GÜNDEM - 10 Eylül 2025 Çarşamba 09:49

Beykoz’da tarihi yapı krizi: Yol 2 metreye düşüyor

A
A
A

Beykoz’da yeniden inşa edilen tarihi eser niteliğindeki bina, yolun daralmasına neden olacağı gerekçesiyle tartışmalara yol açtı. Mahalleliler sokakta büyük araçların geçişinin imkansız hale geleceğini ifade etti.

Beykoz Merkez Mahallesi Panayır Sokak’ta yeniden inşa edilen tarihi eser niteliğindeki bina, yolun daralmasına neden olacağı gerekçesiyle tartışmalara yol açtı. Yapının eski ölçü ve sınırlarla yeniden yapılması üzerine, sokakta büyük araçların geçişinin imkânsız hale geleceği ifade edildi. Tarihi yapının bulunduğu alanın geçmişte patika yol olduğu, sonradan asfaltlanarak araç trafiğine açıldığı öğrenildi. İnşaatı üstlenen mimar, gelecekte yolun nasıl olacağını göstermek amacıyla tabela ve bariyerler yerleştirerek vatandaşları bilgilendirdi. Vatandaşlar, İlçe Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Anıtlar Kurulu’nun bir araya gelerek hem tarihi yapının korunacağı hem de ulaşımın aksamayacağı ortak bir çözüm bulunmasını talep ediyor.

Mahalle sakinlerinden Ferruh Dalgıç yaşanan sorunu şu dile getirerek, "Beykozlu olma sorumluluğumla Beykoz’da gördüğüm eksiklikleri sosyal medyada dile getiriyorum. Eksikliklerden bir tanesi de mahallemize yapılan eski eser inşaatlarıdır. Elbette saygı duymalıyız, kültür varlıklarımız korunması lazım. Boğaziçi ve Beykoz doğal özellikleriyle, güzellikleriyle korunması gereken bir alandır. Esas olarak 2960 sayılı Boğaziçi Yasası’nın mantığına da karşı değilim ama 2960’ın içinde saçma sapan maddeler var ki bunların artık değişme zamanı geldi geçiyor. Bu yaşadığımız olay 83 imar planlarından geliyor, bunların da artık düzelme zamanı geldi geçiyor." dedi.

Beykoz’da tarihi yapı krizi: Yol 2 metreye düşüyor

"Bu binanın yapımı tüm Beykoz için şu an sorun oluşturuyor"

Yolun daralmasının ciddi sonuçlar doğuracağını söyleyen Dalgıç, "Bu sokak için değil, bu binanın yapımı tüm Beykoz için şu an sorun oluşturuyor. Bu yalnız Beykoz Merkez Mahallesi’ni bağlamayacak, yarın Yalıköy Mahallesi’nde trafik yoğunluğu olacak, Ortaçeşme Mahallesi’nde trafik yoğunluğu olacak, köylerimize giderken sorun yaşayacağız. Hemen yukarımızda itfaiye grubumuz var, buradan çıkış yapacak ama dönüş yapamayacak. Birinci bina evet sorun fakat ikinci yapılan binada yol 2 metreye düşüyor. Şu an kamyonlar buradan zorla, santimlerle geçiyor. Ama ikinci bina yapıldığı zaman taksi bile buradan geçemeyecek. Binanın yanına isterseniz gidin, dubaları çakmışlar. Bina nereye kadar çıkıyor görün. Dubadan 1 metre ileriye aynı şekilde çıkacak. Bu yolun üstünde Kavacık-Beykoz bağlantı yolu var. Yani elde bir yol değil. Önceden burası tek Mehmet Yavuz Caddesi olarak çalışıyordu ama şu an bu trafik yolunda buranın çalışması mümkün değil." şeklinde konuştu.

Ferruh Dalgıç, hukuki boyuta da dikkat çekerek, "Burada kime başvursanız, mahkemeye de gitseniz mahkeme bizi haksız bulacak, yapılanı doğru bulacak. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti. Hakim neye bakıyor? Yasalara bakıyor. Boğaziçi İmar Müdürlüğü’nden imar istikametini alacak. Evet, Boğaziçi İmar Müdürlüğü bu istikameti verecek çünkü Boğaziçi öngörüm planlarında bu istikamet işlenmiş. 2960, 2863 sayılı yasalara baktığı zaman ‘kültür varlığı yapılması lazım’ deniyor. Planlara işlenmiş. Bunun örnekleri de var. Bir tanesi İncirköy Camii’nin yanındaki eski eser. O eski eser yerine yapılırken 1 metre, 1,5 metre geri çekildi. Belediyelerin ve koruma kurullarının bu yetkileri var. Burada ‘eski eser var, ben bunu aynı yerinde koruyacağım’ diyemezsiniz. Burada hayat devam ediyor. 1 metre, 1,5 metre geri çekseniz yine korunur." dedi.

Mal sahibinin çözüm önerisine de değinen Dalgıç, "Mal sahibi diyor ki ‘üst kattaki cumbayı yapıyorum, alttakini yapmayayım.’ Vatandaş hakkından feragat ediyor. Ama Boğaziçi İmar Müdürlüğü ‘hayır yapacaksın, yapmazsan iskanını vermem’ diyor. Bu arada plan tadilatı yapılmadı. Ben Boğaziçi öngörüm bölgesinde plan tadilatı yaptırdım, içinde bulundum. Bitirmemiz 16 sene sürdü. Yalıköy muhtarlığının önündeki iki binayı kaldırabilmemiz için 16 sene uğraştık. Yani şu an burada bu yol kapanacak. Ama her yasa doğru demek değildir ki. Düzenleme lazım." ifadelerini kullandı.

Beykoz’da tarihi yapı krizi: Yol 2 metreye düşüyor

"3 bin senelik mazisi olan bir mahalledeki insanlara neden zulmediyorsunuz"

Dalgıç, konuşmasının devamında, "Dün buraya bir otobüs vurdu. Bu yapıldıktan sonra yine buraya bir kamyon vurur. Vatandaş isyan eder, ‘ben burada oturmam’ der. Bu yol kapanırsa Beykoz karışır. Boğaziçi öngörüm bölgesi belediyelere bırakılmayacak kadar önemli bir bölge. Kaçak inşaatın, gecekondunun en az olduğu bölge öngörüm bölgesi. Buraya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı el atmalı. Ne ilçe belediyesine bıraksın ne de Büyükşehir Belediyesi’ne bıraksın. 3 bin senelik mazisi olan bir mahalledeki insanlara neden zulmediyorsunuz? Burada hayat devam ediyor. Eski eserleri de koruyalım. Arkada belediye mülkiyeti var, bunları 5 metre geri kaydırdığımız zaman yine korunur. Vatandaş gidiyor imar almaya, ‘imar planında yoldasın, evini yok edelim’ diyorlar. Hayır, eski eser edemezsiniz. Nasıl bir mantık bu?" diye konuştu.

Selami Berke Kaya - Metin Başar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremin izlerinin silindiği kentte, 1540 takım, robot yarışmasında derece yapmak için mücadele verecek Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek olan ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışmasına 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım başvuru yaptı. Depremzede öğrencilerin yeteneklerini ve teknolojiye olan ilgilerini ortaya çıkaracak yarışmaya olan ilginin yoğun olduğunu ifade eden Vali Mustafa Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde 2’nci ‘Hataybot’ robot yarışması düzenlenecek. Teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışmaya katılmak isteyen 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım, başvuru yaptı. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Antakya ilçesinde bulunan M2 Steam Merkezi’ni ziyaret ederek yarışmaya hazırlanan öğrencilerle bir araya geldi. Yarışma hakkında bilgi aktaran Vali Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Hatay Robot Yarışması’na 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurduğunu belirten Vali Masatlı, "M2 bilim merkezinde teknolojiye ilgi duyan yetenekli çocuklarımızın burada hem hedeflerinin gerçekleşmesi hem de kendini yeteneklerinin geliştirilmesi bakımından önemli bir kurumumuz. Geçen yıl ilk defa asrın felaketinin ardından ihya ve inşa çalışmalarının dışında özellikle teknolojiyle ilgilenen gençlerimizin ve çocuklarımızın bu meraklarını ve becerilerini sahaya dökmelerini, geliştirmelerini ve yeni çözümlemeler ortaya koymaları bakımından Hatay Robot yarışmasını düzenlemiştik. Düzenlediğimiz robot yarışması il ölçeğinde bir ilktir, bu bakımdan ne kadar gurur duysak azdır. Geçen yıl büyük emeklerle başarılı bir şekilde robot yarışmamız tamamlanmıştı. Bu yıl yine Valiliğimiz koordinasyonunda ve Hatay Büyükşehir Belediyemizin katkısıyla Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yürütümünde 2’nci Hatay Robot yarışmasını düzenleyeceğiz. Geçtiğimiz yıl 1566 öğrenci ve öğretmenden oluşan 552 takım ile başladığımız bu yolculuk, bu yıl 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurusu ile çok daha büyük, çok daha güçlü bir seviyeye ulaşmıştır. Bu yıl başvuru sayılarımızda görülen tablo sıradan rakamsal bir artışı göstermemektedir. Bu artış; asırların felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremler sonrasında Hatay’ımızın yalnızca yaralarını sarmadığını; aynı zamanda geleceğini de kararlılıkla kurduğunu göstermektedir. Ayrıca, Hatay’ımızın üreten, gelişen, kendine inanan ve geleceğe umutla yürüyen ruhunu da göstermektedir" dedi. Yarışmaya katılacakları için heyecanlı olduklarını dile getiren öğrenciler, derece yapmak için mücadele edeceklerini söylediler.
Erzurum Erzurum coğrafi işaretli ürün sıralamasında üçüncülüğü Hatay’a kaptırdı Erzurum, sahip olduğu 61 "Coğrafi İşaretli Ürün" ile Türkiye sıralamasında uzun süredir koruduğu üçüncülüğü 64 adet ürüne sahip olan Hatay’a kaptırdı. Coğrafi İşaretli Ürün; farkı ve ünü yöresinden kaynaklanan, kalitesi tescil ve denetimle korunan değerleri anlamına geliyor. Ülkemizde şehirlerin coğrafi işaret almak için yaptığı ve son yıllarda adet yarışa dönen başvurular, titiz bir inceleme sonucu Türk Patent Kurumu tarafından karara bağlanıyor. Gaziantep 107, Konya 89, Hatay 64, Erzurum 61, Diyarbakır 59, Afyonkarahisar 56, Malatya 52 ve Şanlıurfa 50 adet coğrafi işaretli ürünle, şu anda listenin üst sıralarında rekabet halinde bulunuyor. Böylece Erzurum, uzun yıllardır sürdürdüğü üçüncülüğü de Hatay’a vermiş oldu. Erzurum lezzet ve gelenekte yarışıyor Erzurum, sahip olduğu binlerce yıllık kültürel mirasını, coğrafi işaretli ürünlerle taçlandırmaya devam ediyor. Son tescillerle birlikte coğrafi işaretli ürün sayısını 61’e çıkaran Erzurum, bu alanda Türkiye genelinde ilk sıralardaki yerini muhafaza ederken, "lezzet ve gelenek" merkezi olduğunu bir kez daha kanıtladı. Erzurum’daki STK ve kamu kurumlarını yoğun çalışmaları meyvelerini veriyor. Dünyaca ünlü Oltu Cağ Kebabı, Erzurum Civil Peyniri ve İspir Fasulyesi gibi lokomotif ürünlerin yanına; Erzurum Pastası (Babaanne Pastası), Erzurum Patates Boranisi ve Kuru Kayısı Kaysefesi gibi yeni tescilli ürünler de eklendi. Yöresel değerler ekonomiye kazandırılıyor Konuyla ilgili yapılan değerlendirmelerde, coğrafi işaret tescilinin sadece bir belge olmadığı, aynı zamanda ürünlerin taklitlerinden korunması ve yerel ekonomiye katma değer sağlanması açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı. Erzurum’un tescilli ürünleri, artık sadece yerel pazarlarda değil, e-ticaret platformları ve ihracat kanallarıyla dünya vitrinine çıkmaya başladı. Oltu taşı ve ehram: el sanatlarının gururu Gastronominin yanı sıra el sanatlarında da marka şehir olan Erzurum’da; Oltu Taşı, Ehram Dokuma ve Erzurum Gümüş Burması gibi ürünler, şehrin kültürel kimliğini koruyan en önemli tescilli değerler arasında yer alıyor. Özellikle Oltu Taşı’nın korunması adına yapılan denetimler, ürünün kalitesinin sürdürülebilirliğini sağlıyor. Türkiye Sıralamasında 4. Basamakta 61 tescilli ürünle Türkiye’de en çok coğrafi işarete sahip 4. ili konumunda olan Erzurum, gastronomi turizminde de çıtayı yukarı taşıdı. Yetkililer, hali hazırda askıda ve inceleme aşamasında olan yeni ürünlerle birlikte bu sayının kısa sürede daha da artacağını belirterek, "Erzurum’un her ilçesi ayrı bir değer taşıyor. Amacımız bu zenginliği dünya markası haline getirmek" mesajını verdi. İşte tescil için bekleyen 25 ürünün listesi Türk Patent Kurumu’nda Erzurum’un zengin mutfak kültürüne ve yöresel ürünlerine ait tescil bekleyen liste ise şöyle; Erzurum Enişte Tatlısı/Yemeği, Hınıs Fasulye Şekeri, Erzurum Bakırı, Erzurum Fasulye Kavurması, Erzurum Yumurtalı Patates Salatası, Erzurum Patatesli Mercimek Yemeği, Çat Balı, Uzundere Haris Erik Dolması, Erzurum Kahvaltısı, Erzurum Sarma Kadayıfı, Erzurum Ramazan Pides,i Erzurum Etli Pazı Dolması, Erzurum Göğermiş Peynirli Pide, Erzurum Paça Çorbas,ı Erzurum Sinisi, Erzurum Tava Ketesi, Erzurum Olur Kekikli Mahallesi Kandirif Peyniri / Erzurum Kandirif Peyniri, Hınıs Domas Peyniri, Hınıs Kekik Balı, Hasankale Dövme Kebap, Hasankale Etli Ekmek, Hasankale Güveci, Pasinler Köfte, Narman Yeşil Mercimeği ve Erzurum İspir Gobdini.
Çorum Çorum Belediyesi’nden yaz öncesi vektörle yoğun mücadele Çorum Belediyesi ekipleri, yaz dönemi öncesinde sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışması yürütüyor. Çorum Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, yaz aylarında artış gösteren sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. İnsan sağlığını korumaya yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında Vektörle Mücadele Ekipleri, özellikle üreme alanlarında etkin bir mücadele gerçekleştiriyor. Ekipler, önceden tespit edilen gübre döküm sahaları ile su birikintilerinin bulunduğu bölgelerde çalışmalarını yoğunlaştırarak, vektör canlıların çoğalmasını kaynağında önlemeyi hedefliyor. Havaların ısınmasıyla birlikte artabilecek risklere karşı erken harekete geçen ekipler, fiziksel müdahalelerin yanı sıra larva mücadelesine de ağırlık veriyor. Çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çorum Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, yaz dönemi öncesinde gerekli tüm önlemlerin alındığını belirterek, "Vektörle mücadelede en etkili yöntem, sorunu kaynağında çözmektir. Bu doğrultuda ekiplerimiz, geçtiğimiz haftadan itibaren gübre döküm alanları ve su birikintilerinin bulunduğu riskli bölgelerde çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Havalar ısınmadan önce larva mücadelesine hız vererek yaz aylarına hazırlık yaptık. Yaz dönemi öncesinde tüm önlemlerimizi aldık ve etkin bir şekilde mücadelemize devam ediyoruz" dedi. Sivrisinek ve karasinek üreme alanlarının belediyeye ait coğrafi bilgi sistemine işlendiğini belirten Candan, bu alanların yıl boyunca düzenli olarak takip edildiğini ifade etti. Özellikle larva oluşumunun yoğun olduğu hayvan gübresi döküm sahalarında çalışmaların artırıldığını vurgulayan Candan, "Amacımız, halk sağlığını tehdit edebilecek unsurları en aza indirerek vatandaşlarımızın sağlıklı ve huzurlu bir yaz geçirmesini sağlamaktır" diye konuştu.