GÜNDEM - 05 Temmuz 2025 Cumartesi 16:38

Başkonsolos Osama Dirar: "Afrika’ya gelip almadan veren tek beyaz ırk Türklerdir"

A
A
A
Başkonsolos Osama Dirar: "Afrika’ya gelip almadan veren tek beyaz ırk Türklerdir"

AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen söyleşi programında konuşan Sudan İstanbul Başkonsolosu Osama Dirar, Türkiye’nin Afrika’da sömürgeci olmayan tek aktör olarak öne çıktığını vurgulayarak, "Afrika’ya gelip almadan veren tek beyaz ırk Türklerdir" dedi. Bazı komşu ülkelerden gelen ayrılıkçı hareketlere karşı Türkiye’nin arabuluculuk rolü üstlendiğini belirten Dirar, Sudan halkının Türkiye’ye bu yaklaşımı nedeniyle gönülden bağlı olduğunu ifade etti.


AK Parti İstanbul İl Başkanlığı Dış İlişkiler Birimi tarafından İstanbul’un çeşitli ilçelerinde düzenlenen "Yabancı Diplomatların Gözünden Türk Dış Politikası" temalı programların ikincisi, Arnavutköy’de gerçekleştirildi. Sudan İstanbul Başkonsolosu Osama Dirar, AK Parti Arnavutköy İlçe Başkanlığı ev sahipliğinde düzenlenen programda teşkilat mensuplarıyla buluştu.


Türk dış politikasının uluslararası düzlemde nasıl algılandığını birinci elden dinleme fırsatı sunan programa; AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Dr. Fatih Tuna, AK Parti Arnavutköy İlçe Başkanı Salim Gökhan Gürek ve çok sayıda teşkilat mensubu katıldı.


Programın açılışında konuşan Arnavutköy İlçe Başkanı Salim Gökhan Gürek, etkinliğin önemine dikkat çekerek, katılımlarından dolayı Sudan İstanbul Başkonsolosu Osama Dirar’a teşekkür etti.


Dr. Fatih Tuna: Sudan, bizim için stratejik ve duygusal bağlara sahip bir ülke


AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı Dr. Fatih Tuna, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:


"Dış İlişkiler Başkanlığı olarak, dış politikamızın dünyadaki yansımalarını yabancı diplomatların gözünden dinleyebileceğimiz bu tür programları çok kıymetli buluyoruz. Sudan İstanbul Başkonsolosu Sayın Osama Dirar’ı ağırladığımız bu ikinci program, hem diplomatik diyaloğa katkı sunmuş hem de dış politikamızı farklı perspektiflerden değerlendirme imkânı sağlamıştır."


Dr. Tuna, "Bugün Türkiye denince en güçlü alanlardan biri olarak dış politika öne çıkıyor. Ancak bu başarıyı çoğunlukla biz anlatıyoruz. Bu kez bir diplomatın, bir yabancı gözlemcinin bakış açısından dinlemek istedik. Sayın Dirar bizim için yabancı değil; Müslüman bir kardeşimiz. Sudan da bizim için hem stratejik hem de gönül bağı kurduğumuz önemli bir ülke" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uyguladığı dış politika modelinin dünyada örnek gösterildiğini ifade eden Tuna, bu yaklaşımın farklı bakış açılarıyla değerlendirilmesinin Türkiye’nin küresel vizyonunu anlatma açısından çok değerli olduğunu söyledi.


Dirar: Afrika’ya gelip almadan veren tek beyaz ırk Türklerdir


Sudan’ın İstanbul Başkonsolosu Osama Dirar, konuşmasında Türkiye ile Sudan arasındaki tarihi ve kültürel bağlara değindi. Osmanlı mirasının Sudan’da derin etkiler bıraktığını belirten Dirar, Sudan halkının Türkiye’de kendini evinde gibi hissettiğini söyledi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin Afrika politikasında yeni bir sayfa açtığını ifade eden Dirar, Türkiye’nin yaklaşımının insani ve "kazan-kazan" ilkesine dayalı olduğunu vurguladı.


Dirar, Türkiye’nin Afrika’da sömürgeci olmayan tek aktör olarak öne çıktığını vurgulayarak, "Afrika’ya gelip almadan veren tek beyaz ırk Türklerdir" ifadelerini kullandı.


"Sudan halkı Türkiye’ye gönülden bağlı"


Eğitim, sağlık, kültür ve ticaret alanlarında yürütülen iş birliklerine de değinen Başkonsolos Dirar, Sudan’da TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, Diyanet ve Maarif Vakfı gibi kurumların aktif faaliyet gösterdiğini aktardı.


Bölgesel sorunlara da değinen Dirar, bazı komşu ülkelerden gelen ayrılıkçı hareketlere karşı Türkiye’nin üstlendiği arabuluculuk rolünün Sudan halkı tarafından takdirle karşılandığını ve bu nedenle Türkiye’ye gönülden bağlı olduklarını söyledi.


Program, soru-cevap bölümüyle devam etti. Etkinlik sonunda Sudan Başkonsolosu Osama Dirar’a günün anısına plaket takdim edilirken, program hatıra fotoğrafı ve karşılıklı sohbetle sona erdi.



Başkonsolos Osama Dirar: "Afrika’ya gelip almadan veren tek beyaz ırk Türklerdir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Kemaliye’de Taş Yolu’nda kar suları tünelleri bastı Yaz aylarında adrenalin tutkunlarının ilgisini çeken ve "dünyanın en zorlu yolları" arasında gösterilen Erzincan’ın Kemaliye ilçesindeki Taş Yolu, karların erimeye başlamasıyla birlikte tünellerde oluşan su baskınları ve yola düşen kaya parçaları nedeniyle tehlike oluşturuyor. Kemaliye (Eğin) ilçesini İç Anadolu’ya bağlayan ve Kemaliye-Divriği güzergâhında yer alan Taş Yolu; çok sayıda tüneli, keskin virajları ve uçurumlarıyla hem yerli hem yabancı macera tutkunlarının ilgisini çekiyor. Yapımına 1870 yılında başlanan yol, Karanlık Kanyon’un geçit vermeyen kayalıklarının yöre halkı tarafından ilkel aletlerle oyulmasıyla, 132 yıllık çalışmanın ardından devlet desteğiyle 2002 yılında tamamlandı. Önceleri yalnızca yaya geçişine imkân tanıyan dar yapısıyla kullanılan Taş Yolu, zamanla genişletilerek araç geçişine uygun hale getirildi ve Kemaliye’yi Sivas’ın Divriği ilçesine bağladı. Karanlık Kanyon boyunca yer yer 400-500 metreyi bulan sarp kayalıkların arasından geçen yaklaşık 7 kilometre uzunluğundaki yol, irili ufaklı 38 tüneli, keskin virajları ve uçurumlarıyla günümüzde daha çok turizm amaçlı kullanılıyor. Ancak Kemaliye’de karların erimesiyle birlikte Taş Yolu üzerindeki tünellerde su baskınları yaşanırken, bazı noktalarda kaya parçalarının yola yuvarlandığı görüldü. Kemaliye’nin köylerine ulaşımın da bu yol üzerinden sağlandığını belirten Gümüşçeşme köyü sakini Şadi Murat, yolun mevcut haliyle risk oluşturduğunu ifade ederek bakım ve onarım çalışmalarının yapılması gerektiğini söyledi.
Adana Depremde tüm ailesini kaybeden baba, 04.17’de mezar başında gözyaşlarına boğuldu Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, Gaziantep’in İslahiye ilçesinde tüm ailesini kaybeden bir kişi, saatler 04.17’yi gösterdiğinde Adana’daki aile mezarlığında gözyaşlarına boğuldu. Deprem sırasında işte olduğu için hayatta kalan baba, aradan geçen 3 yıla rağmen enkazdan cenazesi çıkarılamayan 13 yaşındaki kızını umutla aramayı sürdürüyor. Merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde 6 Şubat 2023’te iki büyük deprem, 11 ilde büyük yıkıma neden oldu. Gaziantep’in İslahiye ilçesinde de çok sayıda bina yerle bir olurken, Karaca ailesi de depremin en ağır acısını yaşayan ailelerden biri oldu. Gece vardiyasında çalıştığı için enkaz altında kalmayan baba Fatih Karaca, depremde annesini, eşini, biri üniversite öğrencisi olmak üzere 3 çocuğunu ve kayınvalidesini kaybetti. "04.17’de mezar başında ailesine dua etti" Saat 04.17’de ailesinin Adana’daki Kabasakal Mezarlığında bulunan kabristanı başında dua eden Fatih Karaca, en büyük acısının ise enkazdan cenazesi çıkarılamayan 13 yaşındaki kızı İrem Karaca olduğunu söyledi. Aradan geçen 3 yıla rağmen kızından bir iz bulunamadığını belirten Karaca, umudunu hiç kaybetmediğini dile getirdi. Gözyaşları içinde konuşan acılı baba Karaca, "Allah’ım kimseye evlat acısı yaşatmasın. En kötüsü de 3 yıldır ne ölüsüne ne de dirisine ulaşamadığım kızım. Mezar yeri depremden sonra 10 gün hazır kaldı. Araştırmalar yaptık. Çocuğumuzun yaşadığını 3 kız onayladı. Hep birlikte oynamışlar. O günden beri kızımı arıyorum. Kayıp daha da kötü, bulamıyorsun ve derdini kimseye anlatamıyorsun. Çaresizlik çok kötü bir şey. Allah’ım, böyle bir acıyı kimseye yaşatmasın. İçlerinden en kötüsü de kayıp. Bulamıyorsun ve derdini kimseye anlatamıyorsun. Allah’ım, evlat sevgisini yaşattı, erken aldı. Tarif edilemez, acısı çok zor " dedi. "Bayram geldiğinde ‘Baba harçlık ver’ diyen evladım kalmadı" Bayramların ve özel günlerin kendisi için anlamını yitirdiğini ifade eden Karaca, "Ben 4 çocuk babasıydım. Bayram geldiğinde ‘baba harçlık ver’ diyen bir evladım kalmadı. Annem, kaynanam, eşim ve 3 çocuğum burada yatıyor. Hayat onlarsız çok zor. Tek umudum, kızımı canlı bulabilmek. Onu bulursam hayat devam edecek. Millet bayramda çocuklarıyla bayramlaşıyor ama sen duruyorsun. Bayramları ya da özel günleri iş yerinde geçiriyorum. Karne alan insanları görünce kıskanıyorum. Allah’a dua ediyorum, kimseye böyle bir acı yaşatmasın" diye gözyaşlarına boğuldu.
Kahramanmaraş Kahramanmaraş’ta 6 Şubat’ın üçüncü yılında acılar hala taze Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremler sonrası hayatını kaybedenlerin defnedildiği Kapıçam Mezarlığı’nda depremzedeler, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yakınlarının mezarları başında geçirdi. Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen acılar hala ilk günkü tazeliğini koruyor. Asrın felaketinde hayatını kaybeden binlerce vatandaş, depremin yıl dönümünde Kapıçam Şehir Mezarlığı’nda dualarla anıldı. Gece saatlerinden sabahın ilk ışıklarına kadar süren anmalarda depremzedeler ve yakınları, sevdiklerinin kabirleri başında sabahladı. Mezarlıkta zaman zaman yoğunluk oluşurken, kimi vatandaş ağıtlar yaktı, kimi Kur’an-ı Kerim okuyarak dualar etti. Ellerinde çiçeklerle mezar başına gelen aileler, kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarını kabir taşlarına bırakırken, bazı vatandaşlar gözyaşlarına hâkim olamadı. Depremin üzerinden geçen üç yıla rağmen yaşanan acının dinmediğini belirten depremzedeler, her 6 Şubat’ta aynı hüznü yeniden yaşadıklarını ifade etti. Alican Uzunlu isimli depremzede, "Çok yakın bir arkadaşımı kaybetmiştim. Mezarının yerini bilmiyorum onu arıyorum umarım bulurum. Görmek istiyorum mezarı başında dua edeceğim" dedi. Hacı Ahmet Yılmaz ise, "Kardeşim ve eşinin mezarının başındayız. Sabahlayacağız, mezarın temizliğini yapacağız" diye konuştu. Sezgin Durmuş isimli depremzede ise, "Üçüncü yılındayız ama sanki dün gibi olmuş gibi. Eşim kardeşini annesini ve 5 yaşındaki kızımızı kaybettik. Zor bir durum rabbim kimseye yaşatmasın. Anneannesinin yakındaydı kızımız yaşadıkları bina çökmüştü, üçüncü gün akşamına bulduk kendi imkanlarımız ile bulduk cenazemizi. Burada dua ediyoruz bütün ölenlere rahmet olsun" diye konuştu. İsmail Yalçın isimli depremzede de, "Ben ikim kızımı ve eşimi de kaybettim. Biri 8, diğeri 13 yaşındaydı tarifi yok. Aslında onlar kurtuluşa erdi. Kalanlar aslında acı çekiyor. Hiçbir zaman aklımdan çıkmıyorlar" dedi.
Zonguldak Zonguldak’ta asrın felaketinde hayatını kaybedenler anıldı Kahramanmaraş merkezli "asrın felaketi" olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde Zonguldak’ta anma programı düzenlendi. Saatler 04.17’yi gösterdiğinde Madenci Anıtı önünde toplanan kalabalık, hayatını kaybedenleri dualar ve karanfillerle andı. Zonguldak Demokrasi Platformu tarafından organize edilen anma programı, depremin gerçekleştiği saat olan 04.17’de başladı. Saygı duruşu ile başlayan etkinlikte, katılımcılar ellerindeki karanfilleri deprem bölgesinde büyük kahramanlık gösteren madencileri simgeleyen Madenci Anıtı’nın önüne bıraktı. "Acılarımız hala taze" Platform adına açıklama yapan sözcü Erdoğan Kaymakçı, felaketin boyutlarına dikkat çekerek bilim ve denetim vurgusu yaptı. Kaymakçı, "6 Şubat 2023’te tarihimizin en yıkıcı felaketini yaşadık. 53 binden fazla canımızı yitirdiğimiz bu büyük acı hala tazedir. Şehirler sadece beton yığınları değildir; planlamalar kültürel mirası ve halkın ihtiyaçlarını gözeterek yapılmalıdır. Bilim ve mesleki etik ilkelerinden taviz verilmemesi, bu felaketlerin tekrar yaşanmaması için tek yoldur" ifadelerini kullandı. Madencilerin kahramanlığı unutulmadı Anma törenine katılan GMİS Genel Sekreteri Yener Arslanbuğa ise deprem bölgesinde görev yapan maden işçilerine teşekkür etti. Arslanbuğa, "Depremin ardından Türkiye Taşkömürü Kurumu ve MTA bünyesinden yaklaşık 4 bin madenci kardeşimiz gönüllü olarak bölgeye gitti. Bir cana, bir aileye umut olmak için yerin metrelerce altında edindikleri tecrübeyi enkaz altında sergileyen tüm arkadaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum" dedi. Anma programı açıklamanın ardından sona erdi.