SAĞLIK - 09 Kasım 2025 Pazar 09:44

Dökülen saçlar vücudun bir alarmı olabilir

A
A
A
Dökülen saçlar vücudun bir alarmı olabilir

Toplumda yaygın görülen saç dökülmesinin vücudun verdiği önemli bir "sağlık sinyali" olabileceğini ve günde 100 telin üzerindeki kaybın normal olmadığını belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Umut Mert Yıldırım, "Bu durumun altında stres, hormonal değişiklikler veya bağışıklık sorunları yatabilir. Erken teşhisle çoğu dökülme geri döndürülebilir" dedi.

Saç dökülmesi, hem kadınların hem de erkeklerin ortak kaygısıyken, çoğu zaman fırçada biriken tellere "kozmetik" bir çözüm aranıyor. Uzmanlara göre bu yaklaşım, altta yatan ciddi sağlık sinyallerinin göz ardı edilmesine neden olabiliyor. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Umut Mert Yıldırım, bu "bilinçsiz müdahalelerin" sorunu çözmek yerine kalıcı hale getirebileceği konusunda uyardı. Yıldırım, saç kaybının tipinin ve nedeninin doğru belirlenmesinin hayati önem taşıdığını vurgulayarak, "Erken dönemde doğru teşhis ve kişiye özel planlama gerekir" şeklinde konuştu.

"Telogen dökülme genellikle strese bağlı gelişir"

Saç dökülmesinin en sık karşılaşılan tiplerinden birinin stres kaynaklı dökülme olduğunu vurgulayan Dr. Yıldırım, "Vücudun strese karşı verdiği bir tepki sonucu ortaya çıkar. Covid-19 sonrası, doğum veya ameliyat sonrası dönemler, psikolojik stres gibi faktörler bu süreci tetikleyebilir. İyi haber şu ki bu dökülme genellikle geçicidir. Neden ortadan kalktığında saçlar 3 ila 6 ay içinde yeniden uzamaya başlar" dedi. Dr. Yıldırım, tedavi sürecinde öncelikle kan tahlilleriyle vitamin, karaciğer ve böbrek fonksiyonlarının değerlendirildiğini belirterek, "Eksikliklere yönelik destek tedavisiyle birlikte gerekirse PRP, eksozom veya kök hücre uygulamaları yapabiliyoruz" diye konuştu.

"Erkek tipi dökülme kadınlarda da görülebilir"

Erkek tipi saç dökülmesinin genellikle genetik yatkınlık ve hormonel etkenlere bağlı olduğunu ifade eden Dr. Yıldırım, "Saç çizgisinin geriye çekilmesi, tepe bölgesinde açılma en belirgin bulgulardır. Tedavide önce kan ve hormon testlerini değerlendiriyoruz. Ardından çinko, biyotin gibi destekler, minoksidil içeren spreyler ve saç bakım şampuanları ekleniyor. Dökülme erken evredeyse PRP veya eksozom tedavileriyle başarılı sonuçlar alabiliyoruz. İleri evrelerde ise saç ekimi tercih edilebiliyor" ifadelerini kullandı.

"Saçkıran bağışıklık sistemiyle ilişkili bir hastalık"

Saç dökülmesinin bir diğer türü olan saçkıran hakkında da bilgi veren Dr. Yıldırım, "Bu hastalık, bağışıklık sisteminin saç köklerine saldırması sonucu ortaya çıkar. Genellikle stres veya başka otoimmün hastalıklarla ilişkilidir" dedi. Saçkıranın bulaşıcı olmadığını vurgulayan Dr. Yıldırım, "Tedavide kortizon içeren kremler veya enjeksiyonlar kullanıyoruz. Çok yaygın olgularda, kaş, kirpik gibi alanları tuttuğunda ise biyolojik ajan dediğimiz yeni nesil tedaviler uygulanabiliyor" diye ekledi.

"Her dökülmenin nedeni farklı, uzman kontrolü şart"

Dr. Yıldırım, saç dökülmesinin nedenlerinin kişiden kişiye değiştiğini belirterek şu uyarıda bulundu:

"Saç dökülmesi tek bir hastalık değildir; birçok farklı sebebe bağlı gelişebilir. Bu nedenle doğru tanı konulmadan ürün kullanımı veya yanlış tedaviler sorunu derinleştirebilir. Etkili bir sonuç için mutlaka dermatoloji uzmanına başvurulmalı."

Dökülen saçlar vücudun bir alarmı olabilir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Başkanlar Sivas’ın yol haritası için bir araya geldi STSO öncülüğünde, Sivas’ın geleceğinin masaya yatırıldığı Sivas Başkanlar Kurulu İstişare Toplantısı Düzenlendi. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, Yıldız Dağı Kayak Merkezi’nde düzenlenen Başkanlar Kurulu Toplantısı’nda Sivas’ın ekonomik kalkınma stratejilerini ve önümüzdeki yıllara ilişkin yol haritasını paylaştı. Sanayi üretimi ve turizmi iki ana odak noktası olarak belirlediklerini ifade eden Özdemir, şehrin tüm dinamikleriyle ortak hareket ederek Sivas’ın geleceğini şekillendirdiklerini söyledi. Özdemir: "Sivas’ın Gelecek Projeksiyonunu Birlikte Belirliyoruz" STSO tarafından düzenlenen iftar programı kapsamında gerçekleştirilen toplantının, Yıldız Dağı’nın tanıtımına katkı sağlamak amacıyla burada yapıldığını belirten Özdemir, Sivas ekonomisini "sanayi üretimi" ve "hizmet sektörü" olmak üzere iki ana başlıkta değerlendirdiklerini ifade etti. Sivas Demir Çelik fabrikasının yeniden üretime geçmesinin hem istihdam hem de şehir ekonomisi için önemli bir gelişme olduğunu dile getirdi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın "Yerel Kalkınma Hamlesi" kapsamında Sivas için belirlenen demir yolu, otomotiv yan sanayi, savunma sanayi, alçı sanayi ve yapı kimyasalları sektörlerinin önemli fırsatlar sunduğunu belirten Özdemir, Sivas’ın bu desteklerden çevre illere göre daha yüksek pay aldığını vurguladı. Sivas’ın vagon, optik, tekstil, mobilya, gıda ve otomotiv yan sanayi gibi birçok alanda katma değerli üretim yaptığını söyledi. Hizmet sektörü ve turizm alanında Ankara’ya Yüksek Hızlı Tren ile bağlanmanın büyük avantaj sağladığını ifade eden Özdemir, Valilik ve Belediye iş birliğiyle hazırlanan Turizm Master Planı ile şehrin tarih, kültür ve gastronomi değerlerinin daha etkin şekilde tanıtılacağını belirtti. Sivasspor’un şehir tanıtımında önemli bir marka değeri olduğunu, Divriği Ulu Cami ve Balıklı Çermik gibi değerlerin de dünya vitrinine taşınması için çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Sivas’ın ekonomik gelişimi ve ilimize yapılacak yatırımların ele alındığı toplantıda, sivil toplum kuruluşu başkanları; Sivas Demirçelik Fabrikası, Kangal Termik Santrali, Lojistik Köy Projesi, Kuzey Çevre Yolu ve Balıklı Kaplıca başta olmak üzere planlanan yatırımlar ve ortak projelerin hayata geçirilmesi ile şehirdeki ticaret hayatının güçlendirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulundu.
Tunceli İstiklal Marşı’nın 105’inci yılı Tunceli’de coşkuyla anıldı 12 Mart İstiklal Marşı’nın kabulünün 105’inci yıl dönümü dolayısıyla Tunceli’de düzenlenen program renkli görüntülere sahne oldu. İstiklal Marşı’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilişinin 105’inci yıl dönümü dolayısıyla Tunceli’de anlamlı bir anma programı düzenlendi. Programda milli şair Mehmet Akif Ersoy rahmet ve minnetle anılırken, öğrencilerin hazırladığı gösteriler izleyenlerden büyük alkış aldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı Tunceli İmam Hatip Ortaokulu Türkçe Öğretmeni Tülay Doğan yaptı. Doğan, "Bir şiirin kabulünü anmak için değil, bir milletin bağımsızlık mücadelesinin ve umudunun sesi olan İstiklal Marşımızın kabulünün 105’inci yıldönümünü kutlamak için toplandık. 12 Mart 1921’de TBMM’de kabul edilen İstiklal Marşı yokluklar ve zorluklar içinde verilen bir mücadelenin kalpten gelen haykırışıdır" dedi. Program kapsamında Vali Mehmet Ali Türker İlkokulu öğrencisi Ali Haydar Sançar "Korkmadım" adlı şiiri okudu. Ardından Atatürk Ortaokulu öğrencileri tarafından hazırlanan "Bir Milletin Şahlanışı" isimli oratoryo gösterisi sahnelendi. Etkinlikte Mehmet Akif Ersoy’un hayatını ve mücadelesini anlatan kısa bir video izletilirken, ortaokullar arasında düzenlenen İstiklal Marşı’nı 10 kıta ezbere okuma yarışmasında birinci olan Tunceli İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi Hasan Tanay, İstiklal Marşı’nı ezbere okuyarak izleyenlerden büyük alkış aldı. Programın sonunda Dersim Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan "Milletime İthafen" adlı gölge oyunu sahnelendi. Programa Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker, Tunceli İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Bülent Baykal, Tunceli İl Emniyet Müdürü Kazım Günay Demiralay, Tunceli İl Milli Eğitim Müdürü Bahameddin Karaköse, il protokolü, çok sayıda öğretmen, öğrenci ve vatandaş katıldı.
Muğla Derideki masum görünen benlere dikkat Acıbadem Bodrum Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Muhsin Akbaba, toplumda oldukça yaygın görülen benlerin büyük bölümünün iyi huylu olduğunu ancak bazı değişimlerin cilt kanseri açısından önemli bir uyarı olabileceğini belirterek, "Benlerde meydana gelen şekil, renk veya boyut değişiklikleri mutlaka dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir" dedi. Benlerin tıbbi olarak "melanositik nevüs" olarak adlandırıldığını belirten Akbaba, "Bu oluşumlar deride pigment üreten hücrelerin çoğalması sonucu ortaya çıkar. Benler doğuştan görülebileceği gibi yaşamın ilerleyen dönemlerinde de ortaya çıkabilir, özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde ben sayısında artış görülebilir" diye konuştu. "Ailede melanom öyküsü bulunması riski artırıyor" Ortalama bir yetişkinde 10 ila 40 arasında ben bulunabileceğini belirten Akbaba, "Ancak çok sayıda bene sahip olmak veya ailede melanom öyküsü bulunması cilt kanseri riskini artırabilir" dedi. Cilt kanserinde ABCDE kuralı Benlerde en önemli durumun zaman içindeki değişim olduğunu vurgulayan Akbaba, dermatolojide erken tanı için kullanılan ABCDE kuralına dikkat çekti. Bu kuralı asimetri, sınır, renk, çap ve değişim olarak özetleyen Akbaba, "Benin iki yarısının eşit olmaması, kenarlarının düzensizleşmesi, renginde farklı tonların ortaya çıkması, çapının 6 milimetreden büyük olması veya zaman içinde büyümesi gibi değişiklikler dermatolojik değerlendirme gerektirir" uyarısında bulundu. Kanama, kaşıntı ve ani büyüme varsa doktora başvurun Benlerde görülen bazı belirtilerin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini ifade eden Akbaba, şu uyarıda bulundu: "Benlerde kanama, kaşıntı, ani büyüme, çevresinde kızarıklık oluşması veya renk ve şekil değişikliği gibi durumlar görüldüğünde vakit kaybetmeden dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır" Güneş ışınları risk oluşturabiliyor Güneşe uzun süre maruz kalmanın hem yeni ben oluşumunu hem de mevcut benlerde kötü huylu dönüşüm riskini artırabileceğini belirten Akbaba, güneşten korunmanın önemine dikkat çekerek, "Geniş spektrumlu güneş koruyucu kullanılmalı ve 2-3 saatte bir yenilenmelidir. Özellikle saat 10.00 ile 16.00 arasında güneşe doğrudan maruz kalmaktan kaçınılmalıdır. Şapka ve güneş gözlüğü gibi koruyucu önlemler de ihmal edilmemelidir" Benler yılda bir kez kontrol edilmeli Benlerin dermatoloji uzmanı tarafından düzenli olarak takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Akbaba, riskli görülen benlerin dermatoskopi ve dijital görüntüleme yöntemleriyle izlenebildiğini söyledi. Akbaba, "Şüpheli görülen durumlarda biyopsi yapılabilir ve gerekli görülürse ben cerrahi yöntemle tamamen çıkarılabilir. Cilt kanserlerinde erken tanı hayat kurtarır" dedi.