POLİTİKA - 01 Kasım 2025 Cumartesi 16:37

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan terörsüz Türkiye mesajı: "Önce terörsüz Türkiye’ye, sonra terörsüz bölge"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nin açılışında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan "Milletimizin ödediği bedellerin boşa gitmediği, sadece sınırlarımız içinde değil, sınırlarımızın ötesinde de barışın, güvenliğin, huzurun ve kardeşliğin egemen olduğu yeni bir dönemi mutlaka başlatacağız. Bunda sonuna kadar kararlıyız. Önce terörsüz Türkiye, sonra terörsüz bölge menziline inşallah varacağız" dedi. İstanbul’u kifayetsizlerin insafına terk etmeyeceklerini kaydeden Erdoğan, "İstanbul’umuzu iş bilmez, kadir kıymet bilmez, tarih ve medeniyet şuurundan yoksun kifayetsizlerin insafına terk etmiyoruz. Şunu herkes bilsin ki, İstanbul bizim gözbebeğimizdir. Şunu herkes bilsin ki bu aziz şehrin bir fetret devri daha yaşamasına gönlümüz asla razı değil. Ana muhalefet meydanlarda içi boş slogan atarken, biz İstanbul için, sizler için, 86 milyonun tamamı için koşturuyoruz" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi Açılış Törenine katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kubbelerinde kutlu fethin yankıları duyulan, kıtaları, denizleri, gönülleri birleştiren bu nadide şehirde sizlerle bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. 16 milyon vatandaşımın her birine, Şehr-i İstanbul’un havasını soluyan tüm kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Bizleri yine muhabbetle bağrına basan, coşkusuyla ümitlendiren genç kardeşlerime canı gönülden teşekkür ediyorum. Gençler, edebiyatımızın en büyük deryalarından merhum Yahya Kemal Beyatlı, İstanbul’u "Aşkın Şeref Diyarı" olarak tarif ediyor. Biz de İstanbul’a olan derin aşkımızı yepyeni eserlerle, hizmetlerle, tarihi yatırımlarla göstermeye devam ediyoruz. Projelerimize her gün bir yenisini ekliyoruz. Tüm sabotaj girişimlerine rağmen İstanbul’umuzu çok daha güçlü bir şekilde Türkiye Yüzyılı’na hazırlıyoruz. Yapımı tamamlanan Atatürk Havalimanı Millet Bahçemizin, bu devasa eserin açılışını sizlerle birlikte gerçekleştireceğiz. Denizle toprağın visale erdiği bu muhteşem şehri yeşilin bin bir tonuyla, ağaçlarla, bahçelerle, renk renk çiçeklerle donatmanın heyecanını hep birlikte yaşayacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan terörsüz Türkiye mesajı:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeni millet bahçemizle şehrimize nefes aldıracak, İstanbul’un çehresini güzelleştirecek, dev bir eseri daha milletimize kazandırmış olacağız. Çevre Bakanlığımızı, TOKİ’mizi, yüklenici firmamızı, işçisinden mimar ve mühendisine şehre imzamızı attığımız bu muhteşem eserde emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum. Atatürk Havalimanı Millet Bahçemizin İstanbul’umuz ve ülkemiz için hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum. Daha nice eserleri, nice hizmetleri İstanbul’umuzla, 81 vilayetimizin tamamıyla buluşturmayı Mevla bizlere inşallah nasip eylesin diyorum. Tıpkı insanlar gibi şehirlerin de ruhu vardır. Tabiatıyla, mimari dokusuyla, kültürel zenginliği ve tarihi kimliğiyle şehirler yaşayan varlıklardır. Şehirlerde insanı okursunuz, maziyi görürsünüz, bugünü anlarsınız. Merhum Nurettin Topçu üstadımız bu gerçeği şöyle dile getirmiştir: "Bir belde bir manadır. Şehir bir insandır. Onda bir insan çehresi görünür, bir ruh saklanır, bir kalp çarpar" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan terörsüz Türkiye mesajı:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ruhu, bu kalbi, bu çehreyi Bağdat’tan Kahire’ye, Üsküp’ten Bursa’ya, Semerkant ve Buhara’dan Beyrut’a medeniyet bahçemizin her köşesinde çok net bir şekilde görebilir, duyabilir, hissedebilirsiniz. Yine bizim medeniyet tasavvurumuzda insanı şehir, şehri de insan olmadan tahayyül edemezsiniz. Bunlar iç içe geçmiş, birbiriyle adeta bütünleşmiş kavramlardır. Biz şuna inanıyoruz; sadece betondan ibaret bir şehir ruhsuz ve kimliksiz bir şehirdir. Sadece asfalttan, demirden müteşekkil bir şehir mekanik bir şehirdir. Çünkü bir şehri şehir yapan binalar, yollar, köprüler değildir. Bunlar tabii ki önemlidir, tabii ki vazgeçilmezdir ama asıl olan insandır, insan. Bir şehri şehir yapan, orada yaşayanların huzuru ve güvenliğidir. İnsan, yaşadığı yere bir değer katıyor, en azından aldığı kadarını şehrine geri veriyorsa şehrini mamur ediyor demektir. Eğer kişi yaşadığı şehri sadece tüketiyor, sadece kirletiyorsa o kişi şehrine ihanet ediyor demektir. Merhum Turgut Cansever’in söylediği gibi, "Şehri imar ederken nesli ihya etmeyi ihmal ederseniz, ihmal ettiğiniz nesil inşa ettiğiniz şehri tahrip eder." İşte bunun için ecdat asırlar boyunca bir yandan şehirleri imar ederken, diğer yandan da nesilleri inşa etmiştir" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan terörsüz Türkiye mesajı:

"İstanbul’umuzu iş bilmez, kadir kıymet bilmez, tarih ve medeniyet şuurundan yoksun kifayetsizlerin insafına terk etmiyoruz"

Ecdadımızın inşa ettiği, yaşadığı, ilham aldığı o güzel şehirleri aynı şekilde imar etmek için canla başla çalıştıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hem İstanbul’u hem de diğer illerimizi mamur ediyor, eksiklerini gideriyor, yatırımlarımızla sorunlarına çözüm buluyoruz. Bu konuda asla siyasi ayrımcılık içinde değiliz. Şehirlerimizin kime oy verdiğiyle ilgilenmiyoruz. 86 milyonun her bir ferdini her alanda birinci sınıf hizmetlerle buluşturmanın gayretindeyiz. Özellikle İstanbul’umuzu iş bilmez, kadir kıymet bilmez, tarih ve medeniyet şuurundan yoksun kifayetsizlerin insafına terk etmiyoruz. Şunu herkes bilsin ki, İstanbul bizim gözbebeğimizdir. Şunu herkes bilsin ki bu aziz şehrin bir fetret devri daha yaşamasına gönlümüz asla razı değil. Bu anlayışla tüm imkanlarımızı İstanbul için seferber etmiş durumdayız. Ana muhalefet meydanlarda içi boş slogan atarken, biz İstanbul için, sizler için, 86 milyonun tamamı için koşturuyoruz. Güvenli ve konforlu yeni yapılarla, millet bahçelerimizle, kütüphanelerimiz, gençlik merkezlerimiz ve spor tesislerimizle İstanbul’un güzelliğini ortaya çıkarıyoruz" şeklinde konuştu.

Her hafta yeni bir yatırımın, proje ve eserin müjdesini verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz hafta halkımızda büyük heyecan uyandıran yüzyılın konut projesinin tanıtımını yaptık. Ülkemiz genelinde tam 500 bin konut inşa edeceğiz. Bunlardan 100 bin tanesi İstanbul’umuzda yapılacak. 81 ilimizin her birine depreme karşı dirençli, modern ve konforlu toplam 500 bin konut kazandıracağız. Yetmez, İstanbul’da yüksek seyreden kira fiyatlarının hepimiz farkındayız. Bu sorunun çözümüne katkı sunacak bir projeyi devreye alıyoruz. TOKİ eliyle 15 bin konutu uygun şartlarda İstanbul’da kiraya vereceğiz. Dar gelirli vatandaşlarımızın ihtiyacını karşılamak için süratle işe koyulacak, mümkün olan en kısa sürede sosyal konutları tamamlayacağız. Şunu da ifade etmek isterim; biliyorsunuz geçen hafta Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde 6,1 büyüklüğünde depremle sarsıldık. Allah’a hamdolsun herhangi bir can kaybımız olmadı ama bu deprem bize afetlere hazırlık meselesinin aciliyetini tekrar hatırlattı" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan terörsüz Türkiye mesajı:

Kentsel dönüşüm konusunun asla ihmale gelmeyeceğini bir kez daha gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Devlet, belediye, vatandaş el ele verip, bu işi süratle halletmek durumundayız. Diğer türlü, sırf tedbirsizlik dolayısıyla yüreklerimize yeni ateşler düşmesine engel olamayız. İstanbul’a hizmet etmek dert işidir. Dünyanın en gelişmiş ülkelerin milletleri hangi hizmeti alıyorsa, kendi insanımıza onlardan daha iyi hizmet götürmenin derdindeyiz. Millet bahçelerimiz, esas siyasetin en güzel örneklerindendir. Bu güne kadar 36 milyon 560 bin metrekare yeşil alana sahip, 313 millet bahçemizi, 81 ilimizdeki vatandaşımızın hizmetine sunduk. 45 milyon 272 bin metrekarelik alanı kapsayan 231 millet bahçemizin yapımı devam ediyor. Sadece İstanbul’da, 34 millet bahçemizin yapımını tamamladık, 22 millet bahçemizin de inşaatı sürüyor. Biliyorsunuz 6 Şubat depremlerinde toplanma alanlarının önemi çok daha net bir şekilde ortaya çıkmıştı. Burası aynı zamanda afet anlarında yüz binlerce vatandaşımızı ağırlayan bir toplanma merkezi olarak da hizmet verecek. Afet yönetim merkezinin de yer aldığı millet bahçemizde herhangi bir afet durumunda en az 40 bin çadır kurulabilecek. Tam donanımlı hastaneden tıbbi yardım malzemeleri lojistiğine, bakım ve ihtiyaç odalarından aşevlerine kadar afet anında ihtiyaç duyulan her şey evet, burada millet bahçemizde olacak. Atatürk Havalimanı Millet Bahçemiz ayrıca çok önemli bir sağlık tesisine de ev sahipliği yapıyor. Korona virüs salgını döneminde 45 gün gibi kısa bir sürede tamamlayarak devreye aldığımız acil durum hastanemiz burada hizmet veriyor. Bu hastanemiz kovidle mücadelede çok önemli bir işlev görmüştü. Daha sonra restorasyona alınan Cerrahpaşa Tıp Fakültemizin büyük bir kısmı da Yeşilköy’e, buradaki hastanemize taşınmıştı. İnşa faaliyetleri devam eden Cerrahpaşa Hastanemizin eğitim, araştırma ve sağlık hizmetleri hemen yanı başımızda verilmeye devam ediyor. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mensuplarıyla birlikte hasta yakınlarımız da Atatürk Havalimanı Millet Bahçemizden yararlanma imkanı bulacak" şeklinde konuştu.

"Önce terörsüz Türkiye, sonra terörsüz bölge menziline inşallah varacağız"

Konuşmasının devamında ise ‘Terörsüz Türkiye’ adımına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemize hizmetlerimiz sadece yollarla, binalarla, bugün burada olduğu gibi çevre projeleriyle sınırlı değil. İktidar ve ittifak olarak en büyük yatırımı milletimizin kardeşliğine yapıyoruz, Türkiye’nin güvenliğine yapıyoruz. Cumhur İttifakı olarak bundan bir sene önce başlattığımız terörsüz Türkiye sürecinde kısa sürede kayda değer mesafe aldık. Tahrikler karşısında galeyana gelmedik. Şehit yakını ve gazilerimiz başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin hassasiyetlerini gözettik. Özellikle bir tarafı yaparken diğer tarafı yıkmamaya itina gösterdik. Süreci herhangi bir yol kazası yaşanmadan bugünlere başarıyla getirdik. Münfesih terör örgütü, geçtiğimiz günlerde silahlı unsurlarını ülkemizden çekmekte ve sınır hattından uzaklaştırmakta olduğunu açıkladı. İlgili birimlerimiz sahadaki gelişmeleri anbean titizlikle takip ediyor. Hedefe giden yolda atılan her olumlu adımı önemsiyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisimizde kurulan komisyon, çalışmalarına yoğun bir şekilde devam ediyor. Son olarak perşembe günü Adalet ve Dışişleri Bakanlarımız komisyonu bilgilendirdi. Biz de külliyemizde DEM Parti heyetini kabul ettik. Kendileriyle son derece yapıcı, verimli ve geleceğe dair umut verici bir görüşme gerçekleştirdik. İnşallah bu görüşmenin yansımalarını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Cumhur İttifakı olarak ülkemizin ve milletimizin hayrına olan işlerde çabuk davranılması gerektiğine inanıyoruz. Hassas, yapıcı, kucaklayıcı bir yaklaşımla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Milletimizin ödediği bedellerin boşa gitmediği, sadece sınırlarımız içinde değil, sınırlarımızın ötesinde de barışın, güvenliğin, huzurun ve kardeşliğin egemen olduğu yeni bir dönemi mutlaka başlatacağız. Bunda sonuna kadar kararlıyız. Önce terörsüz Türkiye, sonra terörsüz bölge menziline inşallah varacağız. Tüm bu stratejik adımları atarken elbette şu gerçeğin de bilincindeyiz: Hedefe yaklaştıkça hem yükümüz ağırlaşıyor hem de süreci kundaklamaya dönük çabalar yoğunlaşıyor. Türkiye’nin yarım asırlık meselesini çözmesini istemeyen odaklar, bilhassa da FETÖ’cü alçaklar operasyonlarına hız vermiş durumdalar. Milletimizi tedirgin etmek, şehit yakınlarımızı huzursuz etmek, kamuoyunu manipüle etmek amacıyla ellerinden geleni yapıyorlar. En büyük hedefleri ise 15 Temmuz gecesi şehitlerimizin mübarek kanlarıyla harcı karılan Cumhur İttifakı’nın birliğini, beraberliğini ve insicamını bozmak. Fakat muvaffak olamayacaklar. Bir olacağız, beraber olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep beraber Türkiye olacağız" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan terörsüz Türkiye mesajı:

Hacer İnci

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Nazilli Belediyesi’nden 23 ayda 23 yeni araç Nazilli Belediye Başkanı Dr. Ertuğrul Tetik, göreve geldiği günden bu yana yürüttüğü tasarruf politikasıyla hem belediyenin borç yükünü büyük ölçüde hafifletti hem de 23 yeni aracı ilçenin hizmetine sundu. 56 bin metrekare asfalt ihalesi, yeni barınak projesi ve Ahmet Şensan Kültür Merkezi’nin bulunduğu 6 bin metrekarelik alanın yenilenmesi gibi adımların yanı sıra araç filosunun güçlendirilmesi için de kalıcı adımlar atan Başkan Tetik, gerçekleştirdiği mahalle buluşmalarıyla da sık sık vatandaşların taleplerini yerinde dinleyerek halkın takdirini kazandı. Son dönemde esnaf odası ziyaretlerini artırarak her kesimden vatandaşın ilçe yönetimine ve yatırımlara ilişkin taleplerini bizzat ilk ağızdan dinleyen Tetik, belediyenin mali gücünün artırılmasıyla hizmetlerin de hız kazanacağına dikkat çekti. Mart ayı itibariyle 4 yeni aracı Temizlik İşleri Müdürlüğü bünyesinde kullanılmak üzere hizmete sunduklarını kaydeden Tetik, özellikle ara sokakların hijyen standartlarının artırılması için 10 işçinin 1 saate yaptığı işi yarım saatte tek başına yapan yeni araç alımı gerçekleştirdiklerini ifade etti. Söz konusu araçların sayısının artırılarak şehrin temizlik sorununu tamamen çözeceklerini belirten Başkan Tetik; "Nazilli’nin iki temel sorunu var; yol ve temizlik. Yol sorununu büyük ölçüde çözecek ihalemiz için ilanlarımız yayınlandı. Temizlik sorununu çözüme kavuşturmak için işçi alım girişimlerimiz ne yazık ki Ankara’dan bir sonuç alamadı. Biz de çözümü teknolojiden yana kullandık ve yeni araçlarımızı şehrimize kazandırdık. Bu araçların sayısını artırarak bu sorunu da çözmüş olacağız. Halkımız sabırlı olsun. Tüm sorunları el birliğiyle çözüme kavuşturacağız" dedi.
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı böyle görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dron ile havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum ETSO Mart ayı Meclis Toplantısı yapıldı: UR-GE projelerinde Türkiye birinciliği vurgulandı Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı, ETSO Meclis Başkanı Gökhan Yılmaz başkanlığında yapıldı. Toplantıda, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın tarafından aylık faaliyet raporu meclis üyelerine sunuldu. Toplantının en önemli gündem maddelerinden biri Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi (UR-GE) projeleri oldu. Başkan Saim Özakalın meclise yaptığı sunumda, ETSO’nun UR-GE projelerinde Türkiye genelinde birinci sırada yer aldığını belirterek, bu istikrarlı başarının firmalarımızın yeni teknolojilerle tanışmasına, vizyonlarını genişletmesine ve küresel pazardaki yeni ufuklara adapte olmasına ivme katacağını ifade etti. Ankara Temasları ve Stratejik Kazanımlar Meclise Aktarıldı Saim Özakalın’ın meclis üyelerine sunduğu faaliyet raporunda, geride kalan ay boyunca Ankara’da ve Erzurum’da yürütülen yoğun temaslar detaylandırıldı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ile yapılan görüşmelerde, Erzurum’un 2. OSB genişleme süreci, 6. Bölge teşvikleri ve mesleki eğitim yatırımları için alınan destek sözleri meclis üyeleriyle paylaşıldı. Rapor kapsamında ayrıca, ETSO heyetinin Erzurum Valisi Aydın Baruş ziyareti, Model Fabrika Projesi hazırlıkları, Ziraat Bankası ve Halkbank bölge müdürlükleriyle yapılan finansmana erişim toplantıları ile Kadın ve Genç Girişimciler kurullarının yürüttüğü çalışmalar değerlendirildi. Toplantı, meclis üyelerinin sektörel taleplerini dile getirmesi ve Ramazan ayı gıda yardımları gibi sosyal dayanışma faaliyetlerinin istişare edilmesinin ardından sona erdi.
Balıkesir Havran ölüm kavşağına ışıklandırma yapıldı Balıkesir’in Edremit ile Havran ilçeleri arasındaki D230 karayolu üzerinde bulunan Çamdibi Kavşağı’na trafik sinyalizasyon sistemi kuruldu. Yıllardır çok sayıda trafik kazasının meydana geldiği ve onlarca kişinin hayatını kaybettiği ya da yaralandığı kavşakta yapılan trafik sinyalizasyon düzenlemesi sonrası trafik akışı kontrollü hale getirildi. Edremit-Havran karayolu üzerinde yer alan Çamdibi Kavşağı, özellikle orta refüjden yapılan dönüşler ve tali yoldan ana yola kontrolsüz çıkışlar nedeniyle uzun süredir bölgenin en riskli trafik noktalarından biri olarak gösteriliyordu. Ana yol üzerinde yüksek hızla ilerleyen araçlarla kavşağa giren araçların karşı karşıya gelmesi sonucu yıllar içinde çok sayıda ciddi kaza meydana geldi. Bölge sakinlerinin ve sürücülerin ifadelerine göre kavşakta bugüne kadar onlarca kaza yaşandı, birçok kişi hayatını kaybetti ve çok sayıda vatandaş da yaralandı. Özellikle gece saatlerinde görüş mesafesinin düşmesi ve kavşakta herhangi bir sinyalizasyon sisteminin bulunmaması kazaların en önemli nedenleri arasında gösteriliyordu. Uzun süredir kamuoyunda tartışma konusu olan kavşakta karayolları ekipleri tarafından trafik ışıklandırma ve sinyalizasyon sistemi kuruldu. Yeni sistemle birlikte ana yol ve tali yol geçişleri ışıklarla kontrol altına alınırken, orta refüj dönüşleri de daha güvenli hale getirildi. Işıklandırma sisteminin devreye girmesiyle birlikte bölgede trafik akışının daha düzenli hale geldiği görülürken, sürücüler de kavşaktan daha kontrollü şekilde geçiş yapmaya başladı. Ancak yıllardır çok sayıda kazanın yaşandığı kavşağa trafik ışıklarının ancak şimdi konulması, "Bu önlem kavşak ilk yapıldığında neden alınmadı?" sorusunu da beraberinde getirdi. Bölge halkı, onlarca can kaybı ve yaralanmanın yaşandığı noktada yapılan düzenlemenin geç kalınmış ancak önemli bir adım olduğunu ifade ediyor.
İstanbul Dirençli mantar enfeksiyonlarına karşı yeni tedavi yaklaşımı geliştiriliyor Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Yağmur Ekenoğlu Merdan, yürütücülüğünü üstlendiği projede, son yıllarda hastanelerde daha sık görülen ve tedavisi zorlaşan "candidozyma auris" adlı mantara karşı yeni bir tedavi yaklaşımının araştırıldığını söyledi. TÜBİTAK-ARDEB 1002-A Hızlı Destek Modülü kapsamında desteklenmeye değer bulunan çalışmada, mevcut mantar ilaçlarının etkinliğini artırmaya yönelik yenilikçi bir yöntem laboratuvar ortamında inceleniyor. Projede ele alınan candidozyma auris’in, özellikle bağışıklık sistemi zayıf hastalarda ciddi enfeksiyonlara yol açabildiğini belirten Dr. Ekenoğlu Merdan, bu mantar türünün birçok yaygın ilaca karşı direnç geliştirebildiğine dikkat çekti. Dr. Ekenoğlu Merdan, "Hastane enfeksiyonları açısından önemli bir sorun haline gelen candidozyma auris, mevcut tedavilere her zaman yeterli yanıt vermeyebiliyor. Bu da yeni ve destekleyici tedavi yaklaşımlarını gerekli kılıyor" dedi. Mevcut ilacın etkisini güçlendiren bir yaklaşım Araştırma hakkında bilgi veren Dr. Ekenoğlu Merdan, "Mantarların çoğalma ve iletişim mekanizmalarını baskılayabilen farnesol adlı bir maddenin, özel taşıyıcı yapılarla birlikte kullanılması ve yaygın olarak kullanılan flukonazol adlı mantar ilacıyla oluşturduğu birlikte etkinin değerlendirilmesini hedefliyoruz. Bu yaklaşımın, ilacın mantar üzerindeki etkisini artırarak daha etkili ve güvenli tedavi seçeneklerine katkı sağlayabileceğini öngörüyoruz" dedi. Laboratuvar sonuçlarıyla etkinlik değerlendiriliyor Çalışma kapsamında geliştirilen bu yeni kombinasyonun, mantarın çoğalmasını ne ölçüde baskıladığı ve tedaviye katkı potansiyeli laboratuvar ortamında test edildiğini söyleyen Dr. Ekenoğlu Merdan, "Amacımız mevcut antifungal ilaçların etkinliğini artırabilecek, uygulanabilir ve güvenli yeni yaklaşımlar ortaya koymak. Bu tür çalışmalar, dirençli enfeksiyonlarla mücadelede önemli bir bilimsel zemin oluşturuyor" diye konuştu. Gelecek çalışmalara bilimsel altyapı sunması bekleniyor Araştırmadan elde edilecek bulguların, dirençli mantar enfeksiyonlarına yönelik yeni tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlaması ve ileride yapılacak daha kapsamlı çalışmalara yol göstermesi amaçlanıyor.