POLİTİKA - 26 Ekim 2025 Pazar 01:04

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: "Terörsüz Türkiye yolunda kararlılıkla ilerliyoruz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: "Terörsüz Türkiye yolunda kararlılıkla ilerliyoruz"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Küçükçekmece Dernekler Federasyonu tarafından düzenlenen 5. Kültür Etkinliği "Kan Kardeş Oluyoruz" programına katıldı.


Küçükçekmece’de bulunan Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi’nde saat 19.00’da kur-an tilavetiyle başlayan program ardından çeşitli yörelere ait gösterilerle devam etti. Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti İstanbul Milletvekili Seyithan İzsiz’in yanı sıra KÜDEF Genel başkanı Eyüp Sabri Atay, çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi, davetli ve vatandaş katıldı.


Programda konuşan Cevdet Yılmaz, "Türkiye’nin son 23 yılda elde ettiği kazanımlarda, sivil toplum kuruluşlarımızın da önemli bir rolü olduğunu buradan ifade etmek istiyorum. Önümüzdeki dönemde Türkiye yüzyılı hedeflerimize de yine sizlerle birlikte başaracağız. Yine sizlerle birlikte birlik ve beraberlik içinde yürüyoruz. Geçtiğimiz hafta içinde istikrar ve refah bütçesi olarak nitelendirdiğimiz 2026 yılı bütçe kanunu teklifimizi meclisimize sunduk. Her bir vatandaşımızın büyümenin sağladığı imkanlardan adil biçimde pay almasını esas almış durumdayız. Bir yandan ekonomimizi büyütürken, diğer taraftan en temel sorun olarak gördüğümüz enflasyonla mücadeleyi de önceliklendirmiş durumdayız. Bu yılın sonunda inşallah enflasyonumuz %30’un altına gelecek. Gelecek sene %20’nin altına, bir sonraki yıl ise tek haneli rakamlara ulaşmayı hedefliyoruz ve bunun için büyük bir gayret sarf ediyoruz" dedi.


Konuşmalarının devamında 6 Şubat depremi sonrasında bölgede yapılan çalışmalara değinen Yılmaz,


"Bu yıl itibariyle, bu yıl sonu itibariyle 450 bin konutu teslim edeceğiz"


"Sadece devlet olarak bugüne kadar 3 trilyon Türk Lirasını deprem bölgemize harcamış durumdayız. Dolar olarak 90 milyar dolardan bahsediyoruz. Dile kolay, bu kadar büyük bir yük en gelişmiş dediğimiz ekonomiler için bile son derece büyük bir yük ama istikrar içinde güçlü bir hükümetle, cumhur ittifakıyla bu yükün altından ülke olarak kalkıyoruz. Şu anda deprem bölgemiz dünyanın en büyük şantiyesi halinde. Bu yıl itibariyle, bu yıl sonu itibariyle 450 bin konutu teslim edeceğiz ama mesele konutlardan ibaret de değil. Altyapıları yapıyoruz, şehir altyapılarını, yolları tamir ediyoruz. Hastaneler yapıyoruz, okullar yapıyoruz. Organize sanayi bölgelerini yeniden inşa ediyoruz. 1 anlamda bu şehirlerimizi topyekun yeniden kuruyoruz ve çok şükür bunu başarıyoruz" şeklinde konuşan Cumhur Başkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.


"Memleketimizin kimlik siyasetine ihtiyacı yok"


Yılmaz, "Değerli misafirler, bir diğer üzerinde durmak istediğim konu terörsüz Türkiye meselesi. Değerli kardeşlerim, belirsizliklerin yoğunlaştığı bölgemizin üzerinde emperyalist birtakım tuzakların oyunların vurgulandığı dönemde Sayın Cumhurbaşkanımız ve yine Milliyetçi Hareket Partisi’nin değerli Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli çok önemli bir inisiyatif geliştirdiler. Bu da terörsüz Türkiye. Bütün etnik gruplarıyla değişik mezhepleriyle meşrepleriyle hangi bölgeden olursa olsun biz inanıyoruz ki bu topraklar üzerinde yaşayan herkes birdir, beraberdir ve kardeştir. Biz hep birlikte Türkiyeyiz buna inanıyoruz. Bizi bölmeye parçalamaya güçten düşürmeye çalışanlara karşı vereceğimiz en güzel cevap kardeşliğimizi yüceltmektir. Birliğimizi beraberliğimizi yüceltmektir. İç cephemizi kuvvetlendirmektir. Bu bölge üzerinde oyun oynayanlar ne türkü seviyorlar ne kürdü seviyorlar. Ne aleviyi ne sünniyi seviyorlar. Onların derdi kendi menfaatleri. Bizim onlara müsaade etmememiz lazım. Birliğimizi beraberliğimizi pekiştirmemiz lazım. Kaynaklarımızı enerjimizi boş yere harcamamamız. Çocuklarımızın gençlerimizin geleceği için yatırımlara dönüştürmemiz lazım. En önemli meselemiz bu. Burada da yavrularımız var gençlerimiz var. Biz onlara daha güçlü daha müreffeh daha büyük bir Türkiye’yi miras bırakmak durumundayız. Bu hepimizin sorumluluğu. Hangi siyasi görüşten olursak olalım hangi kimlikten olursak olalım bunu yapmak durumundayız. Bütün kimliklere saygılıyız. Herkesin inancına etnik kimliğine diline mezhebine saygılıyız. Sadece şunu söylüyoruz. Bunları çatışma konusu haline getirmeyelim. Kimliklere saygılı olalım ama kimlik siyaseti yapmayalım. Memleketimizin kimlik siyasetine ihtiyacı yok. Hepimiz bu ülkenin eşit ve onurlu vatandaşları olarak ülkemizi yüceltelim. Ülkemizi çok daha güçlü yarınlara taşıyalım. Terörsüz Türkiye işte böyle bir süreç ve çok da başarılı bir şekilde devam ediyor. Yanlış şunu da söylemem lazım. Türkiye’de huzur istemeyenler. Türkiye’nin hep ayağında bir takım prangalar olsun isteyenler bu süreçleri bozmaya çalışacaklardır. Çalışıyorlar. Çeşitli dezenformasyonlarla provokasyonlarla bu süreci azamete uğratmak için gayret edenler var. Bunlara karşı da çok uyanık olmamız lazım" dedi.


"kardeşliğe bir kez daha vurgu yapmak istedik"


Programa katılan Ak Parti İstanbul Milletvekili Seyithan İzsiz, "Umreye gitmek isteyen ama imkanlarından dolayı gidemiyor annelerimizi, 15 yıl önce ilkini sol tarafımızda oturan Naciye annemle birlikte göndermeye başladık. Ve de 20 kişiyle başladık efendim sonra Rabbim ikramda bulundukça bu sayıyı arttırdık. 30 oldu, 40 oldu, 50 oldu, 100 oldu elhamdülillah. Ve de bugün biz Umre programlarımızın KÜDEF ile birlikte bir temasını oluşturduk. Dedik ki bizim bu programımızın adı Kan Kardeşliği ve Umre programı olsun. Peki neden kardeşliğe vurgu yapıyoruz? 780 bin kilometrekare vatan toprağımız var. Her metrekaresinde yaşayan ve de vatanımızla, bayrağımızla sorunu olmayan her ırktan, her mezhepten, her meşrepten kardeşimizi kardeş kabul ederek ve de her zamankinden çok daha fazla birbirimize sarılmamız gereken, kucaklaşmamız gereken günlerden geçiyoruz. Bunun için de kardeşliğe bir kez daha vurgu yapmak istedik. Bu programımızı Kardeşlik ve Umre temalı yapmak istedik. Ve bu sene Rabbim nasip ederse bu aydan başlamak suretiyle 500 annemizi inşallah Umreye göndereceğiz" gibi ifadeler kullandı.


Programda konuşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, " Bugün burada, Anadolu’muzun doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine, hatta Anadolu coğrafyamızın da ötesinde, Rumeli ve Balkan coğrafyasından, Orta Asya’ya kadar, gönül coğrafyamızın tamamını temsil eden kıymetli misafirlerimizle bir aradayız. Küçükçekmece’miz bir mozaiği temsil etmekte. Aynı zamanda İstanbul’umuzda da, gönül coğrafyamızın tüm fertleriyle bu mozaiği en güzel şekilde hep birlikte yaşıyoruz" dedi.




Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: "Terörsüz Türkiye yolunda kararlılıkla ilerliyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Treva ile havalimanı deneyiminde yeni dönem: Tek platform, sınırsız yolculuk Seyahat deneyimini uçtan uca yeniden kurgulamayı hedefleyen dijital platform Treva, havalimanı öncesinden başlayarak yolculuğun tüm aşamalarını tek bir yapıda bir araya getiriyor. Treva; yalnızca hizmetlere erişim sağlayan bir uygulama olmanın ötesinde, seyahat deneyimini uçtan uca orkestra eden yeni nesil bir yapı olarak konumlanıyor. Lounge erişimi, hızlı geçiş, restoranlar, duty-free alışveriş, özel transfer, araç kiralama ve otopark gibi hizmetlerin yanı sıra; uçuş bilgileri, terminal navigasyonu, Wi-Fi erişimi ve yolculuk boyunca ihtiyaç duyulan bilgilere tek noktadan erişim sağlanıyor. Yolcular, havalimanına gelmeden önce alışveriş ve siparişlerini tamamlayabilirken; havalimanında bekleme sürelerini daha verimli kullanarak daha akıcı ve konforlu bir deneyim yaşayabiliyor. Farklı pazarlarda ölçeklenen yapı İlk etapta İzmir Adnan Menderes, Milas-Bodrum ve Ankara Esenboğa havalimanlarında hayata geçen Treva’nın, kısa sürede Almatı ve Tiflis’i de kapsayacak şekilde genişlemesi planlanıyor. Platform ayrıca global ölçekte 300’den fazla havalimanında lounge erişimi ve 160 ülkede araç kiralama hizmetlerine erişim imkânı sunuyor. Yapay zeka destekli kişiselleştirme Treva’nın vizyonuna ilişkin değerlendirmede bulunan TAV İşletme Hizmetleri Pazarlama ve Dijital Çözümler İcra Kurulu Üyesi Aylin Alpay şunları söyledi: "Bugün havalimanları fiziksel olarak son derece gelişmiş yapılar. Ancak yolcunun dijital deneyimi hâlâ parçalı ilerliyor. Treva’yı bu parçalı yapıyı ortadan kaldırmak için değil, tüm deneyimi yeniden tasarlamak için geliştirdik. Treva, sadece bir marketplace değil; havalimanı deneyimini uçtan uca yöneten, yolcunun ihtiyacını doğru anda karşılayan ve tüm yolculuğu tek bir akış haline getiren bir platform. Bu anlamda Treva uygulamamızı, havalimanı deneyimi için geliştirilen ilk gerçek ‘super app’lerden biri olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde farklı sektörlerle iş birlikleri kurarak Treva’yı seyahatin ötesine taşıyan, yaşam tarzına entegre bir platform haline getirmeyi hedefliyoruz." Treva, havalimanı ekosistemindeki hizmet sağlayıcıları tek bir noktada buluştururken; farklı sektörlerle kurulacak iş birlikleriyle deneyimi daha da zenginleştirmeyi hedefliyor. Mobilite, perakende, finansal hizmetler ve dijital servislerle sağlanacak entegrasyonlar sayesinde platform, yolculuğu yalnızca bir ulaşım deneyimi olmaktan çıkararak bütünsel bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyor. Treva’ya iOS ve Android uygulamaları ile trevaworld.com üzerinden kolayca erişilebiliyor.
Antalya Kepez’e Köy Enstitüleri Kültür Evi geliyor Kepez Belediyesi ile Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Antalya Şubesi arasında, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ protokolü imzalandı. Türkiye’nin eğitim tarihine önemli katkılar sunan Köy Enstitüleri’nin izleri Kepez’de yeniden canlanıyor. 1940 yılında kurularak kısa sürede üretim odaklı eğitim modeliyle örnek bir sistem haline gelen Köy Enstitüleri, 1954 yılında kapatıldı. Etkisi yıllar boyunca süren bu özgün eğitim modeli, aradan geçen 86 yıla rağmen Kepez Belediyesi tarafından yeniden gündeme taşındı. Cumhuriyet’in en büyük kazanımlarından biri olan Köy Enstitüleri’nin mirası, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ ile Kepez’de yaşayacak. Bu kapsamda; Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ile Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Antalya Şube Başkanı Muzaffer Koçak arasında, ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’ protokolü imzalandı. Kültür Evi, mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait olan Gülveren Mahallesi’ndeki 3760 sokağın güneyinde bulunan park alanına inşa edilecek. Proje tamamlandığında, kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere Kepez Belediyesi’ne devredilecek. Kültür Evi’nde, eğitimden kültüre, sosyal sorumluluk projelerinden üniversite öğrencilerine yönelik programlara kadar birçok faaliyet yürütülecek. "Köy enstitüleri çok kıymetli" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, protokolün ardından yaptığı açıklamada; köy enstitülerinin önemine vurgu yaptı. Kocagöz, "Biz, insanımız, gençlerimiz ve ülkemizin geleceği için Köy Enstitüleri’nin çok değerli olduğuna inanıyoruz. Bu inançla yola çıkarak, Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneğimize her türlü desteği sağlamayı bir görev değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz. Umarım ki burası hem insanımız hem de ülkemizin geleceği için çok faydalı çalışmaların gerçekleşeceği bir yer olur. Kendilerine yürekten teşekkür ediyorum. Her zaman birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Kepez’imize ve Antalya’mıza hayırlı olsun" dedi. YKKED Antalya Şube Başkanı Muzaffer Koçak, köy enstitülerinin toplumsal ve kültürel yaşamda derin izler bıraktığını belirterek, Kepez Belediyesi işbirliğiyle hayata geçirilecek ‘Köy Enstitüleri Kültür Evi’nin bu mirası yaşatacak önemli bir yer olacağını söyledi.
İstanbul Güngören’de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı İstanbul’un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca çocuk şüpheli E.Ç. hakkında ’çocuğa karşı kasten öldürme’, ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ ve ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ suçlarından iddianame düzenlendi. İddianame Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Güngören’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, suça sürüklenen çocuk E.Ç.’nin, maktul Atlas Çağlayan’ı kesici-delici alet kullanmak suretiyle göğüs bölgesinden yaraladığı, Adli Tıp Kurumu’nun otopsi raporuna göre Çağlayan’ın ölümünün bu eyleme bağlı, kot kesisi ve iç organ yaralanması sonucu gelişen iç kanama nedeniyle meydana geldiği aktarıldı. 15 yaşındaki çocuk şüphelinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Yapılan yazılı açıklamada, Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna ilişkin de hususlar yer aldı. ATK raporuna göre, 15 yaşındaki şüpheli E.Ç.’nin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında kullandığı bıçağın, ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanunu’ kapsamında kaldığı da yazılı açıklamada vurgulandı. İddianame çocuk ağır ceza mahkemesine gönderildi Olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinin de dosyaya eklendiği belirtildi. Açıklamada Şüpheli E.Ç.’nin olay sırasında Atlas Çağlayan’ın yanında bulunan diğer çocuklar D.Ç., Y.O.O., R.O. ve T.U.A. isimli çocuklara da bıçak doğrultmak suretiyle silahla tehditte bulunduğu belirtildi. Başsavcılık, şüpheli E.Ç. hakkında ’çocuğa karşı kasten öldürme’, ’6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet’ ile ’zincirleme şekilde silahla tehdit’ suçlarından iddianame düzenlenerek, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kamu davası açıldığını aktardı. Çocuk şüphelinin yargılanmasına ilerleyen günlerde başlanacak.
Bursa Edebiyatın kalbi Osmangazi’de atıyor Osmangazi Belediyesi’nin kültür ve eğitim çalışmaları kapsamında düzenlediği ‘Edebiyat ve Hayat Buluşmaları’, edebiyat tutkunlarını yeniden bir araya getirdi. Programın son etkinliğinde, Martin Puchner’in ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ adlı eseri üzerine okuma ve söyleşi gerçekleştirildi. Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde gerçekleştirilen programda Doç. Dr. M. Emin İlhan, konuşmacı olarak katıldı. Okuma etkinliğinde ele alınan Martin Puchner’in ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ kitabı, kitapseverleri etkileyici bir yolculuğa çıkarttı. Yaklaşık 4 bin yıllık bir zaman dilimini kapsayan eser, yazının ve edebiyatın dünya üzerindeki etkisini gözler önüne sererken, metinlerin imparatorlukları nasıl kurup yıktığını, dinleri ve felsefi akımları nasıl şekillendirdiğini de okuyuculara aktardı. Etkinlik, katılımcılara edebiyatın tarihi gücünü keşfetme fırsatı sundu. "Bu buluşmalar son derece faydalı geçiyor" Martin Puncner ‘Kelimelerle Dünya Tarihi’ kitabını işlediklerini ifade eden Bursa Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretim Üyesi Doç. Dr. M. Emin İlhan, "Yazar, kitabında hikayenin hem sosyal hem de siyasal yaşamımız üzerindeki etkisini ve tarihi süreçleri nasıl dönüştürdüğünü çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor. Bu yönüyle eser, şimdiye kadar pek ele alınmamış özgün bir yaklaşım sunuyor. Oldukça keyifli bir okuma deneyimi sunan kitapta, ay keşfinden Uzak Doğu metinlerinin inşa sürecine kadar uzanan geniş bir içerikle karşılaşıyoruz. Okuyucu açısından son derece akıcı ve anlaşılır bir dile sahip olan eser, her bir konuyu kendi içinde ele alarak ilgili kültürün atmosferini doğrudan yansıtmayı başarıyor. Bu yönüyle kurduğu bağlantılar oldukça güçlü ve etkileyici. Daha önce benzerine pek rastlanmayan bu çalışma, özgünlüğünü açıkça ortaya koyuyor. Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği ‘Edebiyat ve Hayat Buluşmaları’ kapsamında belirlenen kitapları okuyarak metinler üzerine kapsamlı tartışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu buluşmalar son derece faydalı, öğretici ve bilgi dolu geçiyor" şeklinde konuştu.
Erzincan Erzincan bölgenin fidan ihtiyacını karşılıyor Erzincan Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nde toprakla buluşturulan fidanlar bölgenin ihtiyacını karşılıyor. Enstitüsü Müdürlüğünce bölge ekolojisine uygun olarak yetiştirilen meyve fidanları talebe göre üreticilerle buluşturuluyor. Bölgenin fidan ihtiyacını karşılayan enstitüde yıllık 30 bin ila 45 bin arasında fidan üretimi gerçekleştiriliyor. Üretilen fidanlar Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nün sorumluluk alanlarındaki illere gönderiliyor. Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Samet Karataş, enstitüde ciddi bir meyve ve meyve fidanı üretimi olduğunu kaydederek, "Meyvelerin fidanlarını ürettiğimiz yerlerde çöğür anaçların dikimi yapılıyor. Bu çöğür anaçların da birçoğunu biz kendimiz üretiyoruz elma, kayısı gibi. Yıllık yaklaşık 30 bin ila 45 bin arasında fidan üretimi kapasitemiz var. Sorumluluk alanlarımızdaki illerin ve çiftçilerin talebine göre üretimimizi gerçekleştirip üreticilerimizle fidanlarımızı buluşturuyoruz" şeklinde konuştu. Bahçe Kültürleri Enstitüsü’nün üretim anlamında geniş bir çalışma alanı olduğunu aktaran Enstitüsü Müdürü Karataş, meyve fidanlarının yanı sıra enstitüde araştırma bahçeleri olduğunu belirtti. Karataş, "Burada yine bizim araştırma bahçelerimiz var. Başta bahçe sistemleri, meyvecilik, bağcılık, biyoçeşitlilik ve genetik kaynaklar, süs bitkileri olmak üzere bahçelerimizi kurup çalışmalarımızı yürütüyoruz" dedi.