SAĞLIK - 17 Ocak 2026 Cumartesi 09:25

Bir yıl yutma mücadelesi veren doktor, doğum günü pastasını yutabilmenin mutluluğunu yaşadı

A
A
A
Bir yıl yutma mücadelesi veren doktor, doğum günü pastasını yutabilmenin mutluluğunu yaşadı

Toplumda görülme sıklığı 100 binde bir ile beş arasında değişen ve nadir hastalıklar grubunda yer alan akalazya, 56 yaşındaki dermatoloji doktoru Lütfiye Çoban’ın yaşam kalitesini bir yıl boyunca olumsuz etkiledi. Hekim olması nedeniyle şikâyetlerini reflü sanarak kendi kendine tedavi etmeye çalışan Çoban, yutma güçlüğü nedeniyle uzun süre düzgün beslenemedi. Doktor arkadaşları tarafından uygulanan tedaviyle yutma kabiliyeti geri gelen dermatoloji doktoru Çoban, hastanede kesilen doğum günü pastasını rahatça yİyip yutabilmenin mutluluğuna kavuştu.


Uzun süredir yutma güçlüğü yaşayan 56 yaşındaki dermatoloji doktoru Lütfiye Çoban, akalazya hastalığı nedeniyle katı gıdaları rahatlıkla tüketemez hale geldi. Kendi hekimlik bilgisinin de etkisiyle şikâyetlerini başlangıçta reflü olarak değerlendiren Çoban, doğru tanı ve tedaviyle Memorial Göztepe Hastanesi’nde sağlığına kavuştu. Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Süleyman Günay tarafından uygulanan Peroral Endoskopik Miyotomi (POEM) yöntemi sonrası, uzun bir aradan sonra ilk kez rahatça yemek yiyebilen Çoban, doğum gününde pastasından ilk lokmayı aldı.


"Hekim olmam kendi kendime tanı koyma hatasına yol açtı"


Hasta Lütfiye Çoban, tanı sürecine ilişkin yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:


"Akalazya tanısını yaklaşık bir-üç ay önce aldım. Ancak şikâyetlerim yaklaşık bir yıldır vardı. Başlangıçta daha hafifti ve hekim olmam nedeniyle kendi kendime tanı koyma hatasına düştüm. Daha çok reflü olduğunu düşündüm ve bir süre reflüye yönelik kendi kendime tedavi uygulamaya çalıştım."


"Lokmaların geçişini kolaylaştırmak için su içmek zorundaydım"


Hastalığın zamanla ilerlediğini belirten Çoban, yaşadığı süreci şöyle aktardı:


"Hastalık sinsi ilerlediği için şikâyetlerim giderek arttı. Yemeklerle boğazda takılma hissi oluşmaya başladı. Her öğünde lokmaların geçişini kolaylaştırmak için neredeyse bir bardak su içmek zorunda kalıyordum. En çok zorlayan ise gece öksürükleri oldu. Şikâyetler artınca yapılan tetkiklerle tanı netleşti ve tedavi sürecine geçtik."


"Bugün su içmeden kahvaltı yapabildim"


Tedavi sonrası yaşadığı değişimi ise "Yaklaşık 24 saat önce tedavim gerçekleştirildi. Uygulanan yöntem çok konforlu, açık bir ameliyat olmaması büyük avantaj. Kısa sürede toparlanabiliyorsunuz. Bugün su içmeden kahvaltı yapabildim. Doğum günüm iki gün önceydi ama o gün pasta yiyemedim. Şimdi ise rahatlıkla doğum günü pastamı yiyebileceğim" şeklinde anlattı.


"Tanı gecikirse tedavi zorlaşıyor"


Hastanın tedavi sürecini anlatan Memorial Göztepe Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Süleyman Günay, akalazyanın tanı sürecine şöyle dikkat çekti:


"Yutma sırasında ‘yediklerim yemek borumda kalıyor’ şikâyetiyle başvuran hastalar çoğu zaman reflü tanısıyla uzun süre takip edilebiliyor ya da psikolojik nedenlere bağlanabiliyor. Akalazya hastalığında tanı süresi genellikle üç ila beş yıl değişiyor. Bu hastamız bir yıl içinde tanı aldığı için şanslı."


Akalazyanın sessiz ilerleyen ancak ciddi sonuçlara yol açabilen bir hastalık olduğunu vurgulayan Günay, "Yiyecekler yemek borusunda biriktiği için özellikle yatış pozisyonunda öksürük atakları görülebilir, akciğerlere kaçma nedeniyle zatürre gelişebilir. Tanı geciktiğinde yemek borusu genişler ve yapısı bozulur; bu da tedaviyi zorlaştırır ve tedaviye yanıtı olumsuz etkiler" dedi.


"POEM yöntemi açık bir cerrahi operasyon değil"


Uygulanan yönteme ilişkin bilgi veren Günay, sözlerine şöyle devam etti:


"Bu hastada tanı, ilaçlı yemek borusu filmi, endoskopi ve manometri testlerinin birlikte değerlendirilmesiyle konuldu. Uyguladığımız POEM yöntemi açık bir cerrahi operasyon değildir. Vücutta kesi olmaz, işlem tamamen endoskopik olarak gerçekleştirilir. Kaslar gevşetildiğinde hastanın şikâyetleri hızla ortadan kalkar."


"Her merkezde uygulanabilen bir tedavi değil"


Hastalığın nadir görüldüğünü hatırlatan Günay, erken tanının önemine dikkat çekerek son olarak şu bilgileri paylaştı:


"Akalazya, toplumda görülme sıklığı yüz binde bir ile beş arasında değiştiği için nadir hastalıklar grubunda yer alır. Her merkezde uygulanabilen bir tedavi değildir; deneyim ve altyapı gerektirir. Bu nedenle Türkiye’nin farklı bölgelerinden hastalar başvurmaktadır. Hastamız da Antalya’dan geldi."


(NŞ-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydın’da 9 bin kilonun üzerinde ayçiçeği tohumu üreticiye dağıtıldı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projeleri kapsamında Aydın’ın Söke ilçesinde ayçiçeği tohumu teslim töreni gerçekleştirildi. Proje kapsamında Aydın genelinde toplam 9 bin 115 kilogram ayçiçeği tohumu üreticilere dağıtıldı. Ayçiçeği Üretimini Geliştirme Projesi çerçevesinde gerçekleştirilen törende üreticilere Söke’de 3 bin 615 kilogram ayçiçeği tohumu teslim edilirken, TAKE projelerinin toplam bütçesinin 13 milyon 400 bin TL olduğu belirtildi. Projeyle Efeler’den Söke’ye, Kuyucak’tan Karacasu’ya kadar birçok ilçede tarım arazilerinin yeniden üretime kazandırılmasının hedeflendiği ifade edildi. Törende konuşan Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü Ayhan Temiz, 2021 yılından bu yana sürdürülen TAKE projeleri kapsamında üreticilere önemli destekler sağlandığını belirtti. Temiz, geçtiğimiz aylarda "Sorgum Sudan Otu Melezi Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi" kapsamında 9 ilçede tohum dağıtımı yapıldığını hatırlatarak, önümüzdeki süreçte ise "Geçci Domates Üretimi" ve "Kışlık Sebze Yetiştiriciliği" projeleriyle üreticilere fide desteği verileceğini söyledi. Ayçiçeği Üretimini Geliştirme Projesi’nin Aydın’da 3 yıldır sürdürüldüğünü kaydeden Temiz, bu yıl ile birlikte toplam yaklaşık 15 ton ayçiçeği tohumunun toprakla buluşturulacağını ifade etti. Proje kapsamında 325 üreticinin destekleneceğini belirten Temiz, üretimin artırılması ve atıl durumdaki tarım arazilerinin yeniden ekonomiye kazandırılmasının amaçlandığını dile getirdi. Söke’de gerçekleştirilen programa Aydın İl Tarım ve Orman Müdürü Ayhan Temiz’in yanı sıra İl Müdür Yardımcıları Dr. Eray Yeşilçayır ve Cengiz Karabulak, Söke Belediye Başkan Vekili Şeref Başer, kurum müdürleri ve çok sayıda üretici katıldı.
Şırnak Milletvekili Tatar: "Cizre Baraj’ında sulama projesini hayata geçiriyoruz" AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, yapımı yıllardır beklenen Cizre Barajı Projesi’nde sulama sisteminin de hayata geçirileceğini bildirdi. Şırnak’ın Cizre ilçesinde yapımı devam eden Cizre Barajı Projesi’nde çalışmalar aralıksız sürüyor. AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar ve Cizre Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar, baraj sahasında incelemelerde bulundu. Heyet, projedeki son durum hakkında yetkililerden bilgi aldı. Tatar, Cizre Barajı’nın yıllardır bölgenin en önemli projelerinden biri olduğunu belirterek, çalışmalarda önemli aşama kaydedildiğini söyledi. Tatar, "Cizre’mize bereket, Şırnak’ımıza güç katacak bu yatırımın planlanan takvim doğrultusunda ilerlemesi bizleri memnun ediyor" ifadelerini kullandı. Tatar, vatandaşların en çok merak ettiği konunun sulama projesi olduğunu belirterek, "Bugün Cizre ilçemizdeyiz. Şu an Cizre Barajı’nın yapılacağı alandayız. Bu projenin hayata geçirilmesi için büyük emek verildi. Yaklaşık 50 yıldır gündemde olan bir projeden söz ediyoruz. Sayın bakanlarımızın destekleriyle süreç hızlandı. Vatandaşlarımızın özellikle sulama konusunda beklentisi vardı. Sulama projesini de hayata geçiriyoruz. Bu müjdeyi buradan vatandaşlarımıza veriyoruz. Yakın zamanda konuyu Meclis gündemine de taşıyacağız. Cizre halkımıza hayırlı olsun" diye konuştu.
Osmaniye Beton mikseri yuva oldu, kuşlar uçana kadar çalışmayacak Osmaniye’nin Bahçe ilçesinde özel bir firmaya ait beton santralinde park halindeki beton mikserine yuva yapan dere kuşunu fark eden şantiye sahibi, örnek bir davranışa imza attı. Yuva bulunan beton mikseri park alanına çektiren işletme yetkilileri, yavrular büyüyüp yuvadan uçana kadar aracı çalıştırmama kararı aldı. Olay, Bahçe ilçesinde faaliyet gösteren özel bir beton santralinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, beton mikserinin kazan bölümüne yuva yapan dere kuşunu fark eden çalışanlar durumu şantiye sahibine bildirdi. Yapılan incelemede yuvada toplam 5 yavru kuşun bulunduğu görüldü. Bunun üzerine şantiye sahibi, kuşların zarar görmemesi için beton mikserini çalışma alanından aldırarak park bölümüne çekti. İşletme yetkilileri, yavru kuşlar yuvadan uçana kadar mikserin kullanılmayacağını belirtti. Kuşların bakımına da destek olan çalışanlar, yuvanın bulunduğu bölgeye su ve ekmek parçaları bırakarak yavruların beslenmesine yardımcı oldu. Yuvadaki yavrular büyüyüp uçana kadar mikseri çalıştırmama kararı aldıklarını söyleyen beton mikseri şoförü Osman Çolak, "Beton mikserinin etrafında bir kuşun sürekli dolandığını gördüm. Daha sonra yaptığımız kontrollerde buraya yuva yaptığını fark ettik. Yuvada önce 5 yumurta vardı, ardından 5 yavru civciv çıktı. Bunun üzerine tesis müdürüyle birlikte aracı park alanına çektik ve koruma altına aldık. Şu anda kuş gelip giderek yavrularını beslemeye devam ediyor. Biz de yuvanın güvenliğini sağlıyoruz. Bakalım süreç nasıl ilerleyecek, yavrular uçabilecek mi? Şimdilik muhafazasını yapıyoruz" diye konuştu.
Ankara Palandöken: "Yüksek faizli yapılandırma esnafı rahatlatmıyor" Esnaf ve sanatkârların ağır borç yükü altında ayakta kalma mücadelesi verdiğini ve mevcut yapılandırma şartlarının esnaf için çözüm olmaktan uzak olduğunu belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Esnaf borcunu ödemek istiyor ancak mevcut ekonomik şartlar buna izin vermiyor" dedi. Palandöken, "Hem Maliye Bakanlığı hem de Sosyal Güvenlik Kurumu Bağ-Kur ve SSK borçlarını 72 aya kadar yapılandırıyor. Ancak faiz oranı yüzde 39 seviyesinde. İnsanlar bırakın borcunu ödemeyi faizini bile karşılayamaz hale geliyor. Bu nedenle esnaf bu yapılandırmaları cazip bulmuyor. "Vergi dairesine ve sosyal güvenlik kurumuna olan borçların 72 aya bölünmesi olumlu bir adım gibi görünse de yüksek faiz nedeniyle ödeme planları sürdürülebilir olmuyor. İnsanlar zaten mevcut taksitlerini ödemekte zorlanıyor. Böyle bir ortamda yüksek maliyetli yapılandırmaların altından kalkmaları mümkün değil" dedi. "Esnaf krediye erişemiyor ayakta kalması zorlaşıyor" Esnafın finansmana ulaşmakta da ciddi sorun yaşadığını belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Esnaf Kefalet Kooperatifleri aracılığıyla verilen krediler de artık alınamaz hale geldi. Çünkü esnafın ya vergi dairesine ya da Bağ-Kur’a borcu bulunuyor. Borçlarını kapatmaya çalışan esnaf aynı zamanda krediye erişemiyor. Çektiği krediyi ödeyen yeniden kredi kullanamıyor. İnsanlar başkasından borç alarak yükümlülüklerini yerine getirmeye çalışıyor. Bu durum esnafı daha da çıkmaza sürüklüyor. Dükkânına mal koyamayan, vergi borcunu ve SGK primini ödeyemeyen esnaf nasıl ayağa kalkacak? Nasıl rekabet edecek? Türkiye’de yaklaşık iki buçuk milyon esnaf ve sanatkâr bulunuyor. Bu işletmeler piyasadan çekildiğinde yerlerine yenisinin gelmesi kolay değil. Kapanan iş yerinin tekrar ayağa kalkması artık çok zor hale geliyor" ifadelerini kullandı. "Esnafın rahatlatılması için yeni formüller üretilmeli" Esnafın yaşadığı sıkıntıların çözümü için kapsamlı bir yapılandırma çağrısında bulunan Palandöken, "Bir yapılandırma yapılmalı ve insanlar rahatlatılmalı. Faiz oranları mutlaka düşürülmeli. Esnaf çalışıp borcunu ödemek istiyor ancak mevcut şartlarla bunun gerçekleşmesi mümkün değil. Bu sıkıntının bir an önce çözülmesi gerekiyor. Aksi halde ne esnaf ayağa kalkabilir ne de piyasalar yeniden canlanabilir" şeklinde konuştu.