ASAYİŞ - 18 Kasım 2025 Salı 18:55

Böcek ailesinin ölümüne ilişkin soruşturmada tutuklanan 4 şüphelinin ifadesi ortaya çıktı

A
A
A
Böcek ailesinin ölümüne ilişkin soruşturmada tutuklanan 4 şüphelinin ifadesi ortaya çıktı

Fatih’te anne, baba ve 2 çocuğun zehirlenme iddiasıyla hayatını kaybetmesine ilişin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan 4 şüphelinin Savcılık ifadesi ortaya çıktı.

Almanya’dan 9 Kasım 2025’de turistik amaçla İstanbul’a gelerek 13 Kasım’da ‘zehirlenme’ iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27) baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek’in ölümlerine ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında tutuklanan 4 şüphelinin Savcılıkta verdikleri ifadeler ortaya çıktı. Şüphelilerden kokoreç ve midye satılan iş yerinin sahibi E.E. ifadesinde, "İş yeri bana aittir ancak çocuklarım işletmesini yapar. Ben geceleri saat 23.00’dan sonra ertesi sabah 04.00-05.00’a kadar orada kalmaktayım. Dükkanda bulunduğum sırada siparişler veya bu siparişlerin hazırlanmasıyla herhangi bir şekilde ilgilenmiyorum. İş yerinde kullanmış olduğumuz malzemeleri dükkana satan firmalar kendileri getiriyor. Biz sadece ödemesini yapıyoruz. Daha önce belirtmiş olduğum firmadan alınan tavuk, sucuk ve kaşarı bazen kızım bazen de ben alıyorum. İş yerime ailenin geldiği esnada ben yoktum. Aile ürünlerden yemişler herhangi bir içecek içmemişler. Dosyaya bu aşamada adisyon sunulmadı ama sistemde bulunuyor olması lazım. Aynı ürünleri günlük 300-400 farklı kişiye vermekteyiz. Bu zamana kadar herhangi bir şikayet olmadı. Ürünlerin hijyenine dikkat etmekteyiz. Hatta bu olaydan 1 hafta öncesine kadar bu iş yerinde denetim yapıldı ve ürünlerin hijyen kurallarına uygun olduğuna dair tutanak tuttular. Zehirlenme olayı ile herhangi bir alakam olmadığını düşünüyorum. Aynı iş yerinde aileden önce kızımın aynı kokoreçten yediği görülmektedir" ifadelerini kullandı.

"Bu olayı öğrendikten sonra iş yerimde bulunan meşrubat ürünlerini kendim ve çalışanlarım ile birlikte kontrol ettim"

Kafe işletme sahibi F.M.O. ise ifadesinde olay anına ilişkin kamera görüntülerini ve müşteri adisyonunu dosyaya sunduklarını söyleyerek, "Görüntüden anlaşıldığı üzere çayları anne ve baba, kolayı ise çocuklar içti. İş yerimde herhangi bir yiyecek ve tatlı tüketmediler. Bu olayı öğrendikten sonra iş yerimde bulunan meşrubat ürünlerini kendim ve çalışanlarım ile birlikte kontrol ettim. Ayrıca ilçe tarımdan gelip numune bile almışlar. Günlük iş yerimde 150-200 kadar adisyon olur. Çay, kahve ve kapalı ürünler sirkülasyon fazla olduğu için her zaman tazedir. Meydana gelen olayla herhangi bir ilgim olmadığını düşünüyorum. Suçlamayı kabul etmiyorum’’ dedi.

"Lokumdan aynı gün içerisinde yaklaşık 200 müşteriye sattığımız olmuştur"

Olayda dükkan içerisinde çocukların herhangi bir ürün yemediklerini belirten lokumcu sahibi şüpheli F.T., "Ayrıca anne babasına ikram ettiğim nar çayından içmediler. Lokumdan aynı gün içerisinde yaklaşık 200 müşteriye sattığımız olmuştur. Satın almayan 200 müşteriye de bu lokumdan tattırmışızdır. Bu olayda müşteri karışık lokumdan satın almıştı. Bizim lokumlarımız paketinden açılır bittikçe tezgah önünde yenileri ile değiştirilir. Haftada bir kere de aynı lokumun yenilerini sipariş ederiz. Aynı lokumu bizim gibi diğer esnaflar da satmaktadır. Bu lokumun içerisinde herhangi bir süt ürünü bulunmaz. Meydana gelen ölüm olayı ile bağlantım olduğunu düşünmüyorum" diye konuştu.

"5 senedir midye satıyorum, bu zamana kadar benzer olayla kesinlikle karşılaşmadım"

Olay günü halasının oğlunun tezgahında çalıştığını belirten Y.D., "F.A. isimli kişiden bin 50 adet midye almıştım, gün içerisinde aynı midyelerden aşağı yukarı 10 adet yemişimdir. Midye yiyen aileye 1 porsiyon midye verdim. Midyeyi adamla kadının yediğini gördüm, çocukların yiyip yemediklerini görmedim. 5 senedir midye satıyorum, bu zamana kadar benzer olayla kesinlikle karşılaşmadım. Aynı tezgahtan arkadaşlarım dahi yiyorlar. Kimsenin bir şikayeti olmamıştır. Meydana gelen bu olayla ilgili herhangi bir bağlantımın olmadığını düşünüyorum" diye belirtti.

Sema Demir - Melike İnal

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Hakkari’de öğrencilerin başarısı kupayla taçlandı Hakkari’deki Vali İdris Akbıyık İlk ve Ortaokulu’nda düzenlenen "Hikâye Kitabı Değerlendirme Sınavı’nda dereceye giren öğrenciler kupa ile ödüllendirildi. 24 sınıflı ve 760 öğrencinin eğitim gördüğü okulda akademik başarı her geçen gün artarken, 2/A sınıfı öğretmeni Sadi Erik’in hayata geçirdiği örnek çalışma ise takdir topladı. Öğrencilerin okuma alışkanlığını geliştirmek amacıyla 10 kitaplık seti dağıtan Erik, süreç sonunda değerlendirme sınavı gerçekleştirdi. Sınavda birinci olan öğrenciler için üzerinde kendi fotoğraflarının yer aldığı özel tasarım kupalar hazırlandı. Bu uygulama öğrenciler arasında büyük heyecan ve motivasyon oluşturdu. Okul Müdürü Şükrü Ecer, 2/A sınıfını ziyaret ederek öğretmen Sadi Erik’e teşekkür etti. Ecer, "Böyle güzel bir çalışma sergileyen öğretmenimizi kutluyorum. Öğrencilerimiz hem kendilerini geliştirdi hem de moral kazandı. Tüm öğrencilerimize başarılar diliyorum" dedi. Öğretmen Sadi Erik ise "Okumak ruhun gıdasıdır. Bu çalışmayı birinci dönemden bu yana her hafta düzenli olarak sürdürüyoruz. Sınavda üstün başarı gösteren öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Diğer öğrencilerimizi de gösterdikleri çabadan dolayı kutluyorum" ifadelerini kullandı. Müdür Ecer, öğrencileri tebrik ederek sınavda birinci olan Jinda Özkan, Alya Şahin ve Emir Sönmez’e özel tasarımlı kupalarını taktim etti. Jinda Özkan ise emeği geçen sınıf öğretmeni ve okul yönetimine teşekkür etti.
Mersin Mamure Kalesi camisinde 700 yıldır ibadet sürüyor Mersin’in Anamur ilçesindeki Mamure Kalesi içerisinde yer alan yaklaşık 700 yıllık Kale Camii, asırlardır kesintisiz süren ibadet geleneğiyle dikkat çekiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı koruması altındaki tarihi yapı, Akdeniz kıyısının önemli inanç ve kültür mirasları arasında yer alıyor. Roma’dan Osmanlı’ya uzanan çok katmanlı geçmişiyle öne çıkan Mamure Kalesi, farklı medeniyetlerin izlerini tek bir yapıda buluşturuyor. Stratejik konumu ve arkeolojik değeriyle dikkat çeken kale, 2012 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilerek, uluslararası düzeyde de önem kazandı. Roma döneminde temelleri atılan, Selçuklu ve Karamanoğulları dönemlerinde Türk-İslam kimliği kazanan kale içerisindeki cami ise 14. yüzyıl başlarında Karamanoğlu Mahmut Bey tarafından inşa ettirildi. Yaklaşık 7 asırdır ibadete açık olan cami, bu yönüyle Anadolu’daki en eski kesintisiz ibadet mekanları arasında gösteriliyor. Fethin manevi sembolü Kale surları içinde yer alan cami, yalnızca ibadet edilen bir alan olmanın ötesinde fetih anlayışının manevi boyutunu temsil eden önemli bir yapı olarak değerlendiriliyor. Anamur İlçe Müftüsü Mehmet Fidan, caminin merkeze konumlandırılmasının bilinçli bir tercih olduğunu vurguladı. Fidan, bu yaklaşımın İslam’ın temel değerlerinden olan can, mal, akıl, nesil ve din emniyetini koruma anlayışını yansıttığını ifade ederek, "Bu yapı sadece bir savunma noktası değil, aynı zamanda manevi bir merkezdir" dedi. "Camiler hayatın merkezidir" Camilerin toplumsal yaşamın merkezinde yer aldığını belirten Fidan, "Ecdadımız camiyi kalenin tam ortasına inşa ederek önemli bir mesaj vermektedir. Camiler hayatın dışında değil, tam merkezinde yer almalıdır. Mamure Kale camisi de bunun en somut örneklerinden biridir" ifadelerini kullandı. Tarihi caminin yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine açık olduğunu dile getiren Fidan, özellikle cuma günleri ile öğle ve ikindi vakitlerinde ibadet imkanı sunulduğunu söyledi. Cami avlusunda Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarının farklı dillerde ziyaretçilere sunulduğunu belirten Fidan, bu hizmetlerin hem dini bilgilendirme hem de kültürel tanıtım açısından önem taşıdığını kaydetti. Mamure Kalesinin bütünlüğünü koruyan nadir yapılardan biri olduğunu ifade eden Fidan, caminin özellikle cuma namazlarında, Ramazan ayında teravihlerde ve bayram namazlarında yoğun şekilde kullanıldığını belirtti. Çevre mahallelerden gelen vatandaşların yanı sıra yerli ve yabancı turistlerin de ibadet edebildiği camide zaman zaman cemaatin avluya kadar taştığı gözlemleniyor. Tarih, kültür ve maneviyat bir arada Yaklaşık 23 bin 500 metrekarelik alana kurulu Mamure Kalesi 39 kulesi, su sarnıçları ve savunma hendekleriyle dikkat çekerken, içerisindeki camiyle yaşayan bir kültür mirası olma özelliğini sürdürüyor. Akdeniz kıyısında yükselen bu kadim yapı, hem tarih meraklılarını hem de manevi atmosfer arayan ziyaretçileri buluşturarak bölge turizmine katkı sağlamaya devam ediyor.