SAĞLIK - 27 Nisan 2025 Pazar 09:08

Deprem sonrası ruh sağlığına dikkat

A
A
A
Deprem sonrası ruh sağlığına dikkat

Marmara bölgesinde meydana gelen depremin ardından, afetlere karşı psikolojik hazırlığın önemini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Bülent Tansel, hem yetişkinler hem de çocuklar için uygulanabilir öneriler paylaştı.


23 Nisan’da İstanbul’da meydana gelen deprem, fiziksel bir yıkıma neden olmasa da toplumda yeniden deprem korkusunu gündeme getirdi. Özellikle çocuklar ve kaygı düzeyi yüksek bireyler için bu tür afetlerin psikolojik etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten İstanbul Gelişim Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Bülent Tansel, psikolojik destek yöntemlerini anlattı.



Deprem korkusuyla başa çıkmak için bilgi edinmek önemli


Dr. Öğr. Üyesi Bülent Tansel, bireylerin yaşadığı en temel duygunun belirsizlik ve kontrol kaybı olduğunu belirterek şunları söyledi:


"Deprem nedir, nasıl oluşur, ne zaman tehlike arz eder gibi konularda doğru kaynaklardan bilgi edinmek; kişinin kaygısını azaltır ve kriz anında kontrol duygusunu pekiştirir. Bilgi, çoğu zaman belirsizliği ortadan kaldırır ve ‘ne yapacağımı biliyorum’ düşüncesini güçlendirir."



"Psikolojik hazırlık, travmatik stres tepkilerinin kronikleşmesini azaltır"


Tansel, deprem öncesinde yapılan hazırlıkların yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel dayanıklılığı da artırdığını belirterek, "Acil durum planı hazırlamak, çıkış yollarını belirlemek, deprem çantası oluşturmak ve düzenli tatbikatlar yapmak, bireyin kendini daha hazırlıklı ve güçlü hissetmesini sağlar" dedi.


Yüksek stres anlarında bireylerin "savaş-kaç-donakal" tepkileri verebildiğini belirten Tansel, nefes kontrolü ve içsel telkinlerin bu süreçte etkili olduğunu ifade ederek, "Derin nefesler almak, beyne tehlikenin geçtiği sinyalini verir ve kalp ritmini dengeler. Kişi kendine ‘Hazırlıklıyım, sakin kalmalıyım’ diyerek yönlendirme yapabilir" diye konuştu.



Çocuklarda deprem korkusunu önlemenin yolları


Çocukların depremi anlamakta ve duygularını ifade etmekte zorlandığını belirten Tansel, bu nedenle onlara yaşlarına uygun ve gerçekçi bir şekilde yaklaşılması gerektiğini vurgulayarak, "Çocuklara ‘korkmak normaldir ama biz hazırlıklıyız ve birlikteyiz’ gibi mesajlar verilmelidir. Depremden kaynaklı korkuyu bastırmak yerine paylaşmak çok önemlidir. Bu tür ifadeler hem güven verir hem de duygularını anlamlandırmalarına yardımcı olur" açıklamasında bulundu.


Çocukların depremle ilgili korkularını oyun ve sanat yoluyla dışa vurabildiğini belirten Tansel, şu önerilerde bulundu:


"Güvenli alanlar oluşturmayı öğretin.


Tatbikatları oyunlaştırarak öğretici hâle getirin.


Duygularını ifade etmeleri için resim ve hikâye yöntemlerini kullanın.


Yaşadıkları korkularını hikâyeleştirmeleri, resimler ve oyunlarla duygularını ifade etmelerini sağlamak, iç görü geliştirmelerine ve farkındalık oluşturmalarına yardımcı olacaktır.


Rutinlerin korunması, güvende olduklarını hissettirecek alışkanlıklar,


Bağ kurma, aile içi iletişim ve öğretmen desteği,


Güçlü hissettiren anlatılar, ‘seninle gurur duyuyorum, nasıl cesurca davrandın’ gibi ifadeler kullanılmalı."



Ebeveyn ve öğretmenlere önemli uyarılar


Tansel, ebeveynlerin kendi kaygılarını çocuklara doğrudan yansıtmamaları gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:


"Çocuklar, çevrelerinden çok etkilenir. Bu nedenle kriz anında sakin kalan bir ebeveyn, çocuğun duygusal dengesini de korur. Bu sürecin sağlıklı şekilde atlatılabilmesi için ilk adım, duyguların bastırılmadan ifade edilmesidir. Bireyler yaşadıklarını anlatma, paylaşma, yazıya dökme gibi yollarla duygularını dışa vurmalıdır."



"Deprem sonrası travma belirtilerini tanıyın"


İstanbul Gelişim Üniversitesi Psikoloji Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Bülent Tansel, yetişkinlerde sık görülen belirtilerin başında uykusuzluk, iştahsızlık, huzursuzluk, dikkat dağınıklığı ve suçluluk duygusunun geldiğini söyledi. Çocuklarda ise alt ıslatma, parmak emme, kâbuslar, ayrılık kaygısı ve oyunlarda deprem temalarının gözlemlenebileceğini belirterek, "Bu belirtiler doğal bir sürecin parçası olabilir ancak uzun sürerse mutlaka uzman desteği alınmalıdır" dedi.


Özellikle çocuklara yönelik düzenlenecek psiko-eğitsel grup çalışmalarının, duyguların ifade edilmesi ve anlamlandırılması açısından büyük fayda sağlayacağını belirten Tansel, bu tür gruplarda çocukların yalnız olmadıklarını fark ettiklerini ve duygusal olarak rahatladıklarını söyledi.



Deprem sonrası ruh sağlığına dikkat

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Rumelifeneri’nde kaybolduktan saatler sonra bulunan kadın, düştüğü uçurumdan kurtarıldı Rumelifeneri’nde kaybolduktan saatler sonra bulunan Ayfer Özmen(57) orman yolunda düştüğü uçurumdan 7 saat süren çalışmaların ardından kurtarıldı. Özmen’in hafif yaralı olduğu öğrenildi. Olay öğlen saatlerinde Rumelifeneri orman yolunda meydana gelmişti. Kağıthane Sanayi Mahallesi’ndeki evinden mantar toplamak için çıkan ve Rumelifeneri’nde ormana gelen Ayfer Özmen’den haber alınamamış, yakınlarının ihbarı üzerine jandarma, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) bağlı komandolar, UMKE, AFAD ekiplerince arama çalışması başlatılmıştı. Özmen’in ormanlık alanda uçurumun kenarında denize yakın bir yerde TSK’ya bağlı komandolar ve Jandarma ekiplerince hafif yaralı olarak gece saatlerinde 7 saat süren çalışmaların arından bulunmuştu. Edinilen bilgiye göre 57 yaşındaki kadının bacağında kırık bulunduğu, bilincinin açık vaziyette olduğu ve arama kurtarma ekiplerinin kendisine seslenmelerine cevap verdikten sonra yerinin tespit edildiği öğrenildi. Deniz yoluyla kurtarıldı Ekiplerce yaşam hattı kurulurken Özmen’in sarp kayalıkların bulunduğu yerden değil denizden yanaşan Sahil Güvenlik botu tarafından kurtarıldığı ardından ambulansla hastaneye kaldırıldığı bilgisine ulaşıldı. Yaralı kadın olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yapılan ilk tedavinin ardından travma kontrolü amacıyla Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne sevk edildi.
Eskişehir Eskişehir’de katliam gibi kaza: 3 ölü Eskişehir’de süratli bir otomobilin tramvaydan inen yayalara çarpması sonucunda 3 kişi feci şekilde hayatını kaybetti. Aracı olay yerinden 1 kilometre uzaklıkta bırakıp kaçan sürücünün yakalanması için çalışma başlatıldı. Kaza, Sultandere Mahallesi Selami Vardar Bulvarı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre; ismi M.D. olduğu iddia edilen şahsın idaresindeki 26 ADU 714 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda tramvaydan inen 3 yayaya çarptı. Yaşanan çarpışmanın etkisiyle yayalar metrelerce savruldu. Kazanın ardından otomobil olay yerinden kaçtı. Otomobil sürücüsü aracı bırakıp kaçtı İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde, yayaların hayatlarını kaybettikleri belirlendi. Kazaya karışan otomobil ise, olayın gerçekleştiği yerden 1 kilometre uzaklıkta terk edilmiş halde bulundu. Ölenlerin yakınları olay yerinde sinir krizi geçirdi. "Buraya geldiğimizde de ortalık karışmıştı, cesetler vardı" Olaya tanık olan vatandaş Berkay Akçeşme, "Biz sadece kaçan aracı gördük. Buraya geldiğimizde de ortalık karışmıştı, cesetler vardı. Tramvaydan inenlere vurmuş, 3 ölü var ama yaralı yok. Araba çok süratliymiş, aşağıya kadar sürüklemiş" dedi. Kazaya karışan otomobilde yolcu olarak bulunan bir kişi polis ekiplerince yakalandı. İsmi M.D. olduğu iddia edilen sürücünün ise aranmasına devam edildiği öğrenildi.