ASAYİŞ - 22 Kasım 2025 Cumartesi 11:12

Böcek ailesini zehirlediği iddia edilen ilaçlama firmasının 3 yaşındaki Karan’ın da ölümüne sebep olduğu ortaya çıktı

A
A
A

Fatih’te Böcek ailesinin kaldığı otelde ilaçlama yapan firmanın 18 Nisan’da Şişli’de bir evde de ilaçlama yaptıktan sonra 3 yaşındaki Karan Yazıcı’nın da hayatını kaybettiği iddia edildi. Adli Tıp Kurumu raporunda talihsiz çocuğun ‘böcek ilacı zehirlenmesi’ sonucunda öldüğü belirtildi.

Olay, 18 Nisan’da Halil Rıfat Paşa Mahallesi’nde bir apartmanda meydana geldi. Karşı dairenin evinin ilaçlamasının ardından Yazıcı ailesinin 3 yaşındaki çocukları Karan rahatsızlandı. Aile, gece saatlerinde kusma şikayetiyle Karan’ı hastaneye götürdü. Talihsiz çocuk, hastanedeki yapılan tüm tedavilere rağmen kısa sürede hayatını kaybetti. Oğlunun ölümünün ardından baba Şahin Yazıcı ise ilaçlama firmasından şikayetçi oldu. Karan’ın ölümüne neden olduğu iddia edilen ilaçlama firmasının Böcek ailesinin de hayatına kaybetmesine neden olan firma olduğu öne sürüldü. Küçük Karan’ın ölümüne ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında baba Şahin Yazıcı ifade verdi. Adli Tıp Kurumu’ndan talep edilen otopsi raporunda ise, çocuğun ölümünün travmatik bir nedene bağlı olduğuna dair delil olmadığı, böcek ilacı zehirlenmesi sonucu meydana geldiği belirtildi.

Böcek ailesini zehirlediği iddia edilen ilaçlama firmasının 3 yaşındaki Karan’ın da ölümüne sebep olduğu ortaya çıktı

"Gece saat 00.00’dan sonra Karan ara ara kusmaya başladı"

Şahin Yazıcı’nın savcılıkta verdiği ifadesinde "Akşam saatlerinde eve geldiğimde yan dairemiz olan 1 numaralı dairede ilaçlama yapıldığını ve dairede oturan ismini Firuze isimli kişinin ilaçlamadan dolayı ’bebeğimize zararı olup olmayacağını sorduğunda’ ilaçlama şirketinden ’herhangi bir zarar ve etki olmayacağını’ cevabını aldığını öğrendim. İkametime de girerken bahse konu ilaçlanan dairenin hava geçirecek kısımlarının bant ile kapatıldığını ve evime girdiğimde de ilaçlanan dairenin mutfak camının içerideki zehirli gazın çıkması amacıyla açık olduğunu gördüm. Bu mutfak camı oğlumun kalmış olduğu odanın alt katında bulunan camdır. Eve girdiğimde oğlum ve eşim evdelerdi. İkamet içerisinde rutin olarak günümüzü geçirmeye başladık. Aynı günün gecesi yani 19 Nisan’ın 20 Nisan’a bağlayan gece saat 00.00’dan sonra Karan ara ara kusmaya başladı. Eşim ile birlikte Karan’ın üşüttüğünü düşünerek ara ara ateşini kontrol ettik. Oğlumun ateşi normal derecelerdeydi. Biraz vakit ilerledikten sonra Karan ara ara az miktarlarda kusması oldu. Biz yine oğlumun üşütmüş olabileceğini düşündük. Sonrasında eşimde aynı şekilde rahatsızlandı ve kusmaya başladı" dedi.

"DSS ilaçlama isimli şirketten davacı ve şikayetçiyim"

Oğlunun ölümünden ilaç firmasını sorumlu tutan baba Yazıcı, "Gece boyunca Karan aşırı derece su istedi. Sabah saatlerine kadar su içti. Sabaha karşı da önceki kusmasından farklı olarak fazla miktarda ve aşırı derecede kusması oldu. Eşim, Karan’ın üstüne kusmasından dolayı üzerini çıkardı. Ben de sabaha karşı mide bulantısı ve kusma isteği olunca zehirlendiğimizi düşünerek hastaneye gitmeye karar verdik. Eşim babasını arayarak durumu anlattı. Sonrasında hazırlanarak tedavi olmak amacıyla Şişli’deki özel hastaneye gittik. Babam da bu sırada hastaneye geldi. İlk önce hastanede zehirlenme şüphesi olduğu için acil bölümüne başvurduk ve buradaki görevlilere bir gün öncesinde yani 19 Nisan’da eşim, çocuğum ve benim aynı yemekleri yemediğimizi, zehirlenme şüphemizin gıdadan dolayı olmadığını belirttik. Sonrasında bizi Pediatri bölümüne yönlendirdiler. Apar topar oğlumun bulunduğu Pediatri bölümüne geçtim buraya geçtiğimde oğluma kalp masajı yapılmaktaydı. Yaklaşık 2 - 2 buçuk saat kadar oğluma kalp masajı yapıldı. Bu müdahale esnasında sürekli olarak müdahalede bulunan görevlilerden birileri içeri dışarı giderek eksik malzeme almaya gidip geldi. Bu müdahalenin sonunda oğlumun kalbinin durduğunu ve vefat ettiğini öğrendik. Ben oğlumun ilaçlama yapılan dairenin Karan’ın odasının bulunduğu odadaki camın açılmasından dolayı etkilendiğini ve ilaçlama şirketinin ilaçlamadan ötürü herhangi bir etkisinin olmayacağını söyleyerek ihmali olduğunu düşünüyorum. Ben konu ile ilgili oğlum Karan ile ilgili ölümünde ihmali olduğunu düşündüm ve olay nedeniyle öğrendiğim DSS ilaçlama isimli şirketten davacı ve şikayetçiyim" dedi.

Böcek ailesini zehirlediği iddia edilen ilaçlama firmasının 3 yaşındaki Karan’ın da ölümüne sebep olduğu ortaya çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.