ASAYİŞ - 10 Mart 2026 Salı 10:55

Beylikdüzü’nde çifte kadın cinayeti davası karara bağlandı, 2 sanık müebbet hapis cezasına çarptırıldı

A
A
A
Beylikdüzü’nde çifte kadın cinayeti davası karara bağlandı, 2 sanık müebbet hapis cezasına çarptırıldı

Beylikdüzü’nde eşini 38 defa bıçaklayıp ardından boğazını kesen, uyuyan baldızını ise 22 defa bıçaklayarak öldüren Ferhat Boduroğlu ve ona yardım ettiği iddia edilen arkadaşı Arif Türkan’ın yargılandığı davada karar açıklandı. Heyet, sanık Ferhat Boduroğlu’nu takdiri indirimle müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, sanık Arif Türkan’ın ise bir suçtan müebbet hapsine, bir suçtan ise beraatına hükmetti.


Beylikdüzü’nde 17 Eylül 2022’de meydana gelen olayda, Ferhat Boduroğlu (31), boşanma aşamasında olduğu Vildan Boduroğlu’nu (23) evlerinde 38 kez bıçaklayıp boğazını kestikten sonra üst katta uyuyan ve eşinin kendisinden ayrılmasından sorumlu tuttuğu 18 yaşındaki baldızı Fatma Zehra Koyun’u da 22 yerinden bıçaklayarak öldürmüştü. Boduroğlu eşini ve baldızını öldürdükten sonra fotoğraflarını çekerek eşinin ailesine yollamıştı. Sanık Boduroğlu cinayetten sonra kızıyla bir fotoğrafını ise sosyal medya hesabından "Kızımla son foto geldik be kızım" notuyla paylaşmıştı. Öte yandan Boduroğlu’nun arkadaşı Arif Türkan’ın ise cinayete yardım ettiği iddia edilmişti. Boduroğlu ve Türkan’ın yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Ferhat Boduroğlu ile Arif Türkan hazır bulundu. Duruşmaya cinayete kurban giden kız kardeşlerin babası Mustafa Koyun ile taraf avukatları da katıldı.



Sanık hakkında müebbet hapis cezası


Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Ferhat Boduroğlu hakkında, ‘eşe ve kadına karşı kasten öldürme’ suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına ardından ise bu cezada sanığın tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak takdiri indirimle müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Sanık Boduroğlu ayrıca, maktul Fatma Zehra Koyun’a yönelik takdiri indirim uygulanarak ‘kadına karşı kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı.



Sanığın cezasında takdiri indirim uygulandı


Heyet, sanık Arif Türkan’ın ise Fatma Zehra Koyun’a karşı üzerine atılı ‘canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme’ suçundan suçun canavarca hisle ve eziyet çektirme unsurlarının oluşmadığı, sanığın eyleminin, ‘kadına karşı kasten öldürme’ suçu kapsamında kaldığı gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, bu cezanın ise takdiri indirim uygulanarak müebbet hapis cezasına indirilmesine hükmetti. Heyet, sanık Türkan’ın maktul Vildan Boduroğlu’na yönelik ise ‘canavarca hisle veya eziyet çektirerek eşe karşı kasten öldürmeye iştirak’ suçundan sanığın üzerine atılı suçta mahkumiyetine yeterli derecede her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunamadığı gerekçesiyle beraatına hükmetti.



İddianameden


Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, evli olan Vildan Boduroğlu ve Ferhat Boduroğlu’nun aralarında bir süredir geçimsizlik olduğu ve ayrılma aşamasında oldukları, bu sebeple Vildan’ın çocuğunu alarak kardeşi Fatma Zehra Koyun’la birlikte yaşamaya başladığı anlatılmıştı. Olay günü sanık Ferhat ve maktul Vildan’ın buluşmak için anlaştıkları, Vildan ve kız kardeşi Fatma Zehra’nın yanlarında çocukla birlikte Ferhat’ın evine gittikleri, ayrıca evde diğer sanık Arif Türkan ve tanık Emre’nin de bulunduğu iddianamede belirtilmişti. İddianamede, sanık ve maktullerin gece geç saatlere kadar alkol aldıkları, ertesi gün Ferhat Boduroğlu ve Vildan Boduroğlu’nun tartışmaya başladıkları, tartışma esnasında sanık Ferhat’ın maktul Vildan’ı 38 kere bıçakladığı ve boğazını kestiği aktarılmıştı. Hazırlanan iddianamede, Ferhat Boduroğlu’nun üst katta uyuyan maktul Fatma Zehra Koyun’u da eşinin kendisinden ayrılması ve kötü hayat yaşaması nedeniyle suçladığı ve 22 defa bıçaklayarak öldürdüğü açıklanmıştı. Sanığın ardından kızını yanına alarak evden çıktığı iddianamede belirtilmişti. İddianamede Arif Türkan’ın sanık Ferhat’tan 24 dakika önce evden çıktığı ancak çelişkili beyanlarına göre olay anında evde bulunduğu ve cinayete yardım ettiği düşünüldüğü belirtilmişti. Ferhat Boduroğlu hakkında ‘canavarca hisle veya eziyet çektirerek eşini kasten öldürme’ ve ‘canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme’ suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilirken, sanık Arif Türkan hakkında 2 kez ‘canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürmeye yardım etme’ suçundan 40 yıla kadar hapis cezası istenmişti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Milletvekili Alkayış: "Tut İlçemiz her zaman gözbebeğimizdir" AK Parti Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış, Tut ilçesinde gerçekleştirdiği kapsamlı ziyaret programı kapsamında bir dizi temas ve incelemelerde bulundu. Program çerçevesinde Tut Kaymakamlığı’nı ziyaret eden Alkayış, ilçede yürütülen kamu hizmetleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Ardından Tut Belediyesi’ni ziyaret ederek Belediye Başkanı Ercan Öncebe ile ilçede devam eden belediye çalışmaları ve planlanan projeler üzerine istişarelerde bulundu. İlçe programı kapsamında esnaf ziyaretleri de gerçekleştiren Alkayış, AK Parti Adıyaman İl Başkanı Ekrem Çadır, AK Parti Tut İlçe Başkanı Cemal Özdoğan, Kadın Kolları Başkanı Saliha Diler ve teşkilat mensuplarıyla birlikte ilçedeki esnaflarla bir araya gelerek hayırlı ve bereketli kazançlar diledi, talep ve önerilerini dinledi. Program kapsamında AK Parti Tut İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen iftar programına da katılan Alkayış, teşkilat mensuplarıyla bir araya gelerek Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuna vurgu yaptı. İlçede bir taziye ziyaretinde de bulunan Alkayış, vatandaşlarla yakından ilgilenerek başsağlığı dileklerini iletti. Ziyaretlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Alkayış, Tut ilçesinin Adıyaman için önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, "Tut ilçemiz bizim için her zaman çok kıymetli ve gözbebeğimiz olan ilçelerimizden biridir. Bugün gerçekleştirdiğimiz program kapsamında kaymakamlığımızı, belediyemizi, esnaflarımızı ve teşkilatımızı ziyaret ederek hem yürütülen çalışmaları değerlendirme hem de hemşehrilerimizle bir araya gelme fırsatı bulduk. Tut’un kalkınması, gelişmesi ve geleceğe daha güçlü hazırlanması için yapılması planlanan yatırımlar ve projeler üzerine de istişarelerde bulunduk. İnşallah Tut ilçemiz önümüzdeki süreçte de gelişimini sürdürecek ve hak ettiği hizmetlerle daha ileriye taşınacaktır" diye konuştu.
Gaziantep Prof. Dr. İrfan Koca’dan "Geçmeyen ağrı" uyarısı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, kronik ağrılardan şikayetçi olan hastalar için önemli bir uyarıda bulundu. Prof. Dr. İrfan Koca, günlük muayene ve değerlendirme pratiğinde çoğu zaman gözden kaçan "geçirilmiş ameliyatların, diş ve iç organ kaynaklı problemlerin vücut mekaniği üzerindeki etkileri" konusunda açıklamalarda bulundu. "Ağrının kaynağı uzakta olabilir" Ağrının her zaman hissedildiği bölgeden kaynaklanmadığını, vücudun tüm sistemlerinin birbiriyle sıkı bir bağlantı içinde çalıştığını belirten Prof. Dr. İrfan Koca, tanı sürecindeki bu önemli noktaya dikkat çekerek, "Günlük muayene pratiğinde genellikle yalnızca şikâyet edilen bölgeye odaklanılıyor; diz ağrıyorsa dize, bel ağrıyorsa bele bakılıyor. Oysa hastanın geçmişte geçirdiği sezaryen, apandisit, safra kesesi veya fıtık ameliyatları o bölgedeki dokularda ve fasya dediğimiz, tüm vücudu baştan başa saran bağ dokusu ağında yapışıklıklar oluşturabilir. Bu yapışıklıklar dokunun doğal esnekliğini bozarak, fasya aracılığıyla ameliyat bölgesinden oldukça uzaktaki eklemlerde bile kronik ağrılara yol açabilen bir mekanizma oluşturabilir" dedi. "Otonom sinir sistemi, diş problemleri ve zincirleme etkiler" Prof. Dr. İrfan Koca, yalnızca cerrahi operasyonların değil, dişlerle ilgili sorunların da vücutta "bozucu odak" oluşturarak sistemi etkileyebileceğini vurguladı. Prof. Dr. Koca, "Geçirilmiş ameliyatlar, diş çürükleri, gömülü dişler veya hatalı diş tedavileri otonom sinir sistemini olumsuz etkileyebilir. Bu durum vücudun kendini onarma mekanizmalarının dengesini bozarak, problemli bölgeyle doğrudan ilişkili görünmeyen farklı bölgelerde kronik ağrıların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir. "Vücutta zincirleme mekanik etkiler" şeklinde konuştu. Vücut dengesi (postür) bozukluğu Dr. Koca, "Ameliyat sahasında gelişen doku sertleşmeleri veya çiğneme sistemindeki dengesizlikler vücut dengesini bozabilir. Bu durum kişinin farkında olmadan duruşunu değiştirmesine ve zamanla vücudun farklı bölgelerinde mekanik gerginliklerin ortaya çıkmasına neden olabilir" ifadelerini kullandı. "Tedavide kök nedeni bulmak önemli" Sadece ağrı kesiciler veya lokal tedavilerle bu tür kompleks sorunların kalıcı olarak çözülmesinin zor olabileceğini belirten Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapi, fasyal gevşetme ve nöral terapi gibi yöntemlerle hem mekanik yapışıklıkların hem de sinir sistemi üzerindeki bozucu etkilerin ele alınması gerektiğini ifade etti. Koca, "Hastalarımızı değerlendirirken yalnızca şikâyet edilen bölgeyi değil; hastanın geçirdiği cerrahi müdahaleleri, diş geçmişini ve iç organlara ilişkin klinik bulguları da potansiyel kök nedenler olarak değerlendiriyoruz. Otonom sinir sistemi ile doku gerginliğini birlikte ele aldığımızda; diz, boyun veya baş ağrısı yaşayan hastalarda daha kalıcı ve bütüncül bir iyileşme sağlamayı hedefliyoruz" diye konuştu.
Bursa Bursa’da Yeşim Grup’a Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülü Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde Bursa imzası yer aldı. Yeşim Grup, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında uzun yıllardır kararlılıkla yürüttüğü çalışmalarla Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından Kültür Merkezi’nde düzenlenen 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde ödüle layık görüldü. Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri, 5 Mart 2026 tarihinde Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kadın girişimciliğinin desteklenmesinden kadın istihdamına, toplumsal cinsiyet eşitliği bilincinden eğitim ve kültürde fırsat eşitliğine kadar birçok farklı başlıkta projelerin değerlendirildiği zirvede, 8 ayrı kategoride toplam 30 proje ödülle onurlandırıldı. Sunuculuğunu oyuncu ve televizyon sunucusu Ceyda Düvenci’nin üstlendiği, iş dünyası, sanat ve sivil toplumdan birçok önemli ismi bir araya getiren ve "İnsana, Gezegene ve Geleceğe Değer" temasıyla düzenlenen törende Yeşim Grup, toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmalarıyla öne çıktı. "Köklerden Geleceğe Eşit Yarınlar İçin" başlıklı proje, başkanlığını Prof. Dr. Ithır Erhart’ın yürüttüğü, akademi, iş dünyası, medya ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan 22 kişilik bağımsız jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda 62 proje arasından seçilerek "Kadın İstihdamı ve İş Yaşamında Fırsat Eşitliği" kategorisinde ödüle layık görüldü. Ödül, Yeşim Grup adına Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, Kurumsal İletişim Şefi Gizem İskeçeli Ok ve Kurumsal İletişim Uzmanı Furkan Güneri’ye takdim edildi. Yeşim Grup’un "Önce İnsan" anlayışına vurgu yapan Yeşim Grup Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, "Toplumsal cinsiyet eşitliği, 1988 yılından bu yana kurum kültürümüzün temelini oluşturan önemli değerlerden biri. Kadınların iş yaşamında eşit fırsatlara sahip olduğu ve potansiyellerini özgürce ortaya koyabildiği bir çalışma ortamı oluşturmanın hem kurumsal gelişim hem de toplumsal dönüşüm açısından büyük değer taşıdığına inanıyoruz. Bu ödül, kapsayıcı ve âdil kurum kültürümüzün bir yansıması olması açısından bizim için ayrıca anlam taşıyor. Çok paydaşlı iş birlikleriyle güçlenen projemiz; uzun yıllara yayılan sürdürülebilir yaklaşımı, ortaya koyduğu ölçülebilir sonuçlar ve kurum sınırlarını aşarak daha geniş bir toplumsal etki alanı göstermesiyle dikkat çekiyor. Bu alanda uzun yıllardır sürdürdüğümüz çalışmaların böyle anlamlı bir platformda takdir edilmesi bizim için önemli bir motivasyon kaynağı." dedi. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların iş yaşamında güçlenmesine yönelik çalışmalarıyla uluslararası platformlarda dikkat çeken Yeşim Grup, Just Style Excellence Awards kapsamında Ecollectiv projesiyle çeşitlilik, kapsayıcılık ve sosyal etki kategorilerinde ödüle layık görülürken, "UN Global Compact Network Ukrayna" tarafından yürütülen "Sürdürülebilirlik Ortaklığı Ödülü 2025" kapsamında ise "Sosyal Değişim" kategorisinde örnek gösterilen projeler arasında yer almıştı.