ASAYİŞ - 27 Ocak 2026 Salı 15:40

‘Casperler’ suç örgütüne yönelik 18 yaşından küçük 68 kişi hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı

A
A
A
‘Casperler’ suç örgütüne yönelik 18 yaşından küçük 68 kişi hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı

Kamuoyunda ‘Casperler’ olarak bilinen silahlı suç örgütüne yönelik 18 yaşından küçük 68 kişi hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı. İddianamede, sosyal medyayı adeta bir özendirme amacı olarak kullandığı ve eylemlerde ön planda bulunan çocukların birçoğunun ekonomik şartları yetersiz mahallerde yaşayan çocuklar olduğu aktarıldı.


Kamuoyunda ‘Casperler’ olarak bilinen silahlı organize suç örgütüne yönelik 18 yaşından küçük 68 kişi hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede 7 kişi ‘mağdur’, 57 kişi ‘müşteki’, 4 kişi ‘maktul’ ve 68 kişi ‘suça sürüklenen çocuk’ sıfatıyla yer aldı.


Hazırlanan iddianamede, örgütün lideri olduğu iddia edilen ‘Hamuş’ kod adlı İsmail Atız ile yöneticisi konumundaki şüphelilerin Bahçelievler’de çocukluk arkadaşı olarak ve aile ilişkileriyle haksız kazanç elde etmek amacıyla bir araya geldikleri, örgüt yöneticisi konumunda ise Mehmet Erhan Atız, Hüseyin Kaan Akkuş, "Burak Bulut" kod adlı İsmayil Göleli, "çaki" kod adlı İsa Doğan, Süleyman Doğan ve "dayı" kod adlı Serhat Başakçi’nin bulunduğu aktarıldı.



Camiada söz sahibi olmaya çalıştıkları, bu amaçları doğrultusunda İstanbul’da birçok silahlı olaya karıştıkları belirtildi


Sanık İsmail Atız’ın liderliği ve baskısı altında örgütün silahlandığının belirtildiği iddianamede, baskı ve cebirle mağdurları sindirdikleri, şüpheliler ve suça sürüklenen çocukların mal varlıklarından edindikleri menfaatlerle etki alanlarını genişlettikleri, edindikleri menfaatlerle güçlenerek gayri meşru faaliyet gösteren camiada söz sahibi olmaya çalıştıkları, bu amaçları doğrultusunda İstanbul’da birçok silahlı olaya karıştıkları, iş yerleri ve kamuya açık alanlarda silah kullanmaktan çekinmedikleri, baskı altına almaya çalıştıkları kişilerin iş yerlerini kurşunladıkları kaydedildi.


Örgütün lider ve yöneticilerinin yönettiği sosyal medya hesaplarından gerçekleştirdikleri eylemlere ait görüntü kayıtlarını, örgütün devamlılığını sağlamak ve örgüt üyelerini bir arada tutmak amacıyla paylaştıklarının anlatıldığı iddianamede, yapmış oldukları paylaşımların özellikle 16-25 yaş grubu arasında hızlı bir şekilde yayıldığı, paylaşımların bahse konu yaş grubu aralığında yer alan kişileri örgüte kazandırmada veya örgüte karşı en azından sempati duymak konusunda etkili olduğu ve yapılan paylaşımların içeriğinin bazı platformlarda, hayal ürünü olan suç konulu dizi ve filmlerden alıntılar yaparak doldurdukları ifade edildi.



Örgütün sosyal medyayı adeta bir özendirme amacı olarak kullandığı kaydedildi


Hazırlanan iddianamede, fiziksel ve ruhsal sorunlar etkisinde kalan çocuk ve genç bireylerin kendini ispatlama güdüsüyle hareket ederek örgüte katılım için gönüllü oldukları, örgüt içerisinde kendilerine sunulacağı söylenen hayata ulaşmak amacıyla örgüt lideriyle yöneticilerine mutlak bir bağlılık gösterdikleri ve örgütün sosyal medyayı adeta bir özendirme amacı olarak kullandığı belirtildi.



Çocuklara eylemler karşılığında 10 bin lira ile 50 bin lira arasında para verileceği yönünde vaatlerde bulunulduğu belirtildi


Örgütün gerçekleştirdiği çoğu eylemde özellikle motosiklet kullanmayı bilen 18 yaşından küçüklerin ağırlıkta olduğunun aktarıldığı iddianamede, eylemlerde ön planda bulunan bu çocukların birçoğunun ekonomik şartları yetersiz mahallerde yaşayan çocuklar olduğu ve verilen talimatları yerine getiren çocuklara eylemler karşılığında 10 bin lira ile 50 bin lira arasında para verileceği yönünde vaatlerde bulunulduğu ifade edildi.


Hazırlanan iddianamede suça sürüklenen çocuklar hakkında "suç işlemek amacıyla silahlı suç örgütüne üye olma", "tasarlayarak kasten öldürme", "çocuğa karşı tasarlayarak öldürme", "çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs", "kasten öldürmeye teşebbüs", "6136 Sayılı Kanun’a muhalefet etme", "kasten yaralama", "silahla kasten yaralama", "nitelikli yağma", "nitelikli yağmaya teşebbüs", "mala zarar verme", "nitelikli mala zarar verme", "nitelikli silahla tehdit", "genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması", "suçu bildirmeme", "birden fazla kişi tarafından birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma", "suçluyu kayırma" ve "birden fazla kişi tarafından birlikte gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal" gibi suçlardan değişen oranlarda hapis cezası talep edildi.


Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nin iddianame üzerindeki değerlendirmesi sürüyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Göktaş: "İBB’nin yasal olmayan ‘kreşlerinde’, başka çocukların da mağdur edildiği bilinmektedir" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "İBB’ye ait ruhsatsız ‘çocuk etkinlik merkezinde’ istismar ve şiddete maruz kaldığına dair iddialar bizleri kahretmiştir. Söz konusu iddialar bakanlığımıza intikal etmiştir" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda "3 yaşındaki bir yavrumuzun, İBB’ye ait ruhsatsız ’çocuk etkinlik merkezinde’, istismar ve şiddete maruz kaldığına dair iddialar bizleri kahretmiştir. Söz konusu iddialar Bakanlığımıza ve yargıya intikal etmiştir. Yargı süreci devam etmekte olup; İBB’nin yasal olmayan bir biçimde işletmeye çalıştığı ‘kreşlerinde’ başka çocuklarımızın da mağdur edildiği benzer vakalar olduğu bilinmektedir. Bu vakaların tamamı Bakanlığımız ve adli makamlar tarafından yakından takip edilmektedir" ifadelerini kullandı. Bakan Göktaş, paylaşımında, "Böylesine hassas ve toplumsal vicdanı derinden yaralayan bir konuda, siyaset üstü bir sorumlulukla hareket edilmesi gerekirken ve iddialar bu kadar ciddiyken, kamuoyunu rahatlatacak açık ve sorumlu bir tutum sergilemek yerine konunun siyasi polemiklere çekilmesi kabul edilemez. Oysa yapılması gereken son derece açıktı: Bu kurumları daha en baştan çocukların güvenliğini esas alan bir anlayışla, hukuka ve yürürlükteki mevzuata uygun biçimde tasarlamak! Çocuklar söz konusu olduğunda hiçbir mazeret, hiçbir tereddüt, hiçbir gecikme kabul edilemez. Sıfır tolerans esastır. En küçük risk bile derhal müdahale sebebidir. Bu vakalar görmezden gelinemez. Üzeri örtülemez. Normalleştirilemez. Bakanlık olarak hiçbir iddiayı yok saymadık, hiçbir vakaya sessiz kalmadık. Bu olayda da yargı sürecinin sonuna kadar takipçisi olacak, çocuklarımızın ve ailelerimizin yanında dimdik durmaya devam edeceğiz" dedi.