GÜNDEM - 12 Mayıs 2026 Salı 10:22

Beykoz Kundura’da skandal "başörtüsü" iddiası: "Kızlarımı başörtülü görünce işime son verdiler"

A
A
A
Beykoz Kundura’da skandal "başörtüsü" iddiası: "Kızlarımı başörtülü görünce işime son verdiler"

Beykoz’da dizi ve film platosu olarak kullanılan tarihi Beykoz Deri Fabrikası’nda görev yaptığı dönemde iş yeri hekimi olan Halil Şirin, ailesiyle katıldığı bir davetin ardından mobbinge maruz kaldığını ve kızlarının başörtülü olması gerekçesiyle haksız yere işten çıkarıldığını iddia etti.


Şirin’in iddialarına göre, lojman bölgesine taşındıktan kısa bir süre sonra düzenlenen yemekli bir davete kızlarıyla birlikte katıldı. Ertesi gün kurum yöneticisi, tarihi Beykoz Deri Fabrikası Genel Müdürü Serpil Yıldırım’ın Şirin’in kızlarının başörtülü olmasından rahatsızlık duyduğunu belirtti. Bu olayın ardından iddiaya göre Şirin, "Artık burada doktor istemiyoruz" denilerek işten çıkarıldı. Kurumda daha önce de dini değerlere yönelik benzer yaklaşımların sergilendiğini iddia eden Halil Şirin, bazı çalışanlara başörtüsü yerine bone zorunluluğu getirildiğini ve Ramazan ayında oruç tutan personele baskı yapıldığını öne sürdü. Kızlarının başörtülü olması gerekçesiyle iş akdinin feshedildiğini dile getiren Şirin; kararın ardından kurum yöneticilerine kişisel hak ve özgürlüklere saygı duyulması gerektiği yönünde tepki gösterdi.



"Kızlarımızın başörtülü olduklarını gördükten sonra ’Biz artık burada doktor istemiyoruz’ denilerek iş akdim sonlandırıldı"


Görev yaptığı dönemde Beykoz Kundura iş yeri hekimi olan Halil Şirin, yaşanan süreci şu sözlerle aktardı:


"Tarihi Beykoz Kundura ve ARE Holding bünyesinde iş yeri hekimi olarak çalışırken, Genel Müdür Serpil Yıldırım’ın isteği üzerine yalıya yakın konumdaki lojman bölgesinde taşındık. Lojmana taşındıktan bir buçuk ay kadar sonra yemekli bir davete ailece, kızlarımızla birlikte katıldık. Ertesi gün Beykoz Kundura yöneticisi Serpil Yıldırım’ın ve Kültür Sanat Direktörü Buse Yıldırım’ın, kızlarımızın başörtülü olduklarını gördükleri ve bunu hazmedemedikleri; problem yaptıkları söylendi. İki gün sonra da ’Biz artık burada doktor istemiyoruz’ denilerek iş akdim sonlandırıldı."



"Ramazan ayında gücünün yettiği kimselere oruçlarını bozmaları için baskı yaptı"


Yıldırım’ın çalışanlara mobbing uyguladığı iddialarına yer veren Şirin, "Tabii ki Serpil Yıldırım’ın dine karşı kin ve nefret tutumu ilk değil. Burada başörtülü çalışan arkadaşlar maalesef başörtü yerine boneyle çalıştırılmak zorunda bırakılıyor, boneleriyle çalıştırılıyor. Bunun dışında Ramazan ayında gücünün yettiği kimselere, özellikle yakınındaki yönetici arkadaşlarımıza maalesef oruçlarını bozmaları için baskı yaptı. Hatta bir yönetici arkadaşımız Ramazan’da ısrarla gelip arka arkaya üç kere çikolata ikramı yaptığını, normalde hayatta böyle bir şey yapmadığını ve rahat bir şekilde oruç tutamadığını ifade etti" dedi.



"’Mescit nerede?’ diye soran arkadaşıma ’Orası mescit değil dua odası; mescidiniz yerin dibine batsın’ dedi"


Yıldırım’ın dine karşı tutumunun nefret odaklı olduğunu öne süren Şirin, "Odamda Serpil Yıldırım ve Buse Yıldırım ile birlikteyken bir arkadaşımız mescidin nerede olduğunu sordu, ’Mescit nerede?’ dedi. ’Orası mescit değil, dua odası; mescidiniz yerin dibine batsın’ dedi. Maalesef mescide beddua etmeye kadar dine karşı nefret ve tutum içerisinde. Biz bu toprağın çocuklarıyız. İslam bu toprağın ayrılmaz bir parçası; bizim parçamız, asli unsurumuz. İslam’a karşı, dinimize karşı bu kadar kin ve nefret içeren bir tutum ve yaklaşım bu toprağın çocukları hak etmiyor. Birazcık saygı bekliyoruz, çok şey değil" ifadelerine yer verdi.



"Yönetici öncesinde ’Kesinlikle kızlarını getirme, başörtülü olduklarını görürse problem yapar’ diye uyardı"


Son olarak aldığı tepkinin ardından Yıldırım’dan konuya ilişkin bir cevap alamadığını dile getiren Şirin, şunları söyledi:


"Beykoz Kundura yöneticisi bunu yönetici özellikle gelip bana söylemiştir, beyan etmiştir. Öncesinde de bizi uyarmıştı, ’Halil Hocam kesinlikle kızlarını getirme; bak Serpil Yıldırım başörtülü olduklarını görürse problem yapar’ diyerek açıkça uyarıda bulunmuştu maalesef. Lojmana taşındıktan bir buçuk ay sonra da ’Artık burada doktor istenmiyor’ diye apar topar maalesef iş akdine son verildi. Tabii ki kimse karşılıklı sonsuza kadar çalışacak diye bir şey yok ama bizim burada beklentimiz kişisel hak ve özgürlüklere karşı saygı. Bana ’Artık burada doktor istenmiyor’ dendiği söylendikten sonra Serpil Hanım’ın yüzüne bunu söyledim: ’Bunu maalesef kızlarımızın başörtü sebebiyle yaptınız. Bunu ben affetsem de Allah affetmeyecek’ diye kendisinin yüzüne söyledim. İçeri kaçtı, kendi odasına kaçtı."



Öte yandan söz konusu iddialara ilişkin Beykoz Kundura tarafından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:


"Eski çalışanımız İş Yeri Hekimi Halil Şirin tarafından şirketimiz ve şirket yöneticilerimiz/şirket hissedarlarımız aleyhine gerçeğe aykırı, olumsuz ve karalamaya yönelik ifadeler içeren bir röportajın yayımlanması gündeme gelmiştir. Dr. Halil Şirin, ARY Holding A.Ş. bünyesinde 11.08.2025 tarihinde işyeri hekimi olarak göreve başlamış; iş akdi, işyeri hekimliği hizmetinin OSGB aracılığıyla karşılanacağı gerekçesiyle 11.03.2026 tarihinde feshedilmiştir. Söz konusu kişi, iş akdinin sona ermesinin ardından şirketimiz aleyhine haksız menfaat elde etmeye yönelik sistematik girişimlerde bulunmaktadır. Halil Şirin, CİMER başta olmak üzere çeşitli platformlar aracılığıyla Beykoz Kundura yerleşkesindeki hayvanlara ilişkin usulsüzlük iddiaları da dahil olmak üzere asılsız ve abartılı şikâyetlerde bulunmuş; şirketimizin ticari itibarını zedeleyici beyanlar yaymıştır. Bu eylemler nedeniyle Halil Şirin hakkında Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuş olup dosya savcılığa intikal etmiştir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Sanayi esnafından örnek dayanışma: Mahmut Usta’yı yalnız bırakmadılar Erzurum Oto Tamir ve İmalatçıları Odası üyeleri örnek bir dayanışma sergileyerek, tedavisi devam eden meslektaşları Mahmut Usta’ya destek oldular, onu zor günlerinde yalnız bırakmadılar. Erzurum Oto Tamir ve İmalatçıları Odası Başkanı Emre Akdoğan, sergilediği duyarlılık ve esnafına sahip çıkan tavrıyla gönülleri fethetti. İstanbul’da tedavi gören Mahmut Usta’yı yalnız bırakmayan Başkan Akdoğan, hem yardım kampanyasına öncülük etti hem de hastanede ziyaret gerçekleştirerek örnek bir vefa ve dayanışma tablosu ortaya koydu. Erzurum’da oto sanayi esnafı, birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden birine imza attı. Oto Tamir ve İmalatçıları Odası Başkanı Emre Akdoğan öncülüğünde başlatılan destek kampanyasıyla, İstanbul’da tedavi süreci devam eden Mahmut Usta için adeta seferberlik ilan edildi. Yönetim kurulu üyeleriyle beraber kısa sürede büyük bir dayanışma örneği sergileyen oto sanayi esnafı, Mahmut Usta’nın tedavi masraflarını karşılamak adına tek yürek oldu. Esnafın ortaya koyduğu bu anlamlı destek, Erzurum’un kadim ahilik kültürünü ve paylaşma ruhunu bir kez daha gözler önüne serdi Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Oto Tamir ve İmalatçıları Odası Başkanı Emre Akdoğan, esnaflığın yalnızca ticaret yapmak olmadığını vurgulayarak; "Biz büyük bir aileyiz. Zor zamanda ustamızın elinden tutmak, derdiyle dertlenmek bizim kültürümüzün temelidir. Mahmut Ustamızın bu süreçte yalnız olmadığını göstermek istedik. Erzurum oto sanayi esnafının ne kadar büyük bir aile olduğunu görmenin gururunu yaşıyoruz. İstanbul’da tedavi gören kıymetli ustamız Mahmut abimiz için oto sanayi esnafımızın destekleriyle başlattığımız yardım çalışması, çok kısa sürede büyük bir dayanışmaya dönüşmüştür. Onun moralinin yüksek olduğunu görmek bizleri mutlu etti. Erzurum oto sanayi esnafı, yalnızca aynı çarşıda çalışan insanlar değil, iyi günde de zor günde de birbirine sahip çıkan büyük bir ailedir." dedi.
Muğla Kruvaziyer turizmi Marmaris’e can suyu olacak Muğla’nın Marmaris ilçesinde kruvaziyer turizminde bu sezon büyük bir sıçrama yapmaya hazırlanıyor. "Yüzen otel" konseptiyle dünya turizminin en gözde seyahat alternatiflerinden biri olan dev cruise gemilerinin rotasında yer alan Marmaris’e bu sezon 200 bin misafir gelmesi bekleniyor. 2026 yılında rekor seviyede turist ağırlamayı hedeflenen ve güvenli limanlar arasında gösterilen Marmaris Limanı, 28 Ekim’e kadar haftanın belirli günlerinde düzenli olarak kruvaziyer gemilerini ağırlayacak. Kasım ve Aralık aylarında ise sayı düşse de dev gemiler limana gelmeye devam edeceği belirtildi. Limana yanaşacak gemilerle birlikte ilçeye gelecek turistler, başta çarşı esnafı, restoranlar ve turizm işletmeleri olmak üzere birçok sektöre ekonomik hareketlilik kazandıracak. Geçtiğimiz yıl kruvaziyer turizmi kapsamında yaklaşık 60 bin turistin ziyaret ettiği Marmaris’te, bu yıl hedef oldukça yüksek. ‘Geçen yılın 3 katından fazla gemi misafiri gelecek’ Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Marmaris Ticaret Odası Başkanı Mutlu Ayhan, Marmaris’in turizmde her geçen yıl daha da güçlendiğini belirterek, "Geçtiğimiz yıla baktığımızda Marmaris’te kruvaziyer gemisi ile gelen tur sayısı yaklaşık 60 bin olarak gerçekleşirken, bu yılki beklentimiz toplam 59 seferle aşağı yukarı 200 bin civarında misafir bekliyoruz. Bunun yanında yine Orta Doğu’da çıkan savaş nedeniyle hiç programda olmayan iki tane kruvaziyer gemisini de, bir tanesi hatta bir gece Marmaris’te konaklama suretiyle ağırladık. Bundan sonraki dönemde de Ekim ayı sonuna kadar her salı MSC Divina gemisi yaklaşık 5 bin yolcu ve mürettebatıyla Marmaris’i ziyaret ediyor olacak. Bunun haricinde diğer kruvaziyer gemileri de planlanmış durumda. Bir aksilik olmazsa inşallah bu sene 200 bin hatta üzerinde bir misafiri de Marmaris’te misafir etmiş olacağız" şeklinde konuştu. Ayhan, kruvaziyer turizminin sadece günübirlik ziyaretlerle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda Marmaris’in uluslararası turizm pazarındaki bilinirliğini artırarak uzun vadede daha fazla turistin ilçeyi tercih etmesine katkı sağladığını vurguladı. ‘Bu gemilerin yolcuları Marmaris’e can suyu olacak’ Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Bölge Temsil Kurulu Başkanı Suat Esin bu yıl Marmaris Limanına demir atan dev yolcu gemileri ile ilgili ‘’Bu yıl sezona kötü bir başlangıç yaptık hem ekonomik sıkıntılar hem de İran-Amerika savaşının patlamasıyla birlikte turizm ciddi anlamda sıkıntı yaşıyor şu anda. Bu sadece Marmaris değil, Türkiye genelinde yaşanan bir sıkıntı. Ama sevindirici haber, kruvaziyer gemilerde bir artış olması. Bize gelen son bilgiye göre bu sezon yaklaşık 60 civarında kruvaziyer gemisi gelecek. Son gemilerin de biri Kasım ayında, biri Aralık ayında olacağı söyleniyor. Tabii bunlar paket programlarla gelen turistlerin yerini tam olarak tutmasa da Marmaris turizmine ve esnafına az da olsa bir can suyu olacaktır diye düşünüyorum ‘’ dedi. Esin, can suyu olarak değerlendirilen gemi yolcuları ile ilgili ‘Kruvaziyer gemilerle gelen turistler genellikle günübirlik de olsa bölgeye hareketlilik getiriyor. Sabah gelip akşam dönen ya da bir gece konaklayan turistler oluyor. Ayrıca kruvaziyerle gelen turistlerin biraz daha yüksek gelir grubunda olduğunu söyleyebiliriz. Bu da esnafa olumlu yansıyacaktır diye düşünüyorum ‘’ diyerek durumdan memnuniyet duyduklarını iletti. Bu gelişmelerle birlikte Marmaris’in, Akdeniz çanağındaki önemli kruvaziyer destinasyonları arasında daha üst sıralara yükselmesi bekleniyor.