GÜNDEM - 08 Mayıs 2025 Perşembe 13:56

Bakan Kurum: "İstanbul’da acil dönüşmesi gereken 600 bin konut var"

A
A
A
Bakan Kurum: "İstanbul’da acil dönüşmesi gereken 600 bin konut var"

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "2000 yılındaki bina stokuna baktığımızda İstanbul’un tamamı riskliyken; yaptığımız düzenlemeler, mevzuat değişiklikleri ve inşa çalışmalarıyla; bugün İstanbul’un yüzde 60’ı güvenli hale gelmiş durumda. Ancak halen acil dönüşmesi gereken 600 bin konut var" dedi.

Deprem Dönüşümü Değerlendirme Toplantısı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum başkanlığında İstanbul Valilik binasında gerçekleştirildi. Toplantıya Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut, İstanbul Valisi Davut Gül, TOKİ Başkanı Levent Sungur, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İBB Genel Sekreteri Volkan Demir, vali yardımcıları, 39 ilçenin belediye başkanları da katıldı.

"İstanbul güvenli bir şekilde güçlenirse Türkiye güçlenir; Allah korusun, aksi bir durumda Türkiye geri dönüşü olmayan bir zarar görür"

Toplantının ardından basın mensuplarına konuşan Bakan Kurum, İstanbul’un önemine vurgu yaparak, "İstanbul, Türkiye’nin kalbidir. Nüfusu, ekonomik büyüklüğü ve tarihî derinliğiyle ülkemiz için eşsiz bir değere sahiptir. Bu şehrin geleceğiyle Türkiye’nin geleceği doğru orantılıdır. Bu sebeple; İstanbul güvenli bir şekilde güçlenirse Türkiye güçlenir; Allah korusun, aksi bir durumda Türkiye geri dönüşü olmayan bir zarar görür. Son yıllarda yaşadığımız afetler ve özellikle de İstanbul’umuzda hissedilen depremler; deprem dönüşüm seferberliğimizin kıymetini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Ben tam da bu noktada, Asrın Felaketi sonrasında 11 ilimizde yaptığımız çalışmaları, İstanbul’un nitelikli dönüşümüne örnek olması bakımından çok önemsiyorum" dedi.

"2 yılda adeta yeniden bir ülke inşa ederek tam 201 bin konutu vatandaşlarımızla buluşturduk"

6 Şubat depreminden sonra 201 bin konutun inşa edildiğini söyleyen Bakan Kurum, "Bildiğiniz gibi 6 Şubat 2023’te, tarihimizin en büyük afetini yaşadık. Depremin ilk dakikaları itibarıyla; devlet-millet el ele vererek, tam bir dayanışma içerisinde yaralarımızı sardık, sarmaya da devam ediyoruz. Devletimizin gücü ve kararlılığı, milletimizin güveni ve desteğiyle, 2 yılda adeta yeniden bir ülke inşa ederek tam 201 bin konutu vatandaşlarımızla buluşturduk. Şu anda teslim edeceğimiz tüm konutların yapımına başlamış bulunuyoruz. Toplamda 453 bin ev ve iş yerimizi yıl sonuna yetiştirmek için alın teri döküyoruz. İnşallah bölgedeki çalışmalarımızı hızlıca tamamlayarak, devletimizin deprem bölgesindeki tecrübesini en süratli şekilde İstanbul’umuza, 39 ilçemize aktaracağız" şeklinde konuştu.

Bakan Kurum:

"Bugün İstanbul’un yüzde 60’ı güvenli hale gelmiş durumda ancak halen acil dönüşmesi gereken 600 bin konut var"

İstanbul’da acilen 600 bin konutun dönüştürülmesi gerektiğini belirten Bakan Kurum, "Türkiye; yüzlerce yıldır yerin altında sessizce bekleyen deprem gerçeğiyle birlikte yaşamaktadır. Çünkü bu vatanın coğrafi büyüklüğünün yüzde 66’sı deprem riski altındadır. Nüfusumuzun yüzde 71’i bu riskli bölgelerde hayat sürmektedir. Bu riskli bölgelerin en başında da İstanbul’umuz gelmektedir. Şu anda, yani 2025 yılı itibarıyla İstanbul’umuzda 8 milyon 70 bin ev ve işyerimiz bulunuyor. Bunun 3 milyon 393 bini 2000 yılı ve öncesi. 2000 yılındaki bina stokuna baktığımızda İstanbul’un tamamı riskliyken; yaptığımız düzenlemeler, mevzuat değişiklikleri ve inşa çalışmalarıyla; bugün İstanbul’un yüzde 60’ı güvenli hale gelmiş durumda. Ancak halen acil dönüşmesi gereken 600 bin konut var" ifadelerini kullandı.

"Şu ana kadar İstanbul’umuza depreme hazırlık başlığında sosyal konutlarla birlikte yaklaşık 450 milyar lira yatırım yaptık"

İstanbul’a depreme hazırlık çalışması için 450 milyar lira harcandığını söyleyen Bakan Kurum, "Biz bu gerçeklerden hareketle; Cumhurbaşkanımızın kentsel dönüşüm seferberliğini başlattığı 2012 yılından bugüne, tam 923 bin bağımsız bölümün dönüşümünü tamamladık. Ve on binlerce mimar, mühendis ve işçi kardeşimizle birlikte; şehrimizin 39 ilçesine yayılan 208 bin 915 konut ve iş yerimizi dönüştürüyoruz. Şu ana kadar İstanbul’umuza depreme hazırlık başlığında sosyal konutlarla birlikte yaklaşık 450 milyar lira yatırım yaptık" diye konuştu.

"İstanbul’da 62 bin konutumuzun ’Yarısı Bizden’ kapsamında dönüşüm sürecini başlattık"

Yarısı Bizden kampanyası hakkında bilgi veren Bakan Kurum, "Ayrıca İstanbul’un dönüşümünü çok daha kolay hale getirmek için; Yarısı Bizden kampanyamızı başlattık. Cumhurbaşkanımız açıkladılar. Kredi ve hibe desteğini artırarak, toplam destek miktarımızı; 1 milyon 500 binden, 1 milyon 875 bine çıkardık. İstanbul’da 62 bin konutumuzun Yarısı Bizden kapsamında dönüşüm sürecini başlattık ve 21 bin ev ile iş yerinin dönüşümüne süratle devam ediyoruz" dedi.

"Bakanlık olarak 452 bin ev ve iş yerimizi titizlikle inceledik"

İstanbul’da meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından incelenen bina sayısı hakkında bilgi veren Bakan Kurum, "Tam bu noktada şunu da ifade etmek isterim. İstanbul’umuzda en son 6.2’lik bir deprem yaşadık. Çok şükür herhangi bir yıkım olmasa da; bakanlık olarak 452 bin ev ve iş yerimizi titizlikle inceledik. Bunların 354 bininin hasarsız, 61 bininin az hasarlı olduğunu tespit ettik. Bu 61 bin konutun tamamını Yarısı Bizden Kampanyasına dahil etmiş durumdayız ve arkadaşlarımız bu konutlarda yaşayan vatandaşlarımızla görüşmelere devam ediyorlar" ifadelerini kullandı.

"Deprem, siyaset üstü bir konudur böylesi önemli bir konuda, politika yapılamaz"

Deprem konusunun siyaset malzemesi haline getirilmemesi gerektiğini söyleyen Bakan Kurum, "Devletimiz tüm imkanlarıyla, İstanbul’un dönüşümü için gövdesini taşın altına koymuştur. Tüm belediyelerimizden de aynı anlayışı, aynı çabayı, aynı hassasiyeti bekliyoruz. Bakanlık olarak tüm belediyelerimizi, İstanbul’un dönüşümünde bir paydaş olarak görüyoruz. Sizin alacağınız aksiyonu ve vereceğiniz katkıyı her şeyden çok daha fazla önemsiyoruz. Hep söylüyoruz. Deprem, siyaset üstü bir konudur. Böylesi önemli bir konuda, politika yapılamaz. Bu mesele, propaganda malzemesi olarak kullanılamaz. Bu konu, ideolojik kavga yürütülecek, polemiklere konu edilecek, oy devşirilecek bir mesele değildir ve olamaz" dedi.

"Herkesin bu sorumluluk ve ciddiyetle hareket etmesi gerekmektedir"

Hangi siyasi partiden olursa olsun, tüm belediye başkanlarını bu sürece sahip çıkmaya çağıran Bakan Kurum, "Böylesine hayati bir meselede, vatandaşımızın hassasiyetini, kaygılarını dezenformasyon ve bilgi kirliliğiyle istismar etmeye çalışmak, bu ülkeye, bu şehrin insanlarına yapılabilecek en büyük kötülüktür. Herkesin bu sorumluluk ve ciddiyetle hareket etmesi gerekmektedir. Ayrıca; İstanbul’un dönüşümü meselesi sadece iktidarın, ya da sadece belediyelerin tek başına omuzlayabileceği bir yük değildir, olmamalıdır. Bu meseleye, tüm siyasi partilerimiz, belediyelerimiz, sivil toplum örgütlerimiz, medyamız, üniversitelerimiz yani tüm toplumsal kesimler el uzatmalıdır, omuz vermelidir. Ben milletimizin önünde söz veriyorum" diye konuştu.

"Beklenen İstanbul depremine, özlenen İstanbul dönüşümüyle cevap vermek durumundayız"

İstanbul’da kentsel dönüşümün hızlanması gerektiğine vurgu yapan Bakan Kurum, "İstanbul’un dönüşümü noktasında; benimle görüşmek isterseniz, telefonum da, bakanlığımızın kapıları da sizlere ardına kadar açıktır. Lütfen bizi arayın, sorun, önerin, destek isteyin ve destek verin. Evet, İstanbul’da bir deprem bekleniyor. Ama biz depremi beklemeyeceğiz. Beklenen İstanbul depremine, özlenen İstanbul dönüşümüyle cevap vermek durumundayız. Deprem korkusunun olmadığı bir İstanbul’a ulaşmak için projelerimizi; bütüncül bir planlamayla hayata geçireceğiz. Bir yandan riskli yapılarımızı dönüştürürken diğer yandan sosyal konutlarımıza hız vereceğiz. Bir yandan kent meydanlarımızı ve tarihi değerlerimizi ihya ederken diğer yandan sanayi alanlarımızı şehir dışına taşıyacağız. Ve bu çalışmaları hep birlikte yapacağız. ’Gelin, parti ayrımı gözetmeksizin bu hedefi başaralım, tüm afet bölgelerinde nasıl tek vücut olduysak, burada da tek vücut olalım’ diyorum" ifadelerini kullandı.

Davut Has - Sedat Çürük-Murat Horoz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Çanakkale’de taşan Sarıçay dron ile görüntülendi Çanakkale’de son yağışlarla birlikte Atikhisar Barajı’nın su seviyesinin yüzde 100’e ulaşmasının ardından devam eden yağışlar nedeniyle kenti ikiye bölen Sarıçay’da su debisinin yükselmesiyle yer yer taşmalar meydana geldi. Taşan Sarıçay dron ile görüntülendi. Çanakkale’de kent merkezinin içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan Atikhisar Barajı’ndaki su seviyesi yüzde 100’e ulaştı. Baraj dolusavakları açılarak, akışa geçti. Bir haftadır devam eden akış ve sağanak yağış nedeniyle kenti ikiye bölen Sarıçay’da su debisinin yükselmesiyle yer yer taşmalar meydana geldi. Zabıta ekipleri Sarıçay üzerinde bulunan pazar yeri girişini trafiğe ve vatandaş girişine kapattı. Pazar yeri girişine bariyer konulurken, güvenlik şeridi çekildi. Tekneler battı, araçlar ve bazı işletmeler sular altında kaldı Sarıçay yatağında bağlı bulunan teknelerin sahipleri bölgeye gelerek yaşanabilecek olumsuzluklara karşı hazır bekliyor. Sarıçay yatağında bağlı bulunan teknelerin sahipleri bölgede yaşanabilecek olumsuzluklara karşı hazır beklerken, bazı teknelerin battığı görüldü. Öte yandan, Sarıçay’da yaşanan taşma nedeniyle bazı işletmeler ile köy minibüslerinin durak olarak kullandığı alan sular altında kaldı. Bazı minibüs şoförlerinin sular altında kalan araçlarını son anda aldıkları görüldü. Taşan Sarıçay sabahın ilk ışıklarıyla dron ile görüntülendi.
Mersin Akdeniz’de Ramazan ayı öncesi market ve fırınlara sıkı denetim Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Ramazan ayında artan alışveriş yoğunluğunu dikkate alarak ilçe genelinde denetimlerini sıklaştırdı. Vatandaşların huzurlu, güvenli ve sağlıklı bir ortamda alışveriş yapabilmeleri amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında pazar yerleri, fırınlar, pastaneler ve zincir marketler mercek altına alındı. Ramazan ayının başlamasıyla birlikte özellikle gıda ürünlerine olan talebin artması üzerine harekete geçen ekipler; fiyat etiketi ile kasa fiyatı arasındaki uyumu, ürünlerin son tüketim tarihlerini, hijyen koşullarını ve gıdaların uygun saklama şartlarını titizlikle kontrol etti. Soğuk zincir gerektiren ürünlerin muhafaza koşulları, raf düzeni, gramaj ve ambalaj bilgileri de denetimlerde detaylı şekilde incelendi. Fiyat etiketi ile kasa uyuşmazlığı olan iki markete 7 bin 410 lira idari para cezası uygulandı. Denetimler sürecek Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürü Ufuk Sivaslıoğlu, Ramazan ayının manevi atmosferine uygun şekilde toplum sağlığını ve tüketici haklarını korumayı öncelikli görev olarak gördüklerini belirtti. Sivaslıoğlu, "Akdeniz Kaymakamımız ve Belediye Başkan Vekilimiz Zeyit Şener’in talimatlarıyla denetimlerimizi artırdık. Ramazan ayı boyunca vatandaşlarımızın güvenilir ve sağlıklı gıdaya ulaşabilmesi için denetimlerimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Amacımız esnafımızı zor durumda bırakmak değil; hem tüketici haklarını korumak hem de kurallara uygun şekilde faaliyet gösteren işletmelerimizi desteklemektir. Etiket-kasa uyuşmazlıklarına ve hijyen eksikliklerine kesinlikle müsamaha göstermeyeceğiz" dedi. Denetimlerin planlı ve rutin kontrollerin yanı sıra ihbar ve şikayetler doğrultusunda da gerçekleştirildiğini vurgulayan Sivaslıoğlu, vatandaşların karşılaştıkları olumsuzlukları belediyeye bildirmelerinin sürecin etkinliği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Zabıta ekipleri, Ramazan ayı süresince denetimlerin artarak devam edeceğini belirterek, hem esnafa hem de vatandaşlara kurallara hassasiyetle uyma çağrısında bulundu.
Erzincan Tercan’ın kurtuluşunun 108. yılı coşkuyla kutlandı Erzincan’ın Tercan ilçesinin düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümü düzenlenen tören ve etkinliklerle kutlandı. Kutlama programı, Kaymakamlık bahçesinde bulunan Atatürk Anıtı’na çelenk sunulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Program kapsamında ilçe merkezinde Türk bayrakları eşliğinde yürüyüş düzenlendi. Yürüyüşe protokol üyeleri, öğrenciler ve vatandaşlar katılırken, Erzincan Belediyesi mehteran takımı marşlarıyla etkinliğe renk kattı. Kutlamalar daha sonra ilçe spor salonunda devam etti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından yapılan protokol konuşmalarında, Tercan’ın 17 Şubat 1918’de yeniden özgürlüğüne kavuştuğu hatırlatıldı. "Bağımsızlık ruhunun yereldeki tezahürü" Tercan Kaymakamı Neslihan Kısa Duman konuşmasında 17 Şubat’ın yalnızca bir kurtuluş tarihi olmadığını, milletin bağımsızlığa olan inancının simgesi olduğunu vurguladı. Duman, Tercan halkının işgal yıllarında yokluklara rağmen vatan toprağını savunmayı şeref bildiğini belirterek, Milli Mücadele ruhunun ilçede güçlü şekilde yaşatıldığını ifade etti. Programa ilçe protokolünün yanı sıra siyasi parti temsilcileri, ilçe ve belde belediye başkanları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinlikler, akşam saatlerinde düzenlenen folklor gösterileri, sanatçı performansları ve havai fişek gösterisiyle sona erdi.