SAĞLIK - 16 Ocak 2026 Cuma 09:34

Devlet himayesindeki çocuklara dil ve konuşma terapisi imkanı

A
A
A
Devlet himayesindeki çocuklara dil ve konuşma terapisi imkanı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü ile Biruni Üniversitesi arasında, devlet himayesindeki çocuklara yönelik ücretsiz dil ve konuşma terapisi hizmetlerini kapsayan protokol imzalandı. Protokol ile ilk aşamada 100 çocuk terapiden faydalanacak.


Devlet himayesindeki çocuklara ücretsiz dil ve konuşma terapisi imkanı sağlayacak olan protokol, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul İl Müdürü Ömer Turan ve Biruni Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Yüksel’in katılımıyla gerçekleşti.


"Toplumu bilinçlendirmeliyiz"


Prof. Dr. Adnan Yüksel, yaptığı konuşmada, "Dil dediğimiz şey beyinden kaynaklı, konuşma dediğimiz ise motor bir süreç. Yani komut alıyor ama komuttan sonra kekemelik, hızlı konuşma, aksan bozukluğu, frekansı ayarlama gibi sorunlar olabiliyor. Dili, konuşması olmayan çocuğa dil konuşma terapisi olur mu diyorlar. Bu terapi, esas onlara olur. Dolayısıyla toplumu bilinçlendirmemiz gerekli. Bizim de en önemli görevimiz bakanlıkla beraber toplumu eğitmek" ifadelerini kullandı.


"Üniversite ile iş birliği yapmaya devam edeceğiz"


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İstanbul İl Müdürü Ömer Turan ise, bakanlık olarak sosyal konuların çözümü noktasında özellikle üniversitelerle iş birliğini önemsediklerini belirterek, "Biz daha önce üniversitenin diş hekimliğiyle, devlet korumasındaki tüm çocuklarımızın diş ve ağız yapısıyla alakalı birçok çalışmaya başlamıştık. Bir vakıf kültürü anlamında üniversitemize ne kadar teşekkür etsek az. Ağız yapısı, diş yapısı, gelişimle alakalı ve konuşmayı ciddi şekilde etkileyen faktörlerden bir tanesi. Allah’a hamdolsun, üniversitemiz bu konuda her daim bizimle beraber oldu. Birlikte olmaya da devam edeceğiz" dedi.


Hem sorunlar hem de çözümler masaya yatırıldı


Biruni Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dil ve Konuşma Terapisi Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Dilber Kaçar Kütükçü, protokolün detaylarına ilişkin bilgiler verdi. Projenin TÜBİTAK 4008 Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Kapsayıcı Toplum Uygulamaları Destekleme Programı tarafından desteklendiğini belirten Kütükçü, "Biz bu projede, devlet himayesindeki çocukların dil konuşma ve iletişim problemlerini görüşmeyi ve daha sonra bu problemleri çözmek için adımlar atmayı hedefledik. ‘Dile Getir’ projemizde ilk başta bir çalıştay düzenledik. Çalıştaya çocuk evlerinde, çocuk sitelerinde çalışan sosyologlar, psikologlar ve bakım verenler katıldı. Aynı zamanda dil konuşma terapisi alanında hizmet veren akademisyen hocalarımız yer aldı. Çok verimli bir çalıştay oldu. Çalıştay sırasında çocukların yaşadığı güçlükleri tam olarak belirlemiş de olduk. Hazırladığımız çalıştay kitapçığımızı da paydaşlarımızla paylaşacağız" şeklinde konuştu.


Ailelerle 6 haftalık eğitim düzenlenecek


Projenin ikinci aşamasında çocuk evleri ve çocuk sitelerindeki personel ile tek günlük bir eğitim düzenlediklerini belirten Dr. Öğr. Üyesi Dilber Kaçar Kütükçü, üçüncü aşamayı ise şöyle anlattı:


"Şimdi üçüncü aşamayı gerçekleştireceğiz. Yine sosyal ve ekonomik destek alan ailelerin çocuklarıyla günlük rutinlerde dil becerilerini, iletişim becerilerini desteklemelerine dair, ailelerle 6 haftalık eğitim düzenleyeceğiz."


Dr. Kütükçü, "Bu proje kapsamında çocukların problemlerini belirleyelim, uzmanlarla dirsek teması halinde olalım istemiştik. Aynı zamanda çocuklara temas etmek de istiyoruz. Çocukların problemini belirledik ve yazdık şeklinde kalsın istemedik. Bu bağlamda da bir protokol hazırladık. Protokol kapsamında devlet himayesindeki çocuklarımıza Biruni Üniversitesi Dil ve Konuşma Terapisi kliniklerimizde ücretsiz dil değerlendirmesi, akabinde de dil ve konuşma terapisi vereceğiz. İlk aşamada 100 çocuğumuzu destekleyeceğiz. Daha sonraki süreçte çocukların değişen ihtiyaçlarını tespit ettikçe planlarımızı güncelleyerek yeni proje ve işbirlikleri ile devam etmeyi amaçlıyoruz" dedi.


(EK-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Genç havacıların imzası gökyüzünde Girne Üniversitesi Havacılık Kulübü Roket Takımı, tamamen öğrenci emeğiyle geliştirdiği model roket projesi ile 6 bin metre irtifaya ulaşarak önemli bir mühendislik başarısına imza attı. Girne Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Girne Üniversitesi Havacılık Kulübü Roket Takımı, yaklaşık 2,5 metre uzunluğundaki yerli model roketi tasarımdan üretime kadar tüm aşamalarıyla öğrencilerin emeğiyle hayata geçirdi. Havacılık eğitiminde önemli bir ekol oluşturan Girne Üniversitesi’nin havacılık ve uzay bilimlerindeki yetkinliğini yansıtan proje; mühendislik hesapları, malzeme seçimi, yapısal analiz ve üretim süreçlerini kapsayan bütüncül bir çalışma niteliği taşıyor. Hafif, dayanıklı ve aerodinamik tasarım Model roketin gövdesinde, havacılık sektöründe yaygın olarak kullanılan balsa ahşap ve cam elyafı (fiberglass) malzemeler tercih edildi. Bu sayede hem hafiflik hem de yüksek yapısal dayanıklılık sağlanırken aerodinamik performans da üst seviyeye taşındı. Model roketçilik standartlarına uygun şekilde geliştirilen sistem; tasarım, üretim ve test aşamalarını kapsayan çok boyutlu bir sürecin ürünü olarak öne çıkıyor. Proje, yalnızca tek bir uçuş denemesiyle sınırlı kalmayıp, ileri seviye test uçuşları ile ulusal ve uluslararası yarışmalar için güçlü bir temel sunuyor. Havacılık Kulübü Roket Takımı, önümüzdeki süreçte daha yüksek irtifalara ulaşmayı, gelişmiş görev profilleri geliştirmeyi ve Girne Üniversitesi’ni ulusal ve uluslararası platformlarda başarıyla temsil etmeyi hedefliyor. "Bu proje, öğrencilerimizin üretim kabiliyetini ortaya koyuyor" Projeyi hayata geçiren öğrencileri kabul eden Girne Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlkay Salihoğlu, elde edilen başarının yalnızca teknik bir başarı olmadığını vurgulayarak, "Bu proje öğrencilerimizin mühendislik bilgi birikimini, üretim kabiliyetini ve geleceğin havacılığına dair vizyonunu açık biçimde ortaya koyuyor" dedi. Girne Üniversitesi olarak; yenilikçi, etik değerlere bağlılık ve çevre bilinci temelinde şekillenen bir eğitim anlayışını benimsediklerini belirten Prof. Dr. İlkay Salihoğlu, "Öğrencilerimizin güncel havacılık ve bilişim teknolojilerini kullanarak teori ile pratiği bir araya getirmesi son derece değerli. Roket Takımımızı bu gurur verici başarılarından dolayı tebrik ediyorum" dedi.
Denizli Halk eğitiminde büyük kriz: On binlerce eğitmen işsiz ve haciz tehdidi altında Türkiye genelinde Halk Eğitim Merkezlerine (HEM) ayrılan ders saati kotasında yaşanan keskin düşüş, sektörde derin bir krize yol açtı. Binlerce öğretmen ve usta öğretici, işsiz kalma ve ağır ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kaldı. Eğitimciler, yetkililere acil çözüm çağrısında bulunarak durumu protesto etti. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Halk Eğitim Merkezlerinde, yeni dönemde uygulanmaya başlanan kota sistemi eğitimcileri şoke etti. Türkiye genelinde ders saati kotasının dörtte bire kadar indirildiği, bazı merkezlere ise hiç kota verilmediği belirtiliyor. Bu durum, binlerce kursun açılamamasına veya aniden kapanmasına neden oldu. Kotalardaki ani kesintinin, geçimini bu yolla sağlayan on binlerce usta öğretici ve eğitmeni derinden etkilediği vurgulandı. İtibar kaybı ve misyon sapması tepkisi Eğitimciler, krizin sadece ekonomik olmadığını, HEM’lerin toplumsal misyonuna da darbe vurduğunu savundu. Vatandaşların meslek edindiği, spor, sanat ve kültür hizmeti aldığı bu merkezlerin itibar kaybettiğini ve önemsizleştirildiğini belirtti. Asıl misyonun geleneksel sanatları yaşatmak olduğunu hatırlatan eğitimciler, bu alanların da ihmal edildiğini öne sürdü. Sektör temsilcileri, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’nü derhal harekete geçmeye çağırdı. Kotaların en azından eski seviyelerine çıkarılmasının hayati önem taşıdığını vurguladılar. Aksi takdirde, telafisi mümkün olmayan sonuçların yaşanacağı ve halk eğitim sisteminin çökeceği uyarısında bulundu. "Eğitimden tasarruf olmaz" Konuyla ilgili görüş bildiren Hürriyetçi Eğitim Sen Denizli Şube Başkanı Ersin Dede, "Halk Eğitim Merkezleri, toplumun her kesimine hitap eden ve geniş bir eğitim yelpazesi sunan önemli kurumlardır. Kurumun açtığı kurslar, bireylerin kişisel gelişimlerini desteklemenin yanı sıra, mesleki becerilerini artırarak iş yaşamına katılımlarını güçlendirirler. Toplumun eğitim düzeyini yükseltmek, iş gücünü nitelikli hale getirmek ve sosyal entegrasyonu desteklemek gibi önemli amaçlara hizmet ederler. Eğitimden tasarruf olmaz" diyerek, durumun ciddiyetine dikkat çekti. Pamukkale Halk Eğitimi Merkezinden konuyla ilgili olarak yapılan açıklamada; "Bu kurslar herkese açık kurslar, herkes görüp bilgilenebilir, şeffaftır. Mevzuat gereği öncelik sırasına göre açılması gereken kurslar ve kursiyerler göz önünde tutularak verilen kota yani ders saati 3 aylık dönemi kapsayacak şekilde planlanmıştır" ifadelerine yer verildi.