POLİTİKA - 02 Eylül 2025 Salı 14:25

Beykoz Belediyesi’nde kriz büyüyor: "İşçiye maaş yok, 46 milyonluk ihale var"

A
A
A

Beykoz Belediyesi’nde çalışanların maaşlarının eksik ve gecikmeli ödendiği iddia edilirken, 46 milyon liralık kültür-sanat ihalesi yapılması tepki çekti. Konuyla ilgili konuşan AK Parti Beykoz Belediye Meclisi Grup Başkanvekili Avukat Ahmet Deliak, "Emek kutsaldır. İşçinin alın teri kurumadan maaşı ödenmelidir" dedi.

Beykoz Belediyesi’nde yaşanan ekonomik kriz tartışmaları belediye meclisine damgasını vurdu. Belediye çalışanlarının maaşlarının parçalı ve eksik ödendiği, ikramiyelerin yatırılmadığı iddiaları gündemdeyken, 46 milyon liralık kültür-sanat ihalesi meclis üyelerinin sert tepkisine yol açtı.

"Belediye tarihinde ilk kez haciz gördü"

Konuyla ilgili açıklama yapan AK Parti Beykoz Belediye Meclisi Grup Başkanvekili Avukat Ahmet Deliak, belediyenin mali durumuna dikkat çekerek, "Beykoz Belediyesi’nde 31 Mart seçimlerinden sonra göreve gelen Alaattin Köseler hakkında yolsuzluk ve ihaleye fesat karıştırma operasyonu yapıldı. Başkan yardımcılarıyla birlikte tutuklanan isimler oldu, yargılamaları sürüyor. Bu iddialar bile belediyenin ekonomisine ciddi zarar verdi. Geçtiğimiz ay itibarıyla belediye tarihinde ilk defa başkanlık makamı da dahil olmak üzere fiili haciz tatbik edildi. Taşınmazlar üzerinde hacizler var" dedi.

"Maaşlar gününde ödenmediği gibi parçalı ve eksik ödendi"

Temmuz ayında personel maaşlarında büyük sıkıntı yaşandığını söyleyen Deliak, "Maaşlar gününde ödenmediği gibi parçalı ve eksik ödendi. İşçilerin ikramiye alacakları ise hala ödenmedi. Bu tablo ortadayken 46 milyon liralık bir kültür ihalesi yapılmasını doğru bulmuyoruz. Bu ihale içerisinde çeşitli festivaller, sanatçılar, konserler vesaire ihtiva eden bir ihale. İşçinin maaşı gününde ödenemiyorsa festival için milyonlarca lira harcanması savurganlıktır." diye konuştu. Cumhurbaşkanlığı’nın tüm kamu kurumlarını bağlayan tasarruf genelgesini hatırlatan Deliak, "Bir tarafta ülke genelinde tasarruf çağrısı yapılırken, diğer tarafta Beykoz Belediyesi milyonlarca lirayı festivallere ayırıyor. Emek her şeyden önce gelir. Dinimiz ve geleneklerimiz bize işçinin alın teri kurumadan hakkının verilmesi gerektiğini emreder. Ama geldiğimiz noktada çalışanların hakları ödenmeden şatafatlı konserlere, organizasyonlara para harcanıyor" diye konuştu.

Beykoz Belediyesi’nde kriz büyüyor:

"Beykoz’un gariban çocuğu çok acı bir şekilde hayatını kaybetti"

Beykoz Çayırında yaşanan kaza sonucu hayatını kaybeden 18 yaşındaki İbrahim Burgaz olayı hakkında konuşan Deliak, "Son derece üzgünüz. Allah rahmet eylesin; Beykoz’un gariban çocuğu. Çok acı bir şekilde hayatını kaybetti. Elbette bu olayda kimin kusurlu olduğu yargının konusudur. Bildiğim kadarıyla soruşturma sürüyor, gözaltılar var, organizasyonu yapan firma sahibinin alındığını duyduk. Belediyeden de bazı isimler hakkında işlem yapıldığı söyleniyor. Nihai kararı elbette yargı verecektir. Bir işi kaliteli ve doğru yapmak lazım. ‘Şuradan kısalım, buradan eksiltelim’ diyerek ucuzcu bir anlayışla yapılan işlerin sonucu ne yazık ki böyle acı ve üzücü olaylar oluyor. Hatta bu konuda, şu anda yolsuzluk ve ihaleye fesat karıştırma suçlamalarıyla tutuklu bulunan belediye başkanı bile yaşananlardan rahatsızlık duyduğunu sosyal medyadan paylaştığı bir mektupta dile getirdi. O bile, ‘Bu nasıl bir sorumsuzluk, nasıl bir savurganlıktır?’ diyerek mevcut yönetimi eleştirdi. İşçinin parasını ödemeden böyle harcamalara girişmek doğru değil. Onun döneminde de sıkıntılar yaşanmıştı ama o dahi şu anda mevcut tabloyu eleştiriyor" sözlerini kullandı.

"Gelir-gider tablosuna baktığımızda 1 milyara yakın açık var"

Belediyenin 2025 yılı bütçesinin de alarm verdiğini belirten Deliak, "Gelir-gider tablosuna baktığımızda 1 milyara yakın açık var. Bu ay getirilen ek bütçe de kısa sürede tüketildi. Böyle bir tabloda savurgan harcamaların yapılmasını doğru bulmuyoruz, Son 1,5 yıldır Beykoz’da yönetim oturmadı. Kadro istikrarı yok, parti içi çekişmeler var. Bu yüzden çöp toplama hizmetinden tesislerdeki hizmet kalitesine kadar her alanda düşüş yaşanıyor. Sokak köpekleri meselesi çözülemedi, belediye tesislerinde kalite düştü. Beykoz her anlamda kan kaybediyor" dedi. Deliak, konuşmasının devamında, "Beykoz doğasıyla, güzellikleriyle bilinen, İstanbul’un incisi konumunda olan bu nadide ilçe. Son 1,5 yıldır ne yazık ki ülke gündemine hep skandallar ve olumsuzluklarla geliyor. Görünen tablo o ki bu süreç böyle devam edecek. Biz sorumlu muhalefet yapmaya çalışıyoruz, ancak sonuçta muhalefet pozisyonundayız. Ne kadar engellemeye çalışsak da tablo olumlu değil. Vatandaş da bunu hissediyor. Çöp toplama ve sokak temizliğinden, sürekli gündemde olan sokak köpekleri meselesine kadar birçok alanda sorun yaşanıyor. Bizim dönemimizde kazandırılan çok güzel tesisler vardı; bugün bu tesislerde hizmet kalitesinin düştüğünü görüyoruz. Beykoz birçok noktada maalesef geriye gidiyor. Çözüm odaklı bir irade de yok; günü kurtarmaya yönelik adımlar atılıyor. İç çekişmeler ve çatışmaların gölgesinde Beykoz her geçen gün daha fazla kan kaybediyor" ifadelerini kullandı.

Selami Berke Kaya - Metin Başar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir 5 kuşaklık Kızıklı mirası yok olmak üzere Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde dünyaca ünlü "Kızıklı işi" bıçak ustalığı, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 5 kuşaktır dededen toruna aktarılan bu kadim zanaatın son temsilcisi Tanju Pulat, ateş ve örs başında zamana direniyor. Yarım asırlık bileme görmeden hala kullanılan satırları ve el işçiliği işlemeli dualı bıçaklarıyla tanınan Pulat, "Çırak bulamıyoruz, bu ateş sönmek üzere" diyerek sitem etti. Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı Kızıklı Mahallesi’nde, beş asırdır yankılanan çekiç sesleriyle yapılan bıçaklar artık son kalan atölyede yapılıyor. Babasından devraldığı mesleği 5. kuşak olarak omuzlayan Tanju Pulat, fabrikasyon üretime inat, çeliği geleneksel yöntemlerle çekiçle şekillendiriyor. 52 yıllık satır, hiç bilenmeden hala kesiyor Usta Tanju Pulat’ın atölyesindeki en dikkat çekici parça, babasının 1974 yılında çeliğini elleriyle dövdüğü kurban satırı. Yarım asrı devirmesine rağmen keskinliğinden hiçbir şey kaybetmeyen satırın özelliğini açıklayan Pulat, "Bu satır yapıldığı günden bu yana birçok kurban kesip parçaladı. Hala ilk gün ki gibi bir kez bile bileme yüzü görmedi. Eski ustaların çeliğe su verme ve dövme tekniği böyle belli oluyor. Biz hala bu satırı bilemedik. İlk günkü gibi kullanıyoruz" dedi. Bıçaklara işleme yapıyor Kızıklı işi bıçaklarını diğerlerinden ayıran en büyük özellik, üzerindeki sanatsal derinlik ve sağlam dayanıklı olması diyen Pulat, Bıçakların işlemeleri hakkında bilgiler veriyor. "Günümüzde bıçak çeliği üzerine el işçiliğiyle yazı ve motif işleyen belki 5 kişi kalmadık" şeklinde konuşan Pulat, bu geleneği şu sözlerle anlatıyor: "Babam kurban bıçaklarının üzerine kurban figürleri yapar, kurban duasını ayrıca kurbanın nasıl kesileceğini anlatan resim, figür ve yazılar işlerdi. Bu konuda daha sanatkârdı. Ben de bu geleneği yaşatan son kişilerden biriyim. Bu bıçaklar sadece birer araç değil, her biri birer sanat eseri" dedi. "Çırak bulamıyoruz, bu sanatın sonu geliyor" Beş kuşaktır aile mirası olarak sürdürülen zanaatın geleceği ise karanlık. Ağır işçilik ve sabır gerektiren mesleğe gençlerin ilgi göstermediğini vurgulayan son usta Pulat, bu konu hakkında dert yandı. "Bu meslek bize babalarımızın dedelerinden kaldı, biz beşinci kuşağız. Birileri zahmet edip 5 kuşaktır bu mesleği birilerine öğretmiş. Ama bende tıkandı. Son ustayım, meslek benle birlikte ölecek. Bu işi öğrenmek isteyen kimse çıkmıyor. Çırak bulamıyoruz. Ben bu kapıyı kilitlediğimde, Kızıklı’nın asırlık bıçak kültürü de tarih olacak. Ya öbür tarafta dedelerim, babam bana hesap sorarsa, niye bu mesleği öğretmedin derse" diyerek sitem etti. Burhaniye’de ki mütevazı atölyesinde, kor ateşin başında ter dökmeye devam eden Tanju Pulat, bir taraftan mesleğini yaparken diğer taraftan da mirasını devredecek bir el arıyor.
Ankara Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalardaki yükselişi sürüyor Türkiye’den toplam 11 üniversite, Quacquarelli Symonds’un (QS) 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında ilk 500’de yer aldı. Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS, 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması sonuçlarını açıkladı. 100 ülkeden bin 900’ü aşkın yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği sıralamada, Türkiye’den toplam 11 üniversite farklı alanlarda dünyada ilk 500’e girmeyi başardı. Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), İstanbul Üniversitesi (İÜ), Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Sabancı Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), farklı alanlarda ilk 500’de yer alan Türk üniversiteleri oldu. Sıralamada ‘Beşeri Bilimler ve Sanat’, ‘Mühendislik ve Teknoloji’, ‘Fen Bilimleri ve Tıp’, ‘Doğa Bilimleri’ ve ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ olmak üzere 5 ana alan ve 55 alt bölüm değerlendirildi. Değerlendirme, ‘akademik itibar’, ‘işveren itibarı’, ‘makale başına araştırma atıf sayısı’, ‘H indeksi’ ve ‘uluslararası araştırma ağı’ olmak üzere beş gösterge baz alınarak yapıldı. Sanat ve Beşeri Bilimler alanında 9 Türk üniversitesinden derece QS Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında, ‘Sanat ve Beşeri Bilimler’ alanında ilk 500’de 9 Türk üniversitesinin sıralamaya girdiği belirtilirken, ODTÜ 242, İÜ 279, İTÜ 284, Hacettepe Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi 305, Koç Üniversitesi 383, Ankara Üniversitesi 391’inci olarak listeye girdiği açıklandı. Bilkent Üniversitesi 401-450, Gazi Üniversitesi ise 451-500 bandında yer aldı. Mühendislik ve Teknoloji alanında İTÜ 91’inci oldu ‘Mühendislik ve Teknoloji’ alanında İTÜ 91’inci olarak dünyada ilk 100’e girme başarısı gösterirken, ODTÜ 103, Boğaziçi Üniversitesi 236, Koç Üniversitesi 243, Sabancı Üniversitesi 266, YTÜ 273, Bilkent Üniversitesi 290’ıncı olarak ilk 300’de yer aldı. Hacettepe Üniversitesi de 364’üncü sırada yer alarak, bu alanda ilk 500’e giren 8’inci Türk üniversitesi oldu. Sosyal Bilimler ve İşletme alanında ODTÜ 173’üncü oldu ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ alanında ODTÜ 173, Boğaziçi Üniversitesi 217, Koç Üniversitesi 252, Bilkent Üniversitesi 278, İstanbul Üniversitesi 346, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi 353’üncü oldu. Hacettepe Üniversitesi 401-450, Ankara Üniversitesi 451-500 bandında yer aldığı açıklanırken, böylece bu alanda toplam 9 Türk üniversitesi ilk 500’e girdi. Fen Bilimleri ve Tıp alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada ‘Fen Bilimleri ve Tıp’ alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada yer alırken, onu 390’ıncı sırada Ankara Üniversitesi takip etti. İÜ de 451-500 bandında yer alarak bu alanda ilk 500’e girmeyi başaran 3 Türk üniversitesinden biri olduğu belirtildi. Ayrıca ‘Doğa Bilimleri’ alanında da İTÜ 251, ODTÜ 300’üncü olarak ilk 300’e girmeyi başarırken, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi 451-500 bandında kendilerine yer bularak bu alanda ilk 500’e giren 4 Türk üniversitesi arasında yer aldığı ifade edildi. "Türk yükseköğretimi, küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir" Türk üniversitelerinin uluslararası alandaki başarılarının artarak sürmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Türk yükseköğretimi küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir. Hep birlikte daha büyük hedeflere ulaşmak için planlı ve kararlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sıralamalarda yer alan tüm üniversitelerimizi kutluyorum" ifadelerine yer verdi.