MAGAZİN - 23 Kasım 2024 Cumartesi 15:07

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İsrail’in saldırılarının başladığı günden bu yana Gazze’ye 86 bin ton, Lübnan’a ise bin 300 ton insani yardım malzemesi ulaştırdık. İsrail ile olan ticaretimizi hiç düşünmeden süratle kestik.”

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İsrail’in saldırılarının başladığı günden bu yana Gazze’ye 86 bin ton, Lübnan’a ise bin 300 ton insani yardım malzemesi ulaştırdık. İsrail ile olan ticaretimizi hiç düşünmeden süratle kestik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İsrail’in saldırılarının başladığı günden bu yana Gazze’ye 86 bin ton, Lübnan’a ise bin 300 ton insani yardım malzemesi ulaştırdık. İsrail ile olan ticaretimizi hiç düşünmeden süratle kestik.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Sanayide büyüme sahada görüldü: Yeni OSB yatırımlarla güçleniyor Samsun’da sanayi yatırımlarının kalbi konumundaki Yeni Organize Sanayi Bölgesi’nde(OSB) çalışmalar hız kesmeden sürerken, Vali Orhan Tavlı devam eden projeleri yerinde inceledi. "Kuzeyin üretim merkezi" olma hedefiyle ilerleyen kentte, yüksek teknoloji ve katma değer odaklı üretim yatırımlarının geldiği aşama dikkat çekti. İncelemeler kapsamında ilk olarak ağır ticari araçlara yönelik motor, süspansiyon, kabin ve elektrik sistemleri başta olmak üzere on binlerce ürünün üretileceği fabrikanın inşaat sahasını gezen Vali Tavlı, projenin geniş ihracat ağıyla bölge ekonomisine önemli katkı sunmasının beklendiğini vurguladı. Ardından içme suyu şebekeleri ile tarım ve sulama sistemlerinde kullanılacak ürünlerin üretileceği tesisin yapım süreci değerlendirildi. Programda ayrıca yüksek yatırım bedeliyle hayata geçirilen kablo üretim tesisindeki çalışmalar ele alındı. Tamamlandığında yüzlerce kişiye istihdam sağlaması planlanan tesisteki ilerleme hakkında yetkililerden bilgi alındı. İnşaat demiri ve çelik ürünleri üretecek fabrikanın şantiyesinde de son durum gözden geçirildi. Yeni OSB’de süren yatırımların Samsun’un sanayi altyapısını daha da güçlendirmesi, üretim kapasitesini artırması ve istihdama önemli katkı sağlaması hedefleniyor. Vali Orhan Tavlı’ya incelemeleri sırasında Tekkeköy Belediye Başkanı Mustafa Candal ile Yeni OSB Müdürü Oğuz Keleş eşlik etti.
İstanbul İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner’den ‘Kızamık’ açıklaması: "Problemimiz yok, takipteyiz" Son günlerde dünyada kızamık hastalığı konuşulurken İstanbul’daki son duruma ilişkin konuşan İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, "Aşılama oranlarımız yüzde 90’ların üzerinde. Şu an kızamık ve ya bulaşıcı hastalıklarla ilgili riskimiz yok, birebir takip ediyoruz. Kızamık şüpheli vakalarımız bazen oluyor, hepsi aşısız çocuklar. Avrupa kızamıktan kavrulurken bizim bunu başarmamızın tek nedeni; aşılama programımız. Aşılamayı yapmazsanız eninde sonunda vaka artışıyla karşılaşabiliriz, şu anda kızamıkla ilgili problemimiz yok" dedi. İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, megakentin sağlık sistemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Birçok ülkede yüksek ateş, döküntü ve boğaz ağrısı gibi belirtilerle kendini gösteren kızamıkla ilgili hareketlilik yaşandığı ifade edilirken Doç. Dr. Güner, İstanbul’daki son durumu İhlas Haber Ajansı muhabirine anlattı. İstanbul’da devam eden sağlık yatırımlarına ilişkin de konuşan Doç. Dr. Güner, beklenen büyük İstanbul depremine yönelik megakentteki sürece yönelik bilgi verdi. "Geçtiğimiz sene 4 milyon 232 bin aşı uygulandı" ‘Türkiye’nin en iyi yaptığı şeylerden biridir; aşı’ diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Güner, "5 bine yakın aile hekimimizle bin 114 aile sağlığı merkezimizle tüm Türkiye’deki sayıları 30 bini bulan aile hekimiyle her türlü noktada aşılamayı gerek aile hekimliğinde gerek evde, köyde, mezrada yapabilir durumdayız. Geçtiğimiz sene 4 milyon 232 bin aşı uygulandı. Bazı noktalarda bilimsellikten uzak açıklamalarla bazen karşılaşıyoruz. Bunlara aşı kararsızlığı diyoruz çünkü aşıyı reddetmeniz gibi bir şeyin bilimle yan yana gelme şansı olmaz. Bugün kızamık regüle edilmiş, Avrupa kızamıktan kavrulurken, bulaşıcı hastalıklarla ilgili problemler olurken bizim bunu başarmamızın tek nedeni; aşılama programımız. Aşıyı birebir takip etmemiz gerekiyor. Bununla beraber topuk kanı, yenidoğan taramalarımız. Kalıtsal hastalıkları birebir takip ederiz, İstanbul’da da özel bir uygulamamız var. Herhangi bir risk olduğunda çocuk endokrin doktoruyla ilgili randevu almanıza gerek kalmıyor. İstanbul Valiliğimizin projesiyle beraber de yapay zekaya dönüştürülmüş bir sistematik var" dedi. "İstanbul’da 18 hastane yatırımı devam etmekte" İstanbul’un sağlık alt yapısına yönelik bilgiler veren Doç. Dr. Güner, "2002 yılından itibaren sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlayan bir Sağlıkta Dönüşüm Projesi var. Yapılarımızı ana noktada depremde dayanması hatta sağlık hizmetine devam edeceği şekilde planlamaya çalışıyoruz. 2025 yılında 52 tane sadece aile sağlığı merkezi, 2 hastanemizi açtık. Yakın zamanda Esenyurt Hastanemizi açacağız. 18 tane hastane yatırımı devam etmekte, Türkiye’nin en büyük hastanesi şu an Sancaktepe’de şehir hastanesi olarak yapılıyor. İstanbul’un batı yakasında Çam ve Sakura Şehir Hastanesi vardı, doğu yakasında Sancaktepe Şehir Hastanesi’ni yapıyoruz, onunla beraber Beykoz Devlet Hastanesi. E-5 hattı dediğimiz, güney hattımızda yenilenmeyi takip eden hastaneler var. Yeni yaptığımız hastanelerden Silivri, Büyükçekmece, Beylikdüzü, Avcılar’da yeni bir hastane yapıyoruz. Bakırköy’deki hem Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi hem Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi beraber bin 600 yataklı olarak yerinde yeniden yapılacak, şu anda projesi çiziliyor. Okmeydanı ve Göztepe’nin 2’nci safhaları, aynı blokların ikizleri yapılacak. Süreyyapaşa’da büyük bir sağlık kompleksi yapılacak. Fatih Sultan Mehmet Devlet Hastanemiz yerinde; Kozyatağında bin 453 yataklı yapıyoruz. Şu anda çalışmaları başladı, temel kazıları devam ediyor. Numune ve Siyami Ersek hastanelerimiz; yerinde, Abdülhamid Han Hastanesi ile birleşerek yaklaşık bin yataklı çok güzel bir eğitim ve araştırma hastanesi olacak. Sağlıklı kalmayı, yaşamayı insanlara teşvik etmemiz lazım" dedi. "Türkiye’nin bir planı var, İstanbul’un her ilçesi illerle eşleştirilmiş durumda" Beklenen büyük İstanbul depremine karşı sağlık sistemi ve çalışanlara yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini aktaran Doç. Dr. Güner, izolatörlü hastanelerle sağlık hizmetinin aksamadan devam edeceğine dikkat çekti. İstanbul’un sağlık alt yapısının her geçen gün daha iyiye gittiğini belirten Güner, "Türkiye’nin bir sağlık planı var. İstanbul’un her ilçesi bir illerle eşleştirilmiş durumda. Deprem olduğu anda kimin nerede, hangi ameliyathanede, poliklinikte çalışacağı belli. Refleks sistematiğinde gelecekler, belirlendiği hastanede Numune, Kartal Lütfi Kırdar gibi izolatörlü hastanemize gelip çalışacaklar. Deprem tatbikatları yapıyoruz" şeklinde konuştu. "Kızamıkla ilgili problemimiz yok, birebir takip ediyoruz" Son dönemde gündeme gelen kızamık hastalığına ilişkin konuşan Güner, "Aşılama oranlarımız yüzde 90’ların üzerinde. Pandemide hepimiz aşı nedir, nasıl kapsar, nasıl korur öğrendik. Şu an kızamık ve ya bulaşıcı hastalıklarla ilgili bir riskimiz yok, birebir takip ediyoruz. Bir filyasyon sistematiğinin olduğunu tüm dünyaya gösterdik. Kızamıklı bir çocuk varsa çocuk nereye gitmiş, nerede okumuş, sınıfında kaç kişi var, aşılamayla ilgili problemleri var mı, bire bir takip ediyoruz. Kızamık şüpheli vakalarımız bazen oluyor, bunların hepsi aşısız çocuklar. Avrupa‘nın sıkıntı yaşamasının nedeni ne; birinci basamak sağlık hizmetini oturtamadığı için aşılamayla ilgili problemleri var. Bu sistematik eğer devam ederse her 4-5 senede bir salgınla, vaka artışıyla Avrupa karşılaşacak. Biz eğer aşılamamızı yüksek tutmazsak çocuklarımızı aşıya götürmezsek sağda solda duyduğumuz haberlerle aşıyla ilgili kararsızlık yaşayacaksak bizim de Avrupalıdan bir farkımız yok. Kızamıkla ilgili problem yaşamamamızın nedeni; aşılama kuvvetimiz. Koruyucu sağlık hizmetleriyle ilgili Avrupa’nın büyük problemleri var. Dünya Sağlık Örgütü’nün birebir takip ettiği bir şey bu; kızamık eliminasyon programı, tüm dünyada takip ediliyor. Şu anda çocuk felci hastalığı yok, çiçek hastalığı hiç yok, bunların başarısı aşılamayla ilgili. Aşılamayı yapmazsanız şu anda kızamık virüsü aktif bir virüs olduğundan dolayı eninde sonunda vaka, vakanın artışıyla karşılaşabiliriz ama şükür olsun aşılamamız yüksek. Şu anda kızamıkla ilgili problemimiz yok" dedi. (HK-RU