POLİTİKA - 03 Ekim 2020 Cumartesi 13:33

Bangladeş, Türkiye’nin Asya girişimindeki kilit ortağı olacak

A
A
A
Bangladeş, Türkiye’nin Asya girişimindeki kilit ortağı olacak

Ankara’da inşa edilen Bangladeş’in Türkiye Büyükelçiliği kompleksinin açılış törenine katılmak üzere Türkiye’ye gelen Bangladeş Dışişleri Bakanı AK Abdul Momen’in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile yaptığı diplomatik görüşmelerin, iki ülkenin Asya bölgesindeki girişiminde kilit ortak olacağı şeklinde yorumlanıyor.

Ankara’da inşa edilen Bangladeş’in Türkiye Büyükelçiliği kompleksinin açılış törenine katılmak üzere Türkiye’ye gelen Bangladeş Dışişleri Bakanı AK Abdul Momen’in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile yaptığı diplomatik görüşmelerin, iki ülkenin Asya bölgesindeki girişiminde kilit ortak olacağı şeklinde yorumlanıyor.


Bangladeş ile Türkiye arasındaki resmi olmayan ilişkiler 13. Yüzyılda “Türk General İkhteer Uddin Muhammed Bahtiyar Khiljee’nin Bengal’i fethetmesiyle” başlayıp 1974’ten bu yana resmi diplomatik ilişkiler ile devam ediyor. Türkiye ile Bengal (Saltanat, Babür ve İngiliz dönemleri) halkları arasında orta çağdan günümüze kadar kapsamlı ilişkiler sürüyor. Babür-Osmanlı ilişkilerinin yanı sıra, Bengalli Müslümanlar Türk Kurtuluş Savaşı’nda (1919-1922) Türkiye’ye destek vermesi, tarih boyunca etkileşimler ve kültürel değişimler farklı yönleri ile önemli işbirlikleri doğurdu.


Bangladeş Dışişleri Bakanı AK Abdul Momen’in son Türkiye ziyaretinden sonra Bangladeş-Türkiye arasındaki tarihten var olan ikili ilişkilerin daha da güçleneceği, Bangladeş’in Türkiye’nin yeniden Asya girişimindeki kilit ortağı olacağından söz ediliyor.


Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi’nde (BAAM) kıdemli araştırmacı olarak görev yapan ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ’inde doktora yapan Bangladeşli Md. Nazmul İslam, Bangladeşli Bakanın yaptığı ziyaretten sonra Bangladeş - Türkiye yeniden açılacak diplomatik yolları hakkında bir değerlendirmede bulundu.



“Bangladeş, Türkiye için mükemmel bir ekonomik pazar olacak”


Nazmul İslam, geçtiğimiz yıllarda bazı siyasi nedenlerden dolayı Bangladeş - Türkiye arasında yaşanan bazı diplomatik sorunlarının artık ortadan kalktığını, yapılan bu ziyaretten sonra Bangladeş’in Türkiye için mükemmel bir ekonomik pazarı olacağını belirtti. İslam, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2010 Dakka ziyareti ve Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina’nın 2011 yılında Türkiye ziyareti sonrasında Türkiye-Bangladeş arasında ortaklık büyümekte olup ‘Türkiye-Bangladeş İş Konseyi ve işbirliğini çeşitlendirmek için geniş bir gündemin geliştirilmesi’ hedefleniyor. Türkiye ile Bangladeş arasında geçen birkaç yıllık siyasi kriz ve yanlış anlaşılmanın ardından normalleşme süreci, Bangladeş Cumhurbaşkanı Md. Abdul Hamid ve Türk mevkidaşı Binali Yıldırım’ın 2017 yılında karşılıklı ziyaretleri ile başlamıştı. O zamandan beri, her iki ülke de mevcut ilişkiyi bu iki kardeş devlet arasında bugüne kadar görülmüş en iyi ilişki olarak tanımlanmıştı. Bangladeş’in şu anki dışişleri bakanı son zamanlarda; Bangladeş’in büyük nüfus büyüklüğü ve Türkiye’nin stratejik önemi nedeniyle Türkiye için mükemmel bir ekonomik pazar olabileceğine, Çin ve Hindistan dahil olmak üzere iki yükselen Asyalı güç arasında merkezde yer aldığına, aynı zamanda Müslüman ümmeti üzerinden barışçıl bir dünya ortak hedefinin olmasına işaret ediyor” diye ifade etti.



“Ekonomik ve ticaret ilişkiler artacak”


İslam, yaptığı ziyaretten sonra iki ülke arasında ekonomik gelişmeler ve ticaretin artacağı umuyor. Nazmul İslam, “Elbette, Bangladeş ekonomik işbirliği ve doğrudan yabancı yatırım için Türkiye için ilk hedeflerden biridir. Geçtiğimiz yıl, Türkiye ve Bangladeş’in ticaret hacmi 2019’de 936 milyon dolara ulaşmıştı ve burada ticari ilişkileri güçlendiren ana alan hazır giyim sektörü olmuştu. Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Dışişleri Bakanlığı (2020) göre Bangladeş’in Hindistan’dan sonra Türkiye’nin Güney Asya’daki ikinci en büyük ticaret ortağı olduğunu göstermektedir. Türkiye ile Bangladeş arasındaki ticari ilişkiler 2018’de 858 milyon dolar iken, 2019’da 936 milyon dolar olmuştur. İkili ticaret hacmi 2010 yılından bu yana 1 milyar dolar seviyesinde kalmasına rağmen, Türkiye bunun 2 ila 3 milyar dolara çıkmasını istemektedir. Şu anda Bangladeş, Avrupa Birliği’nin 2012’de daha önceki serbest ticaret anlaşması (FTA) girişimini veto etmesi nedeniyle ekonomik ortaklığı genişletmek için yeni bir ticaret anlaşması (PTA) ile Türkiye ile masaya oturmuştur” diye belirtti.



Arakanlı Müslümanlar konusunda gelişme olacak


Türkiye’nin Rohingyalı mülteciler için oynadığı rolü değinen Nazmul İslam, Bangladeş’in iki dostu olan Hindistan ve Çin’den desteğini kaybettiğini, bu durumun Türkiye’yi güvenilir bir kardeşlik ilişkisine soktuğunu anlattı. İslam, “Türkiye’nin Arakanlı mülteciler için BM, G20, MIKTA ve İKÖ dahil çok taraflı diplomatik savaşı, Bangladeş ve Rohingya’ya meşru taleplerini dünyaya sunma konusunda yardımcı olmuştur. En önemlisi, Türkiye’nin First Lady’si Emine Erdoğan’ın Türkiye eski başbakanı, şu anki dışişleri bakanı, eski aile ve sosyal politikalar bakanı ile Bangladeş’teki Rohingya mülteci kamplarını ziyareti, küresel toplum için hukuki ve insani önemi olan konuları vurgulamıştır. Diplomatik ve insani kampanyaların yanı sıra, aralarında TİKA, AFAD, Türk Kızılay, Türk Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bulunduğu Türk kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile Türk hükümeti Rohingya mültecileri için hastaneler, kamplar ve yemek programları inşa etmiştir. Ancak Rohingyaların kendi topraklarına geri göndermesi ile ilgili konusunda dünya diplomatlar başarısız kaldı. Ancak bakanımızın bu ziyaretten sonra Türkiye, Rohingyaları kendi ülkesine geri gönderme konusunda emin adımlarla ilerleyeceği düşünüyorum” şeklinde anlattı.



Bangladeş’te Türkiye’nin yumuşak güç politikasının başarısı


Bangladeş halkı arasında oluşan Türkiye sevdasından bahseden Nazmul İslam, “Türkiye’nin yumuşak güç politikası kapsamında Ertuğrul, Payitaht Abdülhamit, Mehmetçik, Kurtlar Vadisi gibi Türk dizileri başta olmak üzere, Türk medyası, Türk hükümetinin bursları; TOGG markalı elektronik arabası, Cezeri markalı uçan arabası, İHA’ların drone teknolojisi gibi bilim ve teknolojideki Türk yenilikleri; ve Recep Tayyip Erdoğan’ın karizmatik liderlik rolü, Bangladeş ile Türkiye arasındaki insanlar arası ilişkiler üzerinde büyük bir etki oluşturmak için önemli bir rol oynuyor. Bakanımızın yaptığı bu ziyaretten sonra diplomatik boyutundan devam ederek halk arasında da Türkiye’nin bu yumuşak güç politikası daha da başarılı bir şekilde ilerleyeceği düşünüyorum” dedi.



Savunma ilişkiler güçlenecek


Bakan AK Abdul Momen’in ziyaretten sonra iki ülke arasında savunma ilişkilerinde de büyük gelişmeler olacağı dile getiren İslam, “Son birkaç yılda Türk savunma pazarı Bangladeş için önemli bir cazibe kazanmıştır. Nitekim Bangladeş, ordusu için Otokar Kobra hafif zırhlı araçlar satın almıştır. Ardından Bangladeş 2017 yılında bir Türk firması ile 680 hafif zırhlı araç için sözleşme yapmıştır. Türkiye’nin ROKETSAN şirketi “Bangladeş’e orta menzilli güdümlü çoklu roketatar alayı” tedarik etmek için sözleşme imzalamıştır. Ayrıca Türkiye’de 3 binden fazla Bangladeş askeri subayı eğitim almıştır. Görüşüm artık bu sayıların daha da artacağı yöndedir” şeklinde konuştu.


Nazmul İslam, değerlendirmesine şu sözlerle nokta koydu:


“Yeniden Asya’da, gelişmekte olan ekonomiler olarak Türkiye ve Bangladeş, birbirleriyle daha yoğun işbirliği arayışındadır. Burada savunma ve ekonomi de dahil olmak üzere iki alan, inanç ve geleneklere ve güven dayalı karşılıklı yarar sağlayan ilişkilerini güçlendirmek için öncelik verilmesi gereken temel alanlardır diye düşünüyorum”.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Dayısından öğrendiği padişah mesleğini 44 yıldır sürdürüyor Gaziantep’te 44 yıllık usta Metin Gül, geleneksel sedef kakma sanatını yaşatmaya çalışıyor. UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ndeki sedef kakma sanatının Gaziantep’teki sayılı ustalarından olan 57 yaşındaki Metin Gül, mesleğini sürdürmek için büyük çaba sarf ediyor. Mesleğini ayakta tutmak istiyor Tarihi Gaziantep Kalesi’nin yanındaki atölyesinde sandıktan rahleye, mücevher kutularından sehpaya, aynadan bastona ve çeyiz sandığının yanı sıra sedef işlemeli orijinal Osmanlı tüfeği, hançer, kılıç ve silah kabzasına kadar çok sayıda ürünü alıcısıyla buluşturan Gül, mesleğini ayakta tutmak istiyor. İlkokulu bitirdikten sonra 13 yaşındayken sedef kakma ustası olan dayısı Mehmet Bıyık’tan mesleğin tüm inceliklerini öğrenen Gül, mesleğini 44 yıldır 20 metrekarelik dükkanında severek sürdürüyor. Osmanlı döneminde Fatih Sultan Mehmet ve II. Abdülhamid Han başta olmak üzere birçok padişahın ilgi gösterdiği köklü bir süsleme sanatı olan sedef kakma mesleğinde 44 yılı geride bırakan Gül’ün el emeği göz nuru yaptığı ürünler turistlerden büyük ilgi görüyor. Mesleğinin yok olmaması için çabalıyor Atölyesinde uzun saatler çalışan, bin bir emek ve zahmetle gün boyu sedef parçalarını ahşap üzerine açılan çukur veya oymalara yerleştiren Gül, bu sanatın genç kuşaklara aktarılması ve yok olmaması için çabalıyor. Ürünlerini Türkiye’nin farklı illerindeki müşterilerinin yanı sıra Avrupa’ya da gönderen Gül, çocukluğundan beri bu sanat dalına ilgi duyduğunu söyleyerek, "Sedef kakma sanatı dayı mesleği. Bu mesleği dayımdan öğrendim. Mesleğe başladığımda 13 yaşındaydım ve şu anda 57 yaşındayım. Yaklaşık 44 yıldır bu mesleği yapıyorum. Aynı zamanda Allah rahmet etsin ve bir diğer ustam da Ahmet Bıyık’tı. Dayımdan sonra bana mesleği Ahmet Bıyık öğretti. Yıllardan beri de ben geçimimi bu meslekten sağlıyorum. Mesleğimi seviyorum ve güzel bir mesleğimiz var. Mesleğin tüm detaylarını biliyorum. Hem çizim yaparım hem de tel işlerim" dedi. Genellikle Selçuklu ve Osmanlı motifleri ile geometrik motifler kullandığını belirten Gül, ürünlerinin çok beğenildiğini ve turistlerin büyük ilgi gösterdiğini ifade etti. "Meslekte yetişen eleman yok" Unutulmaya yüz tutmuş mesleği öğretecek eleman bulamamaktan yakınan Gül, "Mesleği öğrenen ve meslekte yetişen eleman yok. Meslekte son nesil biziz. Yaşım 57 ve ben son neslim. Bizden sonra bu meslek bitiyor ve mesleği yapan yok. Bizden sonra bu meslek ölecek. Bu durum bizi üzüyor ama elden gelen bir şey yok" şeklinde konuştu. "Ürünlerimiz büyük ilgi görüyor" Mesleğinin zor olduğunu belirten Gül, "Çeyiz sandığı, tavla, sandalye, kılıç, sehpa, çerçeve, saat, ayna, baston, tepsi ve çay tepsisi gibi birçok ürün yapıyorum. Ürünlerimiz büyük ilgi görüyor. Özellikle yerli turistlerimiz büyük ilgi gösteriyor. Satışlarımız iyi ve çok şükür satışlardan memnunum" diye konuştu.
Bursa Engelsiz istihdam projesine akademik ilgi Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin özel bireylerin iş gücüne katılımını artırmak amacıyla hayata geçirdiği ‘Engelsiz İstihdam Projesi’, sadece bir sosyal sorumluluk çalışması değil, sahaya yansıyan sonuçlarıyla örnek bir istihdam modeline dönüştü. Ankara Üniversitesi’nin otizmli gençlerin istihdamına yönelik yürüttüğü proje kapsamında Büyükşehir Belediyesi Bursa İş Ofisi’ni ziyaret eden üniversite heyeti, Bursa İş Ofisi’nin Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü ile birlikte sürdürdüğü ‘Engelsiz İstihdam Projesi’ni inceledi. Bursa İş Ofisi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen görüşmede ilk olarak Ankara Üniversitesi temsilcileri tarafından ‘Otizmli Gençlerin İstihdamında Farkındalık ve Destek İnisiyatifi’ projesinin kapsamı ve hedefleri hakkında bilgiler verildi. Proje çerçevesinde otizmli genç bireylerin istihdama erişiminin kolaylaştırılması, işveren farkındalığının artırılması ve kapsayıcı istihdam modellerinin geliştirilmesinin hedeflendiği belirtildi. Ziyaret kapsamında Bursa İş Ofisi yetkilileri tarafından, Bursa Büyükşehir Belediyesi Bursa İş Ofisi ve Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen ‘Engelsiz İstihdam Projesi’ hakkında sunum yapıldı. Projenin, Bursa’da yaşayan özel bireylerin iş fırsatlarına erişimini kolaylaştırmak, destekli istihdam modelini yaygınlaştırmak ve istihdam kanallarını genişletmek amacıyla hayata geçirildiği belirtildi. Bu çerçevede Büyükşehir ekibi tarafından saha incelemeleri ve iyi örnek ziyaretlerinin tamamlandığı, proje ekibi ve yürütme kurulunun oluşturulduğu, iki iş koçunun istihdam edildiği, uygulama dokümanlarının hazırlandığı ve iş arayan engelli bireylerin istatistiksel analizlerinin yapıldığı ifade edildi. Toplantıda iki kurum arasındaki iş birliği imkânları değerlendirilirken, otizmli gençlerin ve özel bireylerin istihdama katılımını artırmaya yönelik ortak adımların önemi vurgulandı.
İstanbul Konut fiyatları Ocak ayında yüzde 27,7 arttı Konut fiyat endeksi, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 27,7 oranında arttı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılı Ocak ayı Konut Fiyat Endeksi (KFE) verisini açıkladı. Buna göre, Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 3,7 oranında artan KFE, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 27,7 oranında arttı, reel olarak ise yüzde 2,3 oranında azaldı. Türkiye’deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan Konut Fiyat Endeksi (KFE), 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 3,7 oranında artarak 211,8 seviyesinde gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,7 oranında artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 2,3 oranında azalış gösterdi. 2026 yılı Ocak ayında, İstanbul, Ankara ve İzmir’de bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 3,1, 3,5 ve 3,7 oranlarında artış gözlendi. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 28,7, 31,7 ve 29,0 oranlarında artış gösterdi. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık konut fiyat endeksi değişimleri incelendiğinde, Ocak 2026 döneminde en yüksek yıllık artış yüzde 34,2 ile Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli, Van, Bitlis, Hakkâri, Muş bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 18,2 ile Edirne, Kırklareli, Tekirdağ bölgesinde gözlendi. Yeni kiracı kira endeksi yıllık yüzde 34,2 arttı 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 3,5 oranında artan Yeni Kiracı Kira Endeksi (YKKE), bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 34,2, reel olarak ise yüzde 2,7 oranında arttı. YKKE 2026 yılı Ocak ayında, İstanbul, Ankara ve İzmir’de bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 3,9, 3,5 ve 4,7 oranlarında artış gösterdi. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 38,1, 36,9 ve 38,5 oranlarında arttı. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık yeni kiracı kira endeksi değişimleri incelendiğinde, Ocak 2026 döneminde en yüksek yıllık artış yüzde 38,5 ile İzmir bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 19,5 ile Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye bölgesinde gözlendi.
Kütahya Kütahya Vakıflar Bölge Müdürü Çınar: "Ramazan boyunca 4 ilde iftar sofraları kurulacak" Kütahya Vakıflar Bölge Müdürü Muhammet Enes Çınar, Ramazan ayı boyunca Türkiye genelinde ücretsiz iftar sofraları kurulacağını açıkladı. Çınar, gerçekleştirilecek organizasyonlarla binlerce vatandaşın aynı sofrada buluşturulacağını belirterek, "Asırları Aşan Hayır Bu Sofrada" temasıyla Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve bereket ruhunun yaşatılacağını ifade etti. Vakıf medeniyetinin köklü mirasının Ramazan ayında da sürdürüleceğini vurgulayan Çınar, iftar sofralarının toplumun her kesimine açık olacağını ve ihtiyaç sahiplerinin misafir edileceğini kaydetti. Çınar, bu kapsamda Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanında bulunan Kütahya, Afyonkarahisar, Eskişehir ve Uşak illerinde Ramazan ayı boyunca düzenlenecek organizasyonlarla binlerce vatandaş iftar sofralarında ağırlanacak. Çınar, Kütahya’da Zafer Meydanı ve Şehir Hastanesi Otoparkı, Afyonkarahisar’da Gedik Ahmet Paşa Camii Önü ve Taş Medrese ve Afyonkarahisar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Otoparkı, Eskişehir’de Yunus Emre Devlet Hastanesi Otoparkı ve Mahmut Sami Ramazanoğlu Camii Külliyesi Salonu ve Uşak’ta Aşevi Vakfı Yeni Hizmet Binası Salonu ve Devlet Hastanesi Otoparkı’nda iftar sofraları kurulacağını belirtti. Müdür Çınar, Ramazan ayı boyunca belirlenen tüm noktalarda ücretsiz iftar yemeklerinin verileceğini belirterek, vatandaşları bu sofralarda bir araya gelmeye davet etti.