurum oraya destek olmamış? Hangi belediye başkanı kentsel dönüşümde destek istemiş de biz kapımızı kapatmışız? Hangisi bir proje getirmiş de biz ‘hayır' demişiz? Bir tane söyle, bir tane... Bizim başlattığımız ama partinize geçince yarım bıraktığınız kentsel dönüşüm projeleri var ya; o projeleri ‘kentsel dönüşüme engel oluyor' dediğin Murat bitiriyor. Ben İstanbul'a her geldiğimde bir kentsel dönüşüm projesine imza atıyorum. Sen bugüne kadar ne yaptın? Aynı Özgür Bey gitmiş ‘deprem bölgesinde yanınızdayız' diyor. 3 yıldır neredeydin ya? Sen ne yaptın diye sormazlar mı adama? Bir çivi çakmadınız, bir çivi. 3 yıldır ortada yok, şimdi biz evleri teslim ettik, akılları başlarına geldi. Panikledi, arka arkaya tüm adamlarını gönderiyor, kendi gidiyor. Kendisinin ruh sağlığını iyi görmüyorum. Onu da anlamak lazım, zor bir süreçten geçiyor. Kendince bir taraftan Silivri'yi, diğer taraftan Ankara'yı idare ettiğini zannediyor. Aradan ‘acaba ben çıkar mıyım, aday olabilir miyim?' diye çırpınıyor. Sanıyor ki bunları da kimse görmüyor. Ama şunu da bilmiyor; vesayetle siyaset olmaz. Gölgede duranın gölgesi olmaz Özgür Bey; sen önce o gölgelerden çıkacaksın" ifadelerini kullandı.

"Burada, yine Beyoğlulu kardeşlerimiz yaşayacak"

Muhalefetin engellemelerine rağmen kentsel dönüşüm çalışmalarına devam edeceklerini vurgulayan Bakan Kurum, sözlerini şöyle tamamladı:

"24 yıldır olduğu gibi Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, milletimiz için çalışacağız. Bunu da kime rağmen yapmak gerekiyorsa, 23 yıldır nasıl yaptıysak yine yapacağız. Hatırlayın, dediler ki ‘yapılamaz, bu proje bitirilemez. Okmeydanı'nda kentsel dönüşüm olmaz. Burada konutları yapacaklar, Katarlılara satacaklar' dediler. Burada, Beyoğlulu kardeşim dışında bir tane adam yok. Burada yine Beyoğlulu kardeşlerimiz yaşayacak. Okmeydanı'nda yaşayan kardeşlerimiz yaşayacak. Ve burada yürüyüş yollarıyla, parklarıyla, bahçeleriyle annelerimiz yavrularımız inşallah huzur içerisinde yaşayacak. Olası bir depreme karşı güven içerisinde oturacak. Biz devlet millet el ele verip tüm Türkiye'de bu acil dönüşüm seferberliğini engel olanlara rağmen başaracağız. Milletimizle nasıl deprem bölgesinde omuz omuza verdik 455 bin konutu bitirdiysek, bugüne kadar 1 milyon 750 bin sosyal konutu yaptık ve vatandaşımıza teslim ettiysek; aynı anlayışla, aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz."

Berk Soydan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Nazilli Belediyesi’nden 23 ayda 23 yeni araç Nazilli Belediye Başkanı Dr. Ertuğrul Tetik, göreve geldiği günden bu yana yürüttüğü tasarruf politikasıyla hem belediyenin borç yükünü büyük ölçüde hafifletti hem de 23 yeni aracı ilçenin hizmetine sundu. 56 bin metrekare asfalt ihalesi, yeni barınak projesi ve Ahmet Şensan Kültür Merkezi’nin bulunduğu 6 bin metrekarelik alanın yenilenmesi gibi adımların yanı sıra araç filosunun güçlendirilmesi için de kalıcı adımlar atan Başkan Tetik, gerçekleştirdiği mahalle buluşmalarıyla da sık sık vatandaşların taleplerini yerinde dinleyerek halkın takdirini kazandı. Son dönemde esnaf odası ziyaretlerini artırarak her kesimden vatandaşın ilçe yönetimine ve yatırımlara ilişkin taleplerini bizzat ilk ağızdan dinleyen Tetik, belediyenin mali gücünün artırılmasıyla hizmetlerin de hız kazanacağına dikkat çekti. Mart ayı itibariyle 4 yeni aracı Temizlik İşleri Müdürlüğü bünyesinde kullanılmak üzere hizmete sunduklarını kaydeden Tetik, özellikle ara sokakların hijyen standartlarının artırılması için 10 işçinin 1 saate yaptığı işi yarım saatte tek başına yapan yeni araç alımı gerçekleştirdiklerini ifade etti. Söz konusu araçların sayısının artırılarak şehrin temizlik sorununu tamamen çözeceklerini belirten Başkan Tetik; "Nazilli’nin iki temel sorunu var; yol ve temizlik. Yol sorununu büyük ölçüde çözecek ihalemiz için ilanlarımız yayınlandı. Temizlik sorununu çözüme kavuşturmak için işçi alım girişimlerimiz ne yazık ki Ankara’dan bir sonuç alamadı. Biz de çözümü teknolojiden yana kullandık ve yeni araçlarımızı şehrimize kazandırdık. Bu araçların sayısını artırarak bu sorunu da çözmüş olacağız. Halkımız sabırlı olsun. Tüm sorunları el birliğiyle çözüme kavuşturacağız" dedi.
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı böyle görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dron ile havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum ETSO Mart ayı Meclis Toplantısı yapıldı: UR-GE projelerinde Türkiye birinciliği vurgulandı Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı, ETSO Meclis Başkanı Gökhan Yılmaz başkanlığında yapıldı. Toplantıda, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın tarafından aylık faaliyet raporu meclis üyelerine sunuldu. Toplantının en önemli gündem maddelerinden biri Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) projeleri oldu. Başkan Saim Özakalın meclise yaptığı sunumda, ETSO’nun UR-GE projelerinde Türkiye genelinde birinci sırada yer aldığını belirterek, bu istikrarlı başarının firmalarımızın yeni teknolojilerle tanışmasına, vizyonlarını genişletmesine ve küresel pazardaki yeni ufuklara adapte olmasına ivme katacağını ifade etti. Ankara Temasları ve Stratejik Kazanımlar Meclise Aktarıldı Saim Özakalın’ın meclis üyelerine sunduğu faaliyet raporunda, geride kalan ay boyunca Ankara’da ve Erzurum’da yürütülen yoğun temaslar detaylandırıldı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ile yapılan görüşmelerde, Erzurum’un 2. OSB genişleme süreci, 6. Bölge teşvikleri ve mesleki eğitim yatırımları için alınan destek sözleri meclis üyeleriyle paylaşıldı. Rapor kapsamında ayrıca, ETSO heyetinin Erzurum Valisi Aydın Baruş ziyareti, Model Fabrika Projesi hazırlıkları, Ziraat Bankası ve Halkbank bölge müdürlükleriyle yapılan finansmana erişim toplantıları ile Kadın ve Genç Girişimciler kurullarının yürüttüğü çalışmalar değerlendirildi. Toplantı, meclis üyelerinin sektörel taleplerini dile getirmesi ve Ramazan ayı gıda yardımları gibi sosyal dayanışma faaliyetlerinin istişare edilmesinin ardından sona erdi.
Balıkesir Havran ölüm kavşağına ışıklandırma yapıldı Balıkesir’in Edremit ile Havran ilçeleri arasındaki D230 karayolu üzerinde bulunan Çamdibi Kavşağı’na trafik sinyalizasyon sistemi kuruldu. Yıllardır çok sayıda trafik kazasının meydana geldiği ve onlarca kişinin hayatını kaybettiği ya da yaralandığı kavşakta yapılan trafik sinyalizasyon düzenlemesi sonrası trafik akışı kontrollü hale getirildi. Edremit-Havran karayolu üzerinde yer alan Çamdibi Kavşağı, özellikle orta refüjden yapılan dönüşler ve tali yoldan ana yola kontrolsüz çıkışlar nedeniyle uzun süredir bölgenin en riskli trafik noktalarından biri olarak gösteriliyordu. Ana yol üzerinde yüksek hızla ilerleyen araçlarla kavşağa giren araçların karşı karşıya gelmesi sonucu yıllar içinde çok sayıda ciddi kaza meydana geldi. Bölge sakinlerinin ve sürücülerin ifadelerine göre kavşakta bugüne kadar onlarca kaza yaşandı, birçok kişi hayatını kaybetti ve çok sayıda vatandaş da yaralandı. Özellikle gece saatlerinde görüş mesafesinin düşmesi ve kavşakta herhangi bir sinyalizasyon sisteminin bulunmaması kazaların en önemli nedenleri arasında gösteriliyordu. Uzun süredir kamuoyunda tartışma konusu olan kavşakta karayolları ekipleri tarafından trafik ışıklandırma ve sinyalizasyon sistemi kuruldu. Yeni sistemle birlikte ana yol ve tali yol geçişleri ışıklarla kontrol altına alınırken, orta refüj dönüşleri de daha güvenli hale getirildi. Işıklandırma sisteminin devreye girmesiyle birlikte bölgede trafik akışının daha düzenli hale geldiği görülürken, sürücüler de kavşaktan daha kontrollü şekilde geçiş yapmaya başladı. Ancak yıllardır çok sayıda kazanın yaşandığı kavşağa trafik ışıklarının ancak şimdi konulması, "Bu önlem kavşak ilk yapıldığında neden alınmadı?" sorusunu da beraberinde getirdi. Bölge halkı, onlarca can kaybı ve yaralanmanın yaşandığı noktada yapılan düzenlemenin geç kalınmış ancak önemli bir adım olduğunu ifade ediyor.
İstanbul Dirençli mantar enfeksiyonlarına karşı yeni tedavi yaklaşımı geliştiriliyor Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Yağmur Ekenoğlu Merdan, yürütücülüğünü üstlendiği projede, son yıllarda hastanelerde daha sık görülen ve tedavisi zorlaşan "candidozyma auris" adlı mantara karşı yeni bir tedavi yaklaşımının araştırıldığını söyledi. TÜBİTAK-ARDEB 1002-A Hızlı Destek Modülü kapsamında desteklenmeye değer bulunan çalışmada, mevcut mantar ilaçlarının etkinliğini artırmaya yönelik yenilikçi bir yöntem laboratuvar ortamında inceleniyor. Projede ele alınan candidozyma auris’in, özellikle bağışıklık sistemi zayıf hastalarda ciddi enfeksiyonlara yol açabildiğini belirten Dr. Ekenoğlu Merdan, bu mantar türünün birçok yaygın ilaca karşı direnç geliştirebildiğine dikkat çekti. Dr. Ekenoğlu Merdan, "Hastane enfeksiyonları açısından önemli bir sorun haline gelen candidozyma auris, mevcut tedavilere her zaman yeterli yanıt vermeyebiliyor. Bu da yeni ve destekleyici tedavi yaklaşımlarını gerekli kılıyor" dedi. Mevcut ilacın etkisini güçlendiren bir yaklaşım Araştırma hakkında bilgi veren Dr. Ekenoğlu Merdan, "Mantarların çoğalma ve iletişim mekanizmalarını baskılayabilen farnesol adlı bir maddenin, özel taşıyıcı yapılarla birlikte kullanılması ve yaygın olarak kullanılan flukonazol adlı mantar ilacıyla oluşturduğu birlikte etkinin değerlendirilmesini hedefliyoruz. Bu yaklaşımın, ilacın mantar üzerindeki etkisini artırarak daha etkili ve güvenli tedavi seçeneklerine katkı sağlayabileceğini öngörüyoruz" dedi. Laboratuvar sonuçlarıyla etkinlik değerlendiriliyor Çalışma kapsamında geliştirilen bu yeni kombinasyonun, mantarın çoğalmasını ne ölçüde baskıladığı ve tedaviye katkı potansiyeli laboratuvar ortamında test edildiğini söyleyen Dr. Ekenoğlu Merdan, "Amacımız mevcut antifungal ilaçların etkinliğini artırabilecek, uygulanabilir ve güvenli yeni yaklaşımlar ortaya koymak. Bu tür çalışmalar, dirençli enfeksiyonlarla mücadelede önemli bir bilimsel zemin oluşturuyor" diye konuştu. Gelecek çalışmalara bilimsel altyapı sunması bekleniyor Araştırmadan elde edilecek bulguların, dirençli mantar enfeksiyonlarına yönelik yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlaması ve ileride yapılacak daha kapsamlı çalışmalara yol göstermesi amaçlanıyor.