ASAYİŞ - 17 Kasım 2025 Pazartesi 18:41

Cesedi yol kenarına bırakılan Ayşe Tokyaz cinayetinde soruşturma tamamlandı

A
A
A

Küçükçekmece’de eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavulla yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, Cemil Koç hakkında ve onun işlediği suça iştirak ettiği belirlenen şahıs hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

Küçükçekmece’de 11 Temmuz tarihinde eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavula konularak Eyüpsultan’da yol kenarına bırakılan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede Ayşe Tokyaz ‘maktul’, ikiz kardeşi Esra Tokyaz ‘müşteki’, zanlı Cemil Koç’un (38) da aralarında bulunduğu 9 şahıs ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı.

Esra Tokyaz’ın 3 gün boyunca Ayşe Tokyaz’ı aradığı aktarıldı

Hazırlanan iddianamede, müşteki Esra Tokyaz’ın olay günü Küçükçekmece Halkalı Polis Merkezine gelerek ifade verdiği, ifadesinde ise kız kardeşi Ayşe Tokyaz ile görüntülü konuştuğu, görüşme sırasında kardeşinin yüzü ve ağzında morluklar olduğu, kanlar içinde kaldığı, Ayşe’nin Esra’ya Cemil Koç tarafından darp edildiğini söylediği, bulunduğu adresi kardeşiyle paylaştığı, Esra Tokyaz’ın verilen adrese kardeşini görmeye gittiği ve kapıyı Cemil Koç’un açtığı belirtildi. Cemil Koç’un Esra Tokyaz’a kardeşinin orada bulunmadığını söylediği, bunun üzerine Esra Tokyaz’ın 3 gün boyunca Ayşe Tokyaz’ı aradığı, bulamaması üzerine durumu polise bildirdiği, Cemil Koç’tan kardeşini darbettiği ve alıkoyduğu iddiasıyla şikayetçi olduğu bilgisi de iddianamede yer aldı.

Koç’un 1 şüpheli ölüm, 3 kasten yaralama, 1 tehdit olmak üzere 8 suç kaydının bulunduğu belirlendi

Cemil Koç ile Ayşe Tokyaz’ın bir süredir sevgili olduğu, Koç’un polis memurluğundan ihraç edildiğinin belirtildiği iddianamede, Koç’un 1 şüpheli ölüm, 3 kasten yaralama, 1 tehdit olmak üzere toplam 8 adet adli suç kaydının bulunduğu aktarıldı. İddianamede, maktul Tokyaz’ın bazen sanık Koç’un evinde kaldığı, en son ise olaydan 4 gün öncesi olan 7 Temmuz günü ikamete gittiği, burada Cemil Koç ile kavga ettiği, kavga üzerine Tokyaz’ın Beşiktaş’ta kaldığı öğrenci yurduna döndüğü, burada kardeşi müşteki Esra Tokyaz’ı görüntülü aradığı, arama sırasında yüzünde ekimoz ve kanama olduğu, kardeşine Cemil Koç tarafından darbedildiğini söylediği yer aldı. İddianamede, olaydan bir gün öncesi olan 10 Temmuz tarihinde saat 23.30 sıralarında Cemil Koç’un Esra Tokyaz’ı arayarak, kendisinin Ayşe Tokyaz’a hediye aldığı 7-8 adet yüzüğü istediği, yüzükleri alması için Cemal Arslan’ı göndereceğini söylediği, Esra Tokyaz’ın ise yanına gelen Cemal Arslan ile olay yerine geldiği, kapıyı şüpheli Cemil Koç’un açtığı, Esra Tokyaz’ın yüzükleri verdikten sonra Ayşe Tokyaz’ı sorduğu, Cemil Koç’un ise evden ayrıldığını söylediği, Esra Tokyaz’ın kapının önünde Ayşe’ye ait ayakkabıları görmesi üzerine Ayşe Tokyaz’ın hayatından endişe ederek, polis merkezine başvurduğu anlatıldı.

Kanları temizlemesi için eve temizlik personeli çağırdıkları, sanıkların suç delillerini yok ettikleri anlatıldı

Müşteki Esra Tokyaz’ın polis merkezine başvurusu sonrası Küçükçekmece’deki adreste polis ekiplerinin arama yaptığının anlatıldığı iddianamede, polislerin adreste kimseyi bulamadıkları, dairenin ise dağınık olduğu şeklinde tutanak tutmalarına rağmen arama yapılan polis memurları hakkında soruşturmanın sürdüğü bilgisi yer aldı. Hazırlanan iddianamede, sanıklar Cemil Koç ve Oğuz Kal’ın olay günü gece saat 01.42’de sitedeki daireye giriş yaptıkları, iki şahsın iştirak halinde hareket ettikleri, saat 01.45 sıralarında ise iki şahsın da içerisinde Ayşe Tokyaz’ın cansız bedeninin bulunduğu tespit edilen valizle siteden araçla ayrıldıkları, valizi ise bagaja koydukları belirtildi. ‘Tasarlayarak öldürme’ suçunu işleyen Cemil Koç ile Oğuz Kal’ın evdeki kanları temizlemesi için eve temizlik personeli çağırdıkları, Mustafa E.A.’nın şüpheliler Cemil Koç ile Oğuz Kal’a suçtan haberdar olmasına rağmen yardım ettiği belirtildi.

Şüpheli Cemil Koç’un kullandığı aracın 12 Temmuz günü saat 21.00 sıralarında Eyüpsultan ilçesi Gültepe Mahallesi Yavuz Selim Caddesi üzerinde park halindeki aracın yanına, suçtan haberdar oldukları belirlenen Barış Can A., Yusuf Ziya S. ve Erhan G.’nin bir başka araçla geldiği, Cemil Koç’a ait aracın bagajını açarak Ayşe Tokyaz’ın cansız bedeninin olduğu valizi alarak kendi araçlarına koydukları anlatıldı. Öte yandan, olaydan bir süre sonra tespit edilerek, olay yeri inceleme ekipleri tarafından çalışma yapılan araçta 1 adet bej renkli kanlı mont, siyah renkli bir başka kanlı mont, naylon poşet, 15 adet sim kartı alınmış kartlıklar, karton telefon kutuları olduğu ve bagaj paspası üzerinde sıvı kan bulunduğu aktarıldı.

ATK raporu tespiti: Tokyaz’ın vücudunda kokain maddeleri belirlendi

Adli Tıp Kurumu (ATK) İstanbul Morg İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan otopsi raporu da iddianamede yer aldı. Raporda, Ayşe Tokyaz’ın vücudunda kokain maddelerinin çeşitlerinin bulunduğu, safra kesesi ve idrarında ise uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin olduğu, vücut sıvılarında uyarıcı madde metaloitleri tespit edilen maktul Ayşe Tokyaz’ın ölümünün künt kafa travmasına bağlı nazal kemik kırığı ile birlikte beyin kanaması sonucu meydana gelmiş olduğunun tespit edildiği, beyin kanaması geçirdiği, giysisinde kan lekesinin tespit edildiği, kafatası ve alt dudağında darp edildiği bulgularının olduğu aktarıldı.

"Ayşe Tokyaz’ı öldürmedim, düşerek vefat etti"

Öte yandan iddianamede, şüpheli Cemil Koç’un da ifadesi yer aldı. Koç ifadesinde, "Ayşe’yle bir problemimiz yoktu. Ben onun her dediğini yapıyordum. Olay günü dubleks evimin üst katındaydık. Ayşe bana meze hazırlamak için alt katta bulunan mutfağa gitmek üzereyken merdivenlerden düştü. Sesi duymamın üzerine yanına gittim. Ayşe oturur vaziyette düşmüş ve kafasını duvara vurmuştu. Ayşe’yi alıp koltuğa yatırdım. Ağzından köpükler geliyordu. Yardım çağırmak için üst kattan telefonumu aldım. Aşağı inip Ayşe’ye kalp masajı ve suni teneffüs yaptım ancak Ayşe nefes almıyordu. Ayşe’nin vücudu soğuduktan sonra Uğur ağabey diye birini aradım. Sonrasında Oğuz Kal’ı aradım. Oğuz gelince Ayşe’yi valize koydum, bu işe Oğuz karışmadı. Valizi araca ben koydum. Evden Oğuz’la beraber ayrıldık, beraber plan yaptık ancak Oğuz beni sattı, ben de korkuya kapıldım. Bir şeyler düşünmek için meyhaneye gittim. Burada Necmettin isimli arkadaşımı aradım. Ona, ‘Valizde sıkıntılı bir şey var, bunu gömmemiz lazım. İlerleyen zamanda geri alacağım ama içini açıp bakmak yok’ diyerek karşılığında para vadettim. Ayrıca birilerini daha bulmasını ve kişi başı 100 bin olacak şekilde toplamda 500 bin lira karşılığında anlaştık. Ayşe Tokyaz’ı öldürmedim. Tokyaz düşerek vefat etti. Ben sadece korktuğum için cesedi yok ettim. Ayşe’yi hiç darbetmedim. Esra Tokyaz’ın iddaları gerçek dışıdır. Ayşe ile aramız çok iyiydi, mutluyduk. Ayşe’yi öldürmem için sebebim yoktur. Diyarbakır’da gerçekleşen dini nikahlı eşim Ejegül’ü de benim öldürdüğüm iddiaları yalandır. Ejegül, intihar etti. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" dediği aktarıldı.

Cemil Koç ve ona yardım eden sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi

Hazırlanan iddianamede, sanık Cemil Koç hakkında ’kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, ‘cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ’şantaj’ suçlarından ise 4 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Tutuklu diğer 7 sanık hakkında ise ‘kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürmeye yardım etme’ suçundan 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Oğuz Kal’ın zanlı Cemil Koç’un işlediği suça iştirak ettiğinin belirlenmesi üzerine ’kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme suçuna iştirak’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve diğer suçlar yönünden 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Hazırlanan iddianame, Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Cemil Koç’un da aralarında bulunduğu 9 sanık önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.

Gamze Şenyiğit

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Bu ilçede evlenecek çiftlere 20 bin TL maddi destek SAMSUN (İHA) – Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede evlenecek olan çiftlere 20 bin TL destek sağladıklarını açıkladı. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, sosyal belediyecilik alanında fark oluşturan desteklerle ailelerin, öğrencilerin ve evlenmek üzere yola çıkan çiftlerin yanında olmayı sürdürdüklerini ifade etti. Güçlü aile, güçlü toplum anlayışıyla evlenecek olan genç çiftler için yeni destek programlarını uygulamaya almaya devam ettiklerini vurgulayan Başkan İbrahim Sandıkçı, ilçede evlenecek olan dar gelirli çiftlere 20 bin TL destek sağladıklarını belirtti. Canik’te evlenecek olan çiftlere ayrıca nikâh ücret desteği ve ev eşyası desteğinde bulunduklarını da hatırlatan Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde evlenecek olan çiftlerimize 20 bin TL destek sağlıyoruz" dedi. Belediye tarafından evlenecek olan dar gelirli çiftlere 20 bin TL destek sağlanması ve çiftlere evlilik öncesi aile okulu eğitimi verilmesine dair iş birliği protokolü Canik Kaymakamı Şeref Aydın ve Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı tarafından imzalandı. Aile kurumunun önemi konusunda toplumsal bilinç oluşmasına yönelik adımlar attıklarını aktaran Başkan İbrahim Sandıkçı, evlilik hazırlığında olan çiftlere yönelik destek programlarını kesintisiz bir şekilde sürdürdüklerini ifade ederek, ayrıca şunları söyledi: "Canik’imizde sosyal belediyecilik alanında örnek projeleri hayata geçiriyor, ailelerimizin ve aile kurumu oluşturmak üzere yola çıkan gençlerimizin bütçelerine destek olmaya devam ediyoruz. Canik’imizde evlenecek olan dar gelirli çiftlerimize 20 bin Türk lirası destek sağlıyoruz. Destek programımız çerçevesinde ayrıca çiftlerimizi evlilik öncesi aile okulu eğitimiyle buluşturacağız. 20 bin Türk lirası destek programımızla birlikte evlenecek olan çiftlerimizin nikâh işlemlerini tamamen ücretsiz bir şekilde gerçekleştirmeye, ayrıca dar gelirli çiftlerimize ev eşyası desteği sağlamaya devam ediyoruz. Canik’imizde sosyal belediyecilikte farkındalık olan projelerimizle ailelerimizin ve evlenecek olan çiftlerimizin yanında olmayı sürdürüyoruz."
Kars Sarıkamış’ta Orman Haftası etkinliği Sarıkamış Orman İşletme Müdürü Şener Arifoğulları, beraberinde orman şefleri ile birlikte 2026 Orman Haftası kapsamında Kaymakam Enis Aslantatar’ı makamında ziyaret etti. Gerçekleşen ziyarette, ormanların korunması, sürdürülebilir yönetimi ve çevre bilincinin artırılmasına yönelik yürütülen çalışmalar ele alındı. Kaymakam Enis Aslantatar, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, orman teşkilatının doğanın korunması ve gelecek nesillere aktarılması noktasında üstlendiği sorumluluğun büyük önem taşıdığını ifade etti. Özverili çalışmalarından dolayı İşletme Müdürü Şener Arifoğulları ve beraberindeki orman şeflerine teşekkür eden Aslantatar, özellikle Orman Haftası’nın toplumda çevre bilincinin gelişmesine önemli katkılar sunduğunu belirtti. Ziyaret sırasında İşletme Müdürü Şener Arifoğulları, Sarıkamış bölgesinde yürütülen ağaçlandırma faaliyetleri, ormanların korunmasına yönelik denetimler ve sürdürülebilir ormancılık projeleri hakkında Kaymakam Aslantatar’a bilgi verdi. Ayrıca, yangın önleme çalışmaları ve vatandaşlara yönelik bilinçlendirme faaliyetlerinin yıl boyunca aralıksız sürdürüldüğü aktarıldı. Ziyaretin ardından Kaymakam Enis Aslantatar, Sarıkamış Orman İşletme Müdürlüğü personeli Sedat Özbilen’e, görevinde göstermiş olduğu gayretli ve başarılı çalışmalarından dolayı teşekkür belgesi takdim etti. Tören, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Ankara DEM Parti Sözcüsü Doğan: "DEM Parti İmralı Heyeti İmralı Adası’na gidecek Öcalan’la görüşmek üzere" Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Yarın heyetimiz, DEM Parti İmralı Heyeti İmralı Adası’na gidecek Öcalan’la görüşmek üzere. Bu görüşme bizim için çok önemli bir görüşme. Çünkü bir yandan yasal süreçle ilgili bundan sonra yapılacakları dair Öcalan’la a istişarede bulunacaklar gündemlerinde böyle bir başlık var" dedi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, basın toplantısında konuştu. Doğan, Nevruz kutlamalarında DEM Parti’nin de yer aldığını belirterek, "Nevruz’un Kürt halkı açısından farklı bir anlamı var. Zulme karşı direnişi ve özgürlüğü simgeliyor aynı zamanda Nevruz, Kürt halkı açısından. Bu yılki Nevruz’un sloganı da özgürlük, birlik ve demokrasiydi. Bu birlik vurgusu tabii ki Kürtlerin birliğini kapsayan ama aynı zamanda halkların birlikteliğini de kapsayan bir vurguydu" diye konuştu. Nevruz kutlamalarında gözaltıların olduğunu dile getiren Doğan bunun bir suç olmadığını söyledi. Doğan, "Asıl suç hala Selahattin Demirtaş’ın içeride olması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanmaması. Suç arıyorsak oraya bakalım. Üstelik anayasa ihlali, anayasal suç" şeklinde konuştu. PKK’nın geçen yıl temmuz ayında silah bıraktığını hatırlatan Doğan, "Silahlarını bırakanlar ne yapacaklar, hayata nasıl katılacaklar, demokratik siyasete nasıl katılacaklar diye sordular. Yetmedi, biz sorduk. Yapılan tüm görüşmelerin ana gündemi bu konu. Münfesih bir örgütten suç oluşturmak bu sürecin ruhuna uygun olmadığı gibi, Kimler bundan fayda görüyor sorusunu da bize sordurtuyor. Eğer provokasyon arıyorsak buralara bakalım. Eğer bir ülkenin kolluk gücü, hakimi, savcısı, barış ve demokratik toplum sürecinden haberdar değilse, burada bir sorun var demektir" değerlendirmesinde bulundu. "Hızla bir takvimlendirme, bunun da kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor" Doğan, sürecin hızlandırılması gerektiğinin altını çizerek "Tüm bu somut adımların pratikte karşılık bulması için yapılması gerekenlerin neler olduğuna işaret eden bir temel başlık vardı ve bu da hukuki çerçeveydi. Bu çerçeve yasa ne zaman ve nasıl oluşturulacak? Bizim bu konudaki tavrımız açık. Daha önce de paylaştım. Biz bu çerçeve yasanın bir an önce geçiş hukukuna uygun bir biçimde yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim bu konudaki hazırlıklarımız tamamlandı. Bu yasada hiç kimseye ayrım yapmadan, kategorik bir yaklaşım içermeden, silah bırakan herkesi kapsayacak bir hukuki yaklaşıma ihtiyaç var. Bunun bu şekilde düzenlenmesi gerekiyor. Bunun için de hızla bir takvimlendirme, bunun da kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor" ifadelerine yer verdi.
Muğla Tarihi yel değirmenleri için fikir projesi yarışması başladı Bodrum Belediyesi ve TMMOB Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği iş birliğiyle ilçenin simge mekanlarından Değirmenburnu’nda yer alan tarihi yel değirmenlerini geleceğe taşımak amacıyla düzenlenen "Bodrum Değirmenburnu Tarihi Yel Değirmenleri ve Yakın Çevresi Fikir Projesi Yarışması" başladı. Toplam 5,5 milyon TL ödül havuzuna sahip olan ulusal yarışma, alanın tarihi dokusunu koruyarak çağdaş ve yenilikçi fikirler üretilmesini hedefliyor. Bodrum’un silüet hattında yer alan, doğal ve arkeolojik sit alanı statüsündeki Değirmenburnu bölgesi için hazırlanan fikir projesi yarışmasının takvimi netleşti ve süreç resmen başladı. TMMOB Mimarlar Odası Bodrum Temsilciliği desteğiyle tek kademeli, serbest ve ulusal çapta düzenlenen yarışma; tarihi mirası korurken "yerin ruhunu" yansıtacak, peyzaj bütünlüğünü ve kamusal kullanım potansiyelini ön planda tutacak çağdaş çözümler arıyor. Kültürel peyzaj alanı olarak tanımlanan bölgedeki yel değirmenleri ve sarnıç gibi koruma konusu yapı unsurlarını odağına alan yarışma; mimar, şehir plancısı ve peyzaj mimarlarının yenilikçi projelerine sahne olacak. Yarışmacılardan, koruma statüsü yüksek olan bu özel alana hassasiyetle yaklaşarak hem doğayı koruyan hem de Bodrum’un şehir yaşamına değer katacak fikirler geliştirmeleri bekleniyor. TMMOB’a bağlı odalara kayıtlı mimar, şehir plancısı veya peyzaj mimarlarının bireysel veya ekip olarak katılabileceği fikir yarışmasında, dereceye giren güçlü projeler için toplam 5,5 milyon TL ödül dağıtılacak.