ASAYİŞ - 18 Şubat 2026 Çarşamba 15:23

Bayrampaşa’da korkunç cinayet, günlerce olay yerini kontrol etmiş: O anlar kamerada

A
A
A

Bayrampaşa’da viyadük altında bulunan cesedin cezaevi firarisi Mehmet Gür isimli kişiye ait olduğu ortaya çıktı. Olayın cinayet olduğu öğrenilirken, 15 suç kaydı bulunan cinayet şüphelisi Umut O. yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin günlerce gelip cesedi kontrol ettiği anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı.

Olay Bayrampaşa Kocatepe Mahallesi Paşa Caddesinde 10 Şubat’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre viyadük altındaki bulunan cesedin kimliği belli oldu. Olayın detayları ortaya çıkarken, cesedin hakkında 16 yıl kesinleşmiş hapis cezası olduğu öğrenilen cezaevi firarisi Mehmet Gür’e ait olduğu ortaya çıktı. Polis ekiplerinin ilk incelemesinde cesedin yüzünün tahribata uğradığı tespit edildi. Bunun üzerine araştırmalarını genişleten Bayrampaşa İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş ekipleri, çevrede bulunan güvenlik kameralarını inceledi. İncelemeler sonucunda bir kişinin bir kaç gün aralıklarla olay yerinde dolaştığı belirlendi. Kimliği tespit edilen şüpheli Umut O. kısa sürede gözaltına alındı. 15 suç kaydı bulunan şüphelinin cinayeti itiraf ettiği öğrenildi. Emniyet kaynakları, Umut O.’nun Mehmet Gür’ü önceden öldürüp, yeşillik alana bıraktığını tespit etti. Cinayet şüphelisi Umut O.’nun defalarca olay yerinde gezdiğini ve kontrol ettiğini belirledi. Cinayet şüphelisi Umut O.’nun emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildiği öğrenildi.

Davut Has - Sedat Çürük

 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sivas’ta genç iletişimciler dijital dünyaya hazırlanıyor Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) bünyesinde faaliyet gösteren Sivas AB Bilgi Merkezi iş birliğiyle, gençlerin dijital becerilerini geliştirmeyi hedefleyen etkinlik hayata geçirildi. ‘Dijital Çağda Genç İletişimciler: İçerik Üretimi, Beceri Gelişimi ve Dijital Fırsatlar’ programı, üniversite öğrencileri ve genç iletişimcileri sektörün uzman isimleri bir araya getirdi. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı ve Sivas AB Bilgi Merkezi Koordinatörü Banu Konk, AB Bilgi Merkezleri ağının Türkiye’de 19 ilde faaliyetlerine devam ettiğini belirterek, Dijital Çağda Genç İletişimciler etkinliğinin başarılı geçmesini temenni etti. Etkinlik kapsamında; AB Dijital Hizmetler Yasası, dijital içerik üretimi, sosyal medya stratejileri, dijital pazarlama ve platformlarda içerik sorumluluğu gibi güncel konular detaylıca ele alındı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Gülmez, Doç. Dr. Ömer Aydınlıoğlu ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatma Derya Biçer tarafından gerçekleştirilen sunumlarda, AB Dijital Hizmetler Yasası ve dijital platformlarda güvenilir, etik içerik üretimi konuları anlatıldı. Ekonomik boyut ve bilinçli kullanım İki aşamalı programın uygulama kısmında, dijital içerik üretiminin ekonomik boyutuna yönelik uygulamalı bilgiler aktarılarak, gençlerin dijital dünyada sadece birer tüketici değil, bilinçli ve sorumlu bireyler olarak yer almaları hedeflendi. Avrupa Birliği’nin dijital dönüşüm ve medya okuryazarlığı öncelikleri doğrultusunda kurgulanan etkinlik, gençlerin eleştirel düşünebilme ve doğru bilgiye ulaşma becerilerini artırmayı amaçlıyor. Bu çalışma ile Sivas’taki genç iletişimcilerin dijital dünyadaki fırsatları fark etmeleri ve bu mecralarda etik kurallar çerçevesinde varlık göstermeleri için önemli bir farkındalık oluşturulması hedefleniyor. ‘Dijital Çağda Genç İletişimciler: İçerik Üretimi, Beceri Gelişimi ve Dijital Fırsatlar’ başlıklı eğitim programı, düzenlenen sertifika töreniyle sona erdi. Dijital pazarlama, sosyal medya stratejileri ve içerik sorumluluğu gibi konularda yoğun bir eğitim alan genç iletişimcilere sertifikaları; STSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Bekir Çam, Yönetim Kurulu Üyeleri Barış Çiftçi ve Fatih Kaya ile Genel Sekreter Serhat Ay tarafından takdim edildi.
Antalya Belediyeler YÖREX’te yerini alacak Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle bu yıl 22–26 Nisan’da ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenlenecek Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e belediye başkanlarını davet etti. ATB Başkanı Ali Çandır, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Döşemealtı Belediye Başkanı Menderes Dal ve Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ı ziyaret etti. Ziyaretlerde YÖREX’in hazırlık çalışmalarıyla ilgili bilgi paylaşan Başkan Ali Çandır, YÖREX’te destekleri nedeniyle belediye başkanlarına teşekkür etti. Çandır, YÖREX’in 17 yıldır daha da büyüyerek yoluna devam ettiğini belirterek, "YÖREX, Anadolu’nun üretim gücünü ve kültürel zenginliğini Antalya’dan dünyaya taşıyan güçlü bir organizasyon. Destek veren tüm belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Büyükşehir, stand açacak Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir, YÖREX’in Antalya’nın markası haline geldiğini belirterek, "YÖREX, sadece bir fuar değil, yerel değerlerimizin tanıtıldığı önemli bir organizasyon. Antalya’nın bu güçlü markasına destek vermeye devam edeceğiz" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin standının YÖREX’te yer alacağını belirten Özdemir, çalışmaları nedeniyle Başkan Çandır’a teşekkür etti. Kepez ve Muratpaşa belediyesi YÖREX’te Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, YÖREX’in yerel üreticiler için önemli bir fırsat sunduğunu ifade ederek, "Antalya’nın markası YÖREX’in her yıl daha da büyümesi gurur verici. Üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Kocagöz, Kepez Belediyesi’nin YÖREX’te standının olacağını ve el emeği göz nuru yerel ürünleri ziyaretçi ile buluşturacaklarını söyledi. Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, YÖREX’in kültürel mirasın yaşatılmasına katkı sağladığını belirterek, "Bu değerli organizasyon Antalya’nın tanıtımı açısından büyük önem taşıyor. YÖREX’in gelişimini destekliyoruz" dedi. Başkan Uysal, Muratpaşa Belediyesi’nin YÖREX’te stant açacağını belirterek, ziyaretçilere davette bulundu. Döşemealtı halısıyla YÖREX’te Döşemealtı Belediye Başkanı Menderes Dal, YÖREX’in coğrafi işaretli ürünlerin tanıtımında önemli rol oynadığını vurgulayarak, "YÖREX, yerel değerlerimizin korunması ve ekonomiye kazandırılması açısından çok kıymetli bir platform" dedi. Menderes Dal, Döşemealtı Belediyesi’nin de coğrafi işaretli Döşemealtı Halısı ve yöresel ürünleriyle YÖREX’te stant açacağını belirtti. Çandır fasulyesi YÖREX’te Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, YÖREX’in Antalya’nın ulusal ve uluslararası tanıtımına katkı sağladığını belirterek, "Antalya’nın markası YÖREX’in büyüyerek yoluna devam etmesi hepimiz için büyük bir kazanım" dedi. Cem Kotan, Konyaaltı Belediyesi’nin YÖREX’te stant açarak coğrafi işaret başvurusu yaptıkları Çandır Fasulyesi ikramında bulunacaklarını belirtti.
İzmir Uzmanından zayıflama iğnesi uyarısı: ’Sihirli değnek değil’ Diyetisyen Hande Selin Ok, son yıllarda popülerleşen zayıflama iğnelerinin obezite tedavisinde etkili olabildiğini ancak bilinçsiz kullanımın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Ok, "Bu ilaçlar tek başına mucize yaratmaz, doğru beslenme ve yaşam tarzı değişikliğiyle desteklenmelidir. Sağlıklı kilo kaybı; planlı beslenme, yeterli protein, dengeli tabak ve sürdürülebilir yaşam tarzıyla mümkündür. İlacı değil, alışkanlığı kalıcı kılın." dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Selin Ok, son yıllarda kullanımının giderek arttığı zayıflama iğneleri hakkında önemli uyarılarda bulundu. Obezite tedavisinde kullanılan bu ilaçların doğru şekilde kullanılmasının önemli olduğunu belirten Ok, bilinçsiz kullanımın sağlık açısından riskler oluşturabileceğini söyledi. Zayıflama iğnelerinin "Liraglutide, Semaglutide ve Tirzepatid" etken maddelerini içeren farklı grupları bulunduğunu belirten Ok, bu ilaçların cilt altına enjeksiyon şeklinde uygulandığını ifade etti. Bu ilaçların GLP-1 reseptör agonistlerini taklit ederek mide boşalmasını yavaşlattığını, tokluk hissini artırdığını ve iştahı baskılayarak kilo kaybını desteklediğini dile getiren Ok, söz konusu ilaçların ilk olarak diyabet tedavisi için geliştirildiğini ancak obezite tedavisinde de kullanılabildiğini söyledi. Zayıflama iğnelerinin tek başına mucizevi bir çözüm olmadığını vurgulayan Ok, "Etkili ve sağlıklı sonuçlar için doğru beslenme alışkanlıklarıyla desteklenmeleri gerekir. Aksi halde kas kaybı, halsizlik, mide problemleri ve hızlı geri kilo alımı gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu ilaçlar bir sihirli değnek değildir." diye konuştu. Amaç sadece kilo kaybı değil, yağ kaybı olmalı GLP-1 tedavisi sırasında beslenmenin tedavinin en önemli parçalarından biri olduğunu belirten Ok, iştahın azalması nedeniyle kişilerin çok az yemeyi doğru bir yöntem olarak görmemesi gerektiğini ifade etti. Ok, tedavi sürecinde hedefin sadece kilo vermek değil, yağ kaybını sağlamak olması gerektiğini vurgulayarak protein ağırlıklı beslenmenin önemine dikkat çekti. İştahın azalmasıyla birlikte daha küçük porsiyonlarla doygunluk hissi oluşabildiğini belirten Ok, bu durumda tüketilen besinlerin besin değerinin yüksek olması gerektiğini söyledi. Ok, "Her öğünde yeterli protein kaynakları, lif içeren sebze ve tam tahıllar ile sağlıklı yağlar bulunmalıdır." dedi. Yağlı ve ağır yemekler mide şikayetlerini artırabilir GLP-1 tedavisi sırasında mide boşalmasının yavaşladığını belirten Ok, yağlı ve kızartılmış yiyeceklerin mide bulantısı ve rahatsızlık hissini artırabileceğini söyledi. Bu nedenle daha hafif pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini belirten Ok, aşırı şekerli ve işlenmiş gıdaların da kan şekeri dalgalanmalarına yol açabileceğini ifade etti. Küçük porsiyonlarla ve yavaş yemek yemenin önemli olduğunu dile getiren Ok, hızlı tüketilen büyük porsiyonların mide bulantısına neden olabileceğini söyledi. Ayrıca basit karbonhidrat tüketiminin azaltılması ve lifli gıdaların kademeli olarak artırılması gerektiğini belirtti. Su tüketimi ve düzenli öğün önemli İştahın azalmasıyla birlikte su tüketiminin de ihmal edilebildiğini söyleyen Ok, suyun gün içine yayarak tüketilmesinin kabızlık riskini azaltacağını ve metabolizmayı destekleyeceğini belirtti. Öğün atlamanın da yanlış bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Ok, gün içinde dengeli iki veya üç ana öğünün genellikle daha iyi tolere edildiğini ifade etti. Haftada en az iki veya üç gün direnç egzersizi yapılmasının ve yeterli uykunun da kilo kontrolü açısından önemli olduğunu söyleyen Ok, sağlıklı kilo kaybı için yaşam tarzı değişikliğinin şart olduğunu belirtti. Hızlı kilo kaybına aldanmayın Hızlı kilo kaybının her zaman sağlıklı olmadığına dikkat çeken Ok, kontrolsüz ve yetersiz beslenmenin saç dökülmesi, halsizlik, kas kaybı ve metabolizma yavaşlamasına yol açabileceğini söyledi. Diyet planlanırken yaş, cinsiyet, fiziksel aktivite ve mevcut hastalıkların dikkate alınması gerektiğini belirten Ok, makro ve mikro besin ögelerinin dengeli şekilde planlanmasının önemine işaret etti. Doktor ve diyetisyen kontrolünün önemini vurgulayan Ok, şöyle konuştu: "Zayıflama iğneleri doktorun uygun gördüğü fazla kilolu veya obez bireylerde kullanılmalıdır. Tedavinin hekim tarafından planlanması ve süreçte diyetisyenin tıbbi beslenme tedavisini yürütmesi sağlıklı sonuç için büyük önem taşır. GLP-1 tedavisi bir başlangıçtır, ilacın bırakılmasının ardından eski beslenme alışkanlıklarına dönülmesi halinde kilo geri kazanımı kaçınılmaz olabilir. Sağlıklı kilo kaybı planlı beslenme, yeterli protein alımı, dengeli tabak ve sürdürülebilir yaşam tarzı ile mümkündür. Kalıcı olan ilaç değil, kazanılan sağlıklı alışkanlıklardır.
Bursa Dijital dünyada büyük tehlike Dijital dünyada çocukların ve gençlerin en çok vakit geçirdiği alanlardan biri olan online oyunlar, sanılandan çok daha güçlü bir etkiye sebep oluyor. Uzmanlara göre bazı çevrim içi oyunlar, beyinde salgılanan dopamin miktarı açısından uyuşturucuyu bile geride bırakabiliyor. Yapılan değerlendirmelerde, uyuşturucu kullanımının dopamin seviyesini yaklaşık yüzde 220 oranında artırdığı, özellikle sürekli ödül ve rekabet sistemi üzerine kurulu online oyunların ise bu oranı yüzde 300’e kadar çıkarabildiği ifade ediliyor. Bu durum, oyunların çocuklarda neden bu kadar bağımlılık yaptığını açıklayan en önemli faktörlerden biri olarak gösteriliyor. Uzmanlar, özellikle "sonsuz döngü" mantığıyla çalışan oyunların riskine dikkat çekiyor. Bu tür oyunlarda net bir başlangıç ve bitiş noktası bulunmuyor. Oyuncular sürekli yeni ödüller, görevler ve rekabet unsurlarıyla sistemin içinde tutuluyor. Bu da beynin ödül mekanizmasını sürekli tetikleyerek oyundan kopmayı zorlaştırıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde, bulunan Siber Güvenlik Uzmanı Yazar Elçin Biren, bu durumun yalnızca bir ekran süresi problemi olmadığını vurguladı. Biren Yüksek dopamin salınımı, özellikle gelişim çağındaki çocuklarda dikkat süresinin azalmasına, motivasyon problemlerine ve gerçek hayattaki aktivitelerden uzaklaşmaya yol açabildiğini söyledi. Oyun bağımlılığının dolaylı riskler de taşıdığına da dikkat çeken Elçin Biren uzun süre oyun içinde kalan çocukların, çevrim içi dolandırıcılık, hesap ele geçirme ve zararlı kişilerle iletişime geçme gibi tehlikelere daha açık hâle geldiği belirtti. Yasaklayıcı bir yaklaşım yerine bilinçli yönlendirme Ebeveynlere yasaklayıcı bir yaklaşım yerine bilinçli yönlendirme önerilerinde bulunan Siber Güvenlik Uzmanı Elçin Biren, özellikle süresi sınırlı ve sonu olan oyunların tercih edilmesi gerektiğini, oyun sürelerinin kontrol altına alınması, çocuklarla oyunlar hakkında iletişim kurulması, dijital alışkanlıkların birlikte yönetilmesi gerektiği vurguladı. Biren online oyunların tamamen zararlı olmadığını ancak kontrolsüz ve uzun süreli kullanım, etkileri açısından ciddi sonuçlar doğurabildiğini, Bu nedenle ailelerin, çocukların dijital dünyadaki deneyimlerini yakından takip etmesi ve doğru alışkanlıklar kazandırmasının büyük önem taşıdığını aktardı.