POLİTİKA - 22 Mayıs 2026 Cuma 14:57

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Türkiye enerjide paradigmayı değiştirdi''

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Türkiye enerjide paradigmayı değiştirdi''

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Savunma sanayiinde olduğu gibi enerjide de tam bağımsızlık ülkemizin Kızıl Elması'dır. Türkiye bu hedefine doğru emin adımlarla yürümektedir. Bu yürüyüşün önünün kesilmesine müsaade etmeyeceğiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde düzenlenen 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'ne katıldı. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Enerji arz güvenliğinin günlük hayattan uluslararası siyasete her alanda çok daha önem kazandığı bir süreçten geçiyoruz. Enerji milli güvenliğin, kalkınmanın, bağımsızlığın ve bölgesel istikrarın merkezinde yer alan bir güç olma vasfını giderek perçinliyor. Petrol ve doğal gaz halen stratejik kaynaklar olmaya devam ediyor. Bu kaynaklara ulaşmak ve bu kaynakları istikrarlı ve maliyet etkin şekilde temin etmek devletler için daha fazla önemli hale geliyor. Bölgemizde son yıllarda yaşanan olaylar bir taraftan enerji arz güvenliğinin ne kadar mühim olduğunu ortaya koyarken, diğer taraftan ülkeler arasındaki bağımlılık ilişkisinin ulaştığı seviyeyi de göstermektedir. Rusya-Ukrayna Savaşı patlak verdiğinde gündeme gelen en önemli konulardan biri enerji tedariğiydi. Doğal gaz ve petrol hatlarının güvenliğiydi. Aynı şekilde 28 Şubat'ta İran'a karşı başlatılan hava saldırılarının olumsuz etkilediği alanların en başında enerji tedariği ve ticareti geliyordu. Petrol ve doğal gaz fiyatlarında yüzde 50'leri bulan artışlar gördük. Sadece fiyatlar uçmadı, enerji tedariği ile ilgili ciddi sıkıntılar baş gösterdi. Bu jeopolitik gerilimin artçı sarsıntıları günlük hayatı, üretimi, turizmi, hava ulaşımını ve ekonomiyi vurmaya devam ediyor. Türkiye, zengin enerji kaynaklarına sahip coğrafyalar ile bunlara ihtiyaç duyan ülkeler arasındaki en güçlü köprüdür. Geçiş ve kavşak noktasıdır. Bölgemizde meydana gelen son krizler Türkiye'nin bu özelliğini teyit etmiştir. Ülkemiz tüm tahriklere rağmen sağduyulu siyasetiyle savaşın dışında kalmış, diplomasiyi ve diyaloğu önceleyen girişimlerle sükunetin tesisine katkı sağlamıştır. Türkiye hem enerji naklinde güvenilir bir ortak hem de barışın kilit aktörü olarak son süreçte öne çıkmıştır. Bunun olumlu tesirlerini orta ve uzun vadede daha fazla göreceğine inanıyorum. Türkiye'nin güvenilir enerji tedariğindeki vazgeçilmezliği, bu süreçte bir kez daha anlaşılmıştır. Son 23 yılda ülkemizin attığı adımların çok büyük payı olmuştur. Göreve geldiğimizde Türkiye'nin günlük doğal gaz giriş kapasitesi yaklaşık 90 milyon metreküptü. Bugün bu rakam 495 milyon metreküpe çıkmıştır" dedi.

"Sakarya Gaz Sahası'nda günlük üretimimiz bugün 9,5 milyon metreküpe ulaştı"

Türkiye'nin Rusya'dan 2, Azerbaycan'dan 2 ve İran'dan bir olmak üzere toplam 5 boru hattıyla doğalgaz temin ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye artık 39 ülkeden 50'den fazla şirketten doğal gaz tedarik eden dev bir enerji alt yapısına sahiptir. Türkiye'yi Avrupa'nın en güçlü merkezlerinden biri haline getirdik. Yapacağımız yeni yatırımlarla günlük LNG gazlaştırma kapasitemizi mevcut 161 milyon metreküpten 200 milyon metreküpe çıkartacağız. Bir başarımız da 2016 yılında ilan ettiğimiz milli enerji ve maden politikasıyla başlayan sondaj ve arama faaliyetleridir. Burada kelimenin tam anlamıyla paradigmayı değiştirdik. 10 yılda bu alana çok ciddi yatırım yaptık. Kendi mühendislerimiz, gemilerimiz, ekipmanlarımızla mavi vatanda arama faaliyetlerini geliştirdik. Fatih Sondaj gemimizle Cumhuriyet tarihimizin en büyük doğal gaz keşfini gerçekleştirdik. Muhalefetin küçümsediği Sakarya Gaz Sahası'nda günlük üretimimiz bugün 9,5 milyon metreküpe ulaştı. Bu üretim miktarıyla milyonlarca hanemizin enerji ihtiyacını karşılıyoruz. Osmangazi Üretim Platformumuzun devreye alınmasıyla birlikte 2026 yılında günlük üretimimizi 20 milyon metreküpe yükselteceğiz. Böylece 8 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz'den karşılamış olacağız. İkinci yüzer üretim platformumuzun inşaatı sürüyor. 2028'de bu platformun da hizmete girmesiyle günlük üretim 45 milyon metreküpe çıkacak ve 16-17 milyon haneye yerli gazımız ulaşacak" dedi.

"Sadece Karadeniz'de değil, Gabar'da da tarih yazdık"

Konuşmasında Gabar'daki çalışmalara da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sadece Karadeniz'de değil, Gabar'da da tarih yazdık. Gabar'da gerçekleştirilen petrol keşfimiz Cumhuriyet tarihimizin en büyük keşfi olarak kayıtlara geçti. Yıllar boyunca terörle anılan bölgeler bugün üretimle, yatırımla, istihdamla anılıyor. Güvenlik tehdidi nedeniyle yıllarca atıl kalan yerlerde bugün turizm canlanıyor, tarım gelişiyor, çiftçimizin, sanayicimizin, esnafın, vatandaşımızın yüzü gülüyor. Terörün karanlık gölgesi çekilip, huzurun aydınlattığı anlar genişledikçe yıllarca korkunun, göçün ve güvensizliğin sembolü olan şehirlerimiz hızla ayağa kalkıyor. Bugün Gabar'dan elde edilen üretim, Türkiye'nin enerji arz güvenliğine çok büyük katkı sağlıyor. Yurt içindeki petrol üretimimizin yüzde 44'lük kısmı sadece Gabar'dan gelmektedir. Terörsüz Türkiye sürecinin hedefine ulaşmasıyla birlikte yeni bir hikaye yazılmaya başlanacaktır. Türkiye ekonomisine doğrudan ve dolaylı maliyeti 2 trilyon doları olan aşan ağır bir yükten kurtulurken, terörle mücadeleye ayrılan kaynaklar daha verimli alanlara tahsis ediliyor. Bunun da en büyük kazananı on yıllardır sıkıntı çeken bölge halkıyla birlikte 86 milyonun her bir ferdidir. Gabar'daki keşiften sonra Diyarbakır'da 4 saha belirlendi. Önümüzdeki 3 yıl içinde 24 kuyuda çalışma planlıyoruz. Bunların haricinde başka hazırlıklar da söz konusu. Türkiye Petrolleri'nin 1 milyon varil petrol ve doğal gaz üreten bir şirket haline gelmesi için hem yurt içinde hem de yurt dışında arama, sondaj ve üretim çalışmalarımızı artırarak sürdüreceğiz. Türkiye kendi kaynaklarını geliştirirken aynı zamanda küresel enerji diplomasisinin en güvenilir ortaklarından biri olarak adından sıkça söz ettiriyor. Somali'deki sondaj faaliyetlerimiz, Pakistan'daki çalışmalarımız, Libya'dan Orta Asya'ya işbirliklerimiz bunun en somut göstergesidir. Somali açıklarında yürüttüğümüz çalışmalar, Türkiye'nin yurt dışındaki ilk derin deniz sondajı olması bakımından tarihi önemdedir. İklim ve hava şartları el verirse sondaj operasyonunu 6 ila 9 ay arasında tamamlamayı öngörüyoruz. Arzumuz uzun yıllar iç istikrarsızlıkla ve kıtlıkla boğuşan kardeş Somali halkına bekledikleri müjdeli haberi vermektir" ifadelerini kullandı.

"Savunma sanayiinde olduğu gibi enerjide tam bağımsızlık ülkemizin Kızıl Elması'dır"

Komşu Suriye'de de yeni hükümetle ortak çalışmaların sürdüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye'deki entegrasyon sürecinin tamamlanmasıyla yeni işbirliği fırsatları için zemin çok daha uygun olacaktır. Türkiye olarak sürecin suhuletle tamamlanması için Suriye hükümetine gereken desteği veriyoruz. Diğer taraftan madencilik alanında da büyük dönüşüm içerisindeyiz. Dünyada maden çeşitliği açısından 9'uncu sıradayız. 2025'te maden ihracatımız 6,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Dünya bor rezervlerinin yüzde 73'üne sahip olan ülkemiz, Eti Maden aracılığıyla dünya bor pazarının lideridir. Nadir toprak elementlerinde Eskişehir Beylikova'da keşfedilen dev rezerv, Türkiye'yi kritik madenler alanında küresel ölçekte şampiyonlar ligine taşımıştır. Eskişehir Kırka'da kurulan pilot tesisle lityumkarbonat üretiminde ilk ürünü elde ettik. Aynı yerde yıllık 600 ton kapasiteli endüstriyel tesisin kurulumuna yönelik çalışmalarımız sürüyor. Enerji dönüşümünün hızlandığı yeni dönemde kritik madenler artık petrol ve doğal gaz kadar önemli hale gelmiştir. Savunma sanayiinden yüksek teknolojiye birçok sektörün geleceği bu yarışa bağlanmıştır. Türkiye bu yarışta seyirci değil, oyun kurucu olmayı hedeflemektedir. Son 23 yılda bunun alt yapısını çok sağlam bir şekilde hazırladık. Ufku ve vizyonu eski Türkiye'yi aşamayanlara rağmen dünyanın en büyük derin deniz filosuna sahip 4. ülkesi oldu. Temiz enerji alanında tarihimizin en büyük projelerini hayata geçirdik. Bütün bunları da öncelikle ülkemizde tesis ettiğimiz güven ve huzur iklimi sayesinde başardık. Yere sağlam bastık, kararlı yürüdük. Türkiye'nin önünü kesmek isteyenlere aldırmadan diğer alanlar gibi enerjide de tarihi bir başarıya imza attık. İnşallah enerjide, madencilikte ve doğal kaynaklarda çok daha büyük başarılarla ülkemizi buluşturmakta kararlıyız. Bunun için karada veya denizde hükümranlık alanlarımızda ne kadar tabi kaynağımız varsa işleyeceğiz. Bu kaynaklarımızın Türkiye'nin atılım sürecinde lokomotif görevi görmesini sağlayacağız. Savunma sanayiinde olduğu gibi enerjide de tam bağımsızlık ülkemizin Kızıl Elması'dır. Türkiye bu hedefine doğru emin adımlarla yürümektedir. Bu yürüyüşün önünün kesilmesine de müsaade etmeyeceğiz" diye konuştu.

Lokman Sarıkurt

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da içme suyu tarifesine ’indirim’ sinyali Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Kurulu’nda mesken abonelerinin kullandığı içme suyu fiyat tarifesine indirim yapılması gündeme geldi. SASKİ tarafından yapılacak incelemelerin ardından tarife değişikliği, kasım ayındaki genel kurulda gündeme alınacak. SASKİ Genel Kurulu 2. Birleşimi, Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk başkanlığında SBB Meclis Toplantı Salonu’nda yapıldı. Komisyonlardan havale edilen 5 gündem maddesinin görüşüldüğü toplantıda söz alan bazı genel kurul üyeleri, meskenlerde uygulanan içme suyu tarifesinin biraz daha indirilmesi gerektiğini dile getirdiler. "Samsun’dan pahalı su satan 19 büyükşehir belediyesi var" Dev su ve kanalizasyon yatırımlarına rağmen Samsun’da içme suyu tarifesinin uygun olduğunu ifade eden SASKİ Genel Müdürü Bahattin Yanık, "Başkanımız Halit Doğan göreve geldikten sonra su faturaları ile ilgili özellikle meskende ortalama su tüketiminin hane başına 13 metreküp olduğunu gösteriyor. Başkanımız Halit Doğan da 17 metreküpe kadar olan kullanımlarda fiyatı düşürdü. Bu manada fiyat tarifesinde ciddi manada iyileştirme yapıldı. Son dönemde enflasyon ile TÜFE’den olan artışları dikkate aldığımızda TÜFE’nin de epeyce bir altında kaldığını rahatlıkla ifade edebiliriz. Bu durum, yapılan düzenlemeden kaynaklandı. Abone Daire Başkanımız, tüm su ve kanalizasyon idaresi daire başkanları ile her ay irtibat halinde. 30 büyükşehir belediyesi arasında bunların mukayesesini yapıyoruz. Her ay tablolar hazırlanıyor ve aylık tablolarda da bu durum değişmiyor. Biz 30 büyükşehir arasında 20. sıradayız. Yani 19 büyükşehir belediyesi bizden daha pahalı su satıyor. Karadeniz Bölgesi’ndeki büyükşehir belediyelerinin tamamı da bizden pahalı su satıyor. Bizim çok ciddi yatırımlarımız da mevcut. Diğer büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idarelerine baktığımızda bizim yatırımlarımız, onların yatırımlarıyla mukayese edilemeyecek kadar fazla. Bunu da kamuoyunun takdirine sunuyoruz" dedi. Yanık’ın konuşmasının ardından söz alan Başkanvekili Nihat Soğuk ise, "Tüm bunlara rağmen su tarifesinin tekrar gözden geçirilmesini talep ediyorum. Bunun sizin aracılığınızla başkanımıza iletilmesini istiyorum. Genel kurul üyelerimizin böyle bir talebi oldu" diye konuştu. Bunun üzerine Genel Müdür Yanık da gerekli çalışmaların yapılarak Başkan Halit Doğan’a bir rapor sunulacağını ve konunun kasımda yapılacak son genel kurulda görüşüleceğini belirtti. Genel kurul, tüm maddelerin kabul edilerek karara bağlanmasının ardından sona erdi.
Kars Sınır kenti ama sınırda kaldı! Kars dış ticarette alarm veriyor Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2026 yılı Nisan ayı dış ticaret verileri, bir dönem Kafkaslar’a açılan en önemli ticaret merkezlerinden biri olan Kars’ın ekonomik anlamda yaşadığı kaybı gözler önüne serdi. Bünyesinden Iğdır ve Ardahan’ın ayrılarak il olmasıyla adeta üçe bölünen Kars, yıllar içerisinde stratejik ticaret avantajlarını da büyük ölçüde kaybetti. Özellikle sınır kapılarının Iğdır ve Ardahan’da kalması, kentin dış ticaretteki etkinliğini önemli ölçüde azalttı. Kars’ın kendi sınırları içerisinde bulunan ve Ermenistan’a açılan Doğu Kapı Sınır Kapısı’nın yıllardır kapalı olması ise kentin ekonomik hareketliliğini doğrudan etkileyen en önemli nedenlerden biri olarak gösteriliyor. Bölgenin lojistik ve ticaret merkezi olma potansiyeline sahip Kars, kapalı sınır kapısı nedeniyle dış ticarette adeta "sınırda kaldı." "Kars’ın ihracatı 115 bin dolarda kaldı" TÜİK verilerine göre Kars’ta 2026 yılı Nisan ayında genel ticaret sistemine göre ihracat yalnızca 115 bin dolar olarak gerçekleşti. Kentin ithalatı ise 492 bin dolar oldu. Rakamlar, Kars’ın bölge illerinin oldukça gerisinde kaldığını ortaya koydu. Bölge illeri arasında en yüksek ihracat rakamı 4 milyon 683 bin dolarla Iğdır’da kaydedildi. Ağrı’nın ihracatı 3 milyon 624 bin dolar olurken, Ardahan’da ise 233 bin dolarlık ihracat gerçekleşti. İthalat verilerinde ise Ağrı 16 milyon 082 bin dolarla bölgenin en fazla ithalat yapan ili oldu. Iğdır’ın ithalatı 5 milyon 068 bin dolar, Ardahan’ın 271 bin dolar olarak açıklanırken, Kars’ın ithalatı 492 bin dolar seviyesinde kaldı. "Doğu Kapı’nın kapalı olması ekonomiyi etkiliyor" Kars’ın dış ticarette geride kalmasının en önemli nedenlerinden birinin Doğu Kapı Sınır Kapısı’nın kapalı olması olduğuna dikkat çekiliyor. Türkiye ile Ermenistan arasında yıllardır kapalı tutulan Doğu Kapı’nın açılması halinde Kars’ın; lojistik, taşımacılık, turizm ve ihracat alanlarında önemli bir ekonomik ivme yakalayabileceği değerlendiriliyor. Özellikle Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu hattı, Kars Lojistik Merkezi ve bölgenin jeopolitik konumu düşünüldüğünde, kentin yeniden ticaret üssü haline gelebileceği ifade ediliyor. "Kars potansiyelinin çok altında" Ekonomik veriler, tarım ve hayvancılıkta önemli bir üretim merkezi olan Kars’ın mevcut potansiyelini dış ticarete yeterince yansıtamadığını da ortaya koyuyor. Uzun yıllar boyunca Kafkaslar’a açılan kapı olarak gösterilen kentte, yatırım, sanayi ve sınır ticareti alanında yeni adımlar atılmaması halinde ekonomik kaybın daha da büyüyebileceği belirtiliyor. Bölge halkı ise Kars’ın yeniden eski ticari gücüne kavuşabilmesi için sınır ticaretinin canlandırılması, Doğu Kapı’nın açılması ve üretime dayalı yatırımların artırılması gerektiğini ifade ediyor.
Giresun Giresun’da dron destekli trafik denetimi Giresun’un Görele ilçesinde Kurban Bayramı yoğunluğu öncesinde trafik güvenliğini artırmak ve kazaların önüne geçmek amacıyla emniyet ekiplerince dron destekli trafik denetimi gerçekleştirildi. Yapılan uygulamalarda çeşitli trafik ihlalleri nedeniyle toplam 20 araca idari işlem uygulandı. Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’ne bağlı Görele Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliği ekipleri, ilçenin yoğun trafik noktalarından Liman Kavşağı mevkiinde denetim gerçekleştirdi. Trafik polisleri, karayolunda seyir halinde bulunan araçları hem karadan hem havadan takip ederek sürücülerin trafik kurallarına uyup uymadığını kontrol etti. Dron destekli uygulamada özellikle hız sınırı ihlali, kırmızı ışık ihlali, seyir halinde cep telefonu kullanımı, emniyet kemeri takmama ve hatalı sollama gibi trafik güvenliğini tehlikeye düşüren ihlaller üzerinde duruldu. Havadan anlık görüntü aktarımı yapan dron aracılığıyla kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücüler, uygulama noktasındaki ekiplere bildirilerek durduruldu. Gerçekleştirilen denetimlerde hız sınırını aştığı belirlenen 10 araç ile kırmızı ışık ihlali yaptığı tespit edilen 11 araca ilgili trafik mevzuatı kapsamında idari para cezası uygulandı. Görele Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliği yetkilileri, vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla dron destekli trafik denetimlerinin aralıksız sürdürüleceğini bildirdi.