GÜNDEM - 13 Mart 2026 Cuma 16:00

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''2019'dan sonra İBB yükümlülüklerinin hiçbirini yerine getirmedi''

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İş siyaset yapmaya, iş istismar etmeye gelince Atatürk’ün adını güya dillerinden düşürmeyenler, Gazi Mustafa Kemal’in mirasına da Tıp Tarihi Müzesi’ne de sahip çıkmadı; tam tersine sırtlarını döndüler. Biz bunların hiçbirine aldırmadan çalışmalarımıza kararlılıkla devam ettik" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi 1. Etap Temel Atma Töreni ile Üniversitenin 16 Eğitim ve Yurt Binasının Toplu Açılış Töreni'ne katıldı. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm sağlıkçıların 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutladı.
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin dönüşüm çalışmalarından söz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin dönüşüm çalışmaları Büyük Marmara Depremi akabinde başlatılmış fakat ne yazık ki son derece yetersiz ve sınırlı diyebileceğim bir noktada kalmıştı. Güçlendirme ve yeniden inşa faaliyetlerini daha etkin bir hale getirmek üzere 2013 yılında yeni bir süreç yönetimi planladık. Hastanemizi hem başka bir yere taşımamız hem de depreme dayanıksız olan eski binayı yıkıp aynı yere yenisini inşa etmemiz gerekiyordu. 2018'den itibaren tüm bu çalışmalar yeni kurulan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa bünyesinde devam etti. Proje üç etaplı tasarlandı ve eş zamanlı olarak hem inşaata başlanması hem de eğitim ve sağlık hizmetlerinin aksamadan devam ettirilmesi hedeflendi. Bu amaçla normalde son etap olarak inşası planlanan alana yaklaşık 40 bin metrekare büyüklüğünde 23 adet çelik konstrüksiyon bina inşa edildi. Böylelikle hem burada öğrenim gören gençlerimizin eğitimleri kesintisiz şekilde devam etti hem de vatandaşlarımıza sunulan sağlık hizmetlerinin devamı sağlandı" dedi.

"Binlerce eser gün yüzüne çıkarılıp tasnif edilerek İstanbul'umuzun kültür varlığına yenileri eklenmiş oldu"

Çalışmalar sırasında çok sayıda eserin gün yüzüne çıkartıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tabii bu süreçte hızımızı kesen gelişmelerle de karşılaştık. Hastanemiz arkeolojik sit alanı içinde yer aldığı için burada kazı çalışmaları da yapıldı. Kültür Bakanlığımızın koordinasyonunda yürütülen bu kazılar sonucunda binlerce eser gün yüzüne çıkarılıp tasnif edilerek İstanbul'umuzun kültür varlığına yenileri eklenmiş oldu. Bin yılı aşkın bir tarihe sahip ve yaklaşık 200 metre büyüklüğündeki su sarnıcı da bunlardan biriydi. Çok özel ve yeni teknikler kullanmak suretiyle bu yapıları Cerrahpaşa'da bulunan başka bir alana taşıdık. Arkeloloji literatüründe örnek gösterilen bu işlem neticesinde ilk kez İstanbul'da 3 boyutlu bir tarihi yapı bir yerden başka bir yere başarıyla nakledildi. Öte yandan tüm bu süreçte karşımıza çıkan üzücü olayı da sizlerin ve aziz milletimizin takdirine bırakıyorum. Burada Türkiye'nin ilk ve en büyük tıp müzesi olan Cerrahpaşa Tıp Tarihi Müzesi de yer alıyor. Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemin'nin en önemli eserlerini barındıran bu müzenin restorasyonu biz merhum Kadir Topbaş döneminde imzalanan protokolle 2019 yılında tamamlamıştık. Yani 3 yıl içinde verilen sözler tutuldu. Gazi Mustafa Kemal'in de emaneti olan bir mirasa sahip çıkıldı. Ancak protokol, restorasyonla birlikte müze envanterinin bakım, tasnif ve sergilenmesiyle ilgili süreçleri de kapsıyordu. 2019'dan sonra ne mi oldu? İstanbul'un başına gelenler protokolün de başına geldi. Temel atmama, iş yapmama, bahane üretme siyasetinin kurbanı oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi maalesef yükümlülüklerinin hiçbirini yerine getirmedi. Bundan dolayı müzedeki 40 bini aşkın eserin teşhir ve tanzimi için gerekli çalışmalar uzun süre yapılamadı. İş siyaset yapmaya, iş istismar etmeye gelince Atatürk’ün adını güya dillerinden düşürmeyenler, Gazi Mustafa Kemal’in mirasına da Tıp Tarihi Müzesi’ne de sahip çıkmadı; tam tersine sırtlarını döndüler. Biz bunların hiçbirine aldırmadan çalışmalarımıza kararlılıkla devam ettik" dedi.

"Yeşilköy Profesör Doktor Murat Dilmener Acil Durum Hastanesini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin kullanımına verdik"

Kovid salgının ardından Yeşilköy Profesör Doktor Murat Dilmener Acil Durum Hastanesini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin kullanımına verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan; "Asrın felaketini yaşadığımız 6 Şubat’tan sonra ise Marmara Depremi’nin ardından güçlendirilmiş olanlar dahil buradaki betonarme binaları devre dışı bıraktık. Kovid-19 salgınında 45 gün gibi çok kısa bir sürede tamamlayıp hizmete açtığımız Yeşilköy Profesör Doktor Murat Dilmener Acil Durum Hastanesini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin kullanımına verdik. Şu anda buradaki depreme dayanıklı yeni binalarımız asli fonksiyonlarını sürdürürken, Cerrahpaşa Tıp Fakültemiz de Atatürk Havalimanı'nın yanı başındaki acil durum hastanesinde sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor. Cerrahpaşa’daki eski binalar birbirinden ayrı ve uzak noktalara inşa edilmişti. Hastalar, özellikle ileri yaştaki vatandaşlarımız buradaki yokuşları tırmanmakta güçlük çekiyordu. Röntgen çektirecek hastalar ambulansları kullanmak zorunda kalıyordu. Otopark alanı yok denecek kadar azdı. Yaşanan ulaşım sıkıntılarının önüne geçebilmek için son dönemde önemli yatırımları hayata geçirdik. Bölgeyi tamamen revize ederek sahil yolundan Samatya’ya karayolu bağlantısını sağladık. Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistem hattını yenileyerek hizmete aldık. Bu hat üzerinden Cerrahpaşa’ya ulaşımı kolaylaştırmak üzere Yenikapı ile Samatya arasına Cerrahpaşa İstasyonunu ekledik. Diğer taraftan Yenikapı Marmaray İstasyonu ile Cerrahpaşa’yı Halkalı’dan Anadolu Yakası'na uzanan konforlu ulaşımın merkezi haline getirdik" dedi.

"900 hasta yatağı ve 40 ameliyathanesi bulunan güçlü ve İstanbul’a yakışır bir kampüs kurmuş olacağız"

Birinci etap temeli atılan yeni Cerrahpaşa Tıp Fakültesi binasının son teknolojiye sahip ve yüksek standartlı bir hastane olarak hizmet vereceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah buradaki projemizi tamamladığımızda toplam 650 bin metrekare kapalı alana sahip, 150’si yoğun bakım olmak üzere 900 hasta yatağı ve 40 ameliyathanesi bulunan, 3 bin araç kapasiteli kapalı otopark, helikopter pisti, eğitim ve yurt binalarının da yer aldığı modern, güçlü ve İstanbul’a yakışır bir kampüs kurmuş olacağız. Birazdan birinci etap temelini atacağımız yeni Cerrahpaşa Tıp Fakültesi binası son teknolojiye sahip ve yüksek standartlı bir hastane olarak vatandaşlarımıza sağlık hizmeti sunacak. Proje kapsamındaki tüm hastane binalarımızı sismik izolatörle donatılmış ve depreme dayanıklı olacak şekilde tasarladık. Bugün dört farklı yerleşkede toplam 190 bin metrekare kapalı alana yayılan 16 hizmet binasının da resmi açılışını yapacağız. Üniversitemizin Avcılar Yerleşkesi’nde Rektörlük ve İdari Bilimler binası, fakülte, enstitü ve meslek yüksekokulu, öğrenci kültür merkezi ile kano, kürek ve su sporları tesisinin de yer aldığı toplam 12 yapıyı hizmete veriyoruz. Cerrahpaşa Yerleşkesi’nde tarihi başhekimlik ve klinik bilimler binalarını, Büyükçekmece Yerleşkesi’nde güçlendirme çalışmaları tamamlanan 350 öğrenci kapasiteli kız öğrenci yurdumuzu ve Bakırköy Yerleşkesi’nde ise yine güçlendirme işlemleri tamamlanan Sağlık Bilimleri Fakültemizi hizmete alacağız. Bu binalarımız geniş otopark imkanlarıyla, amfileri, derslikleri, laboratuvarları, spor tesisleri, eğitim seminer ve toplantı salonlarıyla, kütüphaneleri, idari ofisleri ve daha pek çok sosyal alanlarıyla üniversitemize önemli bir değer katacak. Proje nihayete erdiğinde Abayi Mescidi, Hubyar Mescidi, Etyemez Mirza Baba Tekkesi, Bekar Bey Tekkesi, Muvakkithane, tarihi çeşmelerimiz ve çok sayıda ecdat yadigarı eserimiz de inşallah ihya edilmiş olacak. Bunların da hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" diye konuştu.

Davut Has - Sedat Çürük

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van’da "Dünya Kudüs Günü" açıklaması Van’da Ramazan ayının son Cuma günü münasebetiyle düzenlenen "Dünya Kudüs Günü" kapsamında Van Filistin’e Destek Platformu tarafından basın açıklaması yapıldı. Yukarı Norşin Camii önünde Cuma namazı çıkışında düzenlenen açıklamayı Van Filistin’e Destek Platformu Dönem Sözcüsü Ahmet Faruk Çevik okudu. Kudüs’ün yalnızca Filistin halkının değil, bütün Müslümanların ve bütün insanlığın ortak mirası olduğunu ifade eden Çevik, Mescid-i Aksa’nın ise Müslümanların ilk kıblesi ve mukaddes mabedlerinden olduğunu söyledi. Çevik, "Ancak bugün Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze; Siyonist işgal rejiminin sistematik saldırıları ve yayılmacı politikaları altında ağır bir kuşatma yaşamaktadır. İsrail’in Gazze’de başlattığı ve bugün Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e ve İran’a yaydığı çatışma süreci, asla bir güvenlik meselesi değildir. Bu, ‘Arz-ı Mev’ud’ hezeyanıyla bölge ülkelerini zayıflatma, parçalama ve köleleştirme operasyonudur. Siyonist akıl, kendi güvenliğini komşu ülkelerin yıkımında aramakta, attığı her adımda dünya barışının altına dinamit döşemektedir. Bu saldırganlık, İsrail’in güvenliği bahanesi altında bütün bölgeyi dizayn etmeyi hedefleyen emperyal bir projeye dönüşmüş ve dünya barışını doğrudan tehdit eden bir boyuta ulaşmıştır. Şurası açıktır ki mesele sadece Filistin meselesi değildir. Asıl mesele İslam coğrafyasının tüm direniş hatlarını kırmayı hedeflemektedir" dedi. Program yapılan duanın ardından son buldu.
İstanbul Eyüpsultan’da kuyumcudan milyonlarca liralık altın çalan 8 şüpheli adliyeye sevk edildi Eyüpsultan’da kuyumcudan 18 milyon lira değerinde altını çalan 8 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Olay, 26 Şubat’ta günü gece saatlerinde, Eyüpsultan ilçesi Göktürk Merkez Mahallesi, Belediye Caddesi’nde bulunan bir kuyumcuda meydana geldi. Gece saat 04.40 sıralarında bir otomobille gelen 5 kişi, dükkanın kepenk kilidini kırarak içeri girdi ve kuyumcudaki 4 kilogram altını çuvala koyup otomobille kaçtılar. Olayı sabah dükkana geldiğinde fark eden iş yeri sahibi E.Y., karakola giderek ihbarda bulundu. İş yeri sahibinin şikayeti üzerine polis, şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlatıldı. Asayiş Şube Müdürlüğü, Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği görevlileri ile İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlilerince yapılan çalışmalar sonucu şahısların kimlikleri tespit edildi. Büyükçekmece, Başakşehir, Bağcılar, Güngören ve Esenler’ de bulunan 9 adreste eş zamanlı operasyonlar yapıldı. Baskınlarda olaya karıştığı tespit edilen 8 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde ise 3 ruhsatsız tabanca, 4 şarjör ve muhtelif sayıda fişek ele geçirildi. Şüpheliler, emniyette işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan, şahısların adreslerinde ele geçirilen silah ve mermiler ile olay sırasında giydikleri tespit edilen eşyalar Asayiş Şube Müdürlüğü’nde sergilendi.
Konya Selçuk Üniversitesinde 14 Mart Tıp Bayramı kutlandı Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen programda öğretim üyelerine cübbe giydirildi, bilimsel çalışmalarıyla öne çıkan akademisyenler ödüllendirildi. Rektör Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, 2026 Yatırım Programı’na alınan 800 yataklı yeni hastane projesinin Üniversite ve bölge için önemli bir sağlık merkezi olacağını söyledi. Sultan Alparslan Kültür Merkezinde düzenlenen programda akademisyenler, sağlık çalışanları ve öğrenciler bir araya geldi. Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, üniversitenin sağlık alanındaki gelişimine dikkat çekti. Yılmaz, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleri ile 2026 Yatırım Programı’na alınan 800 yataklı yeni hastane projesi, Üniversite ve bölge için önemli bir sağlık merkezi olacak" dedi. Rektör Prof. Dr. Yılmaz, ayrıca mevcut hastanede sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında 5 yeni ameliyathane, preoperatif polikliniği, yeni laboratuvar binası, çocuk ve yetişkin kan alma ünitesi, fizik tedavi polikliniği ve sterilizasyon ünitesinin hizmete alındığını kaydetti. 18 yataklı modern günübirlik servis, yeni onkoloji polikliniği, radyasyon onkolojisi ünitesi ile radyoloji görüntülüme sistemine yönelik de çalışmalarının sürdüğünü aktardı. 2025 yılında hastanede yaklaşık 1,5 milyon poliklinik hizmeti verildiğini ifade eden Yılmaz, "Elbette bu başarı tesadüf değildir. Bu başarı; hekimlerimizin emeğinin, sağlık çalışanlarımızın fedakarlığının ve akademisyenlerimizin bilimsel gayretinin bir sonucudur" diye konuştu. Programa katılan İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz da hekimliğin insan hayatına doğrudan dokunan bir görev olduğunu belirterek "Hekimlik; yalnızca bir meslek değil, insanın en zor anında yanında olmayı gerektiren büyük bir sorumluluktur. İnsanların duasını almak, acılarını dindirmek ve hayatlarına dokunabilmek hekimliğin en kıymetli yönüdür" dedi. Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüsnü Alptekin ise 14 Mart Tıp Bayramı’nın tarihi arka planına değinerek tıp eğitiminin Osmanlı’dan günümüze uzanan gelişimini anlattı. Programda konuşmaların ardından bilimsel çalışmalarda en yüksek puanları alan öğretim elemanlarına ve ödüle değer görülen akademisyenlere teşekkür belgeleri takdim edildi. Profesör ve doçent ünvanı alan öğretim üyelerine cübbe giyme merasiminin de gerçekleştirildiği programda, 2024 - 2025 Eğitim Öğretim Yılı Gelişim Sınavı birincileri ile dönem birincilerine de teşekkür belgesi verildi. Programa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Ak, Genel Sekreter Mustafa Karakışla, Konya İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri, İlaç ve Tıbbi Cihaz Hizmetleri Başkanı Prof. Dr. Emre Korkut da katıldı.
İstanbul İlber Ortaylı’nın eşi: "Mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı" İlber Ortaylı’nın vefatı sonrası açıklama yapan eşi Ayşe Özdolay, "Sağlık sorunları ile boğuşuyordu, giderek de artan sorunlarla ama hayatı aktif yaşamayı seven biri olduğu için mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı. Bunu bize ve kimseye hissettirmemeye çalıştı" dedi. Sağlık sorunları sebebiyle bir süredir yoğun bakımda tedavi gören 78 yaşındaki Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefatına ilişkin eşi Ayşe Özdolay ile kızı Tuna Ortaylı Kazıcı hastane önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Ortaylı’nın hastalığını kimseye yansıtmadığına değinen Ayşe Özdolay, "Sağlık sorunları ile boğuşuyordu, giderek de artan sorunlarla ama hayatı aktif yaşamayı seven biri olduğu için mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı. Bunu bize ve kimseye hissettirmemeye çalıştı. Bütün bu süreçte Koç Üniversitesi hastanesinde çalışan herkes, bütün bölümler, hemşiresi, doktoru, bütün çalışanlardan çok büyük bir destek aldık. Hem o, hem biz aile olarak. Çok teşekkür ediyoruz. Olabilecek en iyi bakımı aldı. Hem tıbbi, hem insani olarak. Onlara da çok şükran borçluyuz. Arayan, soran, destek olan herkese çok teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu. Kızı Tuna Ortaylı Kazıcı ise, "Babam, çok severek ve dolu dolu yaşadı. Umarım, bu hayatında birilerine dokunmuşluğu ve bu şekilde faydası olmuştur" dedi.