EKONOMİ - 07 Mart 2024 Perşembe 11:18

‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi kadınları dijital dünyaya hazırlıyor

A
A
A
‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi kadınları dijital dünyaya hazırlıyor

Türk Telekom, ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesinin yeni döneminde başta deprem bölgesindeki kadınlar olmak üzere tüm kadınlara dijital okuryazarlık ve dijital pazarlama eğitimleri sunarak ekonomik ve sosyal hayatta daha aktif ve eşit yer almalarına katkıda bulunuyor.



Türk Telekom, teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürme prensibi ile yürüttüğü kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarına devam ediyor. Türk Telekom, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Habitat Derneği iş birliğinde hayata geçirilen ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi kapsamında kadınlara yönelik dijital okuryazarlık ve dijital pazarlama eğitimleri sunuluyor. 2019 yılından bugüne 15 bin kadına erişilen proje kapsamında yüz yüze ve çevrimiçi gerçekleşecek eğitimlerle, kadınların dijital yetkinliklerini geliştirmeleri ve ürettikleri ürünleri çevrim içi kanallardan pazarlamaları amaçlanıyor.



Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesinin yeni dönemine ilişkin açıklamalarda bulunarak şunları dile getirdi: “Şirket olarak, Türkiye’ye Değer anlayışıyla, teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştüren çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projemizin önceki dönemine ilişkin gerçekleştirdiğimiz sosyal etki raporuna göre katılımcılarımızın yüzde 90’ından fazlası eğitimlerimizden memnuniyetini dile getirdi. Fikirlerini girişime dönüştürerek hibe desteği alan kadın girişimcilerin yüzde 90’ının satışlarında artış gözlemlendi ve yüzde 60’ının yeni müşteriler kazandığı ölçümlendi. Bu olumlu tabloyu göz önünde bulundurarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projemizin yeni dönemini başlatmaktan mutluluk duyuyoruz. Türkiye’de kadınların dijital okuryazarlık, dijital pazarlama, e-ticaret gibi alanlarda yetkinliklerini artırmalarını ve teknolojinin hayatı kolaylaştıran ve girişimlerini geliştirmelerine fırsat sunan olanaklarını yakından tanımalarını amaçlıyoruz. Projenin yeni döneminde deprem bölgesinin kalkınmasına katkıda bulunmayı odağımıza alıyor, mentörlük ve hibe süreçlerimizde bölgeden yapılacak başvuruları önceliklendiriyoruz. Yıl sonuna kadar 15 bin kadına ulaşmayı hedeflediğimiz projemizde, çok değerli paydaşlarımız ve gönüllü eğitmenlerimizin desteği ve dijital teknolojilerin sunduğu imkanlarla bölge halkının ve Türkiye genelindeki kadınların ekonomik ve toplumsal hayata daha güçlü katılmalarını sağlamayı hedefliyoruz. Bu vesileyle başarılarıyla hepimize ilham veren girişimci kadınların sayısının artmasını diliyor, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum.”



Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, “Kadın girişimciliğini geliştirmek, daha donanımlı hale getirmek, girişimcilik kültürünün kadınlar arasında gelişmesini sağlamak amacıyla çıktığımız yolda, biliyoruz ki ülkelerin kalkınması kadın emeğinin ekonomiye yansıması ile mümkündür. Kadının işgücüne katılımı ekonomik ve sosyal yaşamın sürdürülebilirliği açısından bir gerekliliktir. Ülkemize daha fazla kadın girişimci kazandırmak, kadınların iş hayatında daha fazla yer edinmelerini sağlamak üzere 81 ilde 7 bin üyesiyle faaliyet gösteren Türkiye’nin en yaygın ve büyük kadın girişimcilik teşkilatı olan TOBB Kadın Girişimciler Kurulu’nu kurduk. Hızla dijitalleşen çağda gelişen teknolojinin getirdiği yeniliklere kadınları teknolojik yetkinliklerini artırarak ve güçlendirerek hazırlamak, kadın-erkek eşitsizliğini azaltarak daha paylaşımcı bir ekonomik büyüme sağlamanın en önemli yollarından biridir. Dijitalde Hayat Kolay Projemizin yeni döneminin 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde başlaması ise güne ve projeye ayrı bir değer katıyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği olarak, projeye verdiğimiz desteğin haklı gururu ile paydaşı olduğumuz Dijitalde Hayat Kolay Projemizin özellikle deprem bölgesindeki kadınlar başta olmak üzere amacına hizmet etmesini diliyor, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum” dedi.



“Kadınların dahil olduğu bir ekonomi yalnızca daha kapsayıcı ve eşitlikçi olmakla kalmaz, aynı zamanda daha müreffeh de olur” diyen Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Mukim Temsilcisi Louisa Vinton da “Bu nedenle UNDP, deprem bölgesindeki kadınların dijital araçların avantajlarından yararlanmasını sağlayan ortak projemizi genişletmekten memnuniyet duyuyor. Kadınlara yatırım yapmak, bölgenin daha hızlı ve daha kalıcı toparlanmasına yardımcı olacaktır” şeklinde konuştu.



Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır ise “Dijitalleşmenin günümüz dünyasındaki öneminin farkındayız ve Habitat Derneği olarak kadınlar başta olmak üzere bireylerin dijital yetkinliklerinin arttırılması adına birçok proje gerçekleştiriyoruz. Bu anlamda hayata geçirdiğimiz projelerimizden biri olan ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projemizin yeni döneminin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü gibi anlamlı bir günde başlangıcını yapmaktan da oldukça mutluyuz. Habitat Derneği olarak deprem bölgesinin kalkınmasına yönelik çalışmalar ana odağımızda yer alıyor. Bu dönem proje kapsamında mentörlük ve hibe desteklerimizde depremden etkilenen bölgelerde faaliyet gösteren girişimci kadınların önceliklendirilecek olması bu açıdan bizler için oldukça önem taşıyor. Başta deprem bölgesindeki girişimci kadınlar olmak üzere tüm Türkiye’deki girişimci kadınların dijital yetkinliklerinin güçlendirilerek ekonomik ve sosyal hayata katılımlarını desteklemeye devam edeceğiz. Bu vesile ile tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten şekilde kutlarım" dedi.



Yeni dönemde 20 girişime hibe desteği verilecek


2019 yılından bu yana 15 bin kadının yararlandığı ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesinin yeni döneminde hem hedeflenen kişi sayısı hem mentörlük ve hibe desteği sunulacak girişim sayısı artırıldı. Sağlanacak eğitimler, düzenlenecek atölye çalışmaları, mentörlük ve hibe desteği ile başta deprem bölgesindeki kadınlar olmak üzere projeye katılan tüm kadınların girişimlerini büyütmeleri amaçlanıyor. Projede, dijital pazarlama eğitimlerine katılanlar arasından belirlenecek 500 kadın, tasarım odaklı düşünme atölyeleri ile girişimlerinin hedef kitlesini daha detaylı değerlendirme, etkili pazar ve müşteri analizi yapmayı deneyimleme olanağı bulacak. Atölyeyi tamamlayan 500 kadın arasından belirlenecek 40 kadın girişimci ise e-ticaret süreçlerinde karşılaştıkları problemlerden, girişimlerini büyütme aşamasında yaşadıkları sorunlara kadar farklı konularda alanın uzmanlarından mentörlük desteği alacak. Mentörlük sürecini tamamlayan katılımcılar arasından jüri değerlendirmesi ile belirlenecek 20 kadın girişimci ise hibe desteği alarak girişimlerini büyütme fırsatı yakalayacak. Tüm Türkiye’den katılama açık olacak mentörlük ve hibe süreçlerinde deprem bölgesinden ve girişimleri depremden etkilenen adaylara değerlendirmede öncelik tanınacak.



‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi kadınları dijital dünyaya hazırlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tunceli Uzunçayır Baraj Gölü’nde bir ilk: 1 buçuk milyon yavru alabalık su ile buluştu Tunceli’deki Uzunçayır Baraj Gölü’nde ilk defa kafes balıkçılığına geçildi ve 1 buçuk milyon yavru alabalık su ile buluştu. Tunceli genelinde su ürünleri yetiştiriciliği, artan üretim kapasitesi ve güçlenen altyapı ile istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ediyor. İlde faaliyet gösteren 48 balık yetiştiricilik tesisinde üretim sürdürülürken, özellikle alabalık yetiştiriciliği ön plana çıkıyor. Bu kapsamda Uzunçayır Baraj Gölü’nde ilk defa kafes balıkçılığına geçilmek için çalışma başlatıldı. Baraj gölü üzerinde kurulan 30 kafese 1 buçuk ton yavru alabalık bırakıldı. Uzunçayır Barajı’nda ilk deneme yapıldığını ve 1 buçuk milyon yavru balığı suyla buluşturduklarını aktaran Vali Şefik Aygöl, 5 firmanın bu denemeyi beklediğini söyledi. Vali Aygöl, "Şehrimiz kafes balıkçılığı anlamında ülkemizde ilk 10 vilayet biri konumda. Uzunçayır Barajı dahil şehrimizin kapasite olarak 48 tesis var. Bu tesislerde toplam 22 bin ton kapasite ile balık üretimimiz mevcut. Uzunçayır Barajı’nda ilk denememiz. 30 kafeste 800 ton kapasite ile 1 buçuk milyon yavru balığı suyla buluşturduk. Eğer bu denememiz başarılı olursa ilk önce firma kendi kapasitesini yaklaşık 5 kat çıkaracak. Aynı zamanda 5 firma daha bu denemeyi bekliyor. Biz başarılı olacağına inanıyoruz. Şehrimizde bu tesis sayısını artırıp kapasitemizi 30 bin tona çıkarmayla ilgili çalışmalarımız devam ediyor" dedi.
Konya Konya’da Polis Haftası etkinlikleri Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü ve Polis Haftası Konya’da çeşitli etkinliklerle kutlandı. Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü ve Polis Haftası kutlamaları çerçevesinde Konya’da etkinlikler düzenlendi. Etkinlikler çerçevesinde Konya Polis Şehitliği’nde şehit mezarlarına karanfil bırakılırken, Kur’an-ı Kerim okundu, dualar edildi. 6-10 Nisan arasını Polis Haftası olarak ilan ettiklerini ifade eden Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, "Emniyet Teşkilatımızın kuruluşunun 181. yıl dönümünü şanla, şerefle idrak ediyoruz. Biz aslında 6-10 Nisan arasını Polis Haftası olarak ilan ettik. Bugün de 10 Nisan son günü. Şehitliğimizi ziyaret ettik. Mevlit programı ile birlikte inşallah kutlama etkinliklerimizi tamamlamış olacağız" dedi. "Polis şehitlerimizin geride bıraktıkları emanetleri eşleri, anneleri, aileleri biz her daim onların yanındayız" Konya’da asayişin ve huzurun kalıcı kılınması için gece gündüz 24 saat demeden 7 bin 500 personelle cansiperane bir mücadele verdiklerini söyleyen Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, "Bu mücadeleyi aslında Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde huzurun yüzyılı vizyonuyla özdeşleştirmeye, gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Huzuru kalıcı kılmaya yönelik gayret gösteriyoruz. Bunu da tahkim ediyoruz. Tabii ki burada bugün kuruluş yıldönümümüz etkinliği çerçevesinde özellikle polis şehitlerimizin geride bıraktıkları emanetleri eşleri, anneleri, aileleri biz her daim onların yanındayız. Sadece bugüne has değil, defaten ziyaret ediyoruz. İhtiyaçlarını, eksikliklerini gidermeye çalışıyoruz. O emanete aslında emanet gibi sahip çıkmaya çalışıyoruz. Bugün de onu tekrar teyit ettik" diye konuştu.
Artvin Kafkas Arısı Gen Merkezi’ne teknik inceleme Artvin’de düzenlenen Bal Çalıştayı çerçevesinde Kafkas Arısı Gen Merkezi’ne yapılan teknik gezide, Prof. Dr. Aslı Özkırım Artvin balının çeşitliliği ve apiturizm potansiyeline dikkat çekti. Artvin’de arıcılığın geliştirilmesi, bal üretiminin kalitesinin artırılması ve Artvin balının ulusal ve uluslararası alanda marka değerinin yükseltilmesi amacıyla düzenlenen "Bal Çalıştayı" kapsamında, Kafkas Arısı Gen Merkezi’ne teknik gezi gerçekleştirildi. Artvin’in zengin bitki örtüsü, Macahel Biyosfer Rezerv Alanı ve ekolojik çeşitliliğiyle arıcılık açısından Türkiye’nin önde gelen merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekilen programda, il genelinde 2 bin 700’den fazla bitki türü bulunduğu, yaklaşık 112 bin aktif koloni ile yıllık 1400 tona yaklaşan bal üretimi gerçekleştirildiği bölgede çalıştay düzenlendi. Çalıştay çerçevesinde Hatila Vadisi’nde, Taşlıca köyünde bulunan Kafkas Arısı Gen Merkezi ziyaret edilerek yerinde incelemelerde bulunuldu. Geziye katılan Prof. Dr. Aslı Özkırım, Artvin’in arıcılık kültürünün köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, geleneksel üretim anlayışının korunarak modern yöntemlerle geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Artvin’in yalnızca kestane balıyla değil, yüksek kaliteye sahip çiçek ballarıyla da öne çıktığını vurgulayan Özkırım, "Artvin artık birçok farklı bal çeşidiyle anılacak. Bu çeşitlilik, hem markalaşma hem de yeni bir turizm modeli olan apiturizm açısından büyük fırsat sunuyor" dedi. Arıcılıkla turizmi birleştiren apiturizm faaliyetleri kapsamında sınırlı katılımcı gruplarla doğa ve üretim deneyiminin bir arada sunulacağını ifade eden Özkırım, Artvin’de arı temalı fotoğraf kampları düzenlenmesine yönelik çalışmaların da planlandığını dile getirdi. Kafkas arısının korunması gereken yerli bir ırk olduğuna dikkat çeken Özkırım, bu arının bulunduğu coğrafyanın bitki yapısına uyum sağlayarak geliştiğini ve korunmasının büyük önem taşıdığını kaydetti. Artvin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akyürek ise çalıştayın temel amacının geleneksel arıcılığı bilimsel yöntemlerle geliştirmek olduğunu belirterek, akademisyenlerin katkısıyla önemli bir sürecin başlatıldığını söyledi. Artvin’de bal üretiminin ekonomik açıdan önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Akyürek, arıcılığın kırsalda istihdamın artırılması ve göçün önlenmesi açısından stratejik bir alan olduğunu ifade etti. Sahte bal üretimine karşı denetimlerin artırılması gerektiğine de dikkat çeken Akyürek, "Her yerde bal satılır, Artvin’de bal ilaç olarak satılır" sözleriyle Artvin balının kalitesine vurgu yaptı. Çalıştay kapsamında düzenlenen teknik gezinin, arıcılık sektörünün bilimsel temelde gelişimine katkı sağlaması ve Artvin balının marka değerini güçlendirmesi hedefleniyor.